YÖNETİM DİVAN’A MÜDAHİL Mİ OLUYOR?
Trabzonspor’da saha sonuçları ve ortaya konan kötü futbol, son 4 maçın kaybedilmesi kadar, 2 Mart tarihinde yapılacak olan Divan Başkanlık Kurulu Kongresi de camiada bayağı konuşuluyor ve tartışılıyor. Bunda kuşkusuz şu anda bilinen 4 adayın bulunması çok önemli etken olarak ön plana çıkıyor. Bu noktada Ertuğrul Doğan başkanlığındaki yönetimin kongreye müdahil olup olmayacağı merak ediliyor. Aldığımız bilgiye göre, Doğan ve arkadaşlarının çeşitli aracılarla birlikte, “Bir çatı aday belirleyelim, tüm adaylar çekilsin” gibi bir teklif getirdiği ancak buna bazı başkan adaylarının, “Ertuğrul Doğan ve yönetimi kulübü doğru yönetsin, Divan’a müdahalede bulunmaya yeltenmesin” diye haber gönderdikleri kaydedildi. Hatta, “Eğer bu kongreye müdahil olur da bir listeyi destekleyip, diğerlerini dışlamaya kalkarsa ve kongreden biz çıkarsak ilişkiler çok farklı olur. Altından da kalkamaz” şeklinde de çok sert tepki mesajı da gönderildiği vurgulandı.
***
BAŞKAN VE YÖNETİM TARAFSIZ KALMALI
Başkan Ertuğrul Doğan’ın ve bazı yöneticilerin mevcut Divan başkanı Ali Sürmen ve Başkan vekili Mehmet Ongan’dan dolayı Mahmut Ören’e destek vermeyi düşündükleri konuşuluyor. Ancak bazı yöneticilerin Yusuf Ziya Yılmaz, bazılarının da Emin Kahraman’ı istedikleri biliniyor. Hayrettin Hacısalihoğlu’nun yönetim içinden destek bulamadığı ileri sürülüyor. Ancak başkan ve yöneticilerin bireysel olarak bir adaya oy vermesinin doğal olduğunun altı çizilirken, toplu olarak Divan Kurulunu etkileme sevdasında bulunmaması gerektiğine işaret ediliyor. Desteklemediği adayın kazanması halinde yarın tepede çatışma çıkmasının önünü açacak tavırlara kesinlikle tevessül etmemesinin kulübün çıkarına olduğunun da altı çiziliyor. Çünkü seçilecek olan Divan başkanı ve yönetiminin kulüpte yaptırım gücü olmamasına rağmen, yönetime sürekli tepki gösterme, kamuoyuna şikayet etme, yapılan yanlış eylemlerde içeride hiç istişarede bulunmadan, direk taraftar ve kamuoyuna şikayetler olabileceği, bunun da kavga havası yaratacağına ve böyle bir durumun kulübe büyük zarar vereceğine de dikkat çekildi.
***
ALİ SÜRMİEN TOPA SERT GİRDİ AMA!..
Trabzonspor’da Divan başkanlık görevini 9 yıla yakındır sürdüren ve 2 Mart tarihinde görevi devredecek olan Avukat Ali Sürmen, sosyal medyadan ya da gazetecilere yaptığı açıklamalarla tartışmaları alevlendirmekten geri durmuyor. Sürmen’in yaptığı açıklamalardan birinde büyük ihtimalle eski en yakın arkadaşlarından biri olan Hayrettin Hacısalihoğlu ve ona destek veren gruba yönelikti ve İstanbul kulüplerine şirin görünme çabasında olanların amacına ulaşamayacağını, onların kimseyi dizayn edemeyeceğini ifade etti ve “Trabzonspor, birilerinin yarıştan çekilmesi için çaba harcamaya çalışanların değil, taraftarın ve camianındır” dedi. Bu sözlerle birlikte daha önce İstanbul kulüplerinin yöneticileriyle ya da Gençlik ve Spor Genel Müdürü ile yakınlıklarından dolayı eski samimi arkadaşlarına göndermede bulunan Ali Sürmen bunu yaparken, birileri de çıkıp, “Sayın Sürmen, siz de Trabzonspor’un 2010-11 sezonu anasının ak sütü gibi helal olan kupasını hala daha vermeyen, Fenerbahçe’nin ceza almasını engelleyen dünün Başbakanı, bugünün Cumhurbaşkanı Recep Tayyıp Erdoğan’ın yakınlarıyla çok içli dışlısın. Yoksa Trabzonspor’un elinden alınan kupayı meşru mu görüyorsun?” demeye kalkarsa hiç yakışık alır mı?
***
AVCI İLE İLGİLİ İTİRAZIMA YANITINIZI UNUTMADIM
Ya da, “Ben şike yapıldığına inanmıyorum” diyen Abdullah Avcı ilk göreve getirilmeye çalışıldığında bir cenaze nedeniyle bulunduğumuz İskenderpaşa Camisinin önündeki dev çınar ağacının altında, “Gali Ağabey bu Abdullah Avcı, Trabzonspor’a uygun bir isim değil… Çok transfer yaptırıyor. Lider değil, kendisine sunulan olanaklara rağmen başarılı da değil. Engellemeye çalışsanız olmaz mı?” dediğimde, “Ondan daha iyisi mi var?” dediğinizi unutmadım. O zaman, “Şikeyle Trabzonspor’un kupasının alınmasına rağmen şikeye inanmadığını söyleyen bir teknik adamı engelleme gayretinde bulunmamanıza da farklı anlamlar yüklenmeye kalkılırsa ne hissedersiniz. Zaten o konuşmamızdan sonra benim sana olan inancım bitmişti. Bu kulüpte çok önemli bir görevi ifa ederken, aslında derinliğine hiçbir çalışma yapmadan anlık duygularla bir takım eylemlerde bulunabileceğiniz hissine kapılmıştım ve bundan sonra da sizinle hiçbir zaman görüşlerinize başvurma amacıyla hiçbir bağlantı kurmama kararı almıştım.
***
ÇOK ADAYLI SEÇİME GÖNDERME
Divan Başkanı Ali Sürmen bunun yanında bir de çok adaylı seçimle ilgili yapılan itirazlara tepki gösterip, “Tüzüğün amir maddesi nedeniyle itiraz edenler olmuştu. Divan başkanlığı için 5 yıl yöneticilik yapma şartını bu itirazlardan dolayı kaldırdık. Şimdi neden çok adaya itiraz ediliyor ve kimi adayların çekilmesi isteniyor?” diyerek tepkisini dile getirmiş… Sayın Sürmen, kuşkusuz Trabzonspor uzun yıllardır çok sayıda yöneticiye sahip oldu. Başkanlar ve listeleri de sürekli değiştiği için Divan Kurulu’na üye olan 5 yıl yöneticilik yapmış isim çok az… Bunu siz de benden daha iyi biliyorsunuz. Bu nedenle adaylık kriterindeki sürenin 3 yıla indirilmesi belki en doğrusuydu. Ancak unutmayın ki asıl itiraz Divan başkanlık kriterlerinden birinin 5 yıl yöneticilik yapması değil, sizin mevcut başkan olarak bu kriterin dışında tutulmanızdı. Yani siz bu kulüpte bir dönem yöneticilik yaptınız ama daha önce böyle bir kriter olmadığı için Divan başkanı seçildiniz. Sonra da rakibiniz olabilecek bir çok kişinin önünün kesilmesi için 5 yıl kriteri getirildi. Ama bu sizi kapsamıyordu. Böyle bir durum ne vicdana, ne adalete, ne de eşitlik ilkesine sığardı…
Yani tepkiyi tersyüz etmeye çalışmayın lütfen…
***
BÖLÜCÜLERE TEPKİ GÖSTERİRKİN!...
Bir de hala daha Divan Başkanlığı görevini yürütüyorsunuz ve mazbatayı teslim edene kadar tüm adaylara eşit mesafede durmanız gerekir değil mi? Yani bir yandan birilerinin bölücülük yaptığını söylerken, diğer yandan bazı adayların yanında durum, bazılarına cepheden saldırıda bulunarak bölücülüğe zemin hazırlayan tavır içinde olmuyor musunuz? Daha önce çok yakın arkadaşınız olan ve sizin Trabzonspor’da yönetici olmanızı sağlayan, sonra da Divan Başkanı olmanızda da önemli etkisi bulunan Hayrettin Hacısalihoğlu’na kızgınlığınız nedeniyle sürekli onun bulunduğu gruba saldırıda bulunmanız tam da sizin talebinize tezat bir durum değil mi? Yani hepimiz biliyoruz ki Trabzonspor’da Hayrettin Hacısalihoğlu’nu sevmeyenler kadar, seveni de var ve bunlar camiada da çok etkili isimler… Demem o ki, bölücülük yapılmamasını isterken, aynı tuzağa düştüğünüzün farkına bile varamıyorsunuz sanırım…
Lütfen, biraz sağduyu!
***
VE ADAYLAR NİHAİ KARARLARINI VERDİLER
Konumuz bugün Divan Kurulu olmuşken bir son paragraf daha eklemek gerekiyor galiba… En azından bir gazeteci olarak fikri takip açısından bunu takipçilerimizle paylaşmak görevimiz… İki gün önce eski asbaşkan Erol Tuna’nın öncülük yaptığı ve Divan Kurulu başkanlığına aday isimleri birleştirmeyi hedefleyen toplantıdan bir sonuç çıkmadığını paylaşmıştık. Ancak tarafların bir kez daha bir araya geleceklerini dile getirmiştik. Sonuçta Cumartesi günü Tuna ile birlikte Yusuf Ziya Yılmaz, Hayrettin Hacısalihoğlu ve Emin Kahraman bir kez daha durum değerlendirmesi yapmak için bir araya geldiler. Bilindiği gibi Mahmut Ören, uzlaşma konusunda net tutum takındığı ve hiçbir şekilde, hiçbir öneriye ‘evet’ demeyeceğini, yoluna devam edeceğini söylediği için bu toplantıya katılmadı. Sonuç olarak yapılan toplantıda başkan adayları çekilme ya da birleşme gibi bir eylemin içinde olmayacaklarını söylediler. Yola kazanmak için devam edecekleri bilgisini birbirleriyle paylaştılar ve başarılar dilekleriyle birlikte toplantı sona erdi.
Yani dağ fare doğurdu!..
Yorumlar
Kalan Karakter: