KULÜPTE AKİL ADAM KALMADI MI?
Trabzonspor’un geçmiş yıllarda yaşadığı kriz günlerinde hemen Divan Kurulu ya da kulübün sözü dinlenen önemli isimleri devreye girer, yönetimi uyarır, kamuoyuna önemli mesajlar verir, teknik kadro ve futbolculara da güvence olurlardı. Bu noktada kurucu başkanlardan Rıfat Dedeoğlu başı çekerdi. Bu isme yine eski başkanlardan Ahmet Celal Ataman katılır, bazen Faruk Nafız Özak, Özkan Sümer, Ali Özbak, Nizamettin Algan, Kenan İskender devreye girerdi. Ekonomik krizler yaşandığında, ‘kriz masaları’ oluşturulur, yaşanması muhtemel kaostan nasıl çıkılması gerektiği noktasında akıl yürütülür, yönetime yol haritası verilirdi. Çok eski yıllarda da en çok İbrahim Cevahir’in ismi öne çıkar, Trabzon’daki arkadaşlarını ayağa kaldırır, İstanbul’da önemli isimlerle bir araya gelir ve kulübe yapılması gereken yardımları organize ederdi. Ama Trabzonspor’a uzaktan bakan, ya da kulübü derinliğine tanımayan, ne kuruluşunda yaşananları, ne iflas aşamasından zirve yükselişinde kendilerini ortaya koyanları hatırlarlar. Bunlar, Bordo-Mavili renkleri hayatlarının en önemli parçası haline getirenlere burun kıvırır, “Derin Trabzonspor” yaftasıyla aşağılardı. Ama tüm bunlara rağmen, kulübe sahip çıkmak isteyenleri bu tepkiler durduramazdı.
KANAAT ÖNDERLERİ NEDEN SUSUYOR?
Özkan Sümer, Rıfat Dedeoğlu, İbrahim Cevahir, Ali Özbak, Kenan İskender vefat ettiler ve aramızdan ayrıldılar. Ahmet Celal Ataman ve Nizamettin Algan çok yaşlandı. Kulübün birçok organizasyonlarına katılıp, varlıklarını hissettirseler de krizlerde ortaya çıkabilme enerjisine artık sahip değiller. Bilindiği gibi bu kulübün bir Onursal Başkanı var. İsmi Mehmet Ali Yılmaz… Ancak bu isim de sadece başkanlık yaparken, Trabzonspor’a ilgi duyan, dışarıda olduğunda hiçbir sorunuyla ilgilenmeyen bir yapıya sahipti. Bu aynen devam ediyor. Ancak geçmişte çok önemli işleri yürüten, yardım kampanyalarında organizatör olan, kulübün bir yatırımı olacağı zaman anında gerekli bağlantıları kurmakta usta olan Faruk Nafız Özak siyasete girdikten sonra kendisini tamamen inzivaya çekmiş görülüyor. “Aman fatura üzerime kalmasın” havası sergiliyor. Kendini tamamen yine siyasete ve bu araçla birlikte yardım kampanyalarına vermiş ve Bordo-Mavili kulübü ancak şirketlerindeki sohbetlerde konu ediyor gibi bir görüntü veriyor. Faruk Nafız Özak’ın, “Trabzonspor vatan, biz askeriz” sözüne rağmen, artık bu kulüpten uzak durmasından sonra ortaya çıkması gereken birçok isim var.
İFLAS EDİP, SATILMASI MI BEKLENİYOR?
İskender Önal, Hayrettin Hacısalihoğlu, Erol Tuna, Yusuf Ziya Yılmaz, Mahmut Ören ve birçok ismin kulübün sorunlarını çok daha yakından takip etmesi, Divan Kurulu’yla ortak hareket etmesi ve yarın doğabilecek büyük sorunların çözümü için de çaba harcaması gerekiyor. Bu uyarıyı neden yapıyoruz peki? Çünkü kulüp, iktidar partisine çok yakın bir duruş sergiliyor. Hani birçok kişi, “Kulübün yönetiminde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin önemli isimlerinin rolü büyük. Aslında yönetim onların dediğini yapıyor” değerlendirmesinde bulunuyor. Oysa Trabzonspor kulübünün tüm siyasi partilere eşit mesafede olması gerekir. Spor kulübü olarak siyaset üstü yaklaşım sergilemeyi becerebilmesi şart. Kulübü kesinlikle yönetimin, camianın geniş ve vizyonu yüksek kişilerinden de fikir alarak yönetmesi gerekir. Ancak buna kulübün ekonomik durumu izin vermiyor. Siyasi iktidarın önemli bazı isimleri olmasa Trabzonspor’un hemen iflas bayrağını çekeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Ancak bu kulübü, bu duruma getiren sürece, Trabzonspor’un önderi olması gereken isimler ve kurullar hiç müdahil olmadılar. Yönetime yol gösterme, gerektiğinde sertçe uyarma ve koltuklarını kaybedebilecekleri mesajını verme gereği duymadılar. Şimdi ise özellikle ekonomik açıdan kaotik bir sürecin gelme ihtimali çok yüksek… Ama yukarıda belirttiğimiz gibi, kulübün akil insanları olarak kabul edilmesi gereken isimlerden ne ses çıkıyor, ne seda? Ne oldu? Yoksa Trabzonspor’u var eden dinamikler yok mu oldu? Akil adamı kalmadı mı?
BAŞ’DAN 6’LI MASAYA GÖNDERME!
Babasının vefatının ardından Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı olan ve yaptığı açıklama ve tavırlarıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Av. Hüseyin Baş, özellikle genç seçmenlerin beğenisini kazanan bir siyasi lider. Türkiye’nin en genç Siyasi Parti Genel Başkanı olan Hüseyin Baş, göreve geldiği günden bu yana “ Türkiye’yi gençlerin yönetmesi gerektiğine” vurgu yapıyor. Türkiye’de gençlerin geleceğini yaşlıların belirlemesine dikkati çeken Baş, dünde paylaştığı mesajda 6’lı masaya göndermede bulundu. Baş, “iddia odur ki; her parti bir kaç bakanlık istemiş. Bir baktım kimse Gençlik ve Spor Bakanlığı’nı istememiş. Çünkü kimsenin umurunda değil gençlik! Gençler bu seçim kendinize oy verin!”
OCAK AYI, KÜLTÜR SANAT AYI OLDU
Trabzon Büyükşehir Belediyesi önümüzdeki günler kültürel etkinlikler düzenleyecek. 11 Ocak’ta başlayacak olan etkinlikler 29 Ocak tarihinde sona erecek. Tiyatro, konser ve söyleşilerin gerçekleştirileceği organizasyona katılımın oldukça fazla olması bekleniyor. 21 Ocak Cumartesi günü saat 20.00’da Türk Halk Müziği’nin güçlü sesi İsmail Altunsay’da birbirinden güzel ezgilerle Trabzonlu türkü severlerle buluşacak.
Yorumlar
Kalan Karakter: