SELAHADDİN ÇEBİ SÜRPİZ YAPABİLİR
AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Selahaddin Çebi 2024 Mahali İdareler seçimleri öncesinde siyasi arenada ismi en çok geçen isimlerin başında yer alıyor. AK Parti Gençlik Kolları, Araklı Belediye Meclis Üyeliği, Ortahisar Belediye Başkan Yardımcılığı ve son olarak AK Parti Ortahisar İlçe Başkanlığı görevini yürüten Çebi, AK Parti’nin Trabzon’daki en çalışkan kurmaylarından biri. Makine Mühendisi olan Çebi, Ortahisar İlçe Başkanı olduktan sonra önce parti binası sorununu çözdü. Parti’ye çok güzel bir bina kazandırdı. AK Parti’nin en çok eleştirildiği dönemde vatandaş ziyaretleri gerçekleştirerek parti politikalarını anlatmakta ısrar etti. Zamam zaman muhalif partilere sert sözlerle yüklenerek kavgadan da geri durmadı. Cenaze, düğün, açılış gibi organizasyonlarda halkla beraber oldu. Çebi, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler seçimleri öncesinde Ortahisar Belediye Başkan adaylığı konusu ile gündeme geldi. Sonrasın da ise doğup büyüdüğü ilçe olan Araklı Belediye Başkanlığı kendisine teklif edildi. Hafta sonu açıklanacak olan belediye başkanları listesinde Selahaddin Çebi’nin isminin sürpiz bir yer için açıklanabileceği konuşuluyor. Bekleyip göreceğiz.
***
AKSUOĞLU YENİDEN A KLASMADA
Trabzon’un genç ve başarılı hakemlerinden Furkan Aksuoğlu yeniden A Klasmana yükseldi. Aksuoğlu’nun kademe atlaması Trabzon spor camiasında sevinçle karşılandı. 1995 doğumlu olan Furkan Aksuoğlu, 16 yaşında hakemliğe başladı. Trabzon’da yönettiği başarılı amatör müsabakalar sonrası dikkatleri üzerine çeken Aksuoğlu, kariyer basamaklarına hızla tırmandı. 3'üncü Lig’de uzun bir süre müsabaka yönettikten sonra 2019 yılında A Klasmana çıktı. Bir buçuk yıl boyunca 1. Lig müsabakalarında düdük çalan genç hakem, sonrasında B Klasmana düştü. Furkan Aksuoğlu, iki gün önce Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu tarafından açıklanan 2023-2024 Futbol Sezonu A Klasmana yükselen hakemler listesinde yerini aldı. Trabzon’u en iyi şekilde temsil edeceğini düşündüğümüz Furkan Aksuoğlu’na başarılar diliyoruz.
***
CHP’DE NACİ İMAMOĞLU İSMİ ÖNE ÇIKTI
Cumhuriyet Halk Partisi Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı konusunda Doktor Naci İmamoğlu’nun ismi ön plana çıktı. Parti yönetiminin 16 Ocak tarihinde İmamoğlu’nun ismini kamuoyuna duyuracağı ifade ediliyor. Bu arada eski il başkanı Güzide Uzun’un da son ana kadar aday olabilmek için mücadele vereceği konuşuluyor. Ali Türen Öztürk’ün ise kendisine sunulan teklife sıcak bakmadığı, milletvekilliği seçimlerine kadar aktif siyaset yapmacağı öğrenildi.
***
METE KALKAVAN VE EYYAMCILIK!
Trabzonspor tarihi boyunca birçok hakemin adeta gazabına uğradı. Bunun sonucu olarak da zaman zaman TFF ve MHK, ağır tepkilerden sonra az da olsa bazı hakemlerini giyotine gönderdi ve Bordo-Mavili kulübü yönetenlerin de, taraftarlarının da gönlünü hoş tuttu. Bunlara son olarak Mete Kalkavan eklendi. Kalkavan Trabzonspor maçlarında yıllarca katliam gibi kararlara imza attı. Kulüp bu hakemi defalarca kamuoyuna da, TFF’ye de, MHK’ye de şikayet etti. Bardak ise Fenerbahçe ile oynanan maçta doldu ve taştı. Bu maçta VAR hakemi olan Mete Kalkavan, çok sayıda pozisyonda devreye girmesine rağmen adeta kış uykusuna yattı. Verilen, verilmeyen penaltılar, kırmızı kartlar, sarı kartlar ve daha birçok noktada tartışılan isim haline dönüştü. Trabzonspor bu hakemin kellesini istedi. Başkan Ertuğrul Doğan bu ismin düdüğünü asmasını istedi ve TFF’nin de bu noktada kendisine söz verdiğini dile getirdi. Federasyon başkan ve yönetimini çok ağır eleştirdi.
***
VAR HAKEMLERİNE EĞİTİM VERECEK!
Futbolda bu arada o kadar çok kaos yaratacak olay yaşandı ki, TFF Başkanı ve MHK, çaresiz Mete Kalkavan’ın kellesini vererek en azından Trabzonsporluların gazını alma yoluna gitti. İkinci yarı başlamadan önce Kalkavan’ın kendi isteğiyle hakemliği bıraktığı kamuoyuna açıklandı. Tam da “Trabzonspor’un TFF üzerindeki büyük gücü” şeklinde bir hava estirilecekti ki bu kez de Mete Kalkavan’ın VAR Hakemlerinin eğitiminin başına getirildiği açıklandı. Yani hakemliği bıraktı ama daha yüksek bir bedelle, hakem eğitimciliği yapacak. Düşünebiliyor musunuz, kendisi VAR hakemliği yaparken, Fenerbahçe-Trabzonspor maçının katledilmesinde başrol oynayan bir isim, şimdi VAR Hakemlerinin eğitiminden sorumlu… Böyle bir eyyamcılık, böyle bir yanlış karar ve seçim olabilir mi? Olur kuşkusuz! Çünkü burası Türkiye!. Burada liyakat bir insanda aranmayacak tek özelliktir. Aranacak özellik ise yandaş olmak, emir kulu olarak hareket etmektir.
Acı ama ne yazık ki gerçek bu!
Bunu Mete Kalkavan olayında bir kez daha yaşamış olduk.
***
SERGEN YALÇIN MESELESİ ÜZERİNE!..
Türkiye’de özellikle büyük kulüplerin teknik adam ve futbolcularla sözleşme yaparken, “Konu biz olunca yüksek bedel istiyorlar” sözlerini çok duymuşuzdur. Her ne kadar Galatasaray’ı Okan Buruk, Fenerbahçe’yi de İsmail Kartal gibi camialarının içinden gelen isimler çalıştırınca yabancılara göre çok daha düşük ödeme yaptıkları KAP bildirimleriyle ortaya çıkıyor. İstanbul’un büyük kulüpleri her zaman teknik direktörlere ve futbolculara çok daha yüksek ücretler verirken, Trabzonspor ise şampiyon olduğu yıllarda bile Türkiye’nin en gözde teknik direktörleri Ahmet Suat Özyazıcı ve Özkan Sümer’e bile düşük ücretler öderdi. Bu isimler de hiç ses çıkarmaz, itiraz etmezdi. Fakat daha sonraki süreçte yüksek ücretli teknik adamlar dönemi başladı. Ersun Yanal. Vahid Halilhodzic, Şota Arveladze gibi isimlere verilen yüksek paralar unutulmadı.
***
TRABZONSPOR’DAN MI FAHİŞ FİYAT İSTEDİ
Sonrasında Abdullah Avcı’ya astronomik para ödenmeye başlandı. Bu gelenek Nenad Bjelica ile de devam etti. Yine Avcı iş başı yaparken bu kez 20 aylığına tam 100 milyon lira para sayıldı. Trabzonspor’un gündemine daha önce Sergen Yalçın gelmişti. Yani Abdullah Avcı istifa edince bu isimle uzun uzun görüşmeler gerçekleştirilmişti. O dönem kulübün önemli bir yöneticisi ile konuşurken, “Sergen Yalçın yıllık 50-60 milyon lira istiyor. Bu rakamları kabul etmemiz imkansız” ifadelerini kullanmıştı ama Bjelica’ya da bu oranda para ödenince bu yöneticiden de ses soluk çıkmamıştı. Sergen Yalçın şimdi Antalyaspor ile anlaştı. Bu ismin yıllık maliyetinin 20 milyon lira olduğu dile getirildi. Bu rakam birçok ajans tarafından kamuoyuna servis edildi ve yalanlanmadı da…Trabzonspor’dan 50-60 milyon lira talep ettiği söyleyen Yalçın’ın şimdi böylesine düşük bir rakama ‘evet’ demesi şaşırtıcı değil mi? Yani Sergen Yalçın ve onun gibi teknik adamlar kendilerini çok mu uyanık görüyorlar, yoksa büyük kulüpleri yönetenlerin bonkör olduğunu mu biliyorlar ve buna göre rakam çekiyorlar doğrusu merak ettik!
Siz merak etmediniz mi?
***
GALATASARAY’IN AYIBI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Türkiye’de futbol kulüplerinin tavırları gerçekten kapitalist sistemin ahlaki değerlerine dahi uymuyor. Bir kere neredeyse hiçbiri borcuna sadık değil. Transfer mevsimi olmayacak rakamlarla futbolcu transferi gerçekleştirme yoluna gidiyorlar ve böylece taraftarlarını uyuttuklarını düşünüyorlar ama iş ödemeye sıra geldiğinde ise kırk dereden su getirip, geciktirme yapmaktan geri durmuyorlar. Kulüplerin en önemli marifetlerinden biri ise yabancı kulüp, menajer ya da futbolculara ödemeleri aksatmadan yapabilmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Yani ellerindeki olanakların tümünü bu yabancıların FİFA’ya başvurmamaları için kullanıyorlar. Ama iş yerli kulüp, menajer ya da futbolcuya geldiğinde bunun tam tersi uygulamaya gidiyor. Anlaşmalarını unutuyorlar, ellerinden gelse bir kuruş bile ödememek için çırpınıp duruyorlar.
***
TRANSFERE VAR AMA BORÇ ÖDEMEYE YOK!
Bu noktada son örnek ise Galatasaray ile ilgili… Bu kulüp geçen sezon Süper Lig şampiyonu oldu. Şampiyonlar Ligine katılma hakkı kazandı. Gruplarda kasasına 30 milyon Euro’ya yakın ekstra para girdi. Ellerindeki futbolcularına ödemeleri yaparken, satın aldıkları bir kısım futbolcu için ise işi yokuşa sürmenin çarelerini arıyor. Sarı-Kırmızılılar geçen sezon Konyaspor’dan Abdulkerim Bardakçı’yı kadrosuna kattı. Takımın en iyilerinden biri Abdulkerim. Performansıyla A Milli takıma da gitti ve aslanlar gibi oynuyor. Ama Galatasaray bu oyuncuyu aldığı Konyaspor’a ödeme yapmakta ayak dirediği için TFF’ye şikayet edildi. Konşyaspor, ihtarname çekti. Galatasaray aynı şeyi Yusuf Demir için de yapmış ve bu oyuncudan dolayı da yine ihtar almış… Ama onların kulüplerine ödeme yapmazken, bir yandan da ara transferde yeni yeni oyuncular almak için çırpınıyorlar. Böyle bir yüzsüzlük olabilir mi? Eskiden borçlu olan biri, bunu geciktirdiğinde utancından sokağa çıkamazdı. Şimdi borcu ödemeyenler, ‘uyanık’ sıfatıyla hava atmayı bile bir marifet sayıyor.
***
TRABZONSPOR DA BUNU ÇOK YAPIYOR
Aynı durum Trabzonspor için de geçerli değil mi? Bir yandan durmadan transfer yaparken, diğer yandan FİFA’da, UEFA’da, CAS’ta, yerel mahkemelerde kaç tane borç dosyası olduğunu artık kulübün başkanı bile bilmeyecek noktaya geldi. Ayıptır ayıp, iş insanları da, bir işçi de önce borcunu öder, sonra lüks harcama yapacak parası varsa, harcama yoluna gider. Borcu olup da ödemeyenin utanması, sokağa çıkamaması gerekir. Bu şahıslar için geçerli ama kulüplerin de boynunu büktürmek hiçbir yönetici ya da başkanın harcı da haddi de olmaması gerekir. Çünkü kurumların onuru, kişilerin de çok çok üzerindedir. Siz gidersiniz ama onurunu, şerefini korumakla yükümlü olduğunuz kulübün piyasada prestiji kalmazsa, ona arkadan en büyük hançeri siz vurmuş olursunuz.
Bu gerçeği hiçbir şekilde unutmamak gerekir.
Yorumlar
Kalan Karakter: