Y. REFAH PARTİSİ’NDE O İSİMLERE KANCA
AK Parti Sürmene ve Arsin'de mevcut Belediye Başkanları ile yola devam etmeme kararı aldı. AK Parti Sürmene Belediye Başkanı Rahmi Üstün’ün yerine AK Parti Sürmene İlçe Başkanı Hüseyin Azizoğlu, Arsin Belediye Başkanı Sait Gürsoy yerine de İbrahim Küçük’ü aday gösterdi. Üstün ve Gürsoy AK Parti yönetiminden böyle bir hamle beklemiyordu. Özellikle Rahmi Üstün’ün İlçe Başkanı Hüseyin Azizoğlu’na, “ aday olmayı düşünüyorsan ben olmayayım" dediği, Azizoğlu’nun da “ böyle bir düşüncem yok” dediği iddia ediliyor. Rahmi Üstün’ün, Hüseyin Azizoğlu’nun bu tavrına çok içerlendiği konuşuluyor. Trabzon Yeniden Refah Partisi İl Yönetimi Rahmi Üstün ve Sait Gürsoy’u kendi partilerinden aday olmalarını istediği öğrenildi. Parti yönetimi bu iki ismi ikna etmek için yoğun çaba sarfediyor. Hatta devrede Fatih Erbakan'ın bile olduğunu söyleyenler var. Rahmi Üstün ve Sait Gürsoy’un Yeniden Refah Partisi’nin tekliflerini değerlendirmeye aldıkları, kararlarını daha sonra ileteceklerini söyledikleri iddia ediliyor.
***
ARSİN’DE SAİT GÜRSOY TARAFTARLARI AYAKLANDI
31 Mart seçimlerinde AK Parti tarafından aday gösterilmeyen Arsin Belediye Başkanı Sait Gürsoy için, Arsin halkının oldukça tepkili olduğu öğrenildi. Sadece bir dönem Belediye Başkanlığı yapan Gürsoy, Arsin’in saygın ve kalabalık ailelerinden birine mensup. Gürsoy’un yeniden aday gösterilmemesini başta aile mensupları ve Sait Gürsoy taraftarları protesto edecekler. Belediye önünde bugün yapılacak protesto gösterisinde AK Parti yönetimininden Gürsoy’u yeniden aday göstermesi istenecek. AK Parti bu Gürsoy konusunda geri adım atmaz ise Sait Gürsoy’un Yeniden Refah Partisi’ne geçeceği iddia edildi.
***
VEYSEL KURT TONYA’DA İDDİALI HAZIRLANIYOR
Tonya Bağımsız Belediye Başkan adayı Veysel Kurt uzun bir süredir ilçede seçim çalışmlarını sürdürüyor. AK Parti’nin aday göstermediği Kurt, seçimlere bağımsız aday olarak girecek. Eski Tonya Belediye Başkanı Ahmet Kurt’un kardeşi olan Veysel Kurt, Tonya halkı tarafından ilgi ve alaka görüyor. İş insanı ağabeyisi Mehmet Kurt tarafından finanssal destek sağlanan Veysel Kurt, hatırı sayılır bir bütçe ile seçim çalışmalarını yürütüyor. Halkın önemli bir bölümü mevcut Belediye Başkanı Osman Beşel’e karşı tepkili. Tepki oylarını almayı planlayan Kurt’un bu seçimde oldukça avantajlı olduğu konuşuluyor.
***
YANAL’IN YENİ VERSİYONU AVCI!
Trabzonspor’u uzun yıllardır yönetenler, adeta Trabzonlu teknik adamların kökü kurumuş gibi çareyi hep dışarıdan yabancı-yerli teknik adamlarda arıyor. Oysa bu dışarıdan getirilen teknik adamlar çeşitli imaj çalışmalarıyla parlatılmış, aslında Trabzonlu birçok teknik adamdan çok daha yetersiz kişiliklere ve bilgiye sahip… Ama onlar sözde bilimsel verileri kullanarak hem taraftarları, hem de yönetimleri kandırmayı başarıyorlar. Kullandıkları teknik terimlerden anlamayan yöneticiler de ağızlarının içine bakıp, “Bu ne kadar bilgeymiş” demekten geri durmuyorlar. İşte bu tür teknik adamlar sınıfına girenlerin ikisi Ersun Yanal ve Abdullah Avcı’dır. İkisi de krizleri çözmekten aciz, gerçek liderlik kişiliğine sahip olmayan, takım içi adaleti sağlayamadıkları için de makyajları erken dökülen isimlerdir. Yanal, ne hikmetse Trabzonspor’un başına 3 kez getirildi. Üçünde de kulübü transfer manyağı haline getirdi, saha başarısı yerlerde süründü, sonra da tazminatını aldı ve arkasına bile bakmadan gitti. Yanal her başarısızlık anında ya takımın yetersizliğinden, ya kalite sorunundan, ya sakatlıklardan, ya sahadan yakındı. Bir kez olsun, “Ben aslında bir halt değilim” demedi… Trabzonspor’u yönetenler de kulübü Ersun Yanal’ı besleme aracı yaptılar.
***
İNSAN İSTİFAYI HİÇ DÜŞÜNMEZ Mİ?
Abdullah Avcı da, Ersun Yanal’ın bir başka versiyonu… Onun da ağzı laf yapıyor ama icraatı sıfır… Geldiği ilk günden itibaren transferden başka bir söz ağzından çıkmadı… Bir tane genç oyuncuyu kazanma çabası göstermedi. Yeni bir vizyon çizmedi. Üç büyük kulübün yarışın içinde hiç olmadığı, siyasi iktidarın o sezon önünü açmak istediği ve bu nedenle bir tek hakem hatası bile olmadığı için şampiyon olan Trabzonspor’un onun eseri olduğu sanıldı. Oysa bozuk saat misali, Trabzonspor tümüyle yanlış politikalarla tarihinde bir kez doğruyu göstermiş oldu. Bu da Avcı’ya denk geldi. Sonra da bu ismin ne kadar kof olduğu her eylemiyle ortaya çıktı. Vizyonunu hiç geliştiremeyen, At gözlüğü takan, sadece mazeret üreten ve başkalarını suçlayan bir Abdullah Avcı ile yine karşı karşıyayız. Ya insan başarısız olduğunda istifa etmeyi düşünmez mi? Trabzonspor 5 lig maçında 1 kez zorlukla berabere kalıyor, 4 kez üst üste yeniliyor. Tarihi bir utanca tanıklık ediyor. Ama Avcı da tık yok…
Biz onurlu insanların istifa edeceğini biliyoruz!
Yoksa bize yanlış mı öğretildi?
***
KENDİ İNSANINA DÜŞMAN TARAFTAR!
Trabzonspor’da kulübü yönetenler yıllarca bu kentin yetiştirdiği teknik direktörler söz konusu olduğunda birkaç başarısız sonuçla, “Bununla yürümez” der, hatta kamuoyu karşısında suçlar istifaya zorlardı. Trabzonlu teknik adamlar da artık dayanamaz istifa ederdi. Ya da bir maçta bile kötü oyuna tahammül edemeyen taraftar kitleleri tribünleri doldurmuş olurdu. Hemen Trabzonlu teknik adam kitleler halinde istifaya davet edilir, galiz küfürlerle karşılaşır, etmedik hakaret bırakmazlardı. Ama bu yönetimler de taraftarlar da iş yabancı ya da yerli yabancıya gelince kulübün 100 milyonlarca lirasını iç etmelerine rağmen sahada takıma rezil futbol oynatmalarına bile en küçük bir tepki vermiyorlar. Bugün Abdullah Avcı ile takımın aldığı üst üste yenilgiler ya da kötü futbol, Trabzonlu bir teknik adamla yaşansaydı, evinin önünde, tesislerde, statta daha maç başlamadan “istifa” sesleri yükselirdi. Avcı’yı ise hala el üstünde tutan büyük bir kitle var. Bu kentin birçok futbol taraftarı gerçekten kendi insanına düşman!... Yabancıya aşık!
Peki, neden dersiniz!
***
DOĞAN MEUNİER İLE BÜYÜK RİSK ALDI
Ertuğrul Doğan başkanlığında ve Abdullah Avcı teknik direktörlüğünde büyük hayal kırıklığı yaratan Trabzonspor’da yönetim gelecek sezonun kadrosunu kurmak isterken ve “İskelet oluşturacağız” derken, 32 yaşındaki Jens Larsen’in gönderilmesiyle birlikte şimdi 33 yaşına merdiven dayamış Belçikalı Thomas Meunier transfer edildi. Oysa çok sayıda genç sağbek gündemde bulunuyordu. Başkan Doğan da yaptığı açıklamalarda, hep genç ve yeniden yapılanmaya uygun oyuncular alacaklarını ifade ediyordu. Daha birinci dakikada bu hedeften vazgeçilmiş oldu. Bir kez daha gördük ki Ertuğrul doğan konuşurken çok farklı mesajlar verirken eylemleriyle birlikte tam bir iflas politikası uygulamaktan vazgeçmeyecek. Kuşkusuz Doğan daha iş başına yaptığında gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklemişti.
***
İLK DÜĞMELERİ YANLIŞ BAĞLADI
Ekonomiyi düzeltmenin tek yolu oyuncu üretmek, bunu hızla hayata geçirebilmektir. Oysa Ertuğrul Doğan ne yaptı? Transfer delisi bir teknik adam olan Nenad Bjelica’ya iş başı yaptırdı. Ama onun ne kadar gereksiz ve yetersiz olduğunu görüp daha 16 resmi maçta görev yaptıktan sonra 1 milyon 600 bin Euro gibi şaşılacak tazminatla işine son verdi. Ardından Doğan’ın aklı başında bir teknik direktör ile yola devam edeceği düşünülürken daha 7 ay önce takımı rezil eden, ekonomiyi felce uğratan Abdullah Avcı’yla yürüme kararı verdi. Gerçekten şaşılacak bir eylemdi bu… Trabzonspor’u zerre seven ve futbolu en kaba haliyle bilen bir kişi bir sezon önce sorunları çözememiş hatta kaynağı olmuş bir teknik adamla ancak uçuruma gidilebileceğini görebilirdi. Ama Doğan’ın demek ki ne kulüp sevgisi, ne de futbolu kaba haliyle bile bilmesi söz konusu değildi. İşte bu iki yanlış eylem Ertuğrul Doğan’ın transferde de milyonlarca Euro’yu çöpe atması kadar doğal bir durum olamazdı. Abdullah Avcı iki yıl önce Larsen’i getirtebilmek için çırpınmıştı, sonra da gitmesi için aynı isteği duydu. Larsen gidince yerine daha genç ve hem bugün takıma katkı yapacak, hem de gelecek planlamasında önemli işler görecek oyuncuların alınması çok daha uygundu. Fakat onca genç oyuncunun ismi konuşuldu ama Abdullah Avcı’nın istediği 33 yaşındaki Meunier alındı. Zaten Avcı, Başakşehir’den itibaren hep aynı transfer politikasını izlememiş miydi? Üç büyüklerin bacadan kovduğu yaşları kemale ermiş futbolcu transferlerinden sonra Trabzonspor’da da çoğunluğu yaşlı oyuncu almayı ilke edinmemiş miydi? O asla genç futbolcuya güvenmedi. Ama Avcı böyle davranırken, başarısızlık anında o dudak uçuklatan tazminatını cebine cukka edip giderken, hesabı Trabzonspor ödüyor. Nasılsa kulüp başkanları da hesap vermiyor ya… Ertuğrul Doğan da rahat… “Gerekirse biz de gideriz, sonra da kulübe çok borç para verdik, bunu geriye isteriz” diye de bir de “Aman biz ettik sen etme” denecek koşulları yaratabileceğini biliyor. İstediği gibi de at koşturuyor.
***
28 SAKATLIK 654 GÜN VE 140 MAÇ!
Yine de insan bir koltuğa oturduğunda başarılı olmak, iyi anılmak ister değil mi? Ne yazık ki Thomas Meunier transferi bile gösterdi ki, Doğan’ın böyle bir derdi yok. Çünkü bu oyuncu geçmişinde istikrar abidesi görülüyor. Hiç kırmızı kart görmemiş, çift sarı karttan da kırmızı kartla tanışmamış… Profesyonel hayatında da sadece Paris Seint Germaen, Brugge ve Borussia Dordmund’da oynamış… Belçika milli takım formasını da 62 kez giymiş…Tamam geçmişi tam bir istikrar abidesi de ya diğer gerçekler…Bu futbolcu profesyonel yaşamında tam 28 kez sakatlık geçirdi. Sahalardan toplamda 654 gün sahalardan uzak kalıp, 140 maç kaçırdı ve bu yönüyle kafalarda soru işareti bıraktı. Meunier, bu sezon da 88 günlük adale yırtılması sakatlığı yaşadı. Son sakatlıktan dolayı da tam 14 maç kaçırdı. Artık onun adaleleri ve bedeni bitme noktasına gelmiş… Yani sahada istikrarlı bir görüntü ortaya koyacak gibi görülmüyor. “Acaba ne zaman sakatlanacak?” sorusu hep kafalarda olacak. Sonuç olarak scout ekibi dünyayı dolaşıp, bunca isim verdikten sonra gidip Borissia Dordmund’dan 33 yaşında ve 28 kez sakatlık geçirmiş oyuncuyu almak iş bilmezlikten ve büyük bir riskten başka bir şey olmasa gerek…
Hem de sürekli ekonomik krizden söz ederken…
Yorumlar
Kalan Karakter: