Trabzonspor’un “Hücum oynayacağız, atak oynayacağız” söylemleri, iç sahada sıradan bir Anadolu takımının “doldur-boşalt” futboluna dönüşüyor.
Sayın Hocam, bu yüzden mi 15 milyonluk oyuncu istemediniz?
Öyleyse, bize bir oyun gösterin!
Konumlanma, mevkilerin efektif kullanımı, organize ataklar…
İç sahada birkaç çizili organizasyon görelim. Ama yok, hiçbirini göremiyoruz.
Büyük takım refleksi bu olmamalı. İki iç saha maçı, 4 puan kayıp. Şu bir puana bile şükretmek zorunda kaldık.
Diyecek söz yok.
Fatih Tekke’nin geçtiğimiz sezonun son üç haftasında yaptığı açıklamalara bakalım:
“Başkan’la çok uyum içerisindeyiz. Çalıştığım en iyi başkan. ‘Kimi istersen alacağım’ diyor…”
Bunları siz söylediniz, Sayın Hocam.
Ama bu uyum nerede? Belli ki bir kopukluk var ve sizin gitmeniz bekleniyor gibi görünüyor.
Ne doğru düzgün bir 6 numara, ne 8 numara, ne de 10 numara alındı.
Hiçbiri! Siz ise,
“Bouchouari sakat olmasaydı o paraya alınmazdı, Muçi çok yetenekli, beğendiğim bir oyuncu…” dediniz.
Her duruma, her gelişmeye göre Trabzonspor’da kalmak için bir söylem içinde oluyorsunuz gibi duruyor.
“Ben ve ekibimi taraftar gönderir” diyerek yönetimi taca attınız.
En büyük çelişkiniz ise şu: “İstediğim transferler yapılmadı” dediniz, ardından “Başkan 15 milyonluk oyuncu alıyordu, ben istemedim” açıklaması geldi. Bu çelişkilerin altında yatan gerçek nedir, Hocam?
Gelelim oyuna…
Geçen sezonun sonlarında ve şimdi konuştuğunuz “oyun” ile ilgili hiçbir ilerleme yok, aksine bir gerileme söz konusu.
Onuachu sizi nereye kadar kurtaracak? Bir oyuncuya bu kadar yük bindirilir mi? Bunu çizerek anlatamıyorsunuz, belli ki.
Oyunu yukarı taşıyacağınıza da olan inanç gittikçe zayıflıyor.
Ortada bir sorun var: Size yeterli kadro kalitesi sunulmadı. Siz de, size verilenlerle taraftarı umutlandıracak, beklentiye sokacak yeni bir oyun ortaya koyamadınız.
Altı haftada bu tablo değişmedi, değişeceğe de benzemiyor.