SELVİ KILIÇDAROĞLU TRABZON’A GELİYOR
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu, Beylikdüzü Belediyesinin ilçedeki her çocuğun bir öğün sağlıklı gıdaya ücretsiz erişebilmesini sağlamak amacıyla hayata geçirdiği "Beslenme Saati" uygulamasının Türkiye'ye yayılması amacıyla "Proje elçisi" olmuştu.
Bu projenin ikinci ayağı Trabzon’da gerçekleşecek. Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, ikinci bölge olarak Trabzon ve Rize’yi belirledi. Selvi Kılıçdaroğlu Trabzon’a gelerek öğrencilerle buluşacak. Kılıçdaroğlu ardından Rize’ye geçerek Fındıklı ilçesinde beslenme saati uygulamasına destek verecek. Kılıçdaroğlu’nun olayın siyasi bir yaklaşım olarak görülmemesi konusunda hassasiyet içinde olduğu ve partililerden ziyade her görüşten halkın bu organizasyona katılması konusunda hassas olduğu ifade edildi.
***
PROJE İLE YÜZLERCE ÇOCUĞA ULAŞILDI
Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık da proje için Selvi Kılıçdaroğlu'nu "proje elçisi" seçtiklerini söyledi. Parti ayrımı yapmaksızın çocuklar konusunda herkesin bir araya gelmesi gerektiğini vurgulayan Çalık, şöyle konuştu:
"İnşallah Türkiye'nin dört bir tarafında bu projeyi yaygın hale getireceğiz. Başlangıçta 675 çocukla başlamıştık. Şu anda yüzlerce çocuğumuza hizmet veriyoruz. Genel Başkan'ımızın talimatı var zaten. Diğer belediyelerimizle de projenin tüm verilerini paylaşıyoruz. Şimdi projeyi Selvi Hanım'ın da öncülüğünde bir Türkiye beslenme saatine dönüştüreceğiz. Bir kısım satın aldığımız ürünler var, meyvesidir, kuruyemişidir, kapalı gıdalarıdır, sütüdür... Ama diğer kısımların tamamını Beylikdüzü Mutfak'ta hazırlıyoruz. Simidinden poğaçasına, sandviçine varıncaya kadar... Hayırsever iş insanlarımızın ayni bağışlarını alıyoruz gıda bankası üzerinden. Dolayısıyla burada hem belediyemizin kaynaklarını kullanıyoruz hem hayırsever insanlarımızın bağışlarını..."Çocuklara dağıtılan beslenme çantalarında Beylikdüzü Belediyesini çağrıştıran herhangi bir şey kullanmadıklarını da vurgulayan Çalık, söz konusu çocuk olunca bu konuya hassasiyet gösterdiklerini sözlerine ekledi.
***
FIRTINA’DA 90’LI YILLAR GERİ GELDİ
Trabzonspor tarihinin en başarılı olduğu dönemlerinde özellikle futbolcular ve teknik kadro başta olmak üzere, piyasaya olan borçlarını da zamanında ödemenin yollarını arardı. Kulüp hiçbir şekilde kimseye borçlu kalmak istemezdi. Hatta giden oyuncuların o dönemde yasal zorunluluk olmamasına rağmen alacakları varsa, hesaplarına yatırılırdı. Ancak özellikle Mehmet Ali Yılmaz’ın başkan olduğu dönemlerde bu anlayış yavaş yavaş değişti. Yüksek maliyetli oyuncular alınırken, bunların ücretlerinin ödenmesi zorlaşınca sürekli gecikmeler başlamıştı. Öyle ki 1991 yılında futbolculara çok uzun süreli borçların yanında, kamp yapılan otellere, gazete bayilerine, kasaba, manava bile borç yapılıyordu. Yılmaz’ın 1991’de Gençlik ve Spor Bakanı olmasından sonra gelen Sadri Şener ve Faruk Özak yönetimleri tarafından güçlükle temizlenmiş, kulüp ekonomik açıdan ayağa kaldırılmış, hatta kasada 3 milyon dolar birikmişti.
***
SÜMER’İN ÇEKTİĞİ ÇİLELER UNUTULMADI
Mehmet Ali Yılmaz’ın 1996’nın sonunda yeniden Trabzonspor başkanı olmasının ardından da yine borçlanma yoluna gidilmişti. Birçok futbolcuya ödemeler yapılmıyor, ya da çok geciktiriliyordu. Birçok futbolcu FİFA yoluna gidiyor ve serbest kalıyordu. Yılmaz’la yarışa giren ve 31 Aralık 2000 tarihinde seçilen Özkan Sümer yönetimi göreve geldiğinde yine tam bir enkaz yığını vardı. Futbolculara aylarca ödeme yapılmamış, piyasaya inanılmaz borçlar birikmişti. Sümer yönetimi bunları adım adım ödemeye çalışırken, Rune Lange ve Zafer Demirbay başta olmak üzere, birçok futbolcu ya TFF’ye başvuruda bulunmuş, ya da FİFA yoluna giderek serbest kalmayı uygun görmüştü. Bu borçlanma, borcu ödememe ve kulübü çok zor durumda bırakma anlayışı, Trabzonspor’un kamuoyunda ve diğer kulüpler nezdinde güveninirliğini sarsıyor ve hiç kimse de bu kulüple alışveriş yapmak istemiyordu.
***
YENİDEN AYNI SÜRECE GERİ DÖNÜLDÜ
İbrahim Hacıaosmanoğlu, Muharrem Usta gibi yönetimler döneminde de yine futbolculara borçlanma süreci yaşandı. Ahmet Ağaoğlu ekibinin ilk yıllarında ise Bankalar Birliği ile yapılan anlaşma gereği teknik kadro ve futbolculara olan borçlar zamanında ödeniyordu. Kulübün gelirlerinin yüzde 70’ini kullanan bankalar bu noktada hiçbir aksaklığa zemin hazırlamıyordu. Ancak bankalardan alınan 75 milyon Euro’luk borcun ödenme zamanı gelince artık futbolcuların alacakları kulüp tarafından ödenmeye başlandı. İşte bu dönemde yeniden 1990’lı yılların o borcunu ödemeyen ya da çok geciktiren kulübü geri geldi. Ertuğrul Doğan başkan seçildikten sonra 10 milyon Euro civarında futbolcu borcu ödenmesine rağmen ancak Ocak ayı başına kadar olan alacakları hesaplarına yatırabildiler. Bu yatırılan paralarla birlikte de adeta ucu ucuna futbolcuların FİFA yoluyla serbest kalmalarının önüne geçildi.
Yorumlar
Kalan Karakter: