TRANSFER VE DOĞAN’IN ÇİZGİSİ NASIL OLMALI?
Trabzonspor’u yönetenlerin en büyük açmazı sanki pahalı transferler ile şampiyonluğun geleceği düşüncesidir. Ya da en çok transfer yapan kulübün ipi göğüsleyeceği, zirveden hiç inmeyeceği yanılgısıdır. Zaten bu düşünce gerçekçi olsa sanırım Ali Koç başkanlığındaki yönetim şampiyonlukları kimseye kaptırmaz, rekor üzerine rekor kırardı. Ama Ali Koç transfer rekorunun yanında, teknik direktör değiştirme furyasının baş kahramanı olurken, ne acıdır ki VAR sistemi devreye girdikten sonra özellikle nal toplamaktan öte hiçbir iş yapamıyor. Benzen düşünceler Trabzonspor için de geçerli… Özellikle Nuri Albayrak ile başlayan, Sadri Şener ile devam eden ve İbrahim Hacıosmanoğlu, Muharrem Usta ile zirve yapan transfer furyası süreci hem hayal kırıklıklarına sebep oldu. Aslında takım zaman zaman sahada başarılı gibi gözüktü ama bu elde edilen sonuçların maliyet yarar hesabına vurulduğunda zarar hanesinin çok ağır bastığı gerçeğiyle karşı karşıya kaldığımız net bir şekilde görülür.
***
PIRLANTA İSİMLER NASIL KAZANILDI HATIRLIYOR MUSUNUZ?
Trabzonspor’da Ahmet Ağaoğlu göreve ilk başladığında transfer masraflarını kısma, düşük maliyetle isimleri transfer etme ve böylece borcu düşürme çabasına gireceği sinyalini verdi. Zaten kısa bir süre sonra takımın en önemli yıldızları kabul edilen Burak Yılmaz, Onur Recep Kıvrak, Juraj Kucka, Amiri, Olcay Şahan gibi pahalı isimler de kadro dışı bırakıldı. Sonra bu isimlerle yollar ayrıldı. Tam bu arada transfer yasağı da geldi. İşte o anda büyük bir fırsat doğdu ve Uğurcan Çakır, Abdulkadir Ömür, Yusuf Yazıcı, Abdulkadir Parmak ve Hüseyin Türkmen gibi altyapıdan yetişen 5 genç birer yıldız gibi parladılar. Aslında her şey rayına girmiş gibiydi. Bu isimlere daha sonra Murat Cem Akpınar, Arda Akbulut, Serkan Asan, Abdurrahim Dursun gibi oyuncular eklenmiş, yeni yeni yıldız adayları da filizlenmeye başlamıştı. Ancak Yusuf Yazıcı’nın 17,5 milyon Euro ve Edgar Lee karşılığında Lille’ye satılması, bu arada Bankalar Birliği ile yapılan 75 milyon Euro’luk düşük faizli, ilk iki yılı ödemesiz kredi anlaşması Ağaoğlu ve arkadaşlarının başını döndürdü.
***
YUSUF SATILMASA, SADECE SORLOTH ALINSAYDI!...
Yusuf Yazıcı giderken, ana ve ara transfer dönemlerinde tam 17 isim alındı. Hem de bu isimlerin önemli bir bölümü pahalıydı. Aslında kadro maliyeti 16 milyon Euro’ya düşmüşken yeniden fırlama eğilimi gösterdi ve 29 milyon Euro seviyesine yükseldi. Aslında Trabzonspor Yusuf Yazıcı’yı satmayıp, o transfer döneminde sadece Alexand.er Sorloth’u alsaydı şampiyon olur, hem de takım maliyetini 15 milyon Euro’nun bile altına çekebilirdi. Çünkü Yusuf Yazıcı ve 5 altyapının pırlantasıyla birlikte takım hem futbol, hem de sonuç anlamında büyük bir sıçrama gerçekleştirilmişti. Bu sistem devam edebilir ve kulüp belki de kısa sürede borçsuz ama çok da başarılı, tarihi misyonuna uygun hale dönüştürülebilirdi. Bu da aslında Ağaoğlu ve ekibinin isimlerinin tarihe altın harflerle yazılmasına neden olabilirdi. Ne yazık ki bu yapılmayınca adım felaket çanları çalmaya başladı. Bir de bu yanlış transfer politikasıyla birlikte takım şampiyon olunca, Ahmet Ağaoğlu, Abdullah Avcı ve Ertuğrul Doğan üçlüsünü tutabilene aşk olsun misali transfer rekortmeni olmanın keyfini (!) sürme çabasına girişince işte felaketler adım adım kulübün içini yakma noktasına geldi.
***
ANLAMSIZ POLİTİKA HANGİ AKILSIZLIĞIN ÜRÜNÜYDÜ
Düşünün ki, Konyaspor ile şampiyonluk mücadelesi veriliyordu. Konyaspor zaten kadro derinliği olmayan bir takımdı Bir de devre arasında Ahmet Çalık’ı trafik kazasına kurban verdiler ve büyük bir yıkım yaşadılar. Bir tek yeni transfer bile yapamadılar. Ama Trabzonspor’u yönetenler, Abdullah Avcı’nın kurduğu transfer tuzağına düştüler ve sadece 2021-22 sezonun devre arasında 8 isim aldılar. Bu 8 isimden biraz biraz Visca katkı yaptı, diğer 7 tanesinin esamisi bile okunmadı. Yeni sezon başlarken de 13 yeni transfere imza atıldı. Bordo-Mavililer, Ahmet Ağaoğlu’nun başkan olduğu 2021-22 Ocak ve 2022-23 Haziran transfer döneminde transfer ettiği 21 futbolcu için bilinen rakam olarak kasadan tam 55 milyon 450 bin Euro çıkardı. Bunlara vergilen, KDV, lisans parası ve diğer bonuslar dahil değil… Tüm bunlar da katıldığında 75-80 milyon Euro’ya varan bir kara delik yarattılar. Bunun faturasını da kulüp çok ağır ödedi. Ağaoğlu’dan bayrağı devralan Ertuğrul Doğan, sürekli olarak özeleştiri yapıyor. Yapılan transfer hatalarında kendisinin de payı olduğunu söylüyor ve sürekli olarak da artık tasarruf politikası izleyeceklerini dile getiriyor. Zaten bu anlamda uygulanan politikalar sonunda Doğan’ın etkili olduğu 2022-23 ara transferi ve 2023-24 ana transfer döneminin şu andaki bölümüne kadar yapılan 9 transfer için yapılan tüm harcamalar 16 milyon 120 bin Euro’da kaldı. Dört ayrı transfer mevsiminde ortaya konan uygulamalarla birlikte kulübün ne kadar büyük bir tasarrufa gittiği gözler önüne serilirken, “Ahmet Ağaoğlu’nun iki transfer döneminde harcadığı paralar kulübü iflasa götürdü ama takımın bir şampiyonluğunun ardından başarı açısından dibe demir atmasına da engel olamadı. Bu bile aslında uygulanması gereken transfer politikasını gözler önüne sermeye yetiyor” yorumunu da beraberinde getirdi.
***
AĞAOĞLU’NUN İFLASA GÖTÜREN BİR YILLIK TRANSFERLERİ
İsterseniz daha net bir bilgiyi sizlere ulaştırmak için biraz da yapılan transferleri ve ödenen ücretleri paylaşayım. Ahmet Ağaoğlu ile Abdullah Avcı’nın transferde çok etkili olduğu 2021-22 ara transfer döneminde Edin Visca için kulübü Başakşehir’e 5 milyon Euro, kendisine de yıllık bonuslarla birlikte 4 milyon Euro’ya yakın bir para ödendi. Batuhan Kör, kerem Şen ve Taha Altıkardeş için Bursaspor’a o dönem 30 milyon lira kendilerine de 3’er milyon liradan 9 milyon lira verildi. Yusuf Erdoğan için Kasımpaşa’ya 500 bin Euro, kendisine de yıllık 7 milyon lira ödendi. Ejnis Destan için kulübü Altınordu’ya 600 bin Euro, kendisine yıllık 3 milyon lira, Emirhan Gedikli için kulübü Bayern Leverkusen’e 800 bin Euro, kendisine ise 6 milyon lira, Evrad Kouassi’ye de 1 milyon 400 bin Euro ödeme yapıldı. Ana transfer döneminde Real Betis’e 1 milyon 250 bin Euro, Marc Bartra’ya yıllık 4,5 milyon Euro ödendi. Bordo-Mavili yönetim, Maxi Gomez için kulübü Valencia’ya 3 milyon Euro, kendisine 3,5 milyon Euro, Enis Hardhi için kulübü Levante’ye 3 milyon Euro, kendisine 1 milyon 300 bin Euro, Gbamin için Everton’a 500 bin Euro kiralama bedeli, kendisine 1 milyon 750 bin Euro, Yusuf Yazıcı için Lille’ye 500 bin Euro kiralama bedeli, kendisine 2 milyon Euro, Umut Bozok için Lorient’e 2 milyon Euro, kendisine 1,5 milyon Euro, Eren Elmalı için Kasımpaşa’ya 3 milyon 750 bin Euro, kendisine 500 bin Euro, Doğucan Haspolat için yine Kasımpaşa’ya 1 milyon 250 bin Euro, kendisine 400 bin Euro, Naci Üniver için Ajax’a kiralama bedeli 100 bin Euro, kendisine 500 bihn Euro, Stefano Denswil’e 2 milyon 200 bin Euro, Mahmoud Trezeguet için Aston Villa’ya 4 milyon Euro, kendisine yıllık 1 milyon 750 bin Euro, Munhassar Lahtimi için kulübü Rabat’a 600 .bin Euro, kendisine 450 bin Euro ve Jean Larsen’e de 1 milyon 250 bin Euro verildi.
***
ERTUĞRUL DOĞAN BAYAĞI TASARRUF YAPTI!
Ahmet Ağaoğlu ve Abdullah Avcı’nın sadece iki transfer döneminde kulübün kasasından çıkardıkları rakamlar ki, futbolcuların bir yıllık bedelleri hesaba katılırsa 55 milyon Euro’yu geçerken, tüm maliyetleri düşünüldüğünde 80 milyon Euro civarı bir bedel ortaya çıkmıştı. Buna karşılık, Ertuğrul Doğan’ın transfere el koyduğu 2022-23 ara transferinde sadece Gaziantep FK’dan Lazar Markovic 260 bin Euro ödenerek yarım dönemliğine kiralandı. Mevcut transfer döneminde ise şu ana kadar 8 oyuncu alındı. Bu dönemde Teklic’e 600 bin Euro, kulübü Varazcin’e 1 milyon Euro, Joaquin Fernandez’e 1 milyon 300 bin Euro, Filip Benkovic’e yıllık 1 milyon 100 bin Euro, kulübü Udinese’ye kiralama bedeli 500 bin Euro, satın alınması halinde 2,5 milyon Euro ödenecek. Mislav Orsic’e yıllık 1 milyon 600 bin Euro, kulübü Southampton’a ise 2,5 milyon Euro, Mehmet Can Ayd.ın’a 250 bin Euro, kulübü Schalke 04’e kiralama bedeli olarak 350 .bin Euro, satın alınması halinde ise 1 milyon 400 bin Euro daha ödeme yapılacak. Kourbelis’e yıllık 950 bin Euro, Göktan Gürpüz’e 200 bin Euro, Onuralp Çevikkan için kulübü Altınordu’ya 700 bin Euro, kendisine yıllık 10 bin Euro ödeme yapılacak. Tüm bu transferlerin toplam maliyeti ise 16 milyon 120 bin Euro’ya denk geliyor. Yani Ağaoğlu dönemine kıyasla şu ana kadar yapılan transferlerde 40 milyon Euro civarında bir düşüş dikkat çekiyor. Bu politika iyiye işaret olarak değerlendirilirken, Ertuğrul Doğan ve ekibinin hızlı bir şekilde tavan ücreti 1 milyon Euro’nun altına indirerek çok daha radikal bir dönüşümle, kulübün önünü tam açması gerektiğinin altı çizildi.
***
EKONOMİ DÜZELİNCE DE TASARRUF SAYIN DOĞAN!
Aslında Ertuğrul Doğan ekibi bile biraz daha tasarruf yapabilirdi. Şu ana kadar takımdaki Edin Visca, Anastosios Bakasetas, Enis Bardhi, Maxi Gomez, Stefano Denswil, Larsen, Mahmoud Trezeguet gibi bir kısmı bonservis bedeli getirecek bir kısmı üste para ödenmeden gönderilmesi gereken pahalı isimlerle de yolların ayrılması, Djaniny Semedo ve Fode Koita için de hızla formül bulunması gerekiyor. Kuşkusuz bu isimlerin de ayrılması halinde, Doğan ve ekibinin yapması gereken eylem, geniş araştırma ve çalışmalarla elde edilmiş derinliğine bulguların sonunda çok daha düşük maliyetli ama kalitesi zamanla ortaya çıkıp, birer yıldız haline dönüşebilecek oyuncuları kadroya katarken, alt yapıdan da olabildiğince fazla isme şans verme olanağını da kaçırmamak en akıllıca politika olur. Bu yapılabilir ve kadro maliyeti yeniden 15 milyon Euro seviyesine çekilebilirse ve takım kalitesinden de taviz verilmez sahada en azından ilk 4 sıra için yarışacak, savaşçı bir ekip yaratılabilirse Ertuğrul Doğan ismini altın harflerle tarihe yazabilir aslında…
Ve son bir uyarı daha… Kuşkusuz Ertuğrul Doğan şu anda tasarruf tedbirleri uygularken, buradaki en önemli kriterin şu anda yaşanan ekonomik kaos ortamı olduğunu biliyoruz. Bu tasarruflar, kulübün kasasına büyük paralar girip, borçların artık rahat ödenebilir hale dönüştüğü dönemde de Doğan ve arkadaşları tasarruf politikasını sürdürürse, ayrıca altyapıdan oyuncu kazanmak için her türlü çabayı gösterirse o zaman işte, “Tutarlı bir yönetim, Trabzonspor’u yönetiyor” diyebiliriz. Yoksa geçmişte banka kredisi de olsa alınmış kasada para olduğunda çok anlamsız transferlere imza atmış başkan ya da yöneticilere tam bir güven duymamız mümkün değildir.
Güvensizlik bizim suçumuz değil, geçmiş eylemlerin bir yargısıdır. Bu güvensizliği de ancak geçmişte hatayı yapıp, batakta rolü olanların, gelecekte rahat koşullarda üretecekleri politikalar ortadan kaldırabilir.
Artık bekleyip göreceğiz!
Yorumlar 1
Kalan Karakter: