DOĞAN’IN AÇIKLAMALARI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!
Trabzonspor başkanı Ertuğrul geçtiğimiz günlerde yaptığı özellikle ekonomik yapıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Açıklamalar daha çok finans durumu hakkındaydı. Ama transfer dönemine girilirken bu açıklamaların mutlaka ulaşması gereken bir takım adresler olması gerektiği intibası da uyandırdı. İsterseniz önce Başkan Doğan’ın açıklamalarını bir kez daha sizlerle paylaşalım:
Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Başkan Doğan, Türk futbolunun zor günlerden geçtiğini ve bu sorunların çözülmesi için tüm kulüplerin ‘sürdürülebilir finansal yapı’ modelini benimseyip uygulaması gerektiğini söyledi. Doğan, Trabzonspor Kulübü olarak sürdürülebilir finansal yapı modeli üzerine ara vermeden çalışmaların sürdüğünü ve bunu başarmak zorunda olduklarını belirterek, “Türk futbolunda; güncel kur, artan maliyetler, düşük gelirler ve özellikle yayın getirisinin de yeterli düzeyde olmaması sebebiyle mali sorunlar her geçen gün katlanarak devam ediyor. Bu şekilde ilerlemesi ve önlem alınamaması halinde üzülerek söylemeliyim ki kulüplerin mali yapısı kontrol edilemez hale gelecek. Biz, yönetim kurulu olarak geldiğimiz ilk günden itibaren bu durumdan etkilenmemek için ‘sürdürülebilir finansal yapı’ üzerine çalışmalarımızı büyük bir gayret içerisinde sürdürüyoruz. Bu modeli kulübümüzün geleceği için başarmak zorundayız. UEFA’nın mali kuralları da bizim söylediğimiz ve üzerinde çalıştığımız ‘sürdürülebilir finansal yapı’ modelini işaret ediyor ve aynı zamanda bu modeli zorunlu kılıyor. Türk futbolunun düzelmesinin tek bir yolu varsa o da finansal yapıların ve kulüp bilançolarının düzelmesinden geçiyor” ifadelerine yer verdi.
***
EKONOMİDE İYİLEŞME SAĞLANMAK ZORUNDA
Başkan Ertuğrul Doğan, Trabzonspor Kulübü’nün Türk futbol ekonomisi ile ilgili yerinde kararlar aldığını ve bu kararların alınmaya devam edeceğinin altını çizerek, “Biz, kulübümüzün çıkarları doğrultusunda ‘sürdürülebilir finansal yapı’ modeli üzerinde oldukça kararlı adımlar attık. Bu adımları atmaya da devam edeceğiz. Kamuoyuna açıkladığımız mali tablolara göre şu andaki öz kaynaklarımızın durumu ortada. Oyuncu ve haklarının değerlenmesi sayesinde teknik iflastan kurtuluyoruz. Oysa ki normal faaliyetlerimiz kapsamında öz kaynaklarımızın pozitif olması da şart. Zaten UEFA da mali kriter konusunu titizlikle takip ediyor ve incelemelerini sıkılaştırıyor. UEFA’nın yaptığı son düzenlemelere göre de mevcut kriterler korunarak ‘kulüplerin öz kaynaklarına pozitif olma şartı’ getirildi. Zannediyorum ki bir iki sezon sonra bu konuda da kulüpleri ciddi yaptırımlar bekliyor. Bu geçiş döneminde tüm kulüplerin öz kaynaklarında her sezon belirli bir oranda iyileşme sağlamak zorunda” dedi.
***
“GAYRİMENKUL PROJELERİMİZLE İLGİLİ ÖNEMLİ MESAFE KAT ETTİK”
Bordo-Mavili kulübün başkanı Doğan, açıklamalarının son bölümünde de projelere değindi ve taraftarlara önemli mesajlar verdi. Trabzonspor Kulübü’nün uzun süredir uğraş verdiği Kartal Projesi ve diğer gayrimenkullerde bütün süreçlerin çok hızlı şekilde ilerlediğini ve önemli mesafede yol alındığı müjdesini de veren Başkan Doğan, “Trabzonspor olarak yaptığımız ve yapacak olduğumuz sermaye artırımları, mevcut durumda almaya çalıştığımız önlemlerden sadece biridir. Kulübümüze gelir yaratacak ve uzun süredir üzerinde çalıştığımız başta Kartal Tesislerimiz olmak üzere üç gayrimenkul geliştirme projesinde önemli mesafe kat ettik. Bu projelerden elde edeceğimiz sonuçlar hedefimiz olan ‘sürdürülebilir finansal yapı’ konusuna doğrudan ve büyük bir katkı sağlayacak. Bu projelerle alakalı yeni gelişmeler olduğu anda kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz” cümlelerine yer verdi.
***
BU MESAJLAR ACABA KİME VERİLDİ?
Tam da transfer mevsimi başlarken yaptığı açıklamalar kuşkusuz ilgi çekiciydi. Çünkü bu açıklamaların mutlaka gönderildiği bir adres vardı. Doğan, transfer döneminin başlamasıyla birlikte kulübün ekonomik açıdan yaşadığı zorlukları mı dile getirip, kimsenin kendilerinden transfer beklememesini, hatta Abdullah Avcı’nın da sürekli kadro zaafından dem vurup, yeni transferler talep etmemesini mi istedi? Yoksa transfer mevsiminin ortasından itibaren yeni yeni transferler yaparken, “Biz bu kulübün ekonomik tablosunu biliyoruz, kötüydü ama düzelttik ve artık transfer yapacak noktaya geldik” demeye mi getiriyordu? Bu noktada ilk şık daha inandırıcı ve gerçekçi görülüyor. Sonuç olarak Başkan Ertuğrul Doğan en az saha sonuçları kadar ilgilenilmesi gereken açıklamalara imza attı. Taraftarın bu açıklamaları iyi okuması gerekir. Bordo-Mavili yönetimden transfer yapılmasını talep etme yolunda en küçük bir paylaşım dahi yapmaması gerektiğini de söylemek isteriz. Başkan Ertuğrul Doğan umarız, bu açıklamalarının ağırlığına uygun olarak çalışmalar yapar ve transfer furyasına bir son verir, kulübün gereksiz harcamalarının önüne set çeker.
***
NEDEN ‘İNADINA AVCI’ ANLAYAN VAR MI?
Başkan Ertuğrul Doğan’ın transfer dönemi başlarken, ekonomiye vurgu yaptığı açıklamasının ardından oynanan Samsunspor maçında tribünlerde Teknik Direktör Abdullah Avcı ile ilgili bir koreografi hazırlanması ve buna da, “İnadına Avcı” yazısının yazılması ilginçti. Maçtan sonra da bu taraftar gruplarının Avcı’ya gösterdiği sevgi anlaşılır gibi değildi. Tabii ki taraftar, takımı çalıştıran teknik direktörü sevsin, sahiplensin, kulübü bataktan çıkarma yolunda mücadele verirken, onun yanında bulunsun. Ama Trabzonspor görece iyi sonuçlar almasına karşın çok kötü futbol oynadığı bir dönemde neden Abdullah Avcı için özel hazırlık yapılmış gerçekten soru işareti… Bu taraftar, tarihi efsaneyi yaratan Ahmet Suat Özyazıcı, Özkan Sümer ve Şenol Güneş için bile bunları yapmazken, Bordo-Mavili kulüple bağı sadece aldığı parayla ölçülebilen bir teknik adama karşı böylesine biat kültürüyle hareket etmesi hiç de etik olmadı bize göre…
***
KAMUOYUNDA GÜÇLÜ OLMA ÇABASI MI?
Hele maçtan sonra da Abdullah Avcı’nın yaptığı açıklamalar şaşırtıcıydı… Kulübün tarihine vurgu yapması, Trabzonspor için imkansızı başarmanın nasıl da kolay olduğunu dile getirmedi, taraftara güzellemelerde bulunması dikkat çekiciydi. Tüm bunlar tam da transfer mevsimi geldiğinde yapılınca acaba, Abdullah Avcı kulübün içinde zayıf mı düştü de, kendisini güçlü göstermek için bir takım yakın dostlarını devreye sokup da tribün şovuna gerek duydu diye sormadan edemiyoruz? Durmadan kadro yetersizliğinden söz edip, ardından da “Bu bir mazeret değil, durum tespiti” demesi de manidar… Sayın Avcı, Beşiktaş’a baksın bir isterse… O kadar kadro dışına rağmen nasıl da gencecik çocukları çıkardı ve Türk futboluna armağan etti. Avcı hayatında bir kez olsun böyle bir eylemi düşündü mü acaba? Trabzonspor altyapısı neredeyse bir tek onun döneminde mi verimsiz oldu? Bu altyapıdan neden birkaç futbolcu çıkarıp, onları adım adım vitrine edip, sonra da kadro zaafını bu maliyetsiz isimlerle giderme yoluna gitmiyor?
Sonuç Ertuğrul Doğan’ın ekonominin felaket olduğunu söylediği ve transferi pek düşünmediğini ima ettiği bir süreçte, Avcı da sanki elini güçlendirme ve kamuoyu karşısında yönetime karşı kendini sağlama alma amacıyla hareket ediyor gibime geldi.
Umarım yanılıyorumdur…
Yorumlar
Kalan Karakter: