AKİF HAMZAÇEBİ’Yİ YOK SAYAMAZSINIZ!
Trabzonspor’un son dönemlerde en büyük gelir kalemi olması beklenen İstanbul Kartal Tesisleri’yle ilgili birkaç açıklama oldu. Geçtiğimiz günlerde de, dün yapılan Divan Kurulu toplantısında da gerçeklerin çarpıtılmasını üzüntüyle takip ettim. Trabzonspor Büyükşehir Belediye başkanı Ahmet Metin Genç, Divan Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Kartal tesisi için bakanla görüşme yaptık. Burasının arazisini İstanbul Büyükşehir Belediye başkanıyken Cumhurbaşkanımız Recep Tayyıp Erdoğan, Trabzonspor’a vermişti” ifadelerini kullandı. Gerçekten şaşırdım, bunu politika yapmak için mi söyledi, yoksa tarihsel gerçekleri bilmediği veya unuttuğu için mi dile getirdi bilemedik. Çünkü İstanbul’da Trabzonspor’a verilen Kartal arazisi, İstanbul Büyükşehir’e değil, Milli Emlak’a aitti. O sürede Milli Emlak Genel Müdürü olan Trabzonlu Akif Hamzaçebi, dönemin başkanı Faruk Nafız Özak ile görüşmesinde, “Kartal’da Milli Emlak’a ait bir arazi var. Burasını Trabzonspor’a tahsis edelim. Tesis yapılır ve takım burada kamp yapar” demişti.
ERDOĞAN RUHSAT İÇİN ÇABA HARCIYOR
O dönem Trabzonspor başkanı olan Faruk Nafız Özak da böyle bir öneriye hani deyim yerindeyse balıklama atlıyor. Kulübe bir gayrimenkul kazandırmak için kollarını sıvıyor ve tüm resmi işlemleri tamamlayıp, burasını 29 yıllığına Milli Emlak’tan kiralıyor. Akif Hamzaçebi böylece Bordo-Mavili kulübe büyük bir jest yapıyor. Ardından Trabzonspor bu arsaya ruhsat alabilmek için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyıp Erdoğan’ın kapısını çalıyor. O da ruhsat için çalışıyor. Ancak Refah Partisi’nin Belediye meclis üyelerinin oyları yetmiyor ve CHP ile MHP belediye meclis üyelerinin oylarıyla birlikte ruhsat verilmesi teklifi reddediliyor. Bunun üzerine Başkan Özak, CHP ve MHP’de etkili bakanlar, milletvekilleri ve bürokratları devreye sokuyor. Bu iki partinin de meclis üyeleri ikna ediliyor. Teklif bir kez daha İstanbul Büyükşehir Belediyesi meclisinde görüşülüyor ve bu kez tüm üyelerin ‘evet’ oyuyla birlikte ruhsat alınıyor. Sonra da burada tesis yapımına başlanıyor. Kuşkusuz Erdoğan’ın meclis onayı için çabası çok önemli ama sonuçta bu karar da 3 parti üyelerinin oylarıyla alınıyor. Sonuçta Trabzonspor İstanbul’da çok değerli bir araziye sahip oluyor. Burada alınan ruhsat ile birlikte çalışmalar başlıyor ve tesisler yükseliyor. Restoran, havuz, tenis kortları falan yapılıyor.
BİR BAŞKA YANLIŞI DAHA DÜZELTMELİYİZ
Tam inşaatın bitme aşamasında ise Trabzonspor’da başkan Mehmet Ali Yılmaz oluyor. Biliyorsunuz, 1995-96 sezonunda yaşanan büyük travmadan sonra Faruk Nafız Özak, başkanlığı bırakma kararı alıyor. Yılmaz da tesislerin son aşamasının halledilmesiyle birlikte açılışı yapılıyor. İsmi de ne hikmetse Mehmet Ali Yılmaz Kartal tesisleri yapılıyor. Oysa Faruk Nafız Özak ismi doğrusuydu. Bu noktada da Özak’ın savaşı, mücadelesi, yaptıkları göz ardı ediliyor ve kendisine büyük haksızlık yapılıyor. Bu gerçekleri artık herkesin bilmesi ve Trabzonspor’a gerçekten hizmet vermiş, eser kazandırmışların haklarının yenmesinin önüne geçilmesi gerekir. Son sözü yine Akif Hamzaçebi ile bitirelim. Bu Trabzonlu değerli bürokratın hizmeti sadece Kartal arazisini tahsis etmek değildir. Atay Aktuğ başkanlığı döneminde kulübün vergi borcu tam 4 trilyon 750 milyar lirayken (Liradan 6 sıfır atılmamıştı) ve bu noktada büyük sıkıntı çekilirken, değeri 1 trilyon 750 milyon lira olarak tespit edilen Ziyabey Sitesini Maliye Bakanlığındaki ilişkilerini kullanarak tüm vergi borcuna saydırıyor. Kulübün bir lira vergi borcu kalmıyor. Hatta o binanın birinci katında Divan Kurulu’na bir daire ve altına da üyeler için bir kahvehane de bıraktırılıyor.
Bakın bu camiada kim hangi hizmeti vermişse alkışlamak görevimiz.
Kimsenin de unutturmasına ya da unutmasına izin vermeyiz.
Bilginize…
***
AK PARTİLİ VEKİLLER GÜN YÜZÜNE ÇIKTILAR
31 Mart yerel seçimleri sonrası AK Parti Trabzon Milletvekillerinin sesi soluğu çıkmıyordu. Seçimlerde alınan başarısız sonuçların ardından halk ile aralarına mesafe koyan, Bakan Uraloğlu’nun ziyaretleri dışında Trabzon’a dahi gelmeyen vekiller, uzun bir süre sonra kamuoyunun karşısına çıktılar. Akyazı’da yapımı devam etmekte olan Şehir Hastanesi’nin inşaatında incelemelerde bulunan vekiller, hastanenin son durumu hakkında basın mensuplarına bilgi verdiler. Saat 9.30’da yapılan basın toplantısı, “Vekiller erkenden işlerini bitirip halk ile yüz göz olmadan şehirden mi ayrılacaklar” yorumunun yapılmasına neden oldu.
***
SALİH YALANLAMASI NEDEN YAPILDI?
Beşiktaş’ta forma giyen ve sezon sonunda sözleşmesi bitecek olan Salih Uçan’ın Trabzonspor ile anlaştığına dair haberi uzun süre önce ilk kez Trabzonx, com sitesi olarak vermiştik. Aradan geçen zaman süreci içinde diğer site ve gazeteler de bu haberi doğrular yayınlar yaptılar ve tecrübeli futbolunun bir aksilik olmazsa gelecek sezon Bordo-Mavili formayı giyeceğini sayfalarına ya da manşetlerine taşıdılar. Fakat hiç alışık olunmayan bir durum yaşandı ve Trabzonspor kendi resmi sitesinden Salih Uçan ile birlikte bir de Sevilla’da forma giyen Oliver Torres haberlerini yalanladı. “Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü?” sözü aklımıza geldi. Yani Trabzonspor’la adı anılan yüzlerce futbolcu oluyor da, yönetim neden onların hiçbirini yalanlamıyor da, Salih ve Torres’te böyle duyarlılık gösteriyor diye düşünmeden edemedik. Bu soru kafamıza takıldı.
BEŞİKTAŞ’TA ZOR DURUMDA KALMIŞ
Geçtiğimiz gün futbol dünyasından çok iyi haber alan bir kaynağım var onunla karşılaştık. Hatta Gazeteciler Cemiyetinde uzun uzun sohbet ettik. Bu arkadaş, Salih Uçan ile de çok yakın ve bir büyük aksilik olmadıktan sonra bu oyuncunun Bordo-Mavi formayı giyeceğini söyledi. Fakat yapılan haberlerden Salih Uçan’ın çok zor durumda kaldığını ve, “Trabzonspor ile anlaştığım haberleri yayılınca ortalık birbirine girdi, yönetim beni hesaba çekti. Çok sıkıntılı anlar yaşadım” dediğini aktardı. Hatta, kaynağım Trabzonspor ile 800 bin Euro civarı yıllık ücret ve 400 bin Euro da imza parası karşılığı işin bittiğini, Salih için Beşiktaş kulübünün çok az ücret verdiğini de dile getirdi. Neyse, demek ki Salih Uçan’ın menajeri, Trabzonspor kurmaylarına ulaşarak, oyuncunun yaşadığı sıkıntılı süreci anlatarak haberleri yalanlamasını istediğine dair büyük bir şüphe doğdu doğal olarak bende…Aynı şey Oliver Torres için de geçerli…
Ya sizce…
***
B.DORDMUND FİNALDE NE YAPACAK?
Futbolcunun satışında sözleşmeye konulan bonus her halde tarihte ilk kez bir kulübü bu kadar ikilemde bırakabilir. Peki, neden bu girişi yaptık? Çünkü Almanya’da bu sezon beklentileri gerçekleştiremeyen ama UEFA Şampiyonlar Liginde harikalar yaratıp adını finale yazdıran Borissia Dordmund, Real Madrid’e sattığı Jude Bellingham için sözleşmeye bonuslar da koymuştu. Bu bonuslardan biri de, “Eğer Real Madrid Şampiyonlar Ligini kazanırsa Borissia Dordmund kulübüne 9,5 milyon Euro daha ödeme yapar” maddesi bulunuyordu. Şimdi Şampiyonlar Ligi finalinde Borissia Dordmund ile Real Madrid karşı karşıya gelecek. Bu maçı B.Dordmund kazanır ve kupaya uzanırsa alacağı para ödülü 20 milyon Euro olacak. İkinci olması halinde ise 15,5 milyon Euro ile ödüllendirilecek. Yani Real Madrid kazanırsa, Alman kulübü Bellingham bonusundan dolayı kasasına 25 milyon Euro koyacak. Ancak Borissia Dordmund kupaya uzanırsa bu kez Bellingham bonusundan olacak. Yani 9,5 milyon Euro kaybedecek. Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık misali… Ama bu yaman çelişkiye rağmen Borussia Dordmund kupayı mutlaka müzesine getirmek isteyecek ve parayı ikinci plana itecektir kuşkusuz. Fakat kaybederse de, “Kaybederken kazanan” olma durumuyla da karşı karşıya kalacak.
Artık sonucu merakla bekliyoruz. Her şey 30 Haziranda netleşir…
***
DERVİŞOĞLU’NDAN İLK İZLENİMLER
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, öceki gün baba ocağı Fatsa’ya geldi. Trabzon’dan çok yakın bir gazeteci arkadaşım Müsavat Dervişoğlu’nun programını takip etti. İzlenimlerini sordum. Kendisi, Müsavat Bey ve ekibinin sinerjisi ve samimiyetinden çok etkilendiğini ifade etti. Nasıl yani diye sordum; "Müsavat Bey tam bir halk siyasetçisi. Kibirden uzak. İnsanlarla samimi bir şekilde kucaklaşıyor. Babacan tavırları ile herkesin ağabeyisi, büyüğü görütüsü veriyor. İnsanlara içten davranıyor. Bu yüzden partide de mecliste de çok seviliyor. Partideki kurmaylar sanki kendisine yanlış yapmamak, onu kırmamak için yoğun gayret sarf ediyor. İnsanın babasına duyduğu saygı gibi bir şey. Mesela Ordu'ya indiğinde partililerden milletvekillerinin şoförlerine kadar herkese aynı ilgi ve alakayı gösterdi. Çevresindekilere genel başkan gibi değilde, arkadaş gibi davrandı. Benim gördüğüm Müsavat Dervişoğlu ile İYİ Parti eskisinden daha iyi olacak gibi.” Tabi arkadaşımın bana akatardığı Müsavat Dervişoğlu'nun insani ilişkileri ve davranışları. Bunlar siyasette çok önemli. Herkesin merak ettiği ise muhalefet partisi genel başkanı olarak izleyecek olduğu siyasi yol ve partiyi toparlayıp eski gücüne kavuşturup kavuşturamayacağı. Bunu da ancak zamanla göreceğiz.
Yorumlar
Kalan Karakter: