NWAKAEME MESELESİ ÜZERİNE!
Futbolun az çok içinde olan herkes transferin neden ve hangi koşullarda gerekli olduğunu bilir. Bir takım ihtiyacına ve ekonomisine göre transfer yapar. Bu iki kritere göre transfer yapılmazsa gideceği yer uçurumdur. Bunu defalarca yaşadık, gördük. Aynı deneyi yapıp, farklı sonuçlar beklemek ise aymazlıktan başka bir şey değildir. Bunları neden mi dile getiriyorum? Biliyorsunuz her transfer döneminde Trabzonspor’un gündemine Anthony Nwakaeme getiriliyor. Bu futbolcu 2019-20 sezonunda Bordo-Mavili takıma, İsrail’in sıradan bir kulübünden getirildi. Yaşı nüfus cüzdanına göre 30’du ama Afrika kökenli futbolcuların genellikle 3-4 yaş küçük yazıldığını sağır Sultan bile duymuştur değil mi? Nwakaeme, daha önceki yıllarında Avrupa’nın önemli bir kulübünde oynamış yıldız değildi. Ancak Trabzonspor’un hücum gücüne büyük katkı yaptı. Bireysel oynamayı seven, savunmaya gelmeyi düşünmeyen, takım savunması konusunda çok amatör bir oyuncuydu. Ama taraftar genellikle oyuncunun attığı çalımlara, gollere ve asistlere bakar.
***
TEK BİZ Mİ YETENEKLERİNİN FARKINDAYIZ?
Bunun için de Nwakaeme sıradan taraftar için bulunmaz Hint kumaşı gibidir. Oysa futbolun doğrularını bilenler için takımın topu hücumda tutma zorunluluğu olduğunda hamle oyuncusu olarak düşünülmesi gereken bir isim olarak bakan Nijeryalı futbolcuya…Anthony Nwakaeme zaten üst düzey bir isim olsaydı Nijerya A milli takımının da değişmezi olurdu ama değil? Neden acaba? Yani Avrupa’nın orta karar kulüpleri bile onun yeteneklerini keşfedememiş, Nijerya milli takımını yıllardır çalıştıran hocalar görmezden gelmiş. Nijerya spor basını, “Böyle büyük bir yeteneği neden A Milli takıma almıyorsun?” diye teknik adamlarını yerden yere vurmamış… Trabzonspor’da atak oyuncusu olarak çok önemli rakamlara ulaşmasına rağmen, transfer furyasının içinde debelenen Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş bile yüzüne bakmamış… Bu oyuncu parayı tercih etmiş, Bordo-mavili yönetimin tavan ücretini reddetmiş ve Suudi Arabistan’ın yolunu tutmuş… Şu anda nüfus kağıdına göre 34 yaşını bitirmek üzere… Belki de gerçek yaşı 37 falan olmuş… Ama Trabzonspor’da sürekli gündeme getirilen bir futbolcu olarak öne çıkıyor.
***
EKONOMİK FELAKETE SEBEP OLMAZ MI?
Hemen hemen her gün ulusal bir spor gazetesinde Anthony Nwakaeme’nin Trabzonspor’a geleceğini yazıyor. Sosyal medya bu haberlerle çalkalanıyor. Adeta Nwakaeme FAN Kulübü işlevi görenlerin sayısı bir hayli fazla… Kimse de, “Ya bu adam yaşını başını aldı, Trabzonspor’u para için terk etti. Onun bu kulübe bir daha ayak basması, Trabzonspor’u küçültür” demiyor. Bunlar bir kenara, şu anda Trabzonspor’da kol kanat olarak tam 4 milyon Euro bonservis bedeliyle alınmış, kendisine de 1 milyon 750 bin Euro ödenen Mahmoud Trezeguet bulunuyor. Mislav Orsic tam 2,5 milyon Euro’ya transfer edilmiş, kendisine de 1 milyon 750 bin Euro yıllık veriliyor. Orsic sakat ve idmanlara başladı. Yani bir iki ay içinde oynayacak duruma gelecek. Yani takımda şu anda bulunan iki yabancı sol kanadın maliyeti yıllık ücretleri de hesaba katılırsa 10 milyon Euro (312 milyon lira) Eğer Trezeguet’i kulüp devre arasında bonservis bedeli alarak satacaksa ve Orsic’in de, “Ben gitmek istiyorum, bir lira talep etmiyorum, ödediğiniz bonservis bedelini de veriyorum” demesi halinde takımın bir sol kanata ihtiyacı olur. Bu iki futbolcu böyle dese bile, Trabzonspor’un alması gereken futbolcu 35 yaşlarındaki Nwakaeme değil, çok daha genç, dinamik, oyunu iki yönüyle de doğru oynayabilen bir isim olmalı değil mi?
***
EKONOMİK FERYADA KULAKLAR TIKALI
Çünkü transfer bir yandan bugün yararlı olacak isim olmasının yanında, geleceğe de yatırım niteliği taşımalı! Aksi takdirde kulüp her transferde önemli zararlara uğramak durumunda kalır. Trabzonspor ekonomik iflasta. Başkan durmadan ne büyük badireler atlatıldığını anlatıp duruyor. Son 8 ayda kasaya 90 milyon Euro konulmasına rağmen 31 Ekim itibarıyla borç tam 4 milyar 45 milyon lira olarak açıklandı. Yani tam bir iflas durumu… Ne diyor Ertuğrul Doğan, “Eğer bizim yerimizde başka bir şirket olsa Borsa’da tahtası kapatılır.” Yani iflası verilir. Tüm bu çığlıklara rağmen ne taraftar, ne medya bu duruma hiçbir şekilde duyarlılık göstermiyor ve Nwakaeme aşkı yüzünden kulübün ekonomik açıdan iyice nallarını dikmesini istiyor. Bu mu Trabzonsporluluğunuz, bu mu aidiyet duygunuz? Bir başka veri daha size… Trabzonspor tarihinde giden ve geri dönen hiçbir futbolcu neredeyse hiç başarılı olamadı. Yani yeniden umut olarak takıma katılan eski göz ağrıları tam bir hayal kırıklığı oldu. Yusuf Yazıcı da buna son örnek değil mi? Nedir bu Nwakaeme sevdası? Nedir bu Trabzonspor düşmanlığı? Yeter artık! Zaten sosyal medya paylaşımlarındaki tepkilere göre kulübü yönetmeye çalışan Ertuğrul Doğan’ı iyice köşeye sıkıştırmaktan vazgeçin.
Biraz da olsa Trabzonsporlu olun olmaz mı?
***
BAKASETAS HALA EL ÜSTÜNDE Mİ?
Bir futbolcunun yararlı olabilmesi için bedeniyle, beyniyle, kalbiyle formasını giydiği kulübe kendisini vakfetmeli… Aldığı paranın karşılığını vermek için sahada ölümüne mücadele ederken, saha dışında da örnek bir yaşam sürmeli.. Eğer bir futbolcu, bir kulüpten ayrılmaya karar vermişse, onun artık yararlı olması düşünülemez bile… Anastosios Bakasetas… Alanyaspor’dan transfer edildikten sonra bayağı yararlı oldu. İyi işler yaptı. Uzaktan attığı goller kritik galibiyetleri getirdi. Çalışkan bir isim olarak dikkat çekti. Takımın en önemli parçalarından biri olarak alkışlandı. Bunun karşılığı olarak da yıllık 1 milyon 250 bin Euro kazandı. Eski kulübüne de 3 milyon Euro bonservis bedeli ödendi. Ama yeni dönem için sözleşme uzatmaya yanaşmıyor. Zaten geçen sezonun devre arasından sonra Bakasetas eski oyununu hep aratır olmuştu. Vasat değil, kötüydü ama isminin yarattığı etkiyle sürekli forma buldu. Aslında belli ki bu oyuncu takımdan ayrılmaya geçen sezon karar vermiş, kendisinin kulağına kar suyu kaçırılmış ve artık Trabzonspor’da uzatmaları oynadığını belli etmeye başlamış…
***
ONU OYNATMAK KULÜBE SAYGISIZLIK
Keşke yönetim Anastosios Bakasetas’la sözleşme uzatmak için bu kadar zaman kaybetmeseydi ve satışı için çabalasaydı. Sezon başında 3-4 milyon Euro karşılığı gönderilse hem kasaya para girer, hem de ona ödenen 1 milyon 250 bin Euro tasarruf edilirdi. Ama bu yapılmadı. Geldiğimiz süreçte, Bakasetas artık bu takımda oynamayacağını resmen ilan etmiştir Gitmeyi kafasına koymuştur. Bunu yaparken de bonservis bedeli getirmeyi aklının ucundan bile geçirmemektedir. Eğer bir futbolcu, ayrılmaya karar vermişse, ne o kulüp için kalbini, ne beynini, ne de fiziğini ortaya koyar. Bir an önce zamanın dolmasını ve yeni kulübüne yelken açmayı hedefler. Kalbiyle, beyniyle, fiziğiyle kendisini takıma vakfetmeyen oyuncu da yararlı olamaz. Sakatlanmamak için kendisini sürekli sakınır. Takım arkadaşlarına, rakibe saygısızlık yapar. Ama bu saygısızlığa son vermesi gereken yönetim ve teknik kadrodur. Artık Bakasetas’ın el üstünde tutulma süreci sona ermelidir. Bu oyuncu kulübeye dahi sokulmamalı, takım idmanlarına alınmamalıdır. Devre arasında da satılmalıdır. Gitmiyorsa da sözleşmesinin bitme tarihine kadar tek başına çalışmaya mahkum edilmelidir. Bu eylemin yapılmaması ve Bakasetas’ın hala el üstünde tutulması, Trabzonspor gibi büyük bir kulübe saygısızlıktır.
Bu saygısızlığı ne Başkan, ne Yönetim, ne de Abdullah Avcı yapma hakkına sahiptir.
Yorumlar
Kalan Karakter: