BJELİCA’NIN YABANCI AŞKI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Türkiye’de yabancı sınırlaması ya da neredeyse sınırsız yabancı uygulaması futbol dünyasında sürekli tartışılır durur… Kulüpleri rezalet yöneten başkan ve yöneticiler, her transfer mevsiminde kadrolarına kattığı oyuncular berbat çıkınca, onları gönderip yenilerini almak ister. Bu konuda sıkıntı çıktığında da hemen TFF’yi suçlayıp yabancı sayısını artırmanın alt yapısını oluşturmaya başlarlar. Bir dönemler ülkemizde yabancı oyuncu yoktu. Sonra bir yabancıya izin verildi. Derken sayı üç, sonra 5 oldu. Yetmedi 5+1 uygulaması, ardından 5+3 ve sonra 6+2 ile yetinildi. Fakat kulüpler doymak bilmedi yabancı transferine… Futbolcu simsarları da bunu çok iyi kullandı, ellerindeki her türlü olanakla birlikte futbolu yönetenleri adeta avuçlarının içine aldılar. :Bir dönem 8+2 kuralı falan derken, sonrasında sahada 8 yabancının olması kaydıyla 14 yabancı transferine izin verildi. Ama yönetim yeteneği sıfır yöneticilerle futbolcu transferlerinden sanki komisyon alır gibi hareket eden teknik adamlara bu sayı da yetmemeye başladı.
***
NEDEN TÜRK OYUNCUYA YÖNELMİYORSUN Kİ?
Yerli oyuncu transferi yapılırken ya da sahaya sürülürken, bin dereden su getirenler, “O oyuncunun şu eksiği, bu eksiği var” diye ahkam kesenler iş yabancıya gelince ballandıra ballandıra anlatmaktan geri durmadılar ve alınmaları halinde takımın uçuşa geçeceğini savunmaktan geri durmadılar. Sonuç, ülke futbolu tam bir batakta.. Sebep, yabancı aşkının her geçen gün artması ve tüketim çılgınlığının kulüpleri ahtapot, ya da sarmaşık gibi sarması… Bu noktada en son Trabzonspor teknik direktörü Nenad Bjelica Hırvat basınına açıklama yapmış… Bjelica, “Takımda daha fazla Hırvat istiyor musunuz?” şeklindeki soruya, “Hırvatlar, yabancılar, her türlü kaliteli oyuncu istiyorum. Ve hepsi bize sunuluyor. Bazılarında kalite var, bazılarında yok. Şimdilik 3 oyuncu getirdik ama sorun şu, kurallara göre kadromuzda biri 24 yaşından küçük olmak üzere 14 yabancı oyuncumuz olabilir. Ve bununla ilgilenmem gerekiyor. Ayrıca takımda her zaman 3 Türk olmalı. Bu yüzden sol bek Türk… Sakatlanırsa yeni bir Türk sol bek olmak zorunda” dedi. Bjelica bu açıklamaları yaparken nasıl da 3 Türk oynatmaktan dolayı sıkıntılı olduğunu, aslında yabancı sayısının artırılmasının şart olduğunu anlatıyor. Tabii anlayana…
***
KENDİ ÜLKESİNDEKİ UYGULAMAYA GIKI ÇIKMIYOR!
Türkiye’ye daha dün gelen bir teknik direktörün hemen yabancı sayısının 14 olmasından dolayı duyduğu rahatsızlığı ima etmesi gerçekten çok çirkin ve ukalalığın dik alası olsa gerek… Kimse bu adama, “Türkiye’ye geçen sezon geldin. Neden Türk oyuncuları takibe almadın. Kaliteli gurbetçi ya da Türkiye’de oynayan Türk futbolcular hakkında geniş raporlar hazırlasaydın ve takımdaki eksik alanları onlarla doldursaydın ya. Nedir senin de bu yabancı oyuncu aşkın… Menajerleriyle ilişkin mi var?” deme ihtiyacı hissetmiyor. Yine hiç kimse bu Hırvat teknik adama, “Hırvatistan’da kaç yabancı oynatabiliyorsunuz?” sorusunu yöneltmiyor. Ama ben sormadan söyleyeyim. Hırvatistan’da yabancı oyuncu alma sınırı yok. Ama sahada ancak 4 tane oynatabilirsiniz. Yani 14 yabancı alıp, bunların 4 tanesini oynatıp, diğer 10 tanesini kulübede ya da tribünde tutma şansı yok Bjelica ve onun gibi teknik adamların… Kendi ülkesindeki bu kurala gıkını çıkarmayan Nenad Bjleica gibi kişiler, Türkiye’ye geldiğinde kendilerini dev aynasında görmeleri ve futbolu yönetmeye kalkmaları yok mu? İnsanı deli etmeye yetiyor. Bay Bjelica, yabancı sınırlamasıyla ilgili kafanda bir plan varsa, istersen onu önce Hırvatistan futbolunu yönetenlerle paylaş ve ülkendeki kuralı değiştirmeye çalış olmaz mı?
Türkiye’deki kuralları da bu ülkenin insanlarına bırak tamam mı!!!
***
ARDA GÜLER’İN ŞANSLI BABASI!
Çekirdek ailede anne ve babalar, çocuklarının bir an önce büyümesini, eğitimlerini tamamlamasını, başarılı olmasını ister. Bu uğurda yaşamlarının büyük bölümünü feda ederler. Çocuklar büyür, artık belli bir yaşa girer ve aile kurar… Artık kendi eşi ve çocuklarıyla ilgilenir, anne ve babalarına bir yardımları bile dokunmaz… Hatta birçok çocuk, yaşları 30’u, 40’ı bulsa da yine anne ve babalarından destek bekler yardım almaya çalışır. Onları iliklerine kadar sömürme çabası gösterir. Torun torba sahibi olan anneanne-babaanne ya da dedeler neredeyse ölene kadar çocuklarının sorunlarıyla haşır neşir bir yaşam sürer. Ama bazı anne babalar çok şanslıdır. Onların çocukları genç yaşta zirveye ulaşır, hem ekonomik, hem de sosyal olarak bir yerlere tırmanış ve daha 20 yaş grubunda anne babalarının sırtlarındaki tüm yükleri aldığı gibi, onların konfor içinde yaşamasını sağlar. Hatta ismi cismi bilinmeyen, ülke ya da yaşadığı kent adına hiçbir şey üretmediği için tanınmayan bilinmeyen birçok anne baba, evlatları sayesinde ülkenin gündemine oturur, adeta ayrıcalıklı muamele görmeye başlar. Bunlardan biri de Fenerbahçe’den Real Madrid’e transfer olan 18 yaşındaki Arda Güler’in annesi Serap ve babası Ümit Güler olsa gerek…
***
PARAYI OĞLU’NUN ÜZERİNE GEÇİRİR HER HALDE!
Daha bir yıl öncesine kadar Türkiye’de hiç kimsenin Ümit ve Serap Güler’den haberi yoktu. Ama çocukları Arda, Fenerbahçe’ye transfer olup, A takımına yükseldikten sonra bu isimler hemen sosyal medya fenomeni haline geldiler. Çocukları üzerinden sürekli paylaşımlar, görüş belirtmelerle birlikte Türkiye futbol dünyası anne ve babayı tanıdı, kim olduklarını, ne iş yaptıklarını öğrendi. Anne ve baba, Arda Güler’in yaşamını şekillendirmesinde de sürekli ön planda olduklarını hissettirdiler. Fenerbahçe gibi ülkenin en büyük kulüplerinden birinde bile Serap ve Ümit Güler saygı gördü. Şimdi Arda Güler’in Real Madrid’e transferi de çok sansasyonel olarak transfer mevsimine damgayı vurdu. Genç futbolcu Real Madrid’le 6 yıllık sözleşme imzalarken Fenerbahçe, 20 milyon Euro peşin ödeme alırken, 10 milyon Euro da performans geliri elde edecek. Bunun yanında Arda Güler bir başka takıma transfer olursa da, buradan yüzde 20 pay alacak. Yani Fenerbahçe neredeyse bedavaya mal ettiği 18 yaşındaki isimden henüz 2 yıl geçmeden belki de 50 milyon Euro’nun üzerinde bir kazanç elde etmiş olacak. Arda Güler’in babasının da bu transferde 15 milyon Euro komisyon aldığı Juanmarti tarafından ileri sürüldü.Arda'nın babası Ümit Güler'in, oğlunun transferinden 15-20 milyon Euro civarında pay istediği daha önce İtalyan gazeteci Gianluca Di Marzio tarafından da duyurulmuştu.
Sonuç olarak Ümit Güler, 18 yaşına kadar bakarken, belki de 100 bin Euro harcamadıkları çocukları sayesinde 15 milyon Euro (500 milyon liraya yakın) gibi devasa bir serveti cebine indirecek. Ama sanırım baba olarak aldığı iddia edilen bu komisyonu oğlunun hesabına yatırır. Yoksa bir baba olarak oğlu üzerinden böyle bir servet edinme peşinde koşması, “Çocuğunu çıkar için kullanan baba” imajını yaratmasına neden olur.
Neyse bu şu anda bizi çok ilgilendirmiyor. Ama ülkemizdeki şansla anne ve babaların başında Serap-Ümit Güler çiftinin geldiği bir gerçek ve nice anne babalar bu iki ismi nasıl da kıskanıyordur kimlilir!!!
Yorumlar
Kalan Karakter: