GEREĞİ OLARAK NE YAPACAKSINIZ AÇIKLAR MISINIZ?
Türkiye’de özellikle Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş kulüpleri hakemleri etki altına alabilmek için her türlü enstrümanı kullanmakta ustadırlar. Medyadaki kalemşörleri, TFF’deki, MHK’daki adamlarıyla, hatta siyaset kurumunu da devreye sokarak hakemlerin tümüyle kendi lehlerine kararlar vermeleri için ellerinden geleni ardına koymazlar. Hakem ortaya yönettiğinde bile isyan ederler. Çünkü bunların karakteri tam bir vahşi kapitalizme uygun düşer ve herkes onlar için çalışmalıdır.
Yani sistemden yararlanan doymaz iştahlı kapitalistler nasıl ki tüm yasaların kendi lehlerine yapılmasını, emekçi, köylü, memur, emeklinin inim inim inletilmesi için ellerinden geleni yaparsa bu kulüplerin davranışları da aynı paraleldedir. Herkes onlar için çalışacak, Anadolu kulüplerinin kanlarını iliklerine kadar emecekler. Tarihi süreç içinde kuşkusuz hakemlerden canı en çok yanan kulüp Trabzonspor’dur. Diğer Anadolu kulüplerinden bile fazla hakemler tarafından acı çektirilmiştir. Çünkü bu kulüp hemen hemen her dönem İstanbul dükalığının tekerine çomak sokmuştur, başlarını ağartmıştır. Fakat Trabzonspor şampiyon olduğu 2021-22 ve geçen sezonun belli bölümlerine kadar hakemlerle ilgili konuşmama kararı almıştı. Ama sonra işler değişti. Takım kötü sonuçlar almaya başlayınca, veryansın etmeye, en küçük bir yanlış kararı bile büyütüp dev haline getirmeye başladılar. Yani yönetimlerin ve teknik adamların tüm kötü eylemlerinin her türlü faturası hakemlere çıkarılma düşüncesi egemen oldu. Bir yerde taraftarı uyutma çabası… Bu bağlamda Bordo-Mavili kulübün resmi sitesinden Fenerbahçe maçı öncesinde bir açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
***
AÇIKLAMADA BÜYÜK BİR TEHDİT BULUNUYOR
Galatasaray, Atakaş Hatayspor ve Siltaş Yapı Pendikspor karşılaşmalarında hakem hatası diyemeyeceğimiz ve tamamen kasıtlı kararlar sonucunda puanlarımız çalınmış, haksız şekilde verilen kart ile futbolcumuz oyun dışı bırakılmıştır. TFF yetkilileriyle yapılan görüşmede Siltaş Yapı Pendikspor maçının hakemine ceza verildiğinin belirtilmesine rağmen düdük çalmaya devam etmiş, “aynı karşılaşmanın gözlemcisinin, raporunu değiştirmesi için arandığı iddiasını” TFF’ye aktarmamıza rağmen herhangi bir işlem yapılmamıştır.VavaCars Fatih Karagümrük maçında Onuachu’nun attığı bariz gol geçersiz sayılmıştır. Pozisyonda top daha kalecinin eline geçmeden oyuncumuz kafayı vurmuş, orta hakem Ali Şansalan faul düdüğünü çalarak, VAR müdahalesinin önüne geçmiştir. Trabzonspor Kulübü olarak defaatle hakem performanslarının “dikkatle izlenmesi” talebimizi TFF Başkanı Sayın Mehmet Büyükekşi’ye ilettik. Ancak görüyoruz ki sistem yine aynı şekilde ilerliyor ve bazı hakemler, birilerinin değirmenine su taşımayı sürdürüyor.Umarız, haftalardır devam eden bu tiyatronun finali, hafta sonu oynayacağımız Fenerbahçe karşılaşmasında sahneye konulmaz ve FairPlay’in hakim kılındığı, iyi oynayanın bileğinin hakkı ile kazandığı, kimseye ayrımcılık hakkı tanınmadığı bir maç olur. Belirttiğimiz unsurlar dışında yaşanacak her türlü olumsuzluğa karşı gereğini yapacağımızı tüm futbol kamuoyuna duyururuz.”
***
GEREĞİNİN NE OLDUĞUNU ÖĞRENMEK İSTİYORUZ
Kuşkusuz kulübü yönetenlerin gerçekten hakem hatalarıyla kaybedilen maçlar varsa, bunlara parmak basması ve kamuoyunda ses getirmeye çalışması doğaldır. Tamam da eğer istediğiniz olmuyorsa, uyarılarınıza rağmen hakemler yine hakkınızı yiyorsa ne yapacaksınız? “Belirttiğimiz hususlar dışında yaşanacak her türlü olumsuzluğa karşı gereğini yapacağımızı tüm futbol kamuoyuna duyuruyoruz” sözlerinin ne anlama geldiğini bilmek en doğal hakkımızdır. Bakın bu sözleri sarf ettikten bir gün sonra Zorbay Küçük, Fenerbahçe maçını kötü yönetti. Daha çok da Trabzonspor aleyhine düdükler çaldı. VAR tümüyle Bordo-Mavililerin aleyhine çalıştı dersek abartmış olmayız… Yani bir önceki gün yaptığınız açıklamaların en küçük bir etkisi olmadığını yaşayarak gördük. Maçtan sonra da çok ağır konuştu Başkan Ertuğrul Doğan… Yani deyim yerindeyse açtı ağzını, yumdu gözünü… Yine tehditvari sözler sarfetti. Kendilerinden etkilenecek gençlerin karşı karşıya geleceğini ifade etti. Bunlar hiç de doğru yaklaşımlar değil de, biz bir kez daha soralım, hakemler bu hatalara devam ederlerse ne yapacaksınız?
***
AÇLIK GREVİ Mİ YAPACAKSINIZ, YÜRÜYÜŞ MÜ TERTİP EDECEKSİNİZ
Cumhurbaşkanına mı şikayet edeceksiniz? Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu’nun görevden el çektirilmesi sürecini başlatıp, sonuca mı ulaşacaksınız? Kötü yönetim gösteren hakemin, hakemlik hayatını mı bitireceksiniz? Bu haksızlıklara karşı TFF’nin önünde açlık ve oturma eylemi mi yapacaksınız? Takımı ligden mi çekeceksiniz? Yoksa hakem mi döveceksiniz? Bakın resmi bir açıklama yaparken kullandığınız ifadelere çok dikkat etmelisiniz. Biz bu tür tehdit kokan açıklamaları, Mehmet Ali Yılmaz, Nuri Albayrak, Sadri Şener, İbrahim Hacıosmanoğlu, Ahmet Ağaoğlu, Muharrem Usta dönemlerinde gördük yaşadık. Ama hiçbir şey elde edemediler. En çok, gerçekten Trabzonspor’u lime lime doğradığı ortaya çıkan hakemlere düdükleri astırıldı. Cem Papila, Deniz Ateş Bitnel gibi… Sonra hakem katliamları sonrası yaşananlarla birlikte Trabzonspor taraftarları 40 bin kişiyle tarihte eşi görülmeyen yürüyüşler yaptı. Şike sürecinden sonra 70 bin kişi protesto eylemi gerçekleştirdi. TFF binası önünde birlerce insanla protestolarda bulundu. Ama sistem aynen devam etti. Geride kalan hakemlerin krallığı sürdü. Bu düzeni tüm tehditlere, bağırmalara, çağırmalara rağmen hiç kimse değiştiremedi.
***
ÖZKAN SÜMER NASIL TAVIR ALMIŞTI
Şu sakın unutulmasın ki, Trabzonspor tarihinde birçok hakem katliamıyla karşılaştı. Ancak 2001-2002 sezonundaki ihaneti hiçbir dönem görmedi. Özkan Sümer başkandı ve hakemler adeta Trabzonspor’u her maç mağlup ettirmeye yemin etmişlerdi. Öyle düdükler çalınıyor, öyle bayraklar kaldırılıyordu ki tüm camia birden isyan ediyor, neredeyse hakemlere karşı şiddet eylemlerine geçme eğiliminde olanların sayısı da bir hayli fazlaydı. O dönem Başkan Yardımcısı Ahmet Ağaoğlu veryansın ediyor, diğer yöneticiler de onu takip ediyorlardı. Ancak hakemlerin katliamları durmak bilmiyordu. O günlerde VAR da yoktu… Yani en azından bazı hataları önleyecek mekanizma bulunmuyordu ve haksızlık bugünkünün on katıydı. Özkan Sümer ile özel bir sohbette, “Bu kadar büyük hakem katliamlarına rağmen niçin siz suskunsunuz? Neden isyan etmiyorsunuz?” diye sorduğumda, “Ne yazık ki futbolun içinde bir çete var ve bunları durdurmak mümkün değil. Yöneticilerim tepkilerini gösteriyor. Eğer ben de çok ağır ithamlarla birlikte TFF’ye, kurullarına ve hakemlere yüklenirsem, yarın konuşmamız gerektiğinde muhatap dahi bulamam. Benim rolüm, bu noktada yasal zemin içinde muhataplarımla konuşma zeminini kaybetmeden yol almak olmalıdır. Yoksa bizi tümüyle bitirirler” demişti. Yani hakemlere saldırırken, dikkat edilmeli, başkan ise pek fazla gündem yaratacak açıklamalarda bulunmamalı, yasal zemin içinde TFF ya da MHK ile konuşabilme şansını da yok etmemelidir.
***
TEK YOL ÇOK GÜÇLÜ LOBİYE SAHİP OLMAK
Demem o ki, tehditvari açıklamaları yapmayan başkan kalmadı. Şimdi de her maç sonrası ya da öncesinde sizler benzer yöntemleri deniyorsunuz ama bundan bir sonuç çıkaramayacağınız geçmiş örneklerin yanında, bizzat döneminizde yaşananlarla da ortaya çıkıyor. O halde sinirlerinize hakim olmalısınız. Yapmanız gereken tek şey, Trabzonspor’u yeniden tüm Anadolu kulüplerinin önderi haline getirebilecek bir liderlik sergilemenizdir. Bu kulüpleri örgütlemenizdir. Tüm Anadolu’yu birleştirdikten sonra önce TFF başkan ve yönetiminin seçiminde belki de tek söz sahibi haline gelmektir. Ardından MHK’yi adil yönetim gösterecek isimlerle yönetecekleri seçtirebilmenizdir. Hakemleri baskı altından kurtaracak yeni bir sistemi oluşturmanızdır. Bu hakemlerin en iyi şekilde eğitilmeleri için hiç aralıksız çalışmanızdır. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, Tahkim Kurulu, Hakem Kurulu, Etik Kurulu gibi TFF’ye bağlı birimlere hakim olabilmenin yollarını aramalısınız. Ama bunu ancak tüm Anadolu kulüpleriyle birlikte siyasetten bağımsızlaşabildiğiniz ölçüde gerçekleştirme şansınız vardır. Bunun için de güçlü bir ekonomiye sahip olmanız gerekir. Peki Trabzonspor ve Anadolu kulüpleri siyasetten bağımsız bir tek adım atabilir mi?
Atamaz değil mi?
O nedenle, tehdit niteliği taşıyan açıklamalarla birlikte kamuoyunda daha da sevimsiz duruma düşmemeniz, Trabzonspor’u mızıkçı bir başkanın yönettiği algısını yaratmamanız gerekir. Büyük lokma yutup, büyük söz söylememek esas olmalıdır. Ya da büyük söz söylüyorsan gereğini yapmaktan da kaçınmamalısın.
Haksız mıyım?
***
BORDO-MAVİLİ TARAFTARLAR İYİ GÜN DOSTU MU?
Futbolda dün yok bugün var hep… Ancak yine de taraftar kitlelerinin takımlarının kötü günlerinde yanında olması beklenir istenir hep… Çünkü taraftar iyi gün dostu olmamalıdır. Asıl takım kötü gittiğinde yanında yer almalıdır. Trabzonspor 2021-22 sezonunda şampiyon olurken taraftarları tüm Türkiye’ye örnek olacak nitelikteydi. Hele kutlamalarda dünyaya örnek olmuştu. Fakat geçen sezon yaşanan büyük düşüşün ardından taraftarın büyük oranda kabuğuna çekildiğine tanık olmuştuk. Tribünler genellikle büyük oranda boş oluyordu. En küçük bir hatada, futbolcular ve teknik adamlar hedef yapılıyordu. Bu sezon da tablo daha da kötüydü. Takım birkaç kötü sonuç alınca tribünler neredeyse öksüz bırakılmıştı. Bu takıma gönül verdiğini söyleyenler, zor günlerde tribünlerde yerlerini alarak destek olma çabası içine girmediler. Fenerbahçe maçı için kafile İstanbul’a giderken de yolcu eden kimse yoktu. İstanbul’da ise geçmiş yılların aksine çok az sayıda taraftar karşılamıştı Bordo-Mavili kafileyi… Ancak maç kazanıldıktan sonra herkes caddelere, sokaklara, parklara, bahçelere döküldü. Geçenin yarısında takım hava alanında coşkuyla karşılandı. Tezahüratlar ortalığı inletti.
İyi de bu takımın kazandıktan sonra taraftara ihtiyacı yok ki! Asıl işler kötü giderken başkan, yönetim, teknik adam ve futbolcular taraftarların desteğiyle moral bulup, yeniden ayağa kalkmak için enerji toplamak ister…
Acı ki Trabzonspor taraftarının büyük bölümü kötü günde ne yönetiminin, ne teknik adamının, ne de futbolcusunun yanındadır. Tabir yerindeyse iyi gün dostudur….
Bir kez daha altını çizmek istedim!...
Yorumlar
Kalan Karakter: