Futbolda bazı oyuncular vardır; onlar yalnızca bir futbolcu değil, takımın en büyük silahıdır. Trabzonspor için Uğurcan Çakır tam da böyle bir isimdi. Ancak bugün geldiğimiz noktada bu silahı, hem Şampiyonlar Ligi’nde hem de Avrupa Ligi’nde kullanmak isteyen en büyük rakiplerden Galatasaray’a verdik. Elbette kulüplerin ekonomik zorlukları olabilir.
Paraya ihtiyaç duyulduğunda bazı fedakârlıklar yapılır. Fakat mesele sadece para değil. Bence Trabzonspor, Uğurcan’ı ederinin altında, çok ucuz bir rakama elden çıkardı. Oysa farklı bir planlama ile çok daha yüksek bir bonservis bedeli elde etmek mümkündü.
Şimdi akla gelen en büyük soru şu: Kaleye kimi koyacağız? Yerli bir alternatif mi bulunacak, yoksa yeni bir transfer mi yapılacak? Bu belirsizlik, taraftarın kafasında ciddi soru işaretleri bırakıyor. Çünkü Uğurcan, yalnızca bir kaleci değil, Trabzonspor’un en güvenilir gücüydü. Ondan daha büyük bir “silah” elimizde yoktu.
Futbolun adaleti çoğu zaman tartışılır. Trabzonspor’un ilk haftalardaki performansına baktığımızda da aynı tartışmayı yaşıyoruz. Çünkü oynanan oyunun karşılığı alınan puanlar değil.Takım oyunu konusunda ciddi eksikler var. 4’te 4 yapabilseydik bile, “Bu futbol şampiyonluk hedefini taşır mı?” diye sorgulamak gerekirdi. Çünkü ortada net bir oyun planı yok.
Girdiğimiz az sayıdaki pozisyonu değerlendirdik ama sürekli aynı verimlilik sürdürülemez. Savunmada da alarm veren bir tablo var. Özellikle Samsunspor maçında çok pozisyon verdik. Bu durum, ilerleyen haftalar için endişe verici. Bir takım şampiyonluğu hedefliyorsa, bu kadar açık vermemeli.
Bugün 10 puandayız ama bu puanların kesin bir güvence sağlamadığını düşünüyorum. Oynanan oyuna baktığımızda 12 puan toplasak “süpriz” diyebilirdik; fakat 10 puan için aynı şeyi söyleyebiliriz. Bu tablo bize şunu gösteriyor: Trabzonspor’un hedeflerini gerçekleştirmesi için oyununu geliştirmesi şart.
Trabzonspor’un mevcut kadrosuna baktığımızda net bir tablo karşımıza çıkıyor: Eksikler var. Bu eksiklerin ne kadarını mevcut oyuncular kapatabilir, hangi alanlarda yeni transfer şarttır; bunu en iyi değerlendirecek isim elbette teknik direktör Fatih Tekke’dir.
Orta sahaya da yaratıcı bir oyuncu takviyesi gerekiyor. Çünkü takımın önemli gol silahı olan Onuachu, hava toplarında etkili bir futbolcu olmasına rağmen yeterince topla buluşturulamıyor. Samsunspor maçında birkaç doğru orta yapıldığında golünü attı.
Ancak 90 dakika boyunca Onuachu’yu ne kadar yan toplarla besleyebildiğimize bakmak lazım. Bu sayının oldukça düşük olması, eksikliğin boyutunu gösteriyor. Ayrıca bire birde adam eksiltebilecek, oyunun yönünü değiştirebilecek yaratıcı futbolcuların da takımda eksik olduğunu söylemek mümkün. Bu da Trabzonspor’un hücum çeşitliliğini sınırlıyor.
Dolayısıyla “Şu kadar oyuncu lazım” demek kolaycılık olur. Asıl mesele, Fatih Tekke’nin kendi oyun anlayışına uygun futbolcuları transfer etmesidir.Kaç oyuncu alınacağı, yönetimin ne kadar bütçe ayırabileceğiyle de doğrudan bağlantılı. Elbette hoca isteyecektir; bu onun hakkıdır. Yönetimin de bu talepleri ne ölçüde karşılayabileceği zamanla görülecek.