ŞENOL HOCA BİR KEZ DE ADİL OLSAN OLMAZ MI?
Şenol Güneş kuşkusuz Trabzon’un ve Trabzonspor’un yetiştirdiği en önemli futbol insanlarından biridir… Hatta bir sıralama yapılırsa Mustafa Şamil Ekinci, Salih Erdem, Özkan Sümer, Ahmet Suat Özyazıcı gibi isimlerin arasına ismini yazdıracak efsaneler arasındadır. Ancak Güneş, Trabzonspor’da görev yaparken de, A Milli takımın başındayken de, Bursaspor’dayken de ve nihayetinde Beşiktaş’ı çalıştırırken de genellikle çifte standardıyla bilinir. Sisteme karşı gibi gözükür, kenarda kaldığında ya da, bulunduğu kurumun başında kendisine dönük bir zarar oluştuğunda sistemin karşısına geçer, felsefe yapar, suyun bulanıklığından söz eder, gücün adaletinden dem vurur. Ama bu sistem kendisinin lehine işlediğinde tam tersi bir tutum sergiler, hiçbir şekilde yapılan haksızlıklar, yanlışlar karşısında olmaz, olamaz… Mesela A Milli takımı çalıştırırken, yerli futbolcunun azlığından yakınır, ama bir kulüp çalıştırırken, bulunduğu kulübün yabancılarla doldurulmasına ses çıkarmaz, hatta bunu destekler…
***
ÇALIŞANI KOVMAK KOLAY YA GÖKDENİZ’İ!
Şenol Hoca, çok önemli başarılar elde etmiştir. Elindeki malzemeyi çok iyi kullanır. Hatta yetenekleri olan ama bunları sergilemekten uzak tutulmuş bir çok orta yaş oyuncuyu yeniden futbola kazandırma konusunda neredeyse üzerine yoktur. Ama altyapıdan futbolcu çıkarma konusunda tam bir hayal kırıklığıdır. Trabzonspor’da yetiştirdiği neredeyse tek bir altyapı oyuncusu yoktur. Fatih Tekke’yi bile kullanma yerine, kiralık giderek pişmesini, başka kulüpte gelişme göstermesini istemiştir. Bu da yetmemiş, Onur Recep Kıvrak’ın güçlü olduğu dönemde 18 kişilik kadroya iki yedek kaleci alıp, Zeki Ayvaz’a ayrıcalık tanımıştır. Hatta ve hatta, kulübe ekonomik büyük cezalar yemesini içselleştirip, zorunlu 2 altyapı oyuncusunu kadroda bulundurma kuralını çöpe atmaktan bile geri durmamıştır. Ayrıca genellikle gücün yanında yer almıştır. Tek örnek yeter mi bilmem ama Gökdeniz Karadeniz, bahis oynadığında, malzemeci Özkan Saraç’ın işine son verilmesine ses çıkarmayıp, bu ismin tesislere adım atmasını bile yasaklamıştır. Sebebi ise Gökdeniz’in verdiği parayı bahiste aracı olan kişiye getirmesidir. Oysa bahisi oynayan ve Trabzonspor’u küçük düşüren Gökdeniz Karadeniz’i kaybetmemek için elinden geleni yapmıştır.
Neyse bunlar bir yana…
***
PENALTIYI NASIL GÖRMEDİ ANLAMAK MÜMKÜN MÜ?
Bir başka ve önemli konuya değinmek istiyorum. Beşiktaş’ın başına geçip, takım harikalar yaratırken ve rakiplerini tek tek yenerken, ne hakemlerden, ne yayıncı kuruluştan hiçbir şikayeti olmayan Şenol Güneş, işler ters gidince saldırıya geçmiş gözüküyor. Daha önce kendisine güzelleme yapan Yayıncı kuruluşu artık güvenilmez ilan etmiştir. Neyse bu da bizim için önemli değil ama takım yalpalamaya başladığında Konyaspor’u 2-0 yenerek rahat bir nefes alan Güneş, Vincent Aboubakar’ın ceza sahası içinde eline çarpan topa hakemin penaltı çalmamasıyla ilgili soruya, “Bu pozisyonu görmedim” diyecek kadar adalet duygusunu kaybetmiş bir görüntü verdi. Oysa aynı Güneş, daha önce birçok maçta hakemler kendi aleyhlerine yanlış taç kararına bile tepki göstermekten geri durmamış bir isim… Geçmişte de Şenol güneş, kendi takımı lehine hatalar yapıldığında suskun kalmayı hatta, “Hakemler hakkında konuşmuyorum” demesine karşın, aleyhlerine kararlar sonrası hakemleri yerden yere vurmaktan da geri durmadığına sayısız kez tanık olduk. Sonuçta, Trabzon’un ve Trabzonspor’un yetiştirdiği en büyük değerlerden biri olan Şenol Güneş’in artık biraz adil olması, objektif davranmasını beklemek hakkımız. Yaşı 71’e gitmiş ve futbolda gelebileceği tüm noktaların tadına varmış, Karun kadar da zenginleşmiş bir insanın korkacağı, ya da bencil davranacağı bir durum olabilir mi?
Olmaması gerekir değil mi Şenol Hocam!!
***
CHP’DE İLGİNÇ GELİŞMELER YAŞANIYOR
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 22 yılı aşkın süredir iktidarda kalmasının belki de en önemli nedeni olan kimliksiz, silik bir siyaset anlayışıyla birlikte yol almaya çalışan, Atatürkçü ve Laik, halkçı kesimini arkasına alarak ama bu kesimin hiçbir duyarlılığına siper olma ihtiyacı hissetmeyen Cumhuriyet Halk Partisi üst yönetimi, il ve ilçe yönetimleriyle birlikte genel seçimlerde çok kötü bir sınav verdi. Avuçlarının içinde gördükleri seçimde hem AKP’nin birinci parti olmasını engelleyemediler, hem de Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusundaki istekli tutumundan geri adım attırıp, rahat kazanacak adayların önünü kestiler. Seçimden sonra da bu parti yönetiminin etkili isimlerinin hiçbiri sorumluluğu üstlenip, istifa etmemesi ise kamuoyunda büyük bir hayal kırıklığına neden oldu. Bu durumda İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Ekrem İmamoğlu önderliğinde değişimciler grubu oluştu. Bu grup Türkiye’nin birçok ilinde seçimleri kazandı, delege sayısında önemli bir ivme yakaladı. Tabii ki bunlar olurken Trabzon’da da önemli gelişmeler kendini gösterdi.
***
ENGİN ÖZKOÇ, ADAYINA DESTEK İSTEMİŞ
Cumhuriyet Halk Partisi’nde önce Trabzon Merkez İlçe başkanlığı seçimi yapıldı ve değişimden yana tavrını ortaya koyan Haluk Batmaz kazandı. Gözler bu kez İl yönetimi ve delege seçimlerine çevrildi. CHP’yi çok yakından bilen, içinde yer alan bir arkadaş geçtiğimiz günlerde, “Ağabey, partide çok ilginç olaylar oluyor” dedi ve sonra da şunları dile getirdi: “İl Başkanlığı seçimine üç aday katılıyor. Belediye Meclis Üyesi Oktay Söğüt, Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Erdi Çakır ve Akçaabat İlçe Başkanı Mustafa Bak ortaya çıktılar. İlçe yönetimi ve daha birçok etkili isim Mustafa Erdi Çakır’ı destekliyordu ve daha iki gün öncesine kadar en güçlü aday bu isimdi. Fakat iki gün önce İlçe Başkanı Haluk Batmaz’ı, parti yönetiminden Engin Özkoç aramış ve, ‘Biz parti merkezi olarak Mustafa Erdi Çakır’ı destekliyoruz’ demiş. Bunun üzerine Haluk Batmaz ve birçok kişi Akçaabat İlçe Başkanı Mustafa Bak’a destek verme noktasına geldi. Yani ibre bir anda döndü” dedi… Biz de bu ilginç gelişmeyi siz okurlara aktaralım dedik… Ancak hiç kimse Engin Özkoç’un, Trabzon ile ilgili bilgiyi alıp, Mustafa Erdi Çakır’ın kazanacak aday olduğunu öğrenip, İlçe başkanının da bu ismi desteklediği bilgisine sahip olunca, kurt politikacı olarak, “Biz Çakır’ı destekliyoruz’ diyerek aslında değişimcileri sabote etme amacı gütmüş olamaz mı? Neyse…
Biz gelişmeleri aktaralım da, 8 Ekim tarihindeki Trabzon İl başkanlığı seçimlerini de yakından takip edelim. Bakalım taktikler, stratejiler hangi adayın kazanmasını sağlayacak?
Söğüt mü, Çakır mı yoksa Bak mı sandıktan çıkacak?
Daha doğrusu CHP teşkilatları bir yeni devrim hareketinin önünü açmayı mı, yoksa statükonun devamından yana tavır alıp, AKP ve Recep Tayyıp Erdoğan’ın siyasi ömrünü sonsuza kadar sürdürmesine mi zemin hazırlayacaklar?
Bekleyip göreceğiz!
Yorumlar 1
Kalan Karakter: