Süper Lig’de şampiyonluk için temkinli konuşan Bordo-Mavililerin teknik patronu Fatih Tekke, hiç kuşkusuz Türkiye Kupasını Trabzon’a getirmek istiyordur.
Ancak Fatih hocanın elindeki kadro hem ligi hem de kupayı götürebilecek yeterliliğe sahip mi bu tartışılır.
Fırtına'nın as oyuncuları olmadığında Beşiktaş maçında olduğu gibi bu akşamki Alanyaspor maçında da sendelediğine bir kez daha tanıklık ettik.
Trabzonspor ilk yarı çok kötüydü…
Doğru düzgün bir organize atak yoktu.
Bordo-Mavililer, ne orta alandan ne de kenarlardan doğru düzgün atak geliştirebildi.
Fırtına'nın ilk tehlikeli atağı ilk yarının sonlarına doğru Augusto’nun ceza sahası içerisinde çektiği şuttu. Onun dışında elle tutulur bir gol pozisyonu yoktu.
İkinci yarıda dakika 60’ı gösterdiğinde Fatih hoca, adeta sahada varlıkları ile yoklukları belli olmayan Serdar, Olaigbe ve Cihan’ı kenara alıp bu oyuncuların yerine Savic, Zubkov ve Muçi’yi sokunca ilk yarıdaki vasat oyun yerine tempolu, baskılı, atak futbola bıraktı.
İkinci 45 dakikada Trabzonspor’un ön alan baskısını çok iyi yapmasıyla birlikte tıpkı Beşiktaş maçında olduğu gibi Alanyaspor’u kendi yarı sahasına hapsetti.
Üst üste ataklar, kaleye çekilen şutlar, hem tribündeki hem de ekran başındaki taraftarları bir nebze de olsa heyecanlandırmıştır.
İlk yarıda ileri uçta yalnız kalan Sikan, ikinci yarıda Zubkov ve Muçi’nin oyuna girmesiyle daha çok pozisyona girdi.
Bir topu direkten döndü, bir kafa şutunu da kaleci Victor harika uzanarak kornere çeldi.
Bu arada Alanyaspor kalecisi Victor’un da hakkını teslim etmek gerek, Sikan’ın net gollük kafa şutunu çıkarmasının ardından Muçi’nin de net gol pozisyonunda kalesinde duvar ördü.
Maçın sonlarına doğru en az 2-3 net kurtarışa daha imza attı. Alanyaspor’un galibiyetinde aslan payı onundu.
Sonuç olarak Joao Pereira’nın talebelerini tebrik etmek lazım, taraftar baskısına rağmen iyi direndiler, mücadele ettiler, takım oyunundan ve disiplinden taviz vermediler, kazanmayı bildiler.
Trabzonspor adına bu mağlubiyetin geleceği belliydi. Hani derler ya ‘Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir’ diye tam da o hesap!
Fırtına’nın tam 12 maç sonra kendi taraftarı önünde mağlup olması ise iyi olmadı.
Tabii bu mağlubiyette Serdar, Olaigbe, Cihan Çanakçı ve Arif Boşluk’un payı büyüktü.
Bu oyuncular, kendisine tanınan fırsatı hiç iyi değerlendiremedi.
Serdar yenilen golde adeta uyudu. Efecan’ın nasıl orta yaptığını izledi, golü atan Güven’i kaçırdı.
Hele Olaigbe, kimse kusura bakmasın ama Trabzonspor forması, bu adama 10 gömlek üstün!
Her attığı pas rakibe gitti, her yaptığı ortayı dağlara taşlara attı. Şut kabiliyeti yok. Geriye gelmiyor. Kopuk oynuyor. Bu yetenekle çok zor.
Eminim ki Fatih hoca da elinde alternatif olmadığı için Olaigbe’yi oynatıyordur.
Şu bir gerçek ki Olaigbe ile Trabzonspor’un ‘mayası’ tutmadı!
Devre arasında ya kiralanmalı ya da bonservisi ile gönderilmeli.
Bordo-Mavililer adına bu gecenin iyileri kimdi mi derseniz; kusursuz oynayan ve enfes ayaklara sahip olan Batagov ile yine 2 net kritik kurtarışa imza atan Onuralp Çevikkan’dı.
Kalite kendini belli eder, Onuralp tıpkı Vanspor maçında oluğu gibi bu maçta da kusursuz oynadı.
Alkışı hak etti.