MECLİS ÇATISI ALTINDA BÖYLE BARBARLIK!
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, TBMM’de yapılan bütçe görüşmeleri esnasında kavgayı ayırmak için gittiği meclis kürsüsü önünde çıkan arbedede aslen Artvinli olan AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık tarafından insafsızca yumruklu saldırıya uğradı. Örs’e ilk müdahale Meclis revirinde yapıldı. Ardından da ambülans ile Ömür Hastanesi’ne sevk edilerek, yoğunbakım servisinde tedavi altına alındı. Kalbinde pil bulunan Örs’e doktorların açıklamasına göre 5 dakika daha geç müdahale edilmiş olsaydı, bugün aramızda olmayacaktı. Düşünebiliyor musunuz, vekillerin üzerinden adeta uçarak kavgayı ayırmak isteyen, savunmasız bir insana yumruk atacaksınız. Ve utanmadan sıkılmadan da, “genel kurulda bunlar olabilir, özür dilemeyeceğim” diyeceksin. Şimdi bu mantıktaki birisi Gazi Meclis’te milleti temsil edecek öyle mi? Yazık ki, ne yazık!..
ÖRS, “TRABZON’UN KIRMIZI ÇİZGİSİDİR”
Hüseyin Örs, beyefendi, nezaket sahibi, uzlaşmacı ve kavga ile asla işi olmayan iyi bir eğitimcidir. Siyasi görüşüne katılırsınız veya katılmazsınız fakat onun için hiç kimse insani yönüyle ilgili olarak en ufak bir söz söyleyemez. Devletine ve vatanına binlerce öğrenci yetiştirmiş böyle naif bir insana atılan bu yumruğu, bu zorbalığı, bu vahşiliği kabul etmek mümkün değil. Kendisine acil şifalar diliyoruz.
Trabzon’un yapması gereken Hüseyin Örs’e sahip çıkmaktır. Trabzon’daki bütün siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, sanatçılar, bilim insanları, gazeteciler, yazarlar ve kentin kanaat önderleri Trabzon’a atılmış olan bu yumruğa yasal çerçevede tepki göstermeli, TBMM’si çatısı altında böyle çirkin bir olaya bir daha tanıklık etmemeye öncü olmalıdır.
Trabzon kamuoyu, Özgür Özel’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili olarak yaptığı eleştirilerin ardından, “Soylu Trabzon’un kırmızı çizgisidir” diyenlerin, Hüseyin Hoca da Trabzon’un kırmızı çizgisidir” demesini bekliyor.
GAZETECİLERE DÜŞEN BÜYÜK GÖREV
Geçtiğimiz gün Gazeteciler Cemiyeti’nde arkadaşlarla sohbet ediyorduk. Trabzonspor’un ekonomik açıdan büyük sıkıntılar içinde olduğunu, personel maaşı ödemek için bile yönetici katkısı beklendiği, hele 2 yıl önce alınan 75 milyon Euro kredinin faiz ve ana para ödemelerinin başlamasıyla birlikte tam kaos ortamının yaşanabileceği üzerine fikirler yürütüyorduk. Arkadaşlara, “Bakın, gazetelerimizde, sitelerimizde taraftara durmadan transfer haberi verip umutlandırmayalım. Transfer olayını sanki mutlaka olması gereken bir uygulamaymış gibi göstermeyelim. Hatta transfer konusunda olumsuz tutum takınalım, karşı çıkalım. Çünkü böyle giderse kulüp iflas edecek. Bunda hepimizin sorumluluğu olacak” diye görüş belirttim. Arkadaşlar da durumun vehametinin farkında ve haklı olduğumu söyledi.
Bu arada bir arkadaş, “Ya haklısın da, gazeteciler eksik bölgelerin bulunduğunu ve mutlaka transfer yapılması gerektiğini anlattılar. Taraftar ne yazık ki hep transfer bekliyor” ifadelerini kullandı. Bunun üzerine, “Bana da aynı şekilde yorum yapan taraftar çıkıyor. Ben de, ‘Amacınız bu kulübün iflas etmesi mi? Siz taraftar olarak, gereksiz, anlamsız transferler yapılmasına karşı çıkmalısınız. Unutmayın ki sürekli transfer talep ederseniz, yönetim de ekonomiyi felç etme pahasına sizin taleplerinize yanıt verirse gönül verdiğiniz kulübün yok olmasına hizmet ediyor olursunuz. İstediğiniz bu kulübün kapanması ya da satılması mı?’ diye karşı çıkıyorum. Bunun üzerine de transfer isteyen tüm taraftarlar bana hak veriyor” şeklinde yanıt verdim.
TRANSFERİ TEŞVİK ETMEYİN, TERSİNİ YAPIN!
Sonuç olarak taraftar transfer isteyebilir ama gerçekleri anlatır, anlayış isterseniz, bunu da makul karşılar ve destek verir… Lütfen, gazeteci arkadaşlar transfer yapılmasını değil, yapılmamasını teşvik etmeye çalışın. Toplumu tüketime değil, üretime teşvik edin. Gereğinden fazla ve ekonomiyi yok edici transfer girişimlerine karşı çıkın. Yoksa bindiğiniz dalı kesmiş olursunuz. Sanırım hiçbiriniz bunu istemezsiniz değil mi?
KONGRE AĞALARI ORTADAN KAYBOLDU
Bordo-Mavili kulübün Divan Kurulu Başkanı Ali Sürmen’in, “Biz tüzük komisyonu olarak daha önceki tüzük tadilatı yaparken üyelik konusunda madde getirdiğimiz zaman çok büyük tartışma olmuş, ‘Niye üyeleri çıkarıyorsunuz, üyeleri çıkarmayı neden bu kadar kolaylaştırıyorsunuz?’ dendi. Bizim üye sayımız 26 bindi. 2018’de o kadar çekişmeli ve iddialı bir şekilde gerçekleştirilen genel kurula katılan üye sayısı 7 bin 500. Şimdi aidatını yatırmamakta ısrar ettiği için üyeler sürekli silinerek üye sayısı 12 bin 208’e kadar geriledi. 12.208 Trabzonspor üyesinin olduğu yerde oy kullanma hakkı olan 9 bin 280 üye şu anda… 9 bin 280 üye demek Trabzonspor üyesinin yüzde 76’sı aidatını yatırıyor ve Trabzonspor’a aidiyetini ve oyunun kutsal olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Bu bir reformdur. Bu reform henüz daha başka hiçbir kulüp tarafından gerçekleştirilmemiştir. Öyle ekonomik değerlerle alınacak oylar devri buradan tekrar söylüyorum bitmiştir” ifadelerini kullanması, aslında geçmişte üye olmuş birçok kişinin nasıl da kongre ağaları tarafından kullanıldığını da ortaya koymaya yetiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: