BALTA’LARIN KADERİ SONUÇLARA BAĞLI
AK PARTİ Vakfıkebir Belediye Başkan adayı Muhammet Balta dün Vakfıkebir’de tanıtım ve proje toplantısı gerçekleştirdi.
AK Parti kurmaylarının katıldığı toplantıda Muhammet Balta, 24 yeni proje ile vatandaşlara seslendi. Toplantıya katılım istenilen düzeyde değildi. Vakfıkebir halkı Muhammet Balta’nın “devam etmeyeceğin” deyip, tekrar aday gözterilmesini çok hazmedemedi. Kuzeni olan AK Parti eski Trabzon Milletvekili Muhammet Balta’nın direktiflerine göre hareket eden Belediye Başkanı Balta, sonrasında yeniden aday gösterildi. AK Parti Vakfıkebir’de başka adaylara yönelmişti. Fakat, Eski Milletvekili Muhammet Balta, Trabzon İl yönetimine rest çekerek, “ ya benim dediğim adayı gösterirsiniz ya da beni karşınıza alırsınız” dediği iddia edildi. Vakfıkebir’deki anketlerde bir türlü öne geçmeyi başaramayan belediye başkanı Muhammet Balta’nın kalan 20 günde yapacak olduğu çalışmalar seçimdeki kaderini belirleyecek. Muhammet Balta Vakfıkebir Belediye Başkanlığını kazanamaz ise AK Parti Genel Başkan Vekili yardımcısı Muhammet Balta’nın da görevden alınacağı konuşuluyor. Zira eski vekil Balta, kuzenine kefil olmanın bedelini bir şekilde ödemek zorunda kalacak.
***
VİYODÜKTEKİ TÜRKİYE KOALİSYONU
Trabzon’un, Atatürk alanı karşısında yer alan ve Tanjant yolunu Değirmendere’ye bağlayan Viyadük bilindiği gibi büyük bir tepki çekmiş, şehrin silüetini olumsuz etkilediğine dair görüşlere neden oluyordu. Yıllarca bu viyadük tepki merkezi haline gelirken, 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde siyasi partilerin adaylarının adeta reklam panosuna dönüştü. Neredeyse her partinin ve adaylarının isimlerinin ve sloganlarının bulunduğu afişler viyadükü süslemiş görülüyor. Türkiye’de birçok yerde özellikle iktidar ya da iktidara yakın partilerin mensuplarının muhaliflerin afişlerine, pankartlarına ve benzeri organizasyonlarına tahammül edemeyip, engelleme çabası gösterirken, Trabzon sokaklarını, caddelerini tüm parti adaylarının fotoğrafları ve halka vaatlerinin süslüyor olması gerçekten olgun bir tavır olarak görülüyor, bunun hiç bozulmadan, seçimin barış ve kardeşlik içinde gerçekleşmesi beklentisi yükseliyor.

HER PARTİNİN ADAYI O VİYADÜKTE
Adalet ve Kalkınma Partisi Ortahisar Belediye Başkan adayı Ergin Aydın’dan Büyükşehir Belediye başkan adayı Ahmet Metin Genç’e, CHP Ortahisar Belediye Başkan adayı Ahmet Kaya’dan Büyükşehir Belediye başkan adayı Hasan Süha Saral’a, İyi Parti’nin hem Büyükşehir, hem Ortahisar adayları, Zafer Partisi, Yeniden Refah Partisi ve Saadet Partisi adaylarının da fotoğrafları viyadüğü süslemiş görülüyor. Bu aslında hem partilerin, hem de adayların birbirlerine karşı saygısını gösteren bir demokrasi görüntüsü olarak kabul ediliyor ve ülkenin de şehrin de her yerde böyle bir birine tahammül edilmesi gerektiğine işaret edildi. Bunu fotoğrafı görenler de, “Tüm partiler Viyadök’te koalisyon halinde” yorumunu yapmaktan kendilerini alamadılar. Bu tablonun tüm Türkiye’ye de örnek olması isteniyor. Seçimde tüm parti mensuplarının olgunluğunun en üst seviyede sürmesinin de ülke barışına katkı yapacağı vurgusu yapılıyor.
***
SİZ ÇOKTAN PES ETTİNİNİZ BAŞKAN!
Trabzonspor başkanı Ertuğrul Doğan bu ayki Trabzonspor dergisine yaptığı açıklamada, güçlü bir kulüp için gözünü hiçbir şeyden asla esirgemeyeceğini söyledi. Başkan Doğan, şöyle konuştu: "Mesele Trabzonspor olduğunda gözünüzü kırpmadan elimizden gelen bütün fedakârlıkları yaparız. Evet, bugünkü tablo sancılı görülebilir ama ben bu takımın içinde bulunduğu değişime güveniyorum. Çünkü hem ekonomik hem de sportif anlamda attığımız sağlam adımların yakın bir gelecekte meyvelerini vereceğine tüm kalbimle inanıyorum. İleriyi görüyorum ve bu yüzden umutluyum” dedikten sonra taraftara seslendi ve; "Ben taraflı biriyim, aynı sizin gibi. Bizler için Trabzonspor'un elinden zorla alınan puanlar kabul edilebilir bir durum değil. Ama hiçbir konuda asla pes etmeden, asla geri adım atmadan, meşru yollarla hakkımızı sonuna kadar ararken, sahaya yansıyan oyunumuzla da her şeye ve herkese karşı tek başına durmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
***
ÇEVRESİNDE DÜŞÜK PROFİLLİLER BULUNUYOR
İlk bakışta çok göz alıcı bir açıklama değil mi? Oysa sadece tribüne oynama amacı taşıyor. Zaten Başkanın konuşma ya da yazı metinlerini hazırlayanlar, tıpkı verdiği sözleri tutamayan ve tutamayacak siyasetçilerin metin yazarları gibi hareket ediyorlar. Belli ki bu metinleri hazırlayan kişilerin en küçük bir entelektüel birikimi yok… Taraftara hamasi nutuk çekildiğinde, fanatiklerin gazı alındığında her şey yoluna girer sanıyorlar. Hazırladıkları metinlerin sıradan, ucuz, kahve sohbeti havasında yazılı olduğunu hiç kimsenin fark edemeyeceğini sanıyorlar. Zaten Başkan Ertuğrul Doğan çevresini bu düşük profilli, sadece para kazanmayı düşleyen, Trabzonspor’u da iyi gelir getirecek bir araç olarak görenlerden donatmamış olsaydı, kulübü yönetim biçimi de çok farklı olurdu. Trabzonspor başkanı ve yönetimi sadece kendi camialarına mesaj veren değil, Türkiye’ye yön veren bir işleve sahip olma yolunda emin adımlarla yürürdü.
Neyse…
Asıl konumuza gelelim…
***
BUNLAR TESLİMİYET DEĞİL DE NEDİR?
Bir başkanın ya da kulübün teslim olmaması bir tek hakemlere karşı sert açıklamalar yapmakla mümkün olabilir mi? Olamaz değil mi? Bir kulübü yönetirken, tüm dış etkenlerden bağımsız olabiliyor musunuz? Mesela iktidar siyasetinin en tepesindeki ya da onun izdüşümündeki isimler bir emir verdiğinde, “Bunu kesinlikle yapmam, yapamam” diyebilir simisiniz? Diyemezsiniz değil mi? Bakın İstanbul’u tarihinde ilk kez bir Trabzonsporlu hem de eski yöneticisi ve Divan Kurulu üyesi yönetiyor. Bir kez ziyaretine gidebildiniz mi başkan seçildikten sonra, ya da asbaşkanken… Yok değil mi? Hatta köşe bucak kaçıyorsunuz… Oysa iktidarın unsurlarıyla nasıl da can cana kan kana oluyorsunuz haksız mıyım? Bu mu teslim olmamak… Ya da Abdullah Avcı isimli altyapıya adeta düşman bir teknik adama bağımlı değil misiniz? Böyle bir isme 20 ay karşılığı 100 milyon lira ödemek bağımlılık değil mi? Ya da teslimiyet… Bir kulübün kendi altyapısından oyuncu üretmesini adeta engelleme adına hareket etmeniz, birilerinin güdümünde dış transfer yapmayı marifet saymak teslimiyet değil mi? Ancak ve ancak kulübün gayrimenkullerini satarak ya da proje geliştirip, TOKİ veya Emlak Konut’a pas etmek ve böylece borçları azaltma düşüncesi teslimiyet değil mi? Ekonomik borç yükünün altında ezilirken, birilerinden sürekli bir şeyler talep etmek teslimiyet değil mi? Borcu sürekli artırıp, sonra da para babalarının kapılarında sponsor aramak zorunda kalmak, araya hatırlı siyasetçileri sokmak teslim olma anlamına gelmiyor mu?
Örnekler çok daha çoğaltılabilir ama yazıyı uzatmaya gerek yok…
Sayın Başkan, ne yazık ki teslimiyeti bir tek hakemlere karşı sessiz kalma olarak anlıyor, onlara bağırdığında da pes etmediğini ve gözünü budaktan esirgemediğini sanıyor…
Oysa gözünü kapattığı ne kadar çok olay olduğunu fark etmiyor bile…
Yazık doğrusu
Yorumlar
Kalan Karakter: