İYİ PARTİ İL BAŞKANI BELLİ OLUYOR
İYİ Parti’de yaşanan genel kurul sonrası Trabzon ve Ortahisar teşkilatları istifa etmişti. Bu ayrılıkların ardından İYİ Parti’nin Trabzon İl Başkanı’nın kim olacağı merak ediliyordu.
İsmi uzun zamandan beri İl Başkanlığı için geçen Büyükşehir Belediye Başkan adayı Muhammet Erkan’ın bu görevi kabul ettiği öğrenildi. Erkan’ın önümüzdeki hafta Ankara’ya çağrılacağı ve Trabzon İl Başkanlığı için atamasının yapılacağı belirtildi. Erkan’ın teşkilatları yeniden şekillendireceği ve göreve gelir gelmez Ortahisar’daki ilçe başkanlığı sorununu çözeceği ifade edildi. Muhammet Erkan’ın İl Başkanı olması durumunda Ortahisar İlçe Başkanlığı görevine Kemal Eraydın’ı atayacağı gelen bilgiler arasında.
***
MUSTAFA BIYIK YOL HARİTASINI BELİRLEDİ
İYİ Parti’den istifa eden Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’ın hangi partiye geçeceği ve siyasi yaşamını nasıl şekillendireceği konusunda kendisine nasıl bir yol haritası belirlediği öğrenildi. Baştan söyleyelim; Bıyık’ın gönlünde Cumhuriyet Halk Partisi var. Fakat bu dönemde AK Parti ile ters düşmek istemiyor. Özellikle Yomra’da devam eden Özdil yolunu tamamlamak isteyen Bıyık, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu ile ters düşmek istemiyor. Bu yüzden yol bitinceye kadar Bıyık’ın bağımsız olarak belediye başkanlığını sürdüreceği ifade edildi. Mustafa Bıyık, AK Parti ile belli bir dönem ilişkilerini yüksek seviyede tutacak, Yomra’daki işlerini yoluna koyduktan sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçecek.
Yine Koray Aydın’ın İYİ Parti’den ayrılması durumunda yeni bir parti kuracağı, Bıyık’ın da Aydın ile birlikte yol yürüyeceği iddia edildi.
***
HAYVAN SEVGİSİ TAMAM DA BELEDİYEDE OLMAZ!
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, sosyal medya hesabından bir kedi ile poz verdi. “Sütlaç” ismini verdiği engelli kediyi belediye binası içinde bakacaklarını, belediyeye ziyarete gelenlerin de sıklıkla bu kediyi görebileceklerini söyledi. Ahmet Kaya’nın hayvan sevgisi ile dolu olduğunu hatta evinde de bir kedi beslediğini biliyoruz. Fakat sırf kamuoyuna , “Bakın ben de kedilere sahip çıkıyorum” mesajı vermek için zavallı hayvanı belediye içine mahkûm etmenin anlamı ne? İnsan sirkülasyonunun oldukça yoğun olduğu belediye binasında engelli bir hayvanı beslemek akıl kârı mı? Sütlaç ismini verdiği kediye ille de bir iyilik yapmak istiyorsanız onu sahiplendirme yoluna gitmelisiniz. Düşünebiliyor musunuz akşam saatlerinde minik hayvan tek başına koskoca binada ne yapacak? Belediyenin herhangi bir odasına girdiğinde kapı kapandığında kumu ve mamasına nasıl ulaşacak? Ulaşamazsa tuvalet ihtiyacını nerede giderecek? Kediler doğası gereği kalabalık ortamı sevmeyen, tanımadığı insanlarla bir arada olduklarında strese giren canlılardır. Siz kediyi belediyeye alarak ona iyilik değil zulüm etmiş oluyorsunuz. Ayrıca kedilere tasma takılmaması konusunda uzmanların ciddi uyarısı var. Tasması ile oynamayı çok seven kedilerin, zamanla tasma ağzına takılabilir boğulmasına da sebebiye verebilir.
HAYVAN DERKEN KEDİDEN BAHSETMEMİŞTİK!
Geçtiğimiz günlerde Ortahisar Belediyesinde 1000 küsür personel fazlalığı olduğunu, bu
norm fazlası personelin tarım ve hayvancılık alanında yapılacak yatırımlarda değerlendirilmesi gerektiğini yazmıştık. Devlet arazilerine de yapılacak olan tarımdan gelecek ürünlerin satılabileceğini, halkın ucuz meyve ve sebzeye kavuşabileceğini dile getirmiştik. Hayvancılık alanında da atılım yapılarak besi ve süt hayvancılığının belediyece başlatılması gerektiğni vurgulamıştık. Bizler tam da bu konuda bir girişim beklerken, Ahmet Kaya dünya tatlısı bir kedi ile karşımıza çıktı. Oysaki biz Kaya’ya kedi değil büyükbaş hayvan alması konusunda tavsiyede bulunmuştuk.
***
UMUT GÜNEŞ’İ AVCI MI İSTEDİ?
Umut Güneş’in Alanyaspor’dan, Rayyan Baniya’nın da Fatih Karagümrük’ten transferi ile ilgili daha önce birçok yazı yazdık. Umut’u kulübün 500 bin Euro’ya bırakmaya hazır olduğunu ancak araya siyasilerin girip, “Alanyaspor bize yakın bir kulüp, ekonomik açıdan da sıkıntıda. Trabzonspor’a destek veriyoruz. Siz de oradan futbolcu alın ve Alanyaspor’a destek verin” şeklinde sözler söylendiği ve bunun sonucu olarak da Umut’un fahiş bir fiyatla yanı 2 milyon 300 bin Euro’ya transfer edildiğine dönük iddiaları gündeme getirmiştik. Rayyan Baniya’yı da Samsunspor’un 800 bin Euro’ya almak istemediğini, hatta bu isim için 500 bin Euro önerdiğini ama Trabzonspor’un 2 milyon 80 bin doları gözünü kırpmadan ödediğinden söz etmiş, yanıt aramış ama bulamamıştık. Ne yazık ki Trabzonspor’u berbat yöneten, yaptıkları harcamalarla birlikte kulübü iflas aşamasına getiren, sonra da borç para vererek, kurtarıcı numarası yapıp, topluma kendilerini kahraman gibi gösterenlerden gerçekten bıktık… Ne yazık ki Ertuğrul Doğan da bu sahte kahramanlardan biri olmaktan öte en küçük bir anlam ifade etmiyor gerçek Trabzonsporlular için… Neyse bu yazının konusu bunlar değil… Farklı bir iddia ortaya atıldı. Bunu sizinle paylaşmak istiyorum.
DOSTUMUN ANLATTIKLARI ŞAŞIRTICIYDI
Geçtiğimiz gün yakın bir arkadaşımın cenazesindeydik, sonra Trabzonspor’da yöneticilik yapmış bir arkadaşın özel otomobiliyle mezarına gittik. Yolda bu arkadaşla konuşurken, “Alanyaspor’dan Umut Güneş alındığında bu kulüp ile çok yakın ilişkide bir ağabeyime, ‘Alanyaspor’Rda tanıdıklarını arayıp da bu Umut’un transferini sorar mısın?” diye ricada bulundum. O ağabeyim de gerekli yerlerle konuştuktan sonra bana döndü ve, ‘Umut Güneş’i Abdullah Avcı istemiş’ dedi. Şaşırdım tabii ki… Çünkü daha ligin başı, takımın başında Nenad Bjelica var. Avcı transfere neden karışsın ki demekten kendimi alamadım. Sonra Alanyaspor’un Trabzonspor maçı vardı. Ben de tribündeydim ve bu kulübün başkanıyla iyi tanışıyordum. Kendisine, “Umut’u Abdullah Avcı mı istedi?’ diye sordum. Önce bir duraksadı, sonra da bana, ‘hayır’ dedi ama bunu derken yüz ifadesi, ‘Evet o istedi’ der gibiydi… Şaşırdım doğrusu” şeklinde bir iddiada bulundu. Bu konuşma sırasında ben de, “Hani siyaset Alanyaspor’dan futbolcu alınmasını istemiştir. Bu arada kimin transfer edilmesi noktasında Ertuğrul Doğan kulübün o kadar adamı varken, kanka olduğu ve kendisine, “ERTO” diyebilen Avcı’ya çok güvendiği için belki de ona sormuştur kimi almaları gerektiğini. Abdullah Avcı da Umut Güneş’i önermiştir” diye görüş belirttim.
BU YAKINLAŞMANIN NEDENİ ÇÖZÜLEBİLECEK Mİ?
Ama yine de kafamıza takılan bu konuyla ilgili düşüncelerimizi aktarmak isterim. Eğer bu iddia doğruysa demek ki Ertuğrul Doğan aslında Abdullah Avcı ile yollarını ayırdığı zaman bile kısa sürede beraber çalışma planlarını yapmışlardı demek ki… Nenad Bjelica Hatayspor maçının kaybedilmesiyle birlikte bir anda gözden düşmüştü. Adana Demirspor yenilgisiyle de işine son verilmişti. Hem de 1 milyon 600 bin Euro tazminatı da tıkır tıkır ödenmişti. Hatta Doğan, “Dünya çapında bir hoca ile çalışıyoruz. Tam bizim felsefemize uygun” diyerek yere göğe sığdıramadığı Nenad Bijelica ile daha sonra işine son verdiğinde TV’ye yaptığı açıklamada, “Hatayspor maçının kaybedilmesiyle benim güvenim bitmişti” yorumunu yapmıştı. Oysa Abdullah Avcı geldikten sonra, hele ikinci yarının başında 5 maçta 4 yenilgi, 1 beraberlikte bile Doğan bu isme öyle bir sarılmıştı ki görenlerin gözleri yaşarmadan duramazdı… Sahi bu sevginin temeli nereden geliyor anlamak mümkün değil… Ertuğrul Doğan Trabzonspor’un tribünlerinden geldiğini söylüyor. Abdullah Avcı ise Galatasaray taraftarıydı, Başakşehir’e de aşkla bağlıydı. Bu isim şike sezonundan sonra bile, “Ligde şike yapıldığını düşünmüyorum” diyebilecek kadar Fenerbahçe’den yana tavır almış, Trabzonspor’un anasının ak sütü gibi hak ettiği şampiyonluğundaki emekleri hiçe saymıştı.
Sahi sadece bunlardan dolayı bile birbirlerine selam vermemesi gereken iki isim neden böylesine yakınlaşmışlar anlayabilen beri gelsin…
Tabii ki bu Umut Güneş’i de Abdullah Avcı’nın isteyip istemediğinin yanıtı verilsin…
Bekliyoruz…
***
DOĞAN’IN SEÇİMLERİ VE BJELİCA’NIN KADERİI!
Geçen sezonun son 8 haftasında hiç kimsenin beklemediği bir şekilde Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın şapkadan çıkardığı tavşan Nenad Bjleica’ydı. Yakın bazı dostlarının isteğiyle Hırvat teknik direktörü göreve getiren Doğan, “Tam bizim felsefemize göre bir teknik direktör” diyerek yıllık 1 milyon 600 bin Euro karşılığı 2 yıllık sözleşme yapmıştı. Geçen sezon 2 ay için 100 bin Euro alan Bjelica bu sezon için ise 1 milyon 600 bin Euro’yu cebine indirecekti. Hırvat Hoca belki de teknik direktörlük kariyeri boyunca bu kadar parayı kazanmamıştı. Ama Bordo-Mavili kulübü yönetenler bonkörlükte sınır tanımıyordu. Bir de Bjelica ekibiyle birlikte iki yılda 5 milyon Euro’ya mal olacaktı. Öyle bir bulunmaz Hint kumaşıydı ki hiçbir yerde çalışmamış oğlunu bile işe almakta sakınca görmedi, buna da Doğan ve arkadaşları en küçük bir tepki vermedi, maaş ödemekle yetindi. Trabzonspor nasılsa uzun yıllardır teknik direktörlerin emirlerini yerine getiren yönetimlerden oluştuğu için bu da normal karşılandı, kamuoyundan da doğru dürüst bir tepki gelmedi, taraftarlar ayaklanmadı. Zaten taraftar grupları hidayete ermişlerdi uzun zamandır…
UNİON BERLİN BJELİCA’YA 4,5 AY DAYANDI
Geçen sezon 8 maç tam bir rezaletti. Tüm umutlar bu sezondaydı. Takıma 16 yeni transfer yapıldı ama Nenad Bjelica ile yine tam bir hüsran dönemine imza atıldı. Oynanan 8 maçta 4 galibiyet, 4 yenilgi alan Trabzonspor 8’nci haftada neredeyse zirve yarışından kopmuştu. Doğan da anında karar verdi ve Bjelica ile yolları ayırma kararı aldı. Ama kendisine tamı tamına 1 milyon 600 bin Euro tazminat ödedi. Yani Bjelica’nın 4 ay civarındaki çalışmasının bedeli 70 milyon lira civarındaydı. Hırvat teknik adam bu devasa parayı cebine koydu ve hemen ardından Almanya Bundensliga ekipi Union Berlin ile anlaştı. Böyle bir şey nasıl oldu anlamadık ama, “Ya bu adamın kıymetini biz mi bilemedik?” demekten de kendimizi alamadık. Fakat birkaç gün önce Bjelica’nın işine son verilmiş. Yani 27 Kasım’da başladığı görevinin 4,5 ay bile yapamadan kovulmuş oldu. Almanlar gibi teknik adam istikrarına büyük önem veren bir ülkede bile kulübü bu isme dayanamadı. Bjelica Union Berlin’in başında 22 maça, çıktı, 6 galibiyet, 6 beraberlik ve 10 yenilgi aldı.
Şaşırdık mı?
Tabii ki hayır!...
ABDULLAH IAVCI’NIN BJELİCA’DAN FARKI VAR MI?
Nenad Bjelica ile yolları ayıran Ertuğrul Doğan’ın artık akıllanacağını düşündük ama yanılmışız. Çünkü Trabzonspor’u iflasa sürükleyen 2022-23 transfer mevsiminden sonra hem ligde, hem Avrupa’da, hem de kupada tam bir rezil sezona imza atan Avcı ve ekibi bir de cebine 8,5 milyon lira konularak Mart ayı başında istifa etti. Hiçbir takımı çalıştıramadı. Milli takıma yamanmak için çabaladı ama kimse yüzüne bakmadı. Fenerbahçe’nin başına geçebilmek için Ali Koç’a sunum da yaptı ama bu kulübün kapısından içeri bile sokulmadı. Ama Doğan hiçbir takımı çalıştırmayan, Başakşehir’de devletin, TFF’nin, MHK’nin, hakemlerin, İstanbul Büyükşehir’in tüm desteklerine rağmen 12 yıl içinde doğru dürüst başarı elde edememiş, daha önce Milli takımda ve Beşiktaş’ta çuvallamış, kısa sürede kapının önüne konmuş Abdullah Avcı’yı yeniden kulübün başına bela etmekten geri durmadı. Avcı’da laf cambazlığıyla birlikte sanki Trabzonspor sevdalısıymış havasıyla koşa koşa geri geldi. Hem de 20 aylık bir görev süresi için tamı tamına 100 milyon lirayı da cebine koyacak.
OKAN BURUK 30 MİLYON LİRA ALIRKEN!...
Galatasaray’ı iki sezondur şampiyon yapan Okan Buruk geçen sezon 20 milyon, bu sezon ise 30 milyon lira kazandığı yerde Avcı’ya yapılan bu jestin anlamını siz çözün artık. Gerçekten bu Galatasaray kulübünün gelirleri Trabzonspor’un 3-4 katıyken, teknik direktörüne neden Abdullah Avcı’nın yarısı kadar ücreti reva görüyor dersiniz? Bir şey daha; Bordo-Mavili kulüp eski yıllarda teknik direktörlerine, İstanbul kulüplerinin üçte biri kadar bile maaş ödemezdi. Sonra bu gelenek hangi gerekçeyle yerle bir edildi. Abdullah Avcı için Trabzonspor’u şampiyon yapan teknik direktör havası estiriliyor ya… İnsanın nevri dönüyor. Bakın o sezon üç büyük kulüp daha ilk yarının ortalarında şampiyonluk yarışında değildi. Siyasetin tepesinden ise dolayı yollardan, “Bu sezon Trabzonspor’un önünü açın” talimatı geldiği iddia ediliyordu. Zaten Trabzonspor ilk kez 2021-22 sezonunda bir tek hakem hatasıyla puan kaybetmemişti. Hatta VAR ve hakemler aracılığıyla çok da puan kazanmıştı. Kimse bunları dikkate bile almadan Avcı’yı allayıp pulluyor. Sonuçta her zaman çok kötü teknik adam tercihleri yapan ve bunlara anlaşılması olanaksız bir şekilde çok yüksek paralar veren bir Trabzonspor başkanıyla karşı karşıyayız…
Adam sanki kulübün değil, teknik adamların, futbolcuların, menajerlerin çıkarlarını korumak için koltukta oturuyor.
Ne yazık ki yarattığı izlenim bu!
Yorumlar
Kalan Karakter: