HAKEM YEMEKLE İŞ BİTMİYORMUŞ!
Trabzonspor tarihi hakemlerin arkadan hançerlemesiyle yazılmıştır. Bordo-Mavili kulübü yönetenler, hakemleri de yenebilecek kadrolar kurduğunda şampiyonluklara ambargo koymuş, zayıf kadroları olduğunda ise yenilmekten kurtulamamıştır. Yine bu kulübün tarihi hakemlere isyanla yazılmıştır. Kaç başkan, kaç yönetici, ne kadar çok hakeme ağır tepkiler vermiş, düdüğünü asması, bayrağını bırakması istenmiştir. Bu kulübü yönetenler zaman zaman başarıya da ulaşmış, bazı hakemlere düdüklerini astırmışlardır. Ama düzen değiştirmeyi başarmış mıdır? Kesinlikle hayır! Gelen hakemler, gidenleri aratmıştır. Şimdi de Ertuğrul Doğan benzer bir süreci yaşıyor. Hakemlere isyan ederken, Mete Kalkavan’ın düdüğünü asması için tozu dumana katmış ve başarılı da olmuştur. Ama o Kalkavan, VAR Hakemleri eğitim dairesi başkanı yapılmıştır. Ve onun eğittiği hakemler de Bordo-Mavili kulüpten intikam alıyor. Bunu hem Kasımpaşa, hem de Beşiktaş maçlarında yaşayarak gördük.
Bugün Mete Kalkavan görevinden el çektirilse de yarın bir başkası aynı işlevi görecek. Sayın Doğan şunu unutmasın ki sorun sivrisinekler değil, bataklık… Siz birkaç sivrisineğin kafasını ezerek düzeni değiştiremezsiniz. Gücünüz bataklığı kurutmaya ve oradan çiçekler üretmeye yetiyor mu?
Yetmiyorsa, hakeme düdüğü astırmayla övünme yerine, sistemin yarattığı ucube düzeni kabul etmek durumundasınız. Ya da bu sistemin içinde yer almamayı yeğleyeceksiniz.
Karar sizin!
***
AVCI HER KOŞULDA HAKLI!
Trabzonspor’da ikinci kez göreve getirilen ve 18 ay için rekor bir ücretle, tam 100 milyon lira karşılığında teknik direktörlük koltuğuna oturtulan Abdullah Avcı’nın aslında ne kadar yetersiz bir teknik direktör olduğunu her vesileyle yaşayarak görüyoruz. Avcı, kritik anlarda liderlik yapmaktan uzak bir kimlik… Tek bildiği pahalı ve önemli liglerde oynamış futbolcu transfer ettirmek, onlardan bir kadro kurmak ve sonuçta da başarıya koşmak… Ama bunu geçen sezon beceremedi hatta yaptırdığı transferlerle kulübü iflas noktasına taşıdı. Bu sezon ise 9’ncu haftada iş başı yaptı. Birkaç maç hariç takım kötü futbol oynamaktan kurtulamadı ama Nenad Bjlelica dönemine göre daha başarılı sonuçlar alındığı için kamuoyu susmayı ya da destek vermeyi tercih etti. Ancak o dönem de sona erdi. Takımda eksikler var, kabul ama nerede yeni futbolcu üretme iradesi? Nerede yaratıcı fikirler ve eylemlerle takımı ayağa kaldırma çabası.!!!
***
RAKİPLER SANKİ TAM KADRO OYNUYOR
Abdullah Avcı ancak pahalı kadro kuran ve başarırsa tüm ödülleri kendi almaya çalışan, başarısızlık anında ise sürekli mazeretlerin arkasına sığınan bir isim… Geçen sezon bunu fazlasıyla yaşamıştık. Bu sezon da takım kötü oynayıp kazandığında, “Tabii ki kötü oynamamamız gerekir ama ben tabelaya bakarım. Tabelada 3 puan yazıyor ve takım üçüncü sırada” demekten dilinde tüy bitmişti. Ancak Beşiktaş maçı kaybedildiğinde ise, “Futbol olarak kaybetmedik, sonuç olarak kaybettik” dedi ve sonra da, “11-12 eksikle, ilk 11’den 7 futbolcunun bulunmadığı süreçler yaşadık. Rakiplerimizin Afrika Kupası’nda oynayan oyuncuları döndü, bizim ise dönmedi” demekten geri durmadı. Ya Afrika Kupası’ndan Trezeguet döndü ya!. Beşiktaş’ta Masuaku ve Aboubakar takıma katıldı mı? Kaldı ki rakip takım iki devşirme stoperle oynarken, bir stoperini yokluktan orta sahaya çekmek durumunda kalmış… Buna rağmen 18 yaşındaki gençle Trabzonspor’u yendiler…
Sayın Avcı sizin 18 yaşında bir oyuncuyu çok mecbur kalmadıktan sonra hiç oynattığınıza ve kazandığınıza şahit olduk mu?
Bırakın mazereti de 18 ayda kazanacağınız 100 milyon lirayı hak edecek bir bilgi birikimine, cesarete ve liderliğe sahip olduğunuzu gösterin olmaz mı?
***
EMEKLİLER CUMHUR İTTİFAKININ KORKULU RÜYASI
AK Parti ve Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayları esnaf ve vatandaş ziyaretlerini sürdürüyor. Trabzon’daki adaylara en büyük tepkiyi emekli vatandaşlar gösteriyor. Merkezi hükümete ve milletvekillerine ulaşamayan vatandaşlar belediye başkan adayları ve parti yöneticilerine yaşadıkları zorlukları anlatıyorlar. Bugüne kadar AK Parti’ye oy veren birçok emekli vatandaş yerel seçimlerde tercihini başka partiden yana kullanacağını veya sandığa gitmeyeceğini dile getiriyor. Özellikle İlk kez aday olan belediye başkan adayları vatandaşların bu tepkisi karşısında “sus pus” olurken, tecrübeli isimler ise farklı reaksiyonlar vererek işi ikna yoluyla çözebiliyorlar. Emeklilerin dışında gençler de tepki gösterenler arasında yerini alıyor. Yaşanan hayat pahalılığı ve alım gücünün azalması gençleri de olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle öğrenciler ailelerinden yeterli harçlık alamıyor. Aldıkları parayla da en temel ihtiyaçları olan yeme içme masraflarını bile karşılayamıyorlar. Aile içinde yaşanan bu huzursuzluğun faturası da bu seçimlerde sandığa yansıyacağı benziyor.
***
ZORLUOĞLU’NA MI TESLİM EDİLECEK?
31 Mart seçimlerinde yeniden Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı gösterilmeyen Murat Zorluoğlu, seçimlerden sonra eski görevi olan Valiliğe geri dönüş yapabilecek. İlk olarak merkez valiliğine atanacak olan Zorluoğlu’nun, kısa bir süre sonra 6 Şubat ve sonrasında yaşanan depremlerde hasar gören illerle ilgili oluşturulacak koordine merkezinin başına geçeceği konuşuluyor. Hatta Afad Bakanlığı kurulacağı ve Zorluoğlu’nun bu bakanlık görevine getirileceği bile dillendiriliyor. 6 Şubat depremlerinde iki ay süre ile Elbistan’da görevlendirilen Zorluoğlu burada ilçenin yeniden inşaası için ciddi çalışmalara imza atmıştı. Doğal afet yönetimleri konusunda oldukça tecrübeli olan Murat Zorluoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en çok takdir ettiği valiler arasında yer alıyordu. 31 Mart seçimleri sonrası Zorluoğlu’nun afetlerle ilgili mi, yoksa başka bir alanda mı görevlendirileceğini zaman içinde görmüş olacağız.
Yorumlar
Kalan Karakter: