CHP’DE, CÜNEYT ZORLU SESLERİ
Trabzon CHP’de ilçe kongreleri başladı. Vakfıkebir ve Of kongreleri gerçekleşti. Şimdi sıra ile diğer ilçelerin genel kurulları yapılacak. Tabi oy potansiyeli en yüksek olan Ortahisar kongresinde birkaç adayın yarışacağı konuşuluyor. Bütün İlçelerin genel kurulların tamamladıktan sonra İl Kongresi gerçekleşecek. Mevcut İl Başkanı Nurcan Hanım göreve devam etmeyeceğini yakın çevresiyle paylaşmıştı. Eski İl Başkanı Güzide Uzun ve Ortahisar Belediye Meclis Üyesi Oktay Söğüt’ün ismi gündemde. Fakat CHP’li üyelerin İl Başkanı olmasını istediği bir isim daha var. O da Ortahisar Belediye Meclis Üyesi Cüneyt Zorlu. Cüneyt Zorlu partide sevilen ve saygı gören isimlerin başında geliyor. Ekonomik anlamda bu işi sırtlayabilecek güce ve çevreye sahip. Teşkilatlarla ve basın ilede ilişkileri oldukça iyi. Zorlu’nun camiadan gelen, “aday ol” baskısına ne kadar direnebilecek. Bunu hep birlikte göreceğiz.
***
ALTYAPIYA İLGİ GÖZ BOYAMA DEĞİLSE GÜZEL!
Trabzonspor’da bir çok eski yönetim ve teknik kadroyu oluşturan ekip, altyapıdan, üretimden çokça söz etmiş ama bunlar sözde kalmış ve bu yapıya bir türlü istenen önem verilmemişti. Bu konuda Ahmet Ağaoğlu ve Abdullah Avcı ekibi de sınıfta kalan, hatta altyapıyı yok sayan bir anlayış ile politika izledi. Hem de Ağaoğlu’nun ilk yılındaki transfer yasağı ve as kadrodan 5 oyuncunun kadro dışı bırakılmasıyla alttan kazanılan yıldız isme rağmen, yönetim, Avcı’nın güdümünde sürekli dış transfer yapıp, kulübü iflas noktasına da getirdi. Buna da hep şampiyonluk mücadelesini bahane olarak gösterdi. Altyapıda organizasyonun hep daha iyi yapılması gerektiğinden dem vurdular. Ertuğrul Doğan başkan olduktan sonra ise altyapı herkesin dilinde dolanıyor. Başta Başkan Ertuğrul Doğan olmak üzere, yöneticiler, teknik ekip, taraftar ve medya da altyapıyı yeni keşfetmiş gibi bir görüntü veriyorlar. Kuşkusuz bu tutumda kulübün ekonomik açıdan yaşadığı büyük çıkmazın önemli rolü bulunuyor. Neyse ne derler, “Ölü rahmet bulsun da”… Doğan, geçmişte altyapıdan planlı oyuncu çıkarma gibi bir tavır içinde olmadıklarını ama artık buradan yeni cevherler üretmek için çok büyük bir çaba içinde olduklarını vurguluyor. Doğan ve yönetim geçtiğimiz günlerde altyapıyı ziyaret etti, bu birimin sorumlusu İlker Erdem’den brifing aldılar, neler yapılması gerektiğine dair bilgi alışverişinde bulunuldu.
***
OYUNCU ÜRETMEK İÇİN YABANCI AŞKI BİTMELİ!
Bu ziyaret kuşkusuz önemli… Altyapıda çalışan tüm personel ve genç futbolcular gözlem altında olduklarını hissetmiş oldular. Ardından altyapı teknik ekibi Nenad Bjelica’yı ziyaret etti, genel çalışmalarla ilgili bilgi verildi. Bjelica da en kısa sürede altyapıyı ziyaret edeceğini ve burasına büyük önem verdiklerini dile getirdi. Kuşkusuz bunların tümü göz boyama değilse güzel gelişmeler. Trabzonspor’un kesin kurtuluşu tümüyle altyapıya bağlıdır. Bu hem ekonomik anlamda böyledir, hem de başarıda süreklilik açısından zorunludur. Çünkü bu kulübün kaynakları, ne Fenerbahçe, ne Beşiktaş, ne de Galatasaray’a yaklaşamaz bile… Kaldı ki Trabzonspor misyonunu üreterek başarmayla elde etmiştir ve bunun yeniden hayat bulması, örnek olması, yeni bir hikaye yazması gerekmektedir. Şunun altını çizmek gerekir ki, altyapıdan oyuncu kazanılması isteniyorsa izlenecek en önemli yollardan biri, buradaki çok yetenekli oyuncu tespit edilmişse, onun bölgesine birkaç yabancı transferi yapmak değildir. Bu oyuncu ya da oyuncular A takıma çıkarılırken, bölgelerinde oynayan tecrübeli bir isme alternatif tutulmalı, zaman zaman oynatılmalıdır. Yerinde oynayan tecrübeli yabancı isim gittiğinde bu gencin o alanda boşluk yaratmayacağı teknik anlamda tespit edildiğinde de, önünün açılması için yabancı oyuncunun bir sezon sonra satılması en doğrusudur. Trabzonspor’un tarihinde kazandığı isimlere bakıldığında hemen hemen hep bu ve benzeri yol izlenmiştir. Yani altyapı konusunda Başkan Doğan, yönetim ve teknik kadro samimiyse buna göre yeni bir politika çizmelidir. Yoksa sürekli yabancı transferi yapılırsa tesadüfen belki bazı gençler sıyrılabilir ama sistematik olarak oyuncu kazanmanın olanağı olmaz…
Biz uyaralım da!...
***
İKİ GÖREV AYNI ANDA ETİK Mİ MURAT AĞABEY?
Ertuğrul Doğan’ın asbaşkanlığı döneminde gazeteci büyüğümüz Murat Taşkın yönetimin medya danışmanı olarak Trabzonspor’da işe başlamıştı. Murat ağabeyden herkes çok umutluydu. Önemli işler yapacaktı. Medya biriminde bir devrime imza atacaktı düşünenlerin sayısı bir hayli fazlaydı. Hatta Taşkın, yakın çevresiyle konuşurken, görevi aslında istemediğini, mecburen kabul ettiğini belirtiyordu. Murat Taşkın iş başı yaptıktan sonra belli bir süre kendisine zaman tanınmıştı ve yapacağı devrime olanak sağlanması düşünülmüştü. Ama medya biriminde bir devrim gerçekleştirilmedi. Yine işler rutin olarak devam ediyor. Murat Ağabey, yine yönetimin medya danışmanı olarak görevini sürdürüyor. Yararlı mı, yararsız mı bu konuda bir değerlendirme yapmak olanaksız. Çünkü Taşkın’ın yönetime önerip de, kamuoyunda ses getiren her hangi bir eylemi olduğuna dair hiçbir duyum almadık. Alsak bunu alkışlar ve başarılarının devamını dilerdik. Neyse…
***
İKİ GÖREVDEN BİRİNDEN İSTİFA ETMELİ
Asıl sorun başka… Murat Taşkın şu anda hem Ticaret Borsası’nda danışmanlık yapıyor, hem Trabzonspor’da yönetime basınla ilişkiler konusunda danışmanlık görevi üstlenmiş bulunuyor. Ama aynı Murat Ağabey, Türkiye Spor Yazarları Derneği Genel Merkezinde asbaşkanlık görevini yürütüyor. Yani spor basınının tek üst organında etkili bir görevde… Peki, Trabzonspor başkanı ya da yönetimiyle medya mensupları arasında bir tartışma patlak verdiğinde, Murat Taşkın kimden yana tavır alacak? Tamamen bağımsız olması gereken ve en üst seviyede temsil ettiği basın mensuplarından yana mı, yoksa kendisine hatırı sayılır maaş veren Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan ve yönetimden yana mı? Yani aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık misali bir durum… Bu durumda Sayın Taşkın’ın ya Trabzonspor’daki görevinden ya da TSYD’deki görevinden istifa etmesi gerekir diye düşünüyoruz.
En azından gazetecilik etiği açısından basanlar bunu bekler…
İnanıyorum ki Murat Ağabey için da 40 yılı aşkın yürüttüğü gazetecilik mesleğinin etiği tüm görevlerden daha önemlidir.
Yoksa yanılıyor muyum?
Yorumlar
Kalan Karakter: