ABDULLAH AVCI YENİ ERSUN YANAL OLUR!
Trabzonspor’da Nuri Albayrak döneminde başlayan bir Ersun Yanal aşkı vardı. Albayrak bu isim kulüp çalıştırırken, çok daha düşük maliyetlerle göreve getirmediği Yanal’ı daha sonra boştayken anlaşılmaz bir şekilde yüksek bedelle iş başı yaptırmıştı. Sadri Şener de bu isimle yola devam etmişti. Yanal yaptırdığı transferlerle herkesi şok etmişti. İlk yılında daha 20’nin üzerinde oyuncu aldırmıştı. Bu isimlerden 4-5 tanesi takıma yararlı olunca boşuna para verilen 15-16 isimden hiç söz etmemişti. Trabzonspor’un aslında ekonomik yıkım süreci bu dönemde yani 2008-2009 döneminde Sadri Şener-Ersun Yanal ekibiyle başlamıştı. Ama Yanal başarısız olmuş, kaçarcasına Trabzonspor’dan ayrılmıştı. Sonra İbrahim Hacıosmanoğlu bu ismi yeniden göreve getirmişti. Hem de adı futbolculuk günlerinde şike iddialarına karıştığına dair TV’lerde haberler yapılırken… Yanal bu dönemi de rezilce kötü yönetmişti ve yine ekonomik açıdan kulübü berbat etmişti. Ama yetmemişti. Ersun Yanal’ın, Trabzonspor’u yönetenlerle ilişkileri o kadar iyi dostları vardı ki bir de Muharrem Usta zamanında şansını denedi ama yine olmadı. İki dönemde de kulüpten önemli tazminatlar alarak arkasına bile bakmadan sevgilisiyle özel yatında tatillerde paraları yemeye gitti.
***
ABDULLAH AVCI DA KÖTÜ BİR SÜREÇLE GİTMİŞTİ
Abdullah Avcı da, Trabzonspor tarihine ekonomik açıdan en büyük tahribatı açan Ersun Yanal ve Vahid Halilhodzic ile birlikte üçüncü isimdi. Hem de onlardan kat kat daha büyük tahribat bıraktı. Takımda altyapıdan neredeyse hiç oyuncu oynatmama yemini etmişti. Birçok yetenekli ismi harcadı. Yaptırdığı sayısız ve pahalı transferlerle Bordo-Mavili yönetimleri iki ayakları bir pabuca sokacak duruma getirdi. Bir dönem şampiyonluk yaşandı. Bu dönemde bir eli yağda bir eli baldaydı. Üç büyük kulüp yarışın dışında kalmıştı. Konyaspor ile çekişiyordu. Bu Konyaspor’da Ahmet Çalık trafik kazasında hayatını kaybetmişti. Camiada büyük bir acı vardı. Ama Abdullah Avcı korkudan tır tır titriyordu. Rakipten 8 puan önde olmasına rağmen devre arasında 8 anlamsız transfer daha yaptırdı. Oysa sezon başında zaten 15 civarı oyuncu alınmıştı. Neyse ki, hakemlerin de bir tek hata yapmadığı bir dönemde takım şampiyon oldu. Ama ikinci yarıda Trabzonspor berbattı. Fenerbahçe, İsmail Kartal’a emanet edildikten sonra 21 puanlık farkı 6 puana kadar düşürdü. Ancak Adana’da oynanan ve hakemlerin de bir ölçüde yardımıyla kazanılan maçtan sonra Avcı ve ekibi ancak rahatlayabildi. Sonuçta takım şampiyon olmuştu ama bunda en az payı olan isim Abdullah Avcı’ydı.
***
BU KADAR YÜZSÜZLÜK OLABİLİR Mİ?
Geçtiğimiz sezon Abdullah Avcı, Şampiyonlar Liginde başarılı olacak bir kadro kurmaya çalıştı sözde… Öyle oyuncular aldırdı, öyle paralar ödendi ki kulüp tam batağa saplandı. Şampiyonlar Ligi ön elemesinde takım takım elendi. UEFA Avrupa Liginde gruplardan çıkamadı. Konferans Liginde Basel gibi sıradan bir ekibe elendi. Ziraat Türkiye Kupası’nda berbat bir süreç geçirdi. Ligde yenilgi üzerine yenilgi aldı. Çaresiz bir tutum sergiledi. Tazminatını alıp gitmeyi istedi ama olmadı. Sonunda 8,5 milyon lirayı cebine indirerek gitti. Ama asla kriz yönetecek bir teknik adam olmadığını dosta düşmana gösterdi. Görevden ayrıldıktan sonra Fenerbahçe’ye yamanmak istedi ama bu kulüp İsmail Kartal’ı tercih etti. Milli takıma yanaştı burada da Montella tercih edildi. Abdullah Avcı tek bir takım bile çalıştıramadı. Beş ay tatil yaptı. Yeni bir hikaye yazacak durumu ortaya çıkmadı. Ama bu isimle yolları ayıran Ertuğrul Doğan tarafından yeniden kurtarıcı gibi sunuldu. Bu anlamsız tavır karşısında Abdullah Avcı’nın, “Şu anda Trabzonspor’a gelmemin bir anlamı yok. Çünkü koşullar hiç değişmedi. Ben de yıpranmış bir isimim ve birkaç başarısız sonuçla taraftarın hışmına uğrayabilirim. Ayrıca siz yönetim de hedef olursunuz” demesi gerekirdi.
***
ERDEMLİ BİR DAVRANIŞ BEKLEDİK AMA BOŞUNA!
Böyle bir tavır sergilemedi. Sergilemez de… Çünkü onun tek derdi bol para kazanmak… Bu konuda da Trabzonspor’dan daha güzel bir kaynak bulunabilir mi? Tabii ki bulunamaz. Abdullah Avcı da sanki daha 5 ay önce bu kulübü çukura düşüren isim değilmiş gibi teklife balıklama atladı. Bir aksilik olmazsa bu hafta ortasında göreve başlayacak. Ne diyelim, yüzsüzlüğün bir başka adı olarak anılacak Abdullah Avcı... Keşke onurlu bir duruş sergileseydi de, “Biraz yıpranma sürecim geçsin, bir başka takımda güzel bir hikaye yazayım, o zaman şartlar müsaitse gelirim” diyebilseydi. Ama nerede böyle bir erdemli davranış… Ve kimden bekliyoruz bunu? Artık yeni bir Abdullah Avcı süreci başlayacak gibi… Şimdiden iddia ediyoruz yeni bir Ersun Yanal dönemi yaşayacağız. Avcı, başarısız olduğunda yine yönetim tarafından işten el çektirilmeyi ve bir güzel tazminat alarak ayrılmayı bekleyecek. Şartlar gereği başarılı olursa da yine kahraman haline getirecek.
Olan ise Trabzonspor’a olacak!...
***
SADRİ ŞENER FUTBOLU SANKİ ÇOK BİLİYOR DA!...
Trabzonspor eski başkanı Sadri Şener, geçtiğimiz günlerde yerel bir gazeteye açıklamalarda bulunmuş ve çeşitli değerlendirmeler yapmış… Ama bir sözü gerçekten dikkatimi çekti. Sayın Şener, “Kulübü yönetenler futbolu bilmiyor” ifadesini kullanmış… Şaşırmadım desem yalan olur. Çünkü eski Başkan Sadri Şener 1991 yılında Mehmet Ali Yılmaz’ın bakan olmasıyla birlikte başkanlık koltuğuna oturmuş, 1993’te ise işlerinin kötü gitmesinden dolayı da istifa etmiş, o dönemde devlet tüm alacaklarına el koyacağı için zorunlu olarak 7 milyon dolar da alacağından vazgeçmişti. Sonra tam 15 yıl kulüp yönetiminden uzak kaldı. Aslında kongrelere, etkinliklere, maçlara geliyordu ama kenarda durmayı tercih ediyordu. Sonra Nuri Albayrak başkanlığı bırakınca 2008’de camianın da zorlamasıyla yeniden koltuğa oturdu. Başkanlığa başladığı ilk günlerde, “Ben futboldan anlamam, yorum da yapmam ama geri pasını hiç sevmem” diyerek mütevazı bir kişilik ortaya koyma çabası gösteriyordu.
***
ŞENOL GÜNEŞ’E BİLE İŞİNİ ÖĞRETMEYE ÇALIŞTI
Sadri Şener görevi devralırken aşırı harcamalarla borcu 40 milyon lira civarına çıkarmış olan Nuri Albayrak’a ateş püskürüyor, kulübü iflasa sürüklemeye çalıştıklarını dile getiriyordu. Sonra kendi döneminin transfer süreçleri başladığında Albayrak’a taş çıkarmak bir yana, cebinden çıkaracak transferler yapmaya başladı. Kulübün gelirleri inanılmaz artırılırken, bu arada Borsa’daki hisselerin yüzde 19’dan yüzde 49’a kadar olan kısmı da, ‘Bunlar kağıt parçası’ denilerek satılmasına rağmen görevi bırakırken arkasında 175 milyon liralık bir borç yığınının baş sorumlusuydu. Ama bunlar bir kenara, futboldan anlamadığını söyleyen Sadri Şener, bir süre sonra büyük sansasyonlarla iş başı yaptırdıkları Şenol Güneş’e başta övgüler dizerken, işler sarpa sardığında da, “Şenol Güneş idman yaptıramıyor. Takımın kondisyonu çok düşük. Trabzonspor böyle oynamaz” diye teknik, taktik ve fiziksel değerlendirmeler yapmaktan geri durmuyordu. Anlaşılan oydu ki Sayın Şener, hiçbir antrenörlük kursuna gitmemesine rağmen, tribünde maç izleyerek takımın hangi taktikle oynayabileceğini, kondisyonunun eksikliğini ve bunların gerekçelerini bile öğrenecek düzeye gelmişti!
Şimdi bu Sadri Şener, mevcut yönetenleri, futbolu bilmemekle suçluyor. Oysa kendi bilgisizliğinin, tez canlılığının ve gereksiz transferlerinin Trabzonspor’u bugünlere getirdiğini hiç ama hiç kabul etmeyecek ve asla özeleştiri yapmayacak bir görüntü veriyor..
Yazık doğrusu…
Yorumlar
Kalan Karakter: