ORHAN ÇAVUŞOĞLU’YLA NOSTALJİ!...
Orhan Çavuşoğlu ile Cumhuriyet Orta okulundan itibaren arkadaşız… Sınıf arkadaşıydık çünkü… Zayıf, çelimsiz ama çok hareketli, konuşkan, dışa dönük bir kişilik sergilerdi. Arkadaşlığımız daha sonrasında kesintiye uğramıştı. Ama pek görüşmesek de birbirini severdik. Asker dönüşü ben gazeteciliğe başlamıştım. Orhan Çavuşoğlu da İdmangücü altyapısında antrenörlük yapıyordu. O dönem genç bir antrenör grupları vardı. Çok idealist ve Trabzon futbolunu kurtarmaya yemin etmişlerdi adeta… Orhan, yakın arkadaşı Mustafa Reşit Akçay’ı da İdmangücü’nde antrenörlüğe başlatmıştı. Çalışkan, hareketli, bilgiye aç ve becerikliydi. O dönemlerde arkadaşlığımız gelişti. Genç yaşına rağmen yetenekleriyle dikkat çeken Orhan Çavuşoğlu, Sadi Tekelioğlu’nun da sağ kolu olmuştu. Hem Türkiye Futbol Federasyonu Karadeniz Temsilciliğinde yardımcısıydı, hem de Bafraspor 2’nci Ligdeyken yine onun yanındaydı. Ama Orhan’ın bir kusuru vardı. O da panik ataktı ve bazen bu rahatsızlığı hayatını çok olumsuz etkiliyordu. Zaten bu hastalığın depreştiği bir dönemde Bafraspor’da yardımcı antrenörken buradan kaçmış ve Trabzon’a gelmişti. Antrenörlük hayatına da son vermişti.

***
BAŞARILI BİR TEKNİK ADAMLIKTAN GAZETECİLİĞE UZANAN YOL
Ardından gazeteciliğe başladı ve burada da adım adım kendini geliştirip, Trabzon’un konuşulan, sevilen bir ismi olmuştu. Kendisi biraz rahatsız ve Ergun Ata ve Metin Eroğılu ile birlikte, Orhan Çavuşoğlu’nun uzun yıllar birçok insanı ağırladığı Erdoğdu’daki bahçeli evlerinde kendisine misafir olduk. Kardeşi Sezgin Yılmaz da onunla birlikteydi. Orhan hasta olmasına rağmen bahçedeki meyve ve sebzelerle yakından ilgilenmekten geri durmuyordu. Defalarca gittiğim ve hoş sohbetler yaptığım bu bahçede gazeteci arkadaşlarla birlikte Orhan Çavuşoğlu ile 2 saate yakın birlikte olduk, sohbet ettik. Tabii ki maziye daldık, eski günleri yad ettik. Bir dönem Trabzon’da Karadeniz Olay isimli gazete çıkıyordu. Orhan da burada daha yeni gazeteciliğe başlamıştı. Bir süre sonra bu gazetenin spor müdürü oldum. Orhan Çavuşoğlu ile gazeteci olarak yollarımız burada kesişti. Tabii ki gazetecilik adına önemli anılarımız vardı. Son ziyaretimizde de bu anılardan bazılarını paylaştık, güldük, geçmişi yad ettik.

SÜMER, ÖZAK’IN OĞLUNU ALTYAPIDAN KOVUNCA
Tabii ki Orhan gazeteciliğe yeni başladığı için tam olarak neyin haber olup olmadığı konusunda tereddütleri vardı. Bu arada bana bir istihbarat geldi. Altyapı sorumlusu Özkan Sümer, Başkan Faruk Nafız Özak’ın oğlunu yetersiz bularak U17 takımından göndermiş… Yani kaba tabirle kovmuş… Çok önemli bir haberdi. Bu konuyu yine o dönem gazetecilik yaptığımız Altuğ Atalay ile Haluk Ayyıldız birlikte gazetede tartışıyorduk. Ben durumu anlatıyordum. Haberi manşet yapacağımı, o dönem Trabzonspor muhabiri Nazım Konak’ı, Faruk Nafız Özak’ın evine gönderdiğimi ve oğluyla fotoğrafını çekeceğini söylüyordum. Çavuşoğlu, “Müdür, bu konuyu neden bu kadar abartıyorsunuz ki? Ben bu alayı bir ay önce duydum. Haber olmaz ki bunlar. Ben antrenörlük yaparken kaç tane futbolcu kovdum. Sıradan bir iş futbolcu kovmak” dediğinde, “Sen hiç Trabzonspor’da görev yapıp, kulübün başkanının oğlunu kovdun mu?” diye sorunca, afalladı ve, “Desene bu gazetecilikte öğreneceğimiz çok şey var” dedi ve her olaya çok daha dikkatli yaklaşmaya başladı.

***
MÜSABAKA YÖNETMELİĞİNE MADDE EKLEDİK
Bir gün şimdiki Kadir Özcan tesislerinin bulunduğu yerde futbol sahası vardı. Topraktı. Kış kıyamet bir maç var. İki takım için de çok zor bir karşılaşma… Maçı bir takım kazanırsa şampiyon olacak, diğer takım kazanırsa kümede kalacak.. Orhan da maçı takip ediyor. Orhan kardeşim gazeteye geldi ve, “Müdürüm dedi, maç 89’ncu dakikada tatil edildi” dedi. Nedenini sorduğumda ise, “Küme düşmemek için oynayan takım 87’nci dakikada 2-1 öne geçti. Bu dakikadan sonra bu takımdan topu ayağına alan futbolcu denize attı. Maçı tamamlayacak top kalmadı ve maç da tatil oldu” dedi. Haberi manşete taşıdık hemen… Bu arada yönetmeliklere baktık. Ne yazık ki bu tür olayların yaşanması halinde nasıl bir karar verilmesi gerektiğine dönük en küçük bir yönetmelik yoktu. Hemen kolları sıvadık ve bir yönetmelik hazırladık. “Müsabaka malzemelerine her hangi bir takımın yöneticisi, teknik adamları, futbolcusu ve diğer görevlilerinin zarar vermesi ve karşılaşmanın tamamlanamaması halinde, müsabaka malzemesine zarar veren takım hükmen mağlup sayılır” şeklinde özetlenecek bir madde ortaya çıkardık.
Bunu önce ASKF’ye, TFF Amatör İşlere, sonra da Federasyon yönetimine ilettik. Onlar da bu eksikliğin farkına vardılar ve daha önce böyle bir olayın yaşanmamasından dolaylı bu tür bir madde düşünmediklerini dile getirdiler. Sonuç olarak önerdiğimiz madde ufak tefek değişikliklerle TFF’nin müsabaka yönetmeliğine eklendi. Bu ve benzeri birçok olay yaşadık birlikte çalışırken… Birlikte çalışmadığımızda da çok yakın dostluğumuz, arkadaşlığımız oldu. Gazeteciler Cemiyeti evimiz gibiydi.. Erdoğdu’daki bahçeli evi dertleşme sahamızdı…
Sonuçta unutulmayacak bir dostluk yaşadık Orhan Çavuşoğlu’yla…
Bir an önce sağlığına kavuşması ve eski günlerdeki gibi dertleşme umuduyla… Geçmiş olsun Orhan kardeşim… Sevenlerinle, sevdiklerinle sağlıklı ve uzun bir ömür diliyoruz.
*
*
***
VEKİLLERİN DÜĞÜN MERASİMİ BAŞLADI
Yaz ayının vazgeçilmezi nikah ve düğünler artık start aldı. Trabzon’da hergün onlarca insan dünyaevine giriyor. Belediye Başkanları ve milletvekilleri bir nikâhtan öteki nikâha koşuyor. Özellikle Trabzon’dabu dönem Trabzon’da ikamet eden vekil sayısı az. Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez nikâhlara katılan vekillerin başını çekiyor. Yılmaz Büyüykaydın da Trabzon’da ikamet etmesine rağmen bu tür sosyal organizasyonlara katılmayı pek tercih etmiyor. Fakat düpün ve nikâh organizasyonlarında eski Trabzon Milletvekili Salih Cora sıralamadaki ilk yerini koruyor. Aktif vekil olmasa da kendisine gelen davetleri geri çevirmiyor. Cora’nın ayrı yer, mekân ve ilçede gün içinde 10 nikâha katıldığını biliyoruz. Yaşamını Ankara’da sürdüren Cora, Trabzonla bağını kesmeyerek kentteki bütün faaliyetlere katılmayı ihmal etmiyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: