Hayatta şımarıklığa, lakayıtlığa yer yok. Ne yaparsanız yapın, ayaklarınız yere sağlam basacak.
Başarıya ulaşmak istiyorsanız, disiplinle, azimle, daha çok çalışarak yolunuza devam etmek zorundasınız.
Futbolda da bu böyle…
Maalesef A Milli Takımımızın teknik direktörü Montella’nın plansızlığı, kritik mücadeleye iyi hazırlanmaması bunun yanı sıra futbolcularında kendi kapasitelerinin farkında olmadan sahada şımarıkça bir oyun ortaya koymaları neticesinde kendi sahamızda İspanya’ya karşı ağır bir hezimet yaşamamıza neden oldu.
Bu rezil ve utanç verici ezik futbol yüzünden ne yazık ki dün akşam kara bir gece yaşadık!
Bu utanç gecesini Montella ve futbolcuların yaşatmasının yanı sıra TFF’nin Trabzonlu başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun da payı olduğunu düşünenlerdenim!
Diyeceksiniz ki ne alaka? Sahaya çıkıp Hacıosmanoğlu mu oynayacak diye…
Maçtan önce sayın Hacıosmanoğlu’nun bir açıklamalarına bakın.
Ne demişti Hacıosmanoğlu?
“Tarihin en karakterli ve en kaliteli milli takımı” demişti Hacıosmanoğlu…
Yok artık, Hacıosmanoğlu’nun açıklamalarına neresinden bakarsanız bakın elinizde kalıyor.
Eski futbolcu şimdi ki yorumcu Nihat Kahveci’nin dediği gibi efsane teknik adam Şenol Güneş ile 2002 yılında tarih yazan asırlar boyu unutulmayacak Dünya Kupası 3’ünclüsü olan o jenerasyonu nereye koyacağız?
Keza Euro 2008’de Fatih Terim ve dönemin milli futbolcuları yarı finale çıkmıştı. Hacıosmanooğlu'nun bahsettiği ‘karakterli’ oyuncu grubu tıpkı 2008'de olduğu gibi bizlere yarı final gururunu mu yaşattılar?
Küçümsemiyorum ama ‘Bizim Çocuıklar’ 2024 Avrupa Şampiyonasında çeyrek finale çıkma başarısı dışında neyi başardı.
Hacıosmanoğlu’nun İspanya maçından önce gereksiz, yersiz ‘Bizim Çocuklar’ı övme çabası da pahalıya patladı.
Neden gereksiz yere önce göklere çıkarıp sonra yerin dibine geçiriyoruz?
Haddini bilmek önemli. Hele bir durun… Şımartmayı, gereğinden fazla övmeyi bırakalım. Önce bir başarı yakalasınlar. Sonra övelim.
Hacısomanoğlu’nun yere göğe koyamadığı ‘Bizim Çocukları’ İspanya darmadağın etti. Skor 10 ve daha fazlası bile olabilirdi.
Dolayısıyla bu hezimette Hacıosmanoğlu’nun maçtan önce anlamsız, gereksiz yere futbolcuları övmesinden, şımartmasından ötürü bu hezimetin yaşanmasından payının olduğunu düşünüyorum.
Gelelim Uğurcan Çakır ile yapılan eleştirilere…
Tek kelimeyle: Katılmıyorum.
Uğurcan eleştirilse de yine 4-5 kritik kurtarışa imza atmasaydı tarihimizin en ağır hezimetini yaşayabilirdik. Yukarıda dediğim gibi belki de 10-0 olabilirdi.
Ama şunu da vurgulamadan edemeyeceğim; takımın kötü olmasıyla birlikte Uğurcan 6 golü yiyince 36 milyon euroluk kaleci bu mu demeden de geçemiyorum.
İyi ki Trabzonspor İspanya maçından önce Uğurcan’ı sattı yoksa bu paralara satması mümkün değildi.
Umarız bir daha böyle ağır hezimet yaşamayız.
Son söz, her alanda olduğu gibi sporda da daha aklı başında, vizyon sahibi, ileri görüşlü, kendini sürekli yenileyen, geliştiren yöneticilere fazlasıyla ihtiyaç var.
Bu arada İzmir Balçova'da polis karakoluna düzenlenen silahlı saldırı sonucunda şehit olan 2 polisimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına da sabırlar diliyorum. Başımız sağ olsun. Yaralı 2 polisimize de acil şifalar diliyorum.