TRABZONSPOR’DA KURULLAR KAPATILIYOR
Trabzonspor’un taslak tüzüğünde iki kurulun kaldırılacağı ifade edildi. Bunlardan biri Özkan Sümer’in ilk başkanlığını yaptığı ardından da Erol Tuna’ya devrettiği, “İstişare Kurulu.” Bu kurulun yeterince işlevsel olmadığını düşünen yönetim kurulu ve tüzük komisyonu, genel kurulda bu kurulun kaldırılmasını oylamaya sunacak.
Diğer kaldırılması düşünülen kurul ise Arşiv ve Müze Kurulu. Bu kurul tamamıyla profesyonel bir kadroya devredilecek. Çalışmalar bilirkişiler ve uzmanlar tarafından yönetilecek. Geçmişte Arşiv ve Müze Kurulu’nda görev yapmış isimlerden de yardım alınacak.
***
TUNA: KURULUN KALDIRILMASI FİKRİ OLUMLU
Trabzonspor İstişare Kurulu Başkanı Erol Tuna, yeni Trabzonspor tüzük taslağında, İstişare Kurulu’nun kaldırılmasını olumlu karşıladığını dile getirdi. Kendi başkanlığı dönemiminde Trabzonspor yönetimleri ile yaptığı toplantıların namahrem konularının basına yansıdığını ve istişarelerin amacına ulaşmadığını dile getiren Tuna, gizlilik kuralının ihlal edildiği bir ortamda istişare kurulu anlamını yitirdiğine de vurgu yaptı. Trabzonspor’da tavsiye ve istişare makamının Divan Başkanlık Kurulu olduğunun olduğuna işaret eden Tuna, “İyi çalışan ve Trabzonspor gerçekleri bilen isimlerden oluşan bir divan başkanlık kurulu pek tabi, istişare kurulunun görevini yerine getirebilir. Burada önemli olan Divan Başkanlık Kurulu’nun aktif olmasıdır. Trabzonspor yönetimine ve camiaya yerinde ve zamanında yol gösterebilmesidir. Bu başarılabilirse başka istişare kuruluna gerek kalmaz” dedi. Tuna, Trabzonspor camiasının önde gelen isimlerin her tüzükte yazılmasa dahi fahri olarak her dönem kulübe sahip çıktığını bundan sonra da bu isimlerle istişarelerin sürmesi gerektiğini belirtti.
***
UZUN: PROFESYONEL BİR YAPI OLACAKSA!
Trabzonspor Arşiv ve Müze Kurulu Başkanı Mehmet Salih Uzun, başkanı olduğu kurulun kapatılması ile ilgili olarak açıklamada bulundu. Trabzonspor Arşiv ve Müze Kurulu’nun önemli işlere imza attığının altını çizen Uzun, “3 dönemdir bu kurulun başkanlığını yürütüyorum. Ekibimdeki arkadaşlarımla birlikte ciddi çalışmalar gerçekleştirdik. Tabii ki her şeyi kendi imkânlarımızla yaptık. Trabzonspor’un bu kurulunun işlevini profesyonellere devretmesi ve bu alana yatırım yapmak istemesini destekliyorum. Bizler de kendilerine her konuda yardımcı olmaya çalışacağız. Beni düşündüren tek konu ise kulübün geleneklerini ve maneviyatını bilen isimlerin bu profesyonel yapı içinde yer alıp almayacağı. Bu konuda inanıyorum ki, yönetim kurulumuz seçici olacaktır” ifadelerine yer verdi.
***
TRABZONSPOR OLAĞANÜSTÜ GENEL KURULU ERTELİYOR
Trabzonspor’da 16 Eylül tarihinde yapılması plananan Tüzük Genel Kurulu erteleniyor. Gerekçe ise, genel kurul üyelerinin tüzüğe görüş olarak katkı vermelerinin istenmesi. Başkan Ertuğrul Doğan, bu konuda kurmaylarını uyardı. Doğan’ın ortak bir mutabakatla kanunlara uygun olarak kulübün anayasasını belirlemeliyiz. Fikir, fikirden üstündür. Yapılacak tüzük öncelikle camiamızın içine sinmelidir. Gerekirse olağanüstü genel kurulu bile iptal edip, ileriki bir tarihe alalım” dediği öğrenildi. Tüzük komisyonunun da Doğan ile aynı fikirde olduğu ve genel kurulun 27 Eylül tarihinde yapılacağı belirtildi.
***
DJANİNY DE YANLIŞ STRATEJİNİN SONUCU!
Trabzonspor yönetimini şu anda en çok uğraştıran futbolculardan biri de Djaniny Semedo değil mi? Peki bu kulüp neden enerjisinin bir bölümünü Yeşil Burun Adalı oyuncu için harcıyor? Tamamen yanlış stratejiden dolayı… Büyük kulüp yönetmenin derinliğine erişemeyen her başkan ve yönetici bu durumu yaşar. Peki neden Bordo-Mavili kulübü yönetenler, Djaniny konusunda birikimli olmadıklarını gösterdiler.
Anlatalım…
Djaniny’nin sözleşmesi normalde geride bıraktığımız haziran ayında bitiyordu. Yaşı 32’ye gelmişti. Böyle bir oyuncuyla yıllığı 1 milyon 600 bin Euro’dan yeni sözleşme yapmak tam bir skandaldı. Hem de bu isim yedek soyunuyor, oyuna girdiğinde de hiçbir varlık gösteremiyordu. Neyse bu skandal sözleşmenin neden yapıldığının sebebini sanırım kulübün içinde olanlar daha iyi bilir.
Geçelim efendim!
Sonra Trabzonspor Galatasaray ile İstanbul’da önemli bir maça çıkacak ve Djaniny bir maç önce taraftardan gördüğü tepkiden dolayı, isyan çıkarır, “Ben bu takımda oynamak istemiyorum ve bir daha da Trabzon’a ayak basmam” diyor. Yöneticiler de, “Peki kulüp bul ve git” karşılığını veriyor. Buraya kadar her şey normal… Ardından BAE’den teklif geliyor ve Sharjah kulübüne satın alma opsiyonuyla kiralanıyor. İşte zurnanın zırt dediği yer burası… Kardeşim, siz bir daha Trabzonspor forması giymeyi istemeyen oyuncuyu neden satın alma opsiyonuyla gönderiyorsunuz ki? Bu oyuncuyu almak isteyen kulübe, “Biz bir daha Djaniny sorunuyla karşılaşmak istemiyoruz. Kendisi zaten Trabzonspor’da oynamayacağını söyledi. Eğer onu almak istiyorsanız, bonservisiyle birlikte istersiniz” derdiniz. Djaniny’ye de, “Seni bonservisinle alacak kulüple bizi muhatap etmeni istiyoruz” derdiniz.
Djaniny Semedo’nun menajeri de bu tür bir kulüp arardı ve bulursa da şartlar ne olursa olsun satılırdı. Ondan fazla para kazanma isteğinin faturasının ağır olacağını bilirdiniz. Sizin takımda oynamak istemediğini söyleyen bir oyuncunun, geri dönüşü söz konusu olduğunda artık başarılı olması mümkün değildir. En küçük başarısızlığında taraftarın hışmına uğrayacağını, kendisinin de gönülsüz topun peşinde koşacağını anlarsınız. Zaten 2,5 yıllık bir sözleşmesi vardı. Yani hiç para kazanmadan göndermeye kalksanız bile bu sürecin sonuna kadar ödeyeceğiniz 4 milyon Euro kasada kalırdı. Bir de 1 milyon Euro kadar bonservis bedeli aldığınızda karınız 5 milyon Euro’ya çıkardı. Ama siz 500 bin Euro kiralık, 1,5 milyon Euro da satın alma opsiyonuna ‘evet’ derseniz, kasanızdan çıkacak muhtemel birkaç milyon Euro’yu zarar hanesine yazarsınız.
Sahi hazirandan itibaren yatan ve takımla idmanlara bile alınmayan bu Djaniny’ye 3 aylık kulüp ne kadar para ödedi?
Sanırım 500 bin Euro kadar değil mi? Aslında bu parayı, Djaniny’yi geçen mart ayında direkt satmayanlar ödemeli… Tabii ki bundan sonraki ekonomik kayıpları da…
Peki öderler mi?
Onu da sizler yanıtlayın…
Yorumlar
Kalan Karakter: