ŞAMPİYONLUK BELGESELİ VE YENİ GELİŞME!
Trabzonspor yönetiminin, 2021-22 sezonunun şampiyonluk öyküsünü anlatan belgeselin medya için galası önceki gün yapılmıştı. Tarihin derinliklerinden başlayarak, şampiyonluk kupasının alındığı sürece ve kutlamalara kadar olan bölüme kadarki tarihi içiren belgeselde özellikle geçmişe dönük büyük eksikliklerin olduğunu ifade etmiş, dün bu köşede uzun bir değerlendirme yazısı kaleme almıştık. Bugün belgeselle ilgili yazdığımız yazı bayağı ses getirdi ve sinemalarda oynatılması 15 Eylül’e ertelendi. Buna gerekçe olarak da Avrupa’daki taraftarlarla aynı anda gösterimin başlaması gerektiği şeklindeydi. Ancak aldığımız bilgelere göre belgeselde eksik kalan birçok noktanın ele alınacağı ve bu filme ekleneceği ifade edildi. Aslında şampiyonluk belgeseli, Trabzonspor tarihinin ilk günlerinden başlamamalıydı. Ya da kuruluş ve sonraki süreç çok kısa anlatılmalı, sonra da şampiyonluğun arka planda yaşanan en önemli ayrıntılarıyla birlikte verilmesi, süresinin de 1,5 saati aşmaması gerekirdi. Ama Trabzonspor tarihinin bilinen ve bilinmeyen yüzünü anlatan çok daha uzun bir belgesel çekiminin de ayrıca yapılması gerekir diye düşünüyoruz. Bu belgeselle, yüzlerce yıl sonra da, bu kulübün köklerinden, efsaneleştiği sürece kadar ve sonraki başarısızlık süreçleri ve yeniden şampiyonluğa ulaşılırken yapılanlara, yapılmayanlara değinen gerçek bir tarihi nitelikte bir çekim gerçekleştirilmelidir.
***
MEDYA BİRİMİ DE BU BELGESELİ YAPABİLİRDİ
Her Trabzonsporlunun arşivinde bu belgesel de mutlaka bulunmalıdır. Dünkü yazımızda vizyona konulan belgeseli kulübün medya biriminin de yapabilmesi gerektiğini vurgulamıştık. Hatta, “Eğer böyle bir belgeseli medya birimi yapamıyorsa, demek ki yeteneksiz isimleri işe almışsınız.” Şeklinde özetlenecek bir bölüme de yer vermiştik. Bugün yaptığımız bir sondaj çalışmasında Trabzonspor medya biriminin bugüne kadar birçok ses getiren videoya, reklam filmlerine ya da benzeri organizasyonlara başarı ile imza attığını öğrendik. Hatta özellikle keşan desenli forma reklam filminin fikir babası da, çekimlerini yapanlar da medya birimindeki isimlermiş… Hatırlarsınız, bu forma reklamı sadece Türkiye’de değil, dünyada da büyük ses getirmişti. Hatta Barcelona’nın büyük yıldızı Pique bu reklam filmini paylaşmış ve öyle bir hit olmuştu ki, tam 3,5 milyar insan tarafından imrenerek izlenmişti. Bu tür reklam filmlerini ve daha birçok şeyi yapabilen Trabzonspor Medya Birimi, önceki gün gösterime giren Şampiyonluk Belgeselinin daha da iyisini ve derinlikli olanı da başarıyla taraftarla buluşturabilirdi. En azından kulübün kasasından 1,5 milyon liranın üzerinde bir para da çıkmamış olurdu.
***
TURKUAZ GRUBU SATIŞ HABERİ Mİ YAPIYORDU?
Biliyorsunuz Trabzonspor’un son dönemlerde satışıyla ilgili olarak sürekli haberler yazılıyor, çiziliyor, kulübü yönetenlerden Başkan Ertuğrul Doğan zoraki yanıt veriyor. Verdiği yanıtların en sonunda da, “Türkiye’de kulüpler satılırsa en sonuncusu Trabzonspor olur” diyerek aslında, ‘Asla satılamaz’ yerine, ‘En son satılır’ diyerek açık kapıyı bırakmıştı. Neyse bu konu uzun ve bir duruma parmak basmak istiyorum. Geçtiğimiz günlerde yakın bir arkadaşla sohbet ediyorduk. Kulaklarıyla tanık olduğu bir durumu anlattı. Arkadaş, “Turkuaz Grubu’nun Trabzon’daki Trabzonspor ölçeğinde etkili bir ismi, İstanbul’dan bir editörle ile konuşuyordu. İstanbul’dan arayan Editör, Trabzon’daki temsilcilerine, ‘Ankara bürodan haber geçildi. Trabzonspor için satış işlemiyle ilgili resmi çalışmalar başlamış’ diye bir ifade kullanınca, “Sakın böyle bir haber yapmayın. Trabzon kenti bu konuda çok duyarlı ve bize karşı büyük tepki doğar. Ben böyle bir şey duymadın sonra’ ifadeleriyle haberin yapılmasını engellemeye çalıştı. İstanbul’daki gazeteci diretti, Trabzon’daki kişi karşı çıktı” diye yaşadığını söylediği bir durumu paylaştı.
Hatta Turkuaz Grubunun Trabzon’daki etkili ismi, “Zaten bizim grubun, Trabzonspor ile ilgili farklı düşünceleri olduğuna dair çeşitli iddialar ortaya atılıyor. Böyle bir haber yapılırsa çok zor durumda kalırız” diyerek haberin çıkmasını engellediğini de dile getirdi dostumuz…
***
ASIL AMAÇ SERMAYE ARTIRIMINA MI GİTMEK?
Medya dünyasına çok yakın olan ve iyi haber alan kaynakları bulunan aynı dostumuz bir başka şeyi daha anlattı. “Adnan Ağabey, bu satış işlerinin son günlerde yoğun olarak konuşulmasının ve bu noktada yönetimin ya da başkanın veya Divan Kurulu’nun çok sert tepki göstermemesinin bazı nedenleri varmış… Biliyorsunuz, bu satış konusu gündeme geldi Borsa’daki hisse fiyatları bir anda füze gibi fırladı. Trabzonspor hisseleri dipteyken, yüzde 40 yükseldi. Aslında bu tartışmaların daha da alevlenmesi, sanki satılacakmış ve kulüp paraya boğulacakmış gibi bir hava estirmeye devam edilecek gibi görülüyor. Hisseler istenen noktaya geldiğinde de, Trabzonspor yönetimi, sermaye artırımına gitmeyi planlıyor. Bu yolla kulübe yüklü miktarda para girdisi sağlayıp, ekonomik darboğazı önemli oranda aşmayı hedefliyormuş” ifadelerini kullandı. Ne diyelim, Sabah Grubu’nun kulübün satışıyla ilgili resmi görüşmelerin başladığına dair haber yapma isteği, Borsa’daki hisselerin fırlaması, yönetimden başkandan başka hiç kimseden ses çıkmaması, onun da sesinin cılız kalması bu iddialar konusunda, ‘Neden olmasın’ dememize sebep oldu. Çünkü daha önce Genel Müdür Sinan Zengin’e, “Bu sermaye artırımı ya da farklı bir çalışma yapabilir misiniz?” diye soran yöneticilere, “Şu anda yapılacak hiçbir şey yok” karşılığını verdiği de kulağımıza gelmişti.
Sonuç, zaman her şeyin ilacı, bekleyip göreceğiz.
***
TRABZONSPOR HAKAN YEŞİL FİDANİNI KESTİ!
Hakan Yeşil… Diyarbakır Erganispor’da futbola başladı. Ön libero, merkez orta saha ve stoper olarak da oynayabiliyordu. Trabzonspor, scout ekibi tarafından henüz U15 milli takımına gittiğinde keşfedildi. Hemen hakkında raporlar verildi ve kısa sürede ailesi de ikna edilerek Bordo-Mavili kulübün altyapısına transferi gerçekleştirildi. Orta alanda mücadeleci kimliği, teknik kapasitesinin, oynadığı bölgeye göre üst seviyede olması, oyunu iki yönlü olarak oynayabilmesiyle birlikte sivrildi. Hakan Yeşil, alt kategorilerde oynaya oynaya U19 takımına kadar yükseldi. Trabzonspor U19 takımının, Arda Güler’in de formasını giydiği Fenerbahçe’nin de yer aldığı Türkiye finallerinde tüm rakiplerini tek tek yenerek şampiyon olurken, takım kaptanıydı. Ahmet Can Kaplan’ın, Süleyman Cebeci’nin, Arif Boşluk’un ve daha birçok yıldız adayının lideri olarak sivrildi. Çok etkili bir oyuncu görüntüsü verirken, Trabzonspor’un da gelecekteki lideri olacağına kesin gözüyle bakılıyordu.
***
ÖNCE AVCI’NIN TRANSFERLERİNE KURBAN EDİLDİ
Hakan Yeşil, Türkiye U14 milli takımında 6 kez oynadı, 1 gol attı. U15 Milli takımında 6 kez oynadı, U16 takımında 10 kez forma giydi, 1 gole imza koydu. U17 Milli takımında tam 12c kez, U18 milli takımında da 11 kez oynayıp, yine 2 gol attı. Ardından U19 Milli takımında 3 kez, U21 Milli takımında, yani Ümit Milli takımda da 5 kez forma giyip, A2 Milli takımına terfi edip, burada da 4 kez oynama başarısını gösterdi. Henüz 20 yaşında alt milli takımlarda tam 57 kez oynayabilen kaç oyuncu yetiştirdi Trabzonspor… Ve Alt Milli takım seçicileri neden bu oyuncudan hiç vazgeçmedi hiç haberiniz var mı? Her halde Erganili babasından torpili yoktu değil mi? Bu isim ne yazık ki önce Abdullah Avcı’nın transferle kulübü batırma politikasının kurbanı oldu. 1461 Trabzon’a kiralık verildi. Geçen sezon da Adanaspor’a kiralandı, bu kulüp ligden çekilince Bodrumspor’a pas edildi. Oysa geri alınıp, ikinci yarıda takıma kazandırılabilirdi, tıpkı Arif Boşluk gibi… Ama çok bilmiş yönetim ve güdümlü oldukları Abdullah Avcı, Hakan’ı harcamayı tercih etti. Oysa kendi bölgesinde Ahmet Can Kaplan’dan bile yetenekli ve lider bir kimlikti ve Bordo-Mavililerin uzun yıllar orta sahadaki her türlü yükünü kaldırabilirdi.
***
ŞİMDİ DE TARAFTARLARIN HARCAMASINA İZİN VERİLDİ
Hakan Yeşil bu sezona büyük umutlarla başlayacaktı. Çünkü yöneticiler kendisine, “Kampa gideceksin ve kendini göstereceksin” demişti. Fakat Nenad Bjelica, daha önce altyapıdan çalıştığı tüm oyuncuları kampa çağırırken, Abdulkadir Parmak, Batuhan Kör, Emirhan Gedikli ile birlikte Hakan Yeşil’i de düşünmedi, üzerlerini hemen çizdi. Fakat yöneticiler bastırdı ve Hakan Yeşil, çok da gecikmeli olarak Slovakya kampına gönderildi. Oysa bu isim Trabzon’da başlayan kampta olmalıydı. Sonradan Slovakya kampına dahil edilirken de pasaport sorunu çıktı. Bununla da bir süre uğraştı. Ancak Hakan yaşadıklarından dolayı aslında takımda düşünülmediğini, Nenad Bjelica’nın kendi transfer ettiği oyuncularla yola devam etmek istediğinin farkındaydı. Bu nedenle de kampta kendisini gösterebilmek için insanüstü bir gayret gösterme çabasına girişti. İşte böyle çok hırslı mücadele ettiği bir çift kalede Mislav Orsic’e sert girdi. Yeni transfer ağır sakatlandı. Futbolda bu ve benzeri binlerce olay yaşanmıştır. Ama Trabzonspor altyapısına, buradan oyuncu üretmeye düşman olan kendilerine taraftar süsü vermiş, kara cehalet abideleri sosyal medyayı adeta yıktı. Hakan Yeşil’e yapmadıkları küfür, hakaret kalmadı. Oyuncu adeta yıkıldı. Ayrılma kararı verdi. Yönetim de bu talebini hemen kabul etti. Yazıklar olsun gerçekten… Hem taraftara, hem başkan ve yönetime, hem teknik direktör Nenad Bijelica’ya, hem de kendine gazeteci süsü vermiş, taraftar güruhlarından korkan, onlardan tepki almaktan ödleri kopan, suskunlar ordusuna… Bir tek hareketi nedeniyle, belki de Trabzonspor’un geleceğini kurtaracak isimlerden birini daha harcadılar.
Geçmişte çeşitli gerekçelerle yok edilen onlarca genç gibi bir darbe de Hakan’a vuruldu. Ama asıl darbenin Trabzonspor’a vurulduğunun kimse farkına bile varamadı, varamıyor, varamayacak da…
Yorumlar
Kalan Karakter: