DOĞAN İYİ HAS SÖYLÜYOR DA!
Trabzonspor’un geçtiğimiz Cumartesi günü Mali Genel Kurulu vardı. Burada üyeler, yönetimin mali ve idari onayladılar. Alkış tuttular. Bir de Ayhan Pala içi dolu eleştirilerde bulundu. Başkan Ertuğrul Doğan da önemli açıklamalar yaptı. Bunları gündem yoğunluğu nedeniyle anında değerlendiremedik ama bir değerlendirme yapmamak da eksiklik olur düşüncesiyle birlikte birkaç kalem oynatalım dedik. Başkan Doğan’ı dinlerken, “Konuşurken başka bir kişi, icraatları yaparken başka bir kişi mi oluyor Başkan Ertuğrul Doğan?” diye sormadık değil kendimize… Çünkü konuşurken, ekonominin batakta olduğunu, kulübün kurtuluşu için kaynak yaratmak gerektiğini söylüyor. Bugüne kadar 90 milyon Euro kaynak yarattıklarını ifade ediyor, bunun 70 milyon Euro’sunun geri ödemesinin bulunmadığını belirtiyor. Yani 8 ay içinde 3 milyar liraya yakın kaynak yarattıklarını açıklarken, borcun 3 milyar liradan 4 milyon 45 milyon liraya neden çıktığını anlatmıyor. Ya da kavramakta zorluk çekiyor. Sorunları bildiğini, çözmek için büyük çaba harcadığını, kendilerine güvenilmesini istiyor ama hem transferde, hem teknik adam seçiminde, hem ekonominin durmadan kötüye gidişinde başrol oynadığını unutuyor.
***
EKONOMİYİ BÖYLE Mİ DÜZELTECEKSİNİZ?
Göreve geldiklerinde kesinlikle tasarruf yapacaklarını açıklayan bir Ertuğrul Doğan vardı. Ama transfer mevsiminde bir tek oyuncuyu yüksek bedelle satma başarısını gösteremedikleri gibi, elden çıkarmak zorunda olduklarını hissettikleri oyunculara bile yüklü tazminatlar ödemekten geri durmadılar. Tüm bunlar bir yana, transferde tutumlu olma sözüne karşın tam 16 transfer yapmayı izah etmek ihtiyacı bile hissetmedi. “Yapacağız, edeceğiz, başaracağız” şeklindeki cekli, caklı sözlerle umut ticareti yapmaktan öte bir anlam taşımadı konuşmasının ekonomiyle ilgili içeriği…İnsana, Madem ki kulüp iflas aşamasında, madem ki 90 milyon Euro kaynak bulunmasaydı uçuruma gitmişti, neden yeni masraf kapıları açıyorsunuz ki?” sorarlar değil mi? Siz çoğunluğu yabancı bu kadar yüksek maliyetli transferlerle birlikte onca ödemeye rağmen borcun katlanmasının sebebi değil misiniz Sayın Doğan? Düşünebiliyor musunuz, sakat olduğu için Arsenal kulübünün 80 milyon Euro vererek aldığı Nicolas Pepe’yi, bonservisini eline vererek göndermesini hiç sorgulamayıp, anında imza attırıp, taraftarı susturmak için de cebine 3 milyon 350 bin Euro’yu koyarken vicdan azabı hiç çekmediniz mi?
***
TEKNİK ADAM MALİYETLERİ BİLE UTANDIRMALI
İnsan ekonomiyi bu kadar insanların gözünün içine sokarken,” Nenad Bjlelica isimli teknik adamı neden iki yıllık toplam 5 milyon Euro’luk anlaşma yapıp, 16 maç için neredeyse 500 bin Euro ödeyip, sonra da giderken 1 milyon 600 bin Euro cebine koyarak gönderdiniz” sormak hakkımız değil mi? Ya da, “Abdullah Avcı gibi daha dün bu takımı perişan eden, yaptırdığı transferlerle iflas aşamasına gelmesini sağlayan, yeni bir hikâye yazmamasına rağmen bu takımın başına 20 aylığını tam 100 milyon lira karşılığı getirmeniz ekonomik ihanet değil mi?” diye tepki göstermek bizlerin hakkı değil mi?
***
GELİRLERİ BIRAKIN GİDERLERİ KISIN
Size şunu ifade etmek isterim ki Sayın Başkan; bir kulübün gelirlerini istediğiniz kadar artırın, isterseniz banka kuracak seviyeye getirin. Eğer giderleri kısamazsanız ekonomiyi düzeltmeniz mümkün değildir. Giderler de ancak teknik kadro ve futbolculara ödediğiniz ücretlerin azaltılmasıyla kısıtlanabilir. Bugün kadronuzda 33 futbolcu bulunuyor. Bakın döneminizde bir tek altyapı oyuncusu bulunuyor mu bu kadroda? Tam 16 yabancınız var, diğerlerinin de büyük bölümü yerli yabancı ve pahalı oyuncular. Teknik adamlara servetler dağıtıyorsunuz. Hiçbir noktada istikrar sergileyemiyorsunuz. Bugün çok güvendiğiniz Abdullah Avcı da ara transfer dahil, gelecek için durmadan transfer istiyor, hatta bunu dayatıyor. Belki de takımın kötü sonuçlar alması işine bile geliyordur. Çünkü ancak bu şekilde istediği kadar transfer yaptırabilir size… Siz eğer teknik adamların taleplerine karşı durup, transfer konusunda tutumlu davranamazsanız, elinizdeki yabancıları yüksek bedellerle satamazsanız, kadro istikrarını kuramazsanız borcu azaltmak bir kenara, bugünü bile aratacak noktalara taşınmasına zemin hazırlarsınız.
O nedenle son kez söylüyorum ki;
Gelirleri artırmaktan çok giderleri kısın olur mu?
***
TORPİLİ GERÇEKTEN KALDIRABİLDİNİZ Mİ?
Başkan Ertuğrul Doğan, altyapıda da torpili ortadan kaldırdıklarını söyledi, kendilerinden önceki tüm dönemleri suçlu ilan etmiş oldu. Aynı zamanda altyapıda görev yapmış saygın birçok ismi de zan altında bıraktı. Sayın Başkan, bu öve öve bitiremediğiniz Duble-Pass firmasının bu kulübe ne getirip, ne götürdüğünü hep birlikte göreceğiz. Bakalım, sizin döneminizde altyapıdan kaç oyuncu çıkacak? Göreceğiz geçmişin büyük yıldızlarını üreten bu altyapı altın yumurtlayan tavuk mu, yoksa sadece toplumu uyutan bir uyku tulumu mu olduğunu takip edeceğiz. Torpili kaldırdığınızı söylüyorsunuz ama ne yazık ki altyapının başına bugüne kadar oyuncu üretim konusunda pek de önemli işlere imza attığı bilinmeyen bir ismi getirmekte bir sakınca görmüyorsunuz. Bu kulübün altyapısında ve futbolcu izleme biriminde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin İlçe Sosyal Politikalar Başkan yardımcısı olduğunu sosyal medyasında bağıra bağıra haykıran bir isimle yola devam ediyorsunuz. Bu kulübe kendinize yakın isimleri profesyonel olarak getiren, onlara maaş veren sizler değil misiniz? Bu kulüpte size yakın kişiler altyapıya samimi oldukları kişileri aldırdılar mı aldırmadılar mı? Kişiler işe alınırken bir duyuru yapıldı ve birçok başvuruda bulunuldu da, burada liyakata göre mi seçim yapıldı, yoksa bir kişi, “Bu çok iyidir, işe alalım, yararlı olur” dedi de mi iş başı yaptırılanlar oldu?
Neyse tüm bunlar bir kenara…
***
AYHAN PALA OLDUKÇA İDDİALI
İYİ Parti Ortahisar Belediye Başkan aday adayı Ayhan Pala, İYİ Parti’de kendisine karşı üst düzey teveccüh olduğunu bu yüzden memuriyetten istifa ettiğini söyledi. İYİ Parti’ye katılım sağladıktan sonra hem Trabzon halkının hemde partililerden yoğun bir “tebrik” telefonu aldığının altını çizen Pala, resmi olarak aday gösterilmesi durumunda Trabzon Ortahisar Belediyesi’ni kazanacağını iddia etti. Ayhan Pala, “Trabzon’da doğdum. Sporculuk yaşantım bu kentte geçti. Eğitimci olarak binlerce öğrenci yetiştirdim. Türkiye Okul Sporları Federasyonu Başkanı olarak ülkemizin her köşesine önemli dokunuşlar yaptık. Şimdi de doğup büyüdüğün şehrime Belediye Başkanı olarak hizmet etmek istiyorum” şeklinde konuştu.
***
SPOR LİSESİ’NIN TAŞINMASINI KİM ENGELLENDİ!
Geçtiğimiz aylarda Akçaabat İbrahim Erdemoğlu Spor Lisesi eğitim ve öğretim yılına başladı. Oldukça konforlu olan Lise kentimizin en önemli eğitim kurumlarından biri oldu. Trabzon’un Beştaş Mahallesi’nde bulunan Trabzon Spor Lisesi, Akçaabat’a taşınacaktı. Hatta Trabzonspor Lisesi, Akçaabat’taki Lise’nin elektrik ve doğalgaz faturalarını dahi üzerine almıştı. Fakat son anda Akçaabat’ta hatırı sayılır bir iki kişine devreye girerek, Trabzon Spor Lisesi’nin Akçaabat’a taşınması engellendi. Konu basından uzak tutularak işi oldu bittiye getirdiler. Trabzon’da hiçbir siyasetçi konuyu gündeme dahi getirmedi. Koskoca eğitim kurumu bir iki kişinin keyfine kurban edildi.
***
İKİ SPOR LİSESİ İSRAF DEĞİL Mİ?
Akçaabat Spor Lisesi faaliyete sadece erkek ve branşı futbol olan öğrencileri bünyesine kattı. 74 erkek ve 74 kız öğrenci yatak kapasiteli yurda sahip olan okula neden farklı braşlarda karma öğrenci alınmadı merak konusu? Bunun yanında Ortahisar’da bulunan Spor Lisesi zaten kapasitesinin altında öğrenciye eğitim verirken iki Spor Lisesi Trabzon’a lüks olmadı mı? Trabzon’un iki Spor Lisesi için gerekli öğrenci potansiyeli yokken devleti israfa sokmak akılcı bir yaklaşım mı? Bulunduğu konum ve binanın fizi koşulları içleracısı olan Trabzon Lisesi ile Akçaabat Spor Lisesi birleştirilip konforlu bir ortamda kaliteli eğitim sunmak gerekmez mi? Siz devleti böyle mi koruyor, bu mantıkla mı hizmet ediyorsunuz? Gerçekten yazık!
Yorumlar
Kalan Karakter: