ÜLKE YABANCILAŞTI GANİTA İSMİ RAHATSIZ ETTİ!
Trabzon’da onlarca sorun vatandaşların canını yakarken, nur topu gibi bir de Ganita’nın ismiyle ilgili sorun baş gösterdi. Belediye Meclisinde Ganita isminin Türkçe olmadığı ve bu nedenle de değiştirilmesi gerektiğine dair öneri getirildi. Bu önerinin sonunda da herkes kendi görüşünü ortaya koydu. Sosyal medyada tepkiler büyüdü… Yani hem ülke, hem Trabzon o kadar sorunla boğuşurken, birileri sanki, ‘Cambaza bak’ havası estiriyor. Evet, Ganita ismi Türkçe değil… Türkçe karşılığı da Güzel Hisar… Ancak Ganita ismi adeta Türkçe gibi benimsenmiş… Yüzlerce yıldır Trabzon’da doğmuş, büyümüş, ölmüş, şu anda yaşayan herkes, ‘Ganita’ derken hiçbir rahatsızlık duymuyor. Ganita geniş bir bir mahalledir ama artık burası İskenderpaşa ya da Kemerkaya gibi isimleriyle bilinir. Sokaklarının tüm isimleri Türkçe olarak değiştirilmiştir. Sadece sahilin bir bölümüyle 100 yılı aşkın süredir hizmet veren çay bahçesi Ganita olarak anılır. Bu isim de benimsenmiştir. Kimseyi rahatsız etmemiştir.
Kuşkusuz Türkçe güzel bir dildir ve bizim dilimizdir. Tüm Türkiye’de öz Türkçe’nin konuşulması, yaşaması gerekir. Ama birçok insan, Kuran-i Kerim’in Türkçesini bile istemeyip, Arapça okunması ve böyle yorumlanmasını isterken ve bu insanların büyük bölümü bizzat Ganita isminin değiştirilmesini talep eden partinin mensubuyla aynı meşrebe sahipken bu tartışmanın fitilini ateşlemenin gerekçesi ne? Eğer Türkçe olmayan isimlerden bir rahatsızlık varsa, o halde Trabzon’da sayısız İngilizce tabela görebilirsiniz. Bakın birçok otelin, restoranın, kafelerin ve benzeri sayısız işletmenin isimlerine… Kaç tane Türkçe bulabilirsiniz!.. Bu ülkede çocuklarına İngilizce, Fransızca, Almanca ya da başka bir okutabilmek için para harcayanların Kürtlerin, Kürtçe konuşmasından rahatsız olması gibi bir durumla karşı karşıyayız. İş ekonomik çıkara geldiğinde dilinden, dininden, bağlı bulunduğu milletten bahsetmeyenlerin, iş şova geldiğinde izlediği yol hiç de samimi değil diye düşünmek sanırım abes olmasa gerek…
Bir şey daha… Rumlar ve Ermeniler büyük çoğunlukla ülkemizden ayrıldıktan ve Cumhuriyet kurulduktan sonra, tüm il, ilçe, belde, köy, yayla ya da mezraların isimleri değiştirildi. Türkçeleştirildi. Mesela bizim köyün ismi Çubuklu oldu… Herkesin köyünün de ismi değişmiştir. Bana birileri, “Nerelisin?” diye sorduğunda, “Arsin-Çubuklu köyündenim” dediğimde, “Çubuklu Köyü neresi?” diye yeni bir soruyla karşılaşıyorum. Bu kez de, “Eski ismi Cicera” yanıtını verince, “Öyle desene kardeşim, benim orada akrabalarım var, şunu, şunu tanır mısın?” şeklinde tepkilerle karşılaşıyorum. Bakın köyümün ismi 100 yıl önce değişmiş ama hala daha büyük çoğunluk, Çubuklu’yu bilmiyor. Cicera ise bilinç altına yerleşmiş… Demem o ki, Türkiye’ye damga vurmuş nice sanatçı, aydın insanın yolunun geçtiği, sayısız değer üretmiş olan Ganita’nın ismini, “Güzel Hisar” yapsanız ne olur yapmasanız ne olur? İnanın 100 yıl sonra bile insanlar, Güzel Hisar’ı bek bilmeyecek ama Ganita ismini söyleyince, “Öyle desene be kardeşim” yanıtını verecekler.
Sonuç tartışmalar da, öneri de anlamsız bana göre…
Halkın benimsediği isimleri de, düşünceleri de değiştirmek Atomu parçalamaktan zordur. Bilmeyenlere duyurulur.

***
HANİ HERKES KAMPA GÖTÜRÜLECEKTİ?
Trabzonspor geçen sezon büyük sorunlar yaşıyordu. Yönetim kongre kararı almış ve değişim gerçekleşmişti. Ertuğrul Doğan başkanlığında yeni yönetim oluşmuş, asbaşkan da Zeyyat Kafkas olmuştu. İdmangücü’nün genç takımında basketbol oynadığı dönemlerden itibaren tanıdığım Zeyyat kardeşimle zaman zaman telefonda dertleşirdik. Kulübün geleceğiyle ilgili fikir alışverişinde bulunurduk. O günlerde Sayın Kafkas, “Hoca kesinlikle yabancı olmayacak” diyordu. Sonra kariyerli bir yabancının olabileceği noktasında bir dönüş gerçekleştirdi. Hatta Pirlo’yu çok istiyordu. O olmadı, Nenad Bjelica göreve geldi. Süreç içinde Zeyyat Kafkas, “Kulüp iflas aşamasında ve ekonomik açıdan mutlaka düzeltmemiz gereken şeyler var. Bunun için de öz kaynaklarımıza büyük değer vereceğiz. Altyapımız en büyük silahımız olacak. Takımın mali yükünü en alt seviyeye indireceğiz. Şu anda kiralık olan yerli-yabancı ne kadar futbolcu varsa, Yurt dışında yapacağımız kampa gidecek. Yeni hocamız bu isimlerin hepsini görecek. Ondan sonra da kimin takımdan ayrılıp ayrılmayacağına karar verecek. Hiçbir değerimizi dışlama ve yok sayma şansımız yok. Elimizde bulunan her futbolcudan azami ölçüde yararlanmaktan başka çaremiz de yok” diyordu.
Zeyyat Kafkas’ın bu düşüncelerine katılıyordum ve mutlaka uygulanmasını istiyordum. Nenad Bjelica takımı çalıştırmaya başladı. Tam bir maceraperest havası estiriyordu. Taraftar da, medya da, yönetim de büyük tedirginlik yaşadı. Neyse ki son birkaç haftada işler biraz düzelince Bjelica koltuğunu korudu. Yeni dönemin başlamasını iple çekmeye başladık. Ancak bir de ne gördük? Fode Koita Lahtimi, Djaniny gibi yabancıların yanında, Murat Cem Akpınar, Batuhan Emirhan Gedikli, Kerem Baykuş, Behlül Aydın ve Safa Kınalı kamp kadrosuna alınmamış… Taha Altıkardeş zaten Orsic’e karşılık Göztepe’ye satılmıştı. Evet altyapıdan 5-6 genç kampa gitmişti ama anladığım kadarıyla bunlar da göz boyama amacıyla kullanılıyor. Büyük ihtimalle bir, bilemediniz iki isim A takım kadrosunda kalır ve belki de hiç forma giyemezler, diğerleri de U19 takımına dönerler… Peki, nerede kaldı Zeyyat Kafkas’ın sözleri? Kaldı ki Sayın Kafkas bu sözleri sadece kendi düşünceleri olarak konuşmamıştır, Başkan Ertuğrul Doğan ve diğer yöneticilerin de benimsediği fikirlerdi mutlaka… Ama bir Hırvat gelip, hem iki yıllık 5 milyon Euro’ya mal olur, hem de istediği gibi at koştururken, yöneticiler de sözlerini yutmak zorunda kalırlar…
Acı ama Trabzonspor’un yıllardır yaşadığı gerçek bu ve Zeyyat Kafkas’ın da bundan öncekilerden hiç farkı yok…
***
O KADAR PARA ÇÖPE ATILDI
Kerem Şen, Batuhan Kör ve Taha Altıkardeş bundan iki sezon önce Bursaspor’dan 30 milyon liraya transfer edildiler. Bu oyunculara o günkü şartlarda tam 2 milyon Euro bonservis bedeli ödenmişti. Kendilerine de yüksek sayılabilecek para verildi. Ancak Batuhan ve Kerem geçen sezon kiralık gönderildi. Taha Altıkardeş ise takımda kaldı. Ancak bu sezon Orsic transferi aşkı nedeniyle Taha Altıkardeş Göztepe’ye satıldı. Batuhan ise Slovakya kampına götürülmedi. Sadece Kerem Şen kamp kadrosuna dahil edildi. Böylece 1,5 milyon Euro çöpe atıldı. Kamp sonunda Kerem de büyük ihtimalle gönderilir ve kulübün zararı katlanmış olur. Bu isimler dışında Emirhan Gedikli de Bayern Leverkusen’den tam 800 bin Euro karşılığı transfer edildi. Geleceğin büyük yıldızı kabul ediliyordu. Fakat o da geçen sezon devre arasında kiralık gönderildi, şimdi ise kamp kadrosuna dahil edilmeyenler arasına ismini yazdırdı.

***
ALTTAN GELENİN DE CANI ÇIKSIN!
Dış transferle alınan ve büyük paralar harcanan futbolculardan kulübün zararı 10 milyonlarca Euro’yu bulmuşken, bunlara yenileri eklenmiş oldu. Bu isimlerin yanında altyapıdan yetişen ve takımda en azından alternatif olarak kullanıbilecek geçen sezonu 1461 Trabzon’da harika geçiren Kerem Baykuş, Giresunspor’da sürekli forma bulan Murat Cem Akpınar, yine genç yeteneklerden Behlül Aydın ve Safa Kınalı da kamp kadrosunda kendilerine yer bulamadılar. Bunlara ek olarak Abdulkadir Parmak da yine dışlanan isimler arasında yer aldı. Bu futbolculara kulüp bulmaları da söylendi. Trabzonspor ekonomik kriz ile boğuşurken, ödemeler konusunda sorun üstüne sorun yaşarken, takıma katkı yapabilecek ya da en azından alternatif olacak, yıllık ücretleri çok düşük olan gençlerin bu şekilde dışlanması tepki çekti. “Bu gençlerin suçu neydi? Kamp kadrosuna dahil edilseydiler ve değerlendirme içinde olsaydılar olmaz mıydı?” sorularını da haklı çıkardı.

***
DOĞAN VERDİĞİ SÖZÜ ÇOK ÇABUK UNUTTU
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, genel kurulda seçilirken yaptığı konuşmada ve daha sonra medyaya yaptığı tüm açıklamalarda, takımın maliyetinin çok yüksek olduğunu, bunu 25 milyon Euro’nun altına indireceklerini, eldeki pahalı oyuncularla yolları ayırıp, çok daha düşük maliyetli futbolcuları kadroya katıp yarışın içinde olmaya da devam edeceklerini açıklamıştı. Kulübün iflas noktasına gelmesi ve Doğan’ın bir başka açıklamasında da, “Bugün gelirlerimiz, futbol kadrosu dışındaki giderleri bile karşılamaya yetmiyor” demesine karşın, yine transfere hızlı bir dalış yapmaları kafaları karıştırdı. Başkan Ertuğrul Doğan’ın, “Tavan ücretimiz 1,5 milyon Euro’yu aşmayacak, yoksa batarız” söylemine karşın daha üçüncü transferde sözlerini çürütmüş ve kendi koyduğu barajı yıkmış oldu.

Yorumlar
Kalan Karakter: