MİLLİ GURUR NEDEN HALKA AÇILMADI!
Türkiye son yıllarda özellikle salon sporlarındaki başarılarıyla adından söz ettirmeye başladı. Her ne kadar ülke futbolla yatıp kalksa da, başta kadın voleybol olmak üzere, atletizm, boks, judo, tekvando, halter, güreş, okçuluk, basketbol ve birçok branşta gerçekten göğsümüzü kabartan sporcular takımlarla gurur duyuyoruz. Kuşkusuz son dönemlerde isminden en çok söz ettiren de kadın voleybolcularımız… Filenin Sultanları önce Milletler Kupası’nı kazandı. Hem de dünya devi Çin’i finalde devirerek… Sonra Avrupa şampiyonası başladı. Gruplardan itibaren rakiplerini eze eze yenen Türkiye Kadın Voleybol takımı, yani Filenin Sultanları, yarı finalde de yine bu alanda dünyanın en önemli ülkelerinden biri İtalya’yı mucize bir oyunla 3-2 devirmeyi başardı. Artık ismini finale yazdırmıştı. Final ise yıllardır yenemediği, daha önce finalde kaybettiği Sırbistan’dı.
***
İKTİDAR PARTİSİ TEBRİK YARIŞINA GİRDİ
Avrupa Birliğinin başkenti Brüksel’de oynanan maçta tribünleri 8 bin kişi doldurmuştu. Bunların 7 bine yakını gurbetçi Türklerdi… Ay-Yıldızlı kızlarımız 2-1 mağlup duruma düşse de yine mucize bir geri dönüşle Sırbistan’ı 3-2 yenip, Avrupa Şampiyonluğuna ulaştı. Bu maçı Türkiye’nin birçok belediyesi meydanlara kurduğu dev ekranlarla halkına izletti. Türkiye birçok ilde binlerce insanlarla meydanlarda şampiyonluk coşkusunu yaşadı. İstanbul’da da Ekrem İmamoğlu dev ekranda maçı halkla birlikte izledi. Peki Trabzon neden bu konuda sınıfta kaldı. Belediye Başkanları niçin bu noktada duyarsızdı anlamak olanaksız. Desem ki kadın sporculara karşılar, partilerinin en önemli ismi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyıp Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’dan başlayarak, bu partinin tüm bakanları tebrik için sıraya girdiler.
***
BELEDİYE ÇALIŞANLARI MI DUYARSIZ?
Voleybol Federasyonu başkanı iktidar partisinin buraya yerleştirdiği bir isim ve kadın voleybolcularla sevinçle, coşkuyla sarmaş dolaş olmaktan, baba-kız tavrı içine girmekten geri durmuyor. Spor bakanının bu başarıyı destanlaştırması da ekranlara yansıyor. Yani konu kadına karşılık olarak kabul edilse, zaten Adalet ve Kalkınma Partisinin üst seviyedeki siyasetçileri adım adım kadının spor alanlarından çekilmesini gerektirecek adımları atar. Bunu yapmıyorlar ve hatta teşvik de ediyorlar. Peki Trabzon’daki belediyenin bu duyarsızlığı nasıl izah edilebilir. Sanırım Belediye başkanlarının bu konudaki kadroları yetersiz, onlar duyarsız… “Aman bize ne voleyboldan, milli takımı meydanlarda neden izletelim ki, zaten açık kanal veriyor. Herkes evinde maçı takip etsin. Biz de zahmete girmeyelim” havası estirmiştir. Eğer böyleyse Sayın Belediye başkanının bu kadrosunu gözden geçirmesi kendisi ve Trabzon adına en doğru hareket olur…
Yanlış mı düşünüyoruz!
***
SÜLEYMAN CEBECİ’YE YAZIK OLMADI MI?
Süleyman Cebeci için daha önce yazdık. Bu oyuncu büyük hata yaptı. Gençliğinin kurbanı olarak adeta kendisini harcayacak bir menajere teslim oldu. Mirsad Türkcan isimli menajer, Süleyman’ın yeteneklerini çok abarttı. Avrupa’ya satabileceğini ve üzerinden önemli paralar kazanabileceğini düşündü. Trabzonspor gibi bir kulübü karşısına aldı. Yönetimin defalarca sözleşme teklifine sırt çevirdi. Aslında Süleyman Cebeci’nin en büyük hatası bir menajer ile çalışmasıydı. Bu menajere verdiği yetkilerden dolayı da dönüş yapamamasıydı. Çünkü futbolcu menajerle sözleşme yaparken tüm yetkileri bu isme veriyor. Artık yetkilerin kullanımı menajere ait oluyor ve oyuncu bir dönüş yapamıyor. Aksi takdirde menajer mahkemeye gider ve futbolcudan tazminat talep eder, kazanır da… Sonuçta Süleyman Cebeci’nin yaptığı bir hatadan sonra şimdi yana yana kulüp arıyor ve bulamıyor. Peki bu isme yazık değil mi?
****
BÜYÜK KULÜP GENÇ BİR İSME KİN TUTMAZ!
Süleyman Cebeci yetiştirme bedeli olan 275 bin Euro’yu verecek kulüp bulamazsa futboldan mı kopacak? Henüz 20 yaşında hayatının baharında, psikolojik travma yaşayarak, hayatı mı kararacak? Peki böyle bir duruma büyük bir kulübün bakışı nasıl olmalı? Trabzonspor gibi büyük kulüpler, henüz 20 yaşındaki bir gencin yaptığı hatayı ona en ağır şekilde ödetmez… Futbolcu dersini almıştır. Bundan sonra yapılması gereken büyük kulübe yakışır bir tavır takınarak, Süleyman Cebeci’nin yeniden futbola dönüşünü sağlamak ve mümkünse gelecek yılların Trabzonspor’una bu ismi hazırlamaktır. Bakın Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ülkeyi yerle bir eden, yakıp yıkan, ve Yunan Mezaliminin baş aktörü olan savaştığı komutanları bile affetmiş, önünde eğilmesine izin vermemiştir. Savaş bittiğinde onlarla eşit koşullarda konuşmayı uygun bulmuştur. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk büyük bir liderdir. Büyük liderler de intikam almaz, affeder. Trabzonspor da büyük bir kulüp olmanın erdemiyle genç bir ismi affederek, misyonuna ve vizyonuna uygun hareket etmeli…
Umarım bunu yapabilecek iradede insanlar bu kulübü yönetiyordur!
Yorumlar 1
Kalan Karakter: