TRABZON’DAN BİR CEVAT KOL GELDİ GEÇTİ!
Trabzon’un önemli muhalif kalemlerinden biriydi Cevat Kol. Hayatı boyunca bildiği doğrularla yaşadı. En güçlü ulusal gazetelerin Trabzon Bölge temsilciliklerini yaptı. 40 yıllık gazetecilik hayatının büyük bölümünü Trabzonspor’u takip etmekle geçirdi. Çok sevdiği bordo-mavili kulübün daha iyi olabilmesi için muhalif yapısından hiç vaz geçmedi. Bütün baskılara, tehditler ve kısıtlamalara rağmen bildiği yoldan şaşmadı, eksik ne gördüyse yazdı, söyledi. Olaylara hep başka gözle baktı, inatla ve, özellikle altını çizelim, büyük bir cesaretle fikirlerini kamuoyu ile paylaştı. Trabzon basının son dönemlerdeki en renkli, en cesur ismiydi adeta.
15 yıl aktif olarak Trabzonspor muhabirliği yaptığım dönemde kamplarda beraber çalıştık. Ardından kendisiyle Hekimoğlu Trabzon FK çatısı altında bir süre beraber çalıştık. Güzel ve keyifli günler geçirdik. 30 yıla yakın güzel bir ağabey-kardeş ilişkimiz vardı. Bir kaç hafta önce telefonda görüştük. Hayata tutunmaya çalıştığını söyledi. Kadere inanmıştı ve kendisine Mayıs ayına kadar zaman belirlemişti. Hedefini tutturamadı Cevat ağabey! Hastalık illeti yüzünden ızdırap ve acılarla geçen son bir buçuk yılını takdiri ilahi ile sonlandırmış oldu. Bu dönemde başta eşi ve çocukları kendisiyle olağanüstü şekilde ilgilendi. Acılarını paylaşıyor, sabırlar diliyorum. Allah mekânını cennet etsin.
HALİL İLELİ’NİN CEVAT KOL VEFASI!
Gazeteci ağabeyimiz Cevat Kol’un yaşam mücadelesini kaybetmesi başta ailesi, sevenleri ve meslektaşlarını yasa boğdu. Cevat Kol, Trabzon’un kanaat önderi gazetecilerinden biriydi. Kendisiyle zaman zaman fikir ayrılıklarımız, tartışmalarımız ve kavgalarımız oldu. Fakat hiçbir zaman hukukumuzu ve saygımızı yitirmedik. Her dönem kendisiyle iyi ilişkiler içinde olmaya özen gösterdim. Hastalık sürecinde sürekli aradım sordum. Ancak o dönemde arayıp sormayıp, bugün timsah gözyaşları dökenleri görünce çok da şaşırmıyorum aslında! Bu arada; Çay TV Trabzon Temsilci kardeşim Halil İleli’nin hakkını teslim etmemiz gerekiyor. Halil, Cevat Kol ile uzun yıllar Çay TV’de spor programı yaptı. Programdan ayrıldıktan sonra da, hastalık sürecinde yanından hiç ayrılmadı. Kendisine büyük vefa örneği göstererek, Cevat Kol’a ağabeyi gibi sahip çıktı. Bundan dolayı Halil İleli kardeşimi bu vefalı duruşundan dolayı tebrik ediyorum.
İDDİALI AÇIK BATAKTA ORTAYA ÇIKAN MANZARA
Büyük küçük, herkesle keyifli muhabbetleri vardı ve ardından yüzlerce anı bırakarak gitti Cevat Kol. Genellikle neşeli, espri yapmayı seven, arkadaşlarıyla iyi geçinmeye çalışan bir kişiliğin sahibiydi. Onunla ilgili birçok anı vardır ama Adnan ağabey (Sungur), Cevat Kol ile Gazeteciler Cemiyeti’nde yaşadığı ilginç, ilginç olduğu kadar komik bir anısını paylaştı bizimle… Gazeteciler Cemiyeti’nde üyeler zaman zaman vakit geçirmek için boş zamanlarında okey, açık batak, tavla oynarlar. Ama Adnan ağabeyin kötü bir huyu var; o da uğursuz ayağa inanması. Oyun oynarken yanına biri oturduğunda ve üzerine de kötü taş ya da kağıt geldiğinde yanındakine ters ters bakar, bazen de kızarak yanından kalkmasını dahi ister.
BATAKTA YENİLİNCE SUÇU YANINDAKİLERE BULUYOR
Bir gün Cevat Kol, Ergun Ata ve Murat Taşkın ile açık batak oynuyorlar. Adnan ağabeye süper kağıt geliyor. Birbirleriyle eş olan Cevat Kol ve Murat Taşkın’ı adeta perişan ediyorlar. Ama o arada Cevat ağabeyin oğlu masaya geliyor ve oturuyor. Adnan ağabeyin eline gelen kağıtlar artık rezalet, peş peşe batmaya başlıyorlar. Cevat Kol ve Murat Taşkın da durmadan yüksek sayı alıyor, üzerine de king yapıyorlar. Adnan ağabey kıvranıyor kıvranıyor ama çok genç olan Cevat Kol’un oğluna masadan kalkmasını söylemeye kıyamıyor. Sineye çekiyor durumu ve tabii ki yeniliyorlar. Oyun bittikten sonra, Adnan Ağabey, Cevat Kol’un kulağına eğilip, “Oğluna bir kalkmasını söylemedin. Bir daha seninle oyun oynamam” diye sinirleniyor. Cevat Kol da, Adnan Ağabeyin sinirlenmesinin ve kazanmanın keyfini çıkarıyor.
MASAYI OLAY YERİ İNCELEME BANTLARIYLA KAPATIYOR
Ertesi gün oluyor. Cevat Kol, Murat Taşkın, Ergun Ata ve Adnan Sungur yine oyun oynamak için Cemiyet lokaline gidiyor. Adnan Sungur’a, yalvar yakar oluyorlar ama bir türlü oyuna ikna edemiyorlar. Cemiyetin alt katında sohbet devam ederken Cevat ağabey, cemiyetin üst kattaki lokal kısmına çıkıyor. Bir süre sonra yeniden alt kata inip, Adnan Sungur’a, “Ya gel oynayalım, kararından vazgeç” diyor ama bir türlü ikna edemiyor. “Yanında kimse oturmayacak. Biz önlemimizi aldık” diyor ve üst kata gelmesini rica ediyor. Adnan ağabey, zoraki de olsa üst kata çıkınca bir de bakıyor ki, masada bulunan oyunculara ait 4 sandalyenin arka kısmı, olay yeri incelemelerindeki gibi bantla kapatılmış. Yani bu bantların içine girmek ve oyun seyretmek mümkün değil. Manzarayı gören Adnan ağabey kahkahayı patlatıyor ve, “Bu kadar zahmete oyun oynanır” diyerek masaya oturuyor. Ama yanında kimse oturmamasına rağmen, yine de yeniliyor. Bu kez de bantları suçluyor. “Bunlara büyü yaptınız” diye espriyi patlatıyor. Cemiyette herkesi bir gülme krizi tutuyor.
Ne derler?
Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer…
Rahat uyu Cevat Ağabey, anılarımızda hep yaşayacaksın.
Yorumlar
Kalan Karakter: