AÇIKLASALAR TAMAMEN DOĞRU DA!..
Trabzonspor’da son dönemlerde TFF, MHK ve hakemler konusunda çok ağır açıklamalar gündemi sarsıyor. Bu bazen kulüp tüzel kişiliği, bazen de bizzat Başkan Ertuğrul Doğan’ın ağzından yapılıyor. Bordo-Mavililer bu kez de resmi internet sitesinden çok ağır bir açıklamada bulunuldu. Önce açıklamayı kamuoyu ile paylaşalım:
“04.11.2023 tarihinde Fenerbahçe ile oynadığımız karşılaşmada, yaptığı hatalarla Türk futbolunu lekeleyen VAR hakemi Mete Kalkavan, bugün bir lig karşılaşmasında görev aldı. Fenerbahçe maçı sonrası Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem kurulu, bu şahsın bir daha 'asla' maç alamayacağını kulübümüze iletmişti. 'Türkiye Futbolunu' yöneten kurumların 'Bir daha asla maç alamayacak' dediği bir isme 4 hafta sonra tekrar görev vermesi, bundan sonraki tüm söylem ve kararlarını niteliksiz ve güvenilmez kılmıştır. Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu'nun bundan sonra alacağı tüm kararlar; Trabzonspor için 'yok' hükmündedir. Söz verip sözünde durmayanlar! Görünen o ki; hepiniz derhal değişmesi gereken bu pis ve aşağılık düzenin hizmetkârlarısınız. Biz; Trabzonsporuz. Sözümüzün eriyiz! Kurduğunuz bu kirli düzeni yerle bir edeceğiz. Kamuoyuna Duyurulur.”
***
TÜM KURULLAR ERDOĞAN’IN EKİBİ DEĞİL Mİ?
Türkiye’de futbol bugün değil, neredeyse tarihi boyunca kirli ilişkilere yüzlerce, binlerce kez tanıklık etmiştir. Trabzonspor taraftarı yıllarca, “Biz şampiyonluğu hak etsek dahi, siyaset, federasyon, MHK ve hakemler bizi şampiyon yapmazlar” diyordu. Bakmayın VAR sistemi geldi de adaletsizliği bir ölçüde giderdi. Buna rağmen yapılan bazı haksızlıklar birçok kulübün canını yakıyor. Bu kulüplerden biri de Bordo-Mavililer olabilir ama benim gözlemim, daha ilk andan itibaren çok ağır sözlerle hakemlere ve kurullara saldırı gerçekleştiriliyor. Bu futbol camiası ve özellikle TFF kirliyse, bu kirli düzende, böylesine ağır açıklamalar yaparken, “Öyle mi diyorsunuz, sizi küme düşürelim de görün?” diyebilirler değil mi? Bu kararı verdikleri takdirde hangi güçle, kiminle bunu önleyebileceksiniz. Unutmayın bu TFF’nin başkanını, yönetimini, Merkez Hakem Kurulu’nu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nu, Tahkim Kurulu’nu, Hakem Kurulu’nu, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nu da seçenler, ya da seçtirenlerin bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyıp Erdoğan’a çok yakın isimlerdir. Yani Saray’dan izin alınmadan bu kurullar oluşturulmamıştır.
Sanırım bunun farkındasınız değil mi?
***
GEMİLERİ DEĞİL, LİMANI YAKIYORSUNUZ!
Recep Tayyıp Erdoğan, Başbakan olduktan sonra, Türkiye’de neredeyse tüm federasyon yönetimlerinin oluşumuna bizzat müdahil olduğu dillerde yıllarca dolaşmıştır. En azından Cumhurbaşkanının sporla ilgili görevlendirdiği isimler, bu noktada ‘olur’ almadan bir tek federasyon başkanı ya da yönetimi oluşturulmamıştır. Futbolda da diğer tüm kurullarda Sayın Erdoğan’ın ya da onun görevlendirdiği kişilerin oluru yok mu size göre? Bugün TFF başkanı Mehmet Büyükekşi ya da MHK başkanı kime, kimlere yakındır? Bunları düşünmeden, birkaç siyasi kimliği yanınızda gördüğünüz için böylesine ağır suçlamalarda bulunursanız, köprüleri atarsanız, yarın başınız çok ağarabilir. Sizin başınızın ağarması çok önemli değil de, bu söylemlerin faturası Trabzonspor’a çıkarılmaya çalışılırsa ne yapacaksınız? Siyasetin en üst kurumuna şikâyet ettiğinizde, “Bu kurullar tarafımdan benimsenmiştir” karşılığını alırsanız ne yapabilirsiniz? Siz köprüleri atmakla kalmıyorsunuz, gemileri değil bizzat limanı yakıyorsunuz.
Bunun farkına varın ve biraz daha dikkatli bir üslup kullanın olmaz mı?
Bir şey daha…
Bu TFF yönetimi, MHK başkanı ve yönetimi, hakemlerin tümünün gittiğini düşünelim. Bu adaletsiz düzende, onların yerine gelenler adil mi davranacak sanıyorsunuz? Bir bakmışsınız gelen gideni aratmış haksız mıyım?
Bugüne kadar hep böyle olmadı mı?
Yani gelen gideni aratmadı mı?
Arattı değil mi, hem de mumla!!!
***
ENİS DESTAN’A KÖTÜLÜK YAPMAYIN!
Trabzonspor tarihi, yıldız adayı olan ve oynadığı birkaç maçta zirve yapan ama sonra kenara itilip, kaybedilen gençlerle yazılıdır biraz da… Başka takımlardan büyük umutlarla paralar da harcanarak transfer edilen nice isim kaybolup gitmiştir. Bunun sebebi yönetimin ve teknik kadronun genç futbolcuya bakışındaki sakatlıktan, korkaklıklarından kaynaklanmaktadır. Dışarıdan gelen genç yıldız adayları kadar, altyapıdan çıkan nice yetenekler de sırf bu sakat bakış ve korkak anlayışın hışmına uğramış, yok olup gitmiştir. Ne yazık ki onları yok eden sistemin bekçileri, en küçük bir vicdan azabı bile hissetmemiştir. Bordo-Mavililer, Ahmet Ağaoğlu ve Ertuğrul Doğan dönemlerinde de genç oyuncu mezarlığına dönmüştür. Bu mezarlıkta üstüne toprak atılmak üzereyken canını kurtarmaya çalışan isimlerden biri Enis Destan’dır. Enis, Altıondu’dan 2 sezon önce transfer edildi. Geleceğin yıldızlarından biriydi. Ama Abdullah Avcı yüzüne bile bakmadı. Geçen sezon kiralık verildi, gittiği takımda da beklentileri karşılayamadı.
***
ÜÇ GOLLE GÖKLERE ÇIKARMAYIN!
Enis Destan bu sezon başında da gönderilecekti. Hatta pilot takım 1461 Trabzon’a pas edilmişti bile ve bu kulübün sahibi Celil Hekimoğlu, “Enis forman seni bekliyor” diye de paylaşım yapmıştı. Ancak Enis Destan gitmeyi reddetti. Kulüp yeni bir santraforu transfer etmekte çok geç kalınca da 21 yaşındaki futbolcu zorunlu olarak bir süre daha kadroda tutulmak zorunda kaldı. Pek yüzüne bakılın isim değildi. Hatta Umut Bozok’a sarılanların sayısı bir hayli fazlaydı. Ancak Umut, berbat oynayınca dönemin teknik direktörü Nenad Bjelica Enis Destan’a zorunluluktan yer verdi. Bu oyuncu iki maçta iki gol atınca da takımda kalmayı garantiledi. Ondan sonra ise hep ikinci santrafor olarak görüldü. Son Kupa maçında ise 11’de oynadı ve attığı golle isminden söz ettirdi. Fakat dikkat ediyorum, son dönemlerde medya Enis Destan’ı allayıp, pulluyor, ayaklarının yerden kesilmesine sebep olacak haberler, yorumlarla genç bir ismin kafasını karıştırıyor. Bunu yapmak hem Enis Destan’a, hem de Trabzonspor’a kötülükten başka bir şey değil. Enis, bu abartılı övgülerle kendisinde olmayan değerlere bile sahip olduğunu düşünebilir ve bulutların üzerinde olduğunu hissine kapılabilir. Bu da onun futbol hayatının sonu olur. Bu nedenle Enis Destan’ın değeri verilsin ama abartıya kaçılmasın. Bu abartıların yapıldığı nice genç yıldız adaylarını kaybettik.
Bir kurbanınız da Enis Destan olmasın!
Yorumlar
Kalan Karakter: