HERKES ÖZAK’IN AĞIZINA BAKIYOR
Bu arada Divan başkanlığı seçimlerinde çok iddialı olarak yarışa giren birkaç isimle konuştum. Bu isimlerin mevcut koşullarda adaylıktan vazgeçmesi mümkün değil… Ancak biriyle yaptığım konuşmada, “Evet Divan başkanlığı seçimleri öncesinde bir parçalanmışlık söz konusu gibi… " Gerçi yarışa devam ederken hiç kimse birbirini incitmemeye özen gösteriyor ama yine de burukluklar yaşanabilir. Bunu önlemenin yolu tek adaya inmektir. Kulübün bir geleneği vardı ve bunun sürmesi gerekir. Bu geleneğin sürmesi için de tek koşul Faruk Nafız Özak’ın Divan başkanlığına aday olmasıdır. Eğer o aday olursa o zaman hepimiz yarışa girmeden bu mücadeleyi sonlandırabiliriz. Faruk Ağabey, Trabzonspor’da tavanda bütünleşmeyi sağlayıp, bunu tabana yayabilir. Onun Divan başkanlığına aday olması için koşulların oluşturulması gerekir. Bu noktada Faruk ağabey de elini taşın altına koyma iradesi göstermesini bekliyoruz” dedi.
Bana ilginç geldi..
Olabilir mi? Çok zor ama eğer olursa gerçekten kulübün geleceği adına önemli bir adım atılmış olur.
Ne dersiniz Faruk Ağabey!
Böyle bir sorumluluğa var mısınız?
***
ÖZAK O DEFTERİ 20 YIL ÖNCE KAPATMIŞ
Dünkü Sis Perdesi köşemizde Divan başkanlık kurulu seçimleriyle ilgili geniş bir yazı kaleme alırken, eski başkanlardan Faruk Nafız Özak ile ilgili sadece bir kelime geçti. Adayların, Özak’ın tavrını merak ettiklerini içeren bu ifade aslında çok da önemli değildi. Ama dün sabah telefonum çaldı. Baktım Faruk ağabey arıyor. Daha selam bile vermeden, “Divanla ilgili olarak adayların benim tavrımı merak etmesinin anlamı ne?” diye sordu. Önce o cümleyi unuttuğum için anlamadım. Aslında Divan başkanlığına aday olan bazılarının daha geniş ifadelerle Sayın Özak’ın elini taşın altına sokmasını istedikleriyle ilgili de bir yazı yazmıştım. Acaba o yazıya istinaden mi aradı diye merak ettim ama zaten o bölümü bugüne ertelemiştik. Divan Kurulu başkanlığına aday olan bazı isimlerin bugün Faruk Nafız Özak’tan beklentilerini dile getirdik ama belli ki bu istek hiçbir şekilde kabul görmeyecek.
****
'ARKADAŞLAR KEŞKE BİRLEŞEBİLSELER’
Neyse uzatmayalım. Faruk Ağabey, Divan Kurulu’yla ilgili olarak kendisiyle ilgili her hangi bir beklenti içinde olunmamasını isteyip, sonra da, şunları söyledi:
“Ben aktif görev alma dönemini 20 yıl önce kapattım. Hiçbir şekilde dahil olmadım ve olmam da… Benim arkadaşlarımın büyük bölümü öldü, biz de hayatımızın son dönemlerini yaşıyoruz. Tabii ki tek isteğimiz Trabzonspor’un iyi olması, şampiyonluklar yaşaması, çok iyi yönetilmesi… Bu girdaptan kurtulması… Divan başkanlık kuruluna aday olan arkadaşlara başarılar diliyorum. Önemli bir görev üstlenmek için kolları sıvadılar. Ama keşke bu kadar bölünme olmasaydı. Arkadaşlar birleşebilse ve daha az sayıda adayla seçimler yapılsaydı. Benim tek temennim, hangi kurulda olursa olsun, göreve talip olan ya da görev alan tüm arkadaşlara başarılar dilemektir. Kendi adıma son kez söylüyorum ki hiçbir biçimde bir görev almam söz konusu değil…
***
HASAN KURT’TAN İLGİNÇ ÖNERİ
Trabzon Gazeteciliğinin önemli isimlerinden biri de kuşkusuz Hasan Kurt’tur… Neredeyse 50 yıla varan bir meslek hayatı var. Aynı zamanda Trabzonspor üyesidir de… Ve yıllar önce de Divan üyeliğine hak kazanmıştır. Divan Başkanlık seçiminde bu parçalanmış yapıyı görünce esprisine de olsa, “Ben de aday olacağım” dedi. Sonra da, “Bu tabii ki doğru değil ama eğer ben aday olsaydım 4 konuda taahhütte bulunurdum. Bunlardan ilki, Divan başkanlık kurulunda çalışanların maaşlarını yönetime bırakmazdım, ben öderdim. Divan başkanlık kurulu olarak yaptığımız tüm masrafları yine oluşturacağımız bir gelir havuzundan karşılardım. Ayrıca Papara Park Stadı’nda bir loca satın alırdım ve kulübe ekonomik gelir sağlarken, divan yönetimi de burada maçları izlerdi. Dördüncüsü de tüm bunları yapmak için 100 bin Euro’luk bir senedi Divan’a teslim ederdim” sözlerini sarfetti.
Sanırım bu mesajını verirken, mevcut adaylara da bir gönderme yaptı.
Acaba Divan başkanlığı adayları Hasan ağabeyin bu 4 maddelik taahhüt paketini hayata geçirir mi?
Keşke!!..
***
ERGİN AYDIN’IN ŞAŞIRTAN SÖZLERİ
Adalet ve Kalkınma Partisi’nde Ortahisar Belediye başkan adayının kim olacağı tartışılıyordu. Genel merkez bu konuda yaptığı uzun çalışmalar sonunda eski İlçe başkanı Ergin Aydın’ın aday olmasına karar verdi. Ortahisar Belediye başkanlığını tam 10 yıldır yürüten Ahmet Metin Genç ise Trabzon Büyükşehir Belediyesi başkanlığına aday olmuştu. Bu isim uzun süre önce açıklanmış ve dağ taş gezerek halktan oy istiyordu. Neyse, sonuçta Ortahisar Belediye başkan adayı yapılan Ergin Aydın, bir yerel internet sitesine açıklama yaparken, “Trabzon’u tüm Türkiye’nin gündemine oturtacağız” sözlerini sarf etti. Siyasette diploması çok önemlidir. Söylediğiniz bir sözün aslında arka planında nelerin düşünülebileceğini iyi hesaplamanız, kelimelerinizi seçerek konuşmanız şarttır.
***
A.METİN GENÇ SORUNLARI TAŞIYAMADI MI?
Şayet bunu beceremiyorsanız, en yakınınızdakini bile kırabilir, üzebilirsiniz. Şimdi Ergin Aydın yukarıdaki ifadeleri kullanırken kuşkusuz, “Ahmet Metin Genç bu kentin sorunlarını ülkenin gündemine taşıyamadı ve bu noktada da çok eksik kaldı” demek istememiştir. Ama sözü derinliğine incelediğinizde bundan önceki belediye başkanının Trabzon’un sorunlarını ülke gündemine taşıyamadığı, bu noktada bir tartışma ortamı yaratıp, hizmeti de getiremediği algısının oluşması çok doğaldır. Ergin Aydın, eğer bu belediyeyi 8 yıldır bir başka partili yönetseydi ve bu sözü kullansaydı söyleyecek tek kelimemiz olmazdı. Ama Ortahisar Belediyesini 10 yıldır Adalet ve Kalkınma Partisi mensubu bir başkan yönetti. Genel olarak da toplumda bir karşılık buldu. Ama bir sözün o belediye başkanını rencide edebileceğini fark etmemek en hafif deyimiyle siyasi tecrübesizliktir…
Bu nedenle siyasetçiler sözlerini söylerken nereye gideceğini iyi hesap etmeli, bin tartıp bir laf etmeli…
Aksi takdirde birilerini hiç de istemeden üzebilirsiniz.
Bizden söylemesi…
Yorumlar
Kalan Karakter: