SOYUNMA ODASI VE SIRLARIN İFŞASI!
Bir spor kulübü için soyunma odası kutsaldır. Takımın maça hazırlık yaptığı, soyunup, giydiği, teknik adamların futbolcularını hazırladığı, malzemecisinden masörüne doktoruna kadar herkesin arı gibi çalıştığı stadyumların en mahrem mekanlarıdır. Gençlik yıllarımızdan itibaren bize öğretilen ise, “Soyunma odası bir kulübün en mahrem yeridir. Evli bir çiftin yatak odası nasıl değerlendirilirse, takımın soyunma odası da öyle kabul edilmelidir. Orada yaşanan orada kalır” şeklindeki bir düşünceydi. Hatta, Bir kulüp başkanı ya da yöneticilerinin soyunma odasına girdiği duyulduğunda, “kulüp başkanlarının, yöneticilerinin bile ne işi var soyunma odasında, Orada teknik direktör varken, başkan ve yönetici giremez, girmemelidir. Futbolcuyla ve diğer çalışanlarla en mahrem odada yüz göz olmamalıdır” şeklinde ağır eleştiriler alırlardı.
***
AVCI’YI CİLALAMA AMACI MI GÜDÜLÜYOR?
Yazık ki, Trabzonspor’da yeni bir gelenek başlatıldı. O da Abdullah Avcı’nın gelişinden sonra ve kazanılan iki karşılaşmanın ardından… Önce Fenerbahçe, sonra da Konyaspor maçlarının devre arasın8da Abdullah Avcı’nın oyuncularına konuşmasının bir bölümü aktarılıyor videolarla kamuoyuna… Gören de, “Vay be, bu Abdullah Avcı ne büyük bir dehaymış” desin diye… Ama konuşmalarından bizim gördüğümüz çok sıradan bir teknik direktör Abdullah Avcı… Bir duvar ustasının, ev duvarını yaparken, ya da demir bağlarken gösterdiği ince ustalık kadar bile başarılı değil… Ama inşaat ustasının günlüğü bin lira, Avcı’nın ki ise 150 bin lira civarı… Futbolcuyu fırçalama, doldurma ve ya sonra… “Taktiğe, tekniğe gerek yok, birbirinize sarılıp oynayın” demek yeterliyse iyi bir demagog da çok daha düşük maliyetle bu işi görebilir değil mi?
***
AVCI YETERSİZ BİR TEKNİK ADAMMIŞ
Abdullah Avcı’nın soyunma odasındaki konuşmalarını değerlendirdiğimizde içinde bilgi, strateji, taktik, vizyon, rakip takımın analizi ve onların etkinliğinin kırılmasının yolları anlatılıyor mu? Ya da anlatılsa da her sıradan teknik adamın söylediklerinden farklı bir söz, eylem var mı? Yok… Bize göre bu videoların gösterilmesinden sonra Abdullah Avcı’ya 7,5 aylık 40 milyon lira değil, 4 milyon lira bile vermenin çok fazla olduğu gerçeğini gözler önüne sermenin bir başka yolu oldu… Demek ki Başkan Ertuğrul Doğan sırf kendi egosunu tatmin etmek, masa arkadaşı olan birine Trabzonspor üzerinden bolca para kazandırmak için Abdullah Avcı’yı göreve getirdiğini düşündürdü bize bu hem Fenerbahçe, hem de Konyaspor maçlarından sonraki videoların kamuoyu ile paylaşılması… Ama bir başka hayret uyandırıcı olay da gazetelerin, internet sitelerinin falan bu konuşmaları, “İşte kazandıran konuşma” şeklinde haberleştirip vermeleriydi. Kimse de sorgulama ihtiyacı bile hissetmedi. Gerçekten meslek adına utandırıcı…
***
YATAK ODALARINI KAMUYA AÇMAYIN OLUR MU?
Acı ki yönetenler bunu anlayamaz, anlamazlar. Çünkü futbolun ruhundan habersizler… Çünkü gerçekten bir kulübün nasıl yönetilmesi gerektiğini bilmezler. Tribünden yıllarca maç izlemiş ve tezahürat yapmış olmayı başkanlık ya da yöneticilik için yeterli görürler. Böyle olduğu için de vasat teknik adamları, deha gibi görürler. Onların cafcaflı sözleriyle kandırılırlar. Kulüpleri de durmadan zarara sokarlar ve sonunda iflas ettirirler. Son söz şu… Bırakın bu küçük kulüp tavırlarını… Bu tür işleri amatör kulüpler bile yapmıyor farkında mısınız? Çünkü soyunma odasının bir kulübün en mahrem yeri olarak görür tüm yönetenler ve, “Soyunma odasında yaşananlar orada kalır” şeklinde tembihler en basit kulüplerin yöneticileri… Galibiyetlerden sonra soyunma odasından videolar yayınlayıp, Abdullah Avcı güzellemeleri yapmaya çalışmayı bırakın artık. Ve unutmayın evli çiftin yatak odası gibidir kulüplerin soyunma odaları… Yani yatak odaları kamuya açılmayacağına göre, kulüplerin soyunma odalarında yaşananlar da orada kalır, kalmalı… Bunu o kafanıza artık sokun ve gösterişten kaçının olur mu?
***
SİOPİS’İN AÇIKLAMALARI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!
Sezon başında Trabzonspor’dan ayrılıp Galler'in Cardiff City takımına giden ve Championship hayalini gerçekleştiren Manolis Siopis, İngiltere'de uzun bir röportaj verdi. İşte o röportajda Trabzonspor'u ilgilendiren sözler: “Trabzonspor'a bunun (İngiltere'de oynamanın) hayalim olduğunu söyledim. Premier Lig'i ve Championship'i izlerdim. Şimdi buradayım. Erol (Bulut) bana buraya gelme fırsatını verdi. Ama Erol burada olmasaydı belki de olmazdım. Ayrılmak için iki (aylık) maaşımı verdim. Ayrılmama izin vermeleri için tutmalarını söyledim. Buraya gelmek benim hayalimdi. Bir kulüpte oynama motivasyonumun olmadığını hissedersem işim biter ve orada oynayamam. Erol Bulut'la buraya gelme fırsatını yakaladım ve değerlendirdim.”
***
NE BÜYÜK ÖZVERİDE BULUNMUŞ!
“İki aylık maaşımı almadım. O parayı bıraktım ve ayrılmama izin vermelerini istedim. Orada yaşananlar büyük bir hikaye. Beni istediklerinde bir kulüpten ayrılmak o kadar kolay değil. Yeni bir teklif, yeni bir sözleşme yapacaklarını söylediler. Anlaşmamız yok. İstemiyorum dedim. Yeni bir teklif yaptılar, hayır dedim, yeni teklif çok büyüktü. Belki de saygısızlıktı, bunu anlıyorum ama orada her şeyi yaptım. Şampiyonluk yaşadım. Süper Kupa'yı aldım. Hiçbir motivasyonum kalmadı. Oradaki hayranlar beni sevdi ve bunu gördüklerinde çok sinirlendiler. Ama kimse anlamıyor. Ailemle birlikte iki yıl oradaydım ve [çocuklarımın] İngilizce eğitimi yoktu. Ailem için çok zordu. Kulüp için her şeyimi verdim. Benim tarzım böyle. Ben böyle bir insanım.”
***
SEN PROFESYONEL OLAMAZSIN!
Alanyaspor’dan, Trabzonspor’a gelirken can atan Yunan orta saha oyuncusu Manolis Siopis, 700 bin Euro yıllık ücrete balıklama dalmıştı. Bonservisine de 1 milyon Euro’nun üzerinde verilmişti. Siopis, gitmek için elinden geleni yaptı. Yöneticilere önce ailevi nedenlerle Yunanistan’a dönmesi gerektiğini söyledi. Sonra hazırlık döneminde idmanlara çıkmadı ve, “Sırtımda ağrı var” diye mazeret uydurdu. Yönetim kendisine 1 milyon 250 bin Euro önermesine rağmen ‘hayır’ dedi… Olabilir kuşkusuz, oyuncu yeni sözleşme yapmak istemeyebilir. Ama sözleşmesi devam ettiği süre içinde profesyonel olduğunu unutmamalı ve ona göre sorumluluk içinde davranmalı… Yani sözleşmesinin bitmesine 1 yıl var. Bu durumda sezon başı hazırlıklarına katılacak, teknik direktör görev verirse de oynayacak. Eğer gitmek istiyorsa ve taliplisi varsa, o kulüp teklifini yapacak. Bonservis bedelini ödeyecek ve Manolis Siopis de o zaman istediği kulübe gidecek. Ama çirkin ve profesyonelliğe yakışmayan davranışı sergileyen bir futbolcuya ancak yalancı ve düzenbaz denebilir.
Siopis de ne söylerse söylesin Trabzonspor tarihine ‘yalancı’ olarak geçmiştir. Artık burada bir tek hayranı da yoktur. Olanlar da Trabzonsporlu değildir!!!
Yorumlar
Kalan Karakter: