BAKAN KARAİSMAİLOĞLUNA SORULAR
Mevcut iktidar döneminde önemli icraa bakanlıkları ve teşkilatları genelde Trabzonlu olan ve Trabzonlu olduğunu her platformda ortaya koyan siyasilerden oluşmuştur. Ancak bu siyasiler Trabzonun temel sorunlarına hiçbir zaman çözüm bulamamış ve mevcudu bile koruyamamışlardır. Bugün Orduyu, Samsunu geçtim, Gümüşhanede bile çevre yolu yapılmış ama Trabzonda hala daha uluslararası yol çömlekçi tüneli çaresizliğine bırakılmıştır. Son günlerde Bakan Adil Karaismailoğlu Trabzon havalimanının denize inşaa edilerek yenileneceğini ve mevcut alanın farklı amaçlarla kullanılacağını açıklamıştı. Trabzon, ekonomisi zor bir şehir, fabrikası olan bir sanayi şehri değil. İnsanlar ekonomik yaşamaya alışmış. Ayağının dibindeki tek dolmuşla gidilebilen otogarı farklı bir konuma taşıyarak insanlara ekstra yol masrafı çıkardınız. Yürüyerek gidilebilecek Avni Aker stadyumunu Akyazıya taşıyarak insanları trafiğe mahkûm bıraktınız. Acaba yeni havalimanıda aynı şekildemi dizayn edilecek? Bir öğrenci şehri olan Trabzon'da yurdundan veya evinden çıkan gençler yürüyerek mevcut havalimanına ulaşabiliyor. Evinden dolmuşa binen ya da havaalanından evine dönecek olan bir vatandaş, havalimanın yakınında dolmuşa binip işini görebiliyor. Ancak yeni projede insanlar taksiye mahkûm mu olacak? Tabiki yatırıma karşı değiliz ama bu şehirde bizler yaşıyoruz. Bizi kimse VİP araçlarla gelip almıyor. Yeni bir yatırım yapılacaksa mevcut düzene zarar verilmemeli. Denize yani en az 1 kilometre ileriye taşınacak terminale gidebilmek için taksiye muhtaç kalmadan nasıl ulaşabileceğimizi lütfen planlayın. Bunun için gelişmiş ülkelere bakmaya bile gerek yok. Bugün üçüncü dünya ülkelerinde terminallerin asansörüne kadar metro veya tren sistemleri mevcut. Kullanışlılığı ve ulaşılabilirliği olmayan projerin bu şehire bir katkısı olacağını sanmıyorum. Kaldıki bu şehrin proje önceliği yeni havalimanından önce hızlı tren ve güney çevre yoludur.

***
DEMOKRASİ MEYDANI MARAŞ CADDESİ
Trabzon Büyükşehir Belediye başkanı Murat Zorluoğlu’nun en iyi hizmetlerinden biri de Kahraman Maraş Caddesi’nin trafiğe kapatılması oldu. Her ne kadar zemininin ince mıcırlarla yapılmaması yönündeki uyarıları dikkate almamasından dolayı şimdi önemli sorunlar yaşanırken, yine de burasının yayaya açılması, otomobil hengamesinden kurtulması, minibüs duraklarının yarattığı görüntü kirliliğine son verilmesi başlı başına bir başarı öyküsü kabul edilmelidir. Maraş caddesi artık insanların yürüyüş, gezi ya da oturup dinlenme alanına dönüşürken, Pazar günü yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri öncesinde de önemli bir hizmet görüyor. Maraş Caddesi’nin baştanbaşa neredeyse tüm partilerin stant açtığı ve propaganda yaptığı alana döndü. Türkiye’de birçok kentte çekişmeler, çatışmalar, kavgalar ve gereksiz gerilimlerle birlikte halk seçim öncesi tedirgin edilirken, demokrasi dışı tavırlar nefret uyandırırken, Trabzon’un Maraş Caddesi’ndeki manzara ise her yönüyle alkışı hak ediyor.

***
TAM BİR DEMOKRASİ DERSİ VERİLİYOR
Caddenin ilk standı Memleket Partisi’ne ait….Onların tam yanlarında ise Millet İttifakı ve CHP’nin standı dikkat çekiyor. Ardından MHP ve Zafer Partisi karşılıklı stantlarda halka ulaşma çabası gösteriyor. Biraz ileride Yeniden Refah Partisi ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin stantları boy gösteriyor. Caddenin sonunda ise İYİ Parti’nin seçim ofisi var. Tüm partilerin mensupları tam bir demokrasi şöleni içinde kendilerine ait bölgede, diğer partililerle her hangi bir sorun yaşamadan çalışmalarını sürdürüyor. Tam bir olgunluk ve demokrasi anlayışı içinde gerçekleşen bu faaliyetlerin örnek olması isteniyor. Bakmayın geçtiğimiz günlerde hiç kabul edilmeyecek bir şekilde Adalet ve Kalkınma Partisi ile CHP mensupları az kalsın birbirlerine giriyorlardı. Bu çok kötü bir örnek olurdu. Birçok kentte muhalefeti taşlamalar, tepkiler, seçim bürolarına saldırılar gerçekleşiyor ve demokrasi bundan yara alıyor ama Trabzon Maraş Caddesi tüm ülkeye tam bir demokrasi dersi veriyor. Bunun seçim gününe ve akşamına kadar devam etmesi, yarışı kazananın tebrik edilmesi, kaybedenin ise teselli edilmesi tek temennimizdir.

***
GENÇ İLE SUNGUR’UN İLGİNÇ DÜELLOSU
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile gazeteci Adnan Sungur, uzun yıllardır tanışırlar. Karşılaştıkları her yerde ayaküstü sohbet edenler. Birbirlerine takılmaktan geri durmazlar. Çok farklı siyasi görüşlere sahip olmalarına rağmen aralarındaki takışmalar, espriler ya da ironiler izleyenlerin de gülüşmelerine, tebessümlerine sebep olur. Ahmet Metin Genç, iyi bir sigara içicisiydi ama 10 yıl kadar önce bırakmayı başarmış… Adnan Sungur ise adeta sigaranın dumanını bile içinde saklayacak kadar tiryaki… Tabii ki Genç, Sungur’u gördüğü her yerde, “Sigarayı bıraktın mı?” diye takılınca, Adnan Ağabey de daha önce, “Siz iktidardan düştüğünüz zaman, ben de sigarayı bırakacağım” şeklinde kendisine karşılık verir. Adnan Ağabeyin oğlu Emre’nin nikâhını da Ahmet Metin Genç kıymıştır. Genç, nikâh öncesinde Adnan Ağabey’e, “Nikah öncesinde, “Adnan Sungur sigarayı bırakmaya söz vermezse bu nikahı kıymam’ diyeceğim diye Adnan ağabeyin üzerine gidince karşılık olarak, “Tamam, sen böyle dersen, ben de sana, ‘Sen siyaseti bıraktığın anda, ben de sigarayı bırakacağım’ diye restini çekmiş… Bunun üzerine Genç’in, “Ya daha gencim, siyaseti bırakamam, vazgeçtim senden talebimden” diyerek geri adım atmış…
***

***
‘SEN SİYASETİ, BEN SİGARAYI BIRAKAYIM’
Ancak bu nikâhtan sonra da Ahmet Metin Genç sürekli olarak yine sigara bırakma muhabbetini hiç bırakmadı. En son bu ikili Adnan ağabeyin eşinin yeğeni Mustafa Sungur’un nikâh ve düğününde karşılaştılar. Nikâhı kıyan Ahmet Metin Genç, salondan ayrılırken, Adnan Ağabey ile karşılaştı. Ancak bu kez erken davranan Adnan Ağabey oldu. “Sayın Başkan, siyaseti ne zaman bırakacaksın? Bu siyaset çok zararlı, insanın sağlığını kaybetmesine neden oluyor” diye çabuk çabuk önden kestirdi. Bunun üzerine Genç de, “^Siyaseti nasıl bırakayım ya seviyorum, sen sigarayı bırakacak mısın?” diye de hemen ön alma çabasına girişti. Adnan Ağabey de, “Siyaset de, sigara da hastalık derecesinde alışkanlık… O halde ikimiz de devam edelim” dedi. Diyalog devam ederken Adnan Ağabey bu kez de, “Bu siyaset insanı ister istemez kirletir. Sen temiz olarak erken bırak bu işi” diye bir atılım daha yapınca, bu kez Ahmet Metin Genç, “20 yıldır içindeyim. Hala temiz kalmışsam, bundan sonra kirlenmem” diyerek uzun süre daha siyasetin içinde kalacağını net bir şekilde ortaya koymuş oldu.

Yorumlar
Kalan Karakter: