ZEKİ YAVRU VE ALİM ÖZTÜRK İLE MALATYA İZLENİMLERİNİ ANLATTI
Merkezüssü Kahramanmaraş olan ve 11 ilimizi adeta yerle bir eden 7.7 ve 7.6 şiddetindeki iki deprem, tüm Türkiye’yi adeta acıda birleştirdi. Sadece Türkiye değil, neredeyse dünyanın tüm ülkeleri adeta seferberlik ilan etti. Acıları hafifletmek, yaşayanlara yeni bir yaşam sunabilmek için büyük bir çoğunluk elinden geleni yapmaya çalıştı. Deprem felaketinin acılarını iliklerine kadar hissedenler arasında Trabzonspor altyapısından yetişen ve A takımda da oynayan şimdi Samsunspor formasını giyen Zeki Yavru ile birlikte yine bir dönem Bordo-Mavili kakımın kadrosunda yer alan Samsunspor stoperi Alim Öztürk, Trabzon’dan ağabey gibi sevdikleri Ecmel Küçük’le birlikte deprem bölgesine gitmeye karar vermişler… Ecmel Küçük, artık Alanya’da yaşıyor. Buradan otobüse biniyor ve Sivas’a geliyor. Zeki Yavru ve Alim Öztürk de Samsun’dan özel otomobille bu ile gidip, Ecmel ile buluşup, Malatya’nın yolunu tutuyorlar.
Ecmel, Malatya sınırına geldikleri andan itibaren büyük bir yıkımla karşılaştıklarını, gördükleri karşısında şoka uğradıklarını dile getirirken, “İnan ağabey, televizyon başında depremde yaşananları izlemekle, canlı görmek arasında büyük fark var. Kaç insanın bizzat dramına tanık olduk. Onlar gözyaşlarını tutamıyorlardı, biz de onlara eşlik ettik” dedi ve Malatya’da yaşadıklarını şöyle dile getirdi.
*****
KADIN 3 ÇOCUĞUNU, EŞİNİ KAYBETMİŞ, “PARAYI NE YAPAYIM” DEDİ
“Ağabey, Zeki Yavru ile Alim Öztürk, Samsunspor’dan arkadaşlarından aldıkları yardımları Malatya’ya götürme kararı verdik. Bir yandan çeşitli giyim, yeme içme malzemelerinin yanında 1200 tane de bir miktar içinde para olan zarf hazırlamışlar. Malatya’da depremzedelerin toplandığı yerlere gidiyoruz. Bir yerde yemek yiyoruz, müessese sahibi para almıyor. Çay, kahve içiyoruz, yine ücret talep etmiyorlar. ‘Siz yardım için geliyorsunuz, yemek parası alabilir miyiz? Çayı parayla satabilir miyiz’ diyorlar. İnsanlar gerçekten perişan, ne psikolojileri yerinde, ne evleri, ne otomobilleri, ne aileleri kalmış. Darmadağın… Bir caddede yürüyelim, depremin yıkımını görelim dedik. Bazı enkazlarda insan montları, kimisinde tabaklar, tencereler enkazların üzerinde… Çocukların oyuncaklarını görüyorsun, için yanıyor. Bir yerde yardım için zarfları uzatıyoruz insanlara… Kadının biri gözyaşları sel olmuş, ‘Ben ne yapayım parayı… Üç çocuğumu, eşimi kaybettim. Parayla ne yapabilirim ki… Bana çocuklarımın, eşimin acısını dindirecek bir çare var mı?’ diyor ve parayı reddediyor almıyor. Nasıl bir acı yaşıyor ki, dünya malını unutmuş… İçimiz acıdı, oradan kaçarak uzaklaştık”
*****
YAŞLI AMCA ÇAY ISMARLAYAMADIĞI İÇİN AĞLIYOR
“Yaşla bir adamla karşılaştık, yardım edelim dedik. Oturmuş ağlıyor. ‘Benim evim, arabam, iş yerim vardı. Hiçbiri kalmadı. Birçok yakınımı kaybettim. Ben bundan sonra nasıl yaşarım, ne ederim. Başımı nereye sokarım. Bugün yardımlar geliyor, yarın bunlar biter. Devlet de elini çektiğinde başımı sokacak bir yer bulabilecek miyim? Keşke ölseydim’ diye hüngür hüngür ağlıyor… Otomobille gidiyoruz, yaşlı bir kadınla karşılaştık. Biraz sohbet ettik. Geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Kadın bitmiş, tükenmiş, soğuktan donuyor. Utana sıkıla, ‘otomobilinizde biraz ısınabilir miyim?’ diyor. ‘ne demek teyze, istediğin kadar ısın, nereye istersen bırakalım’ diyoruz. Bir köye uğruyoruz, yardım malzemeleri dağıtıyoruz. Bir amca, gözyaşı döküyor, ‘Siz bizim için bu kadar yollardan yardım yapmak için geliyorsunuz. Size bir çay bile söyleyemiyoruz. Çok mahcup oluyoruz. Bu acılar bitince gelin de yemek yiyelim, çay içelim’ diyor. Ağlamamak için kendimizi zor tutuyoruz. Ağabey tüm bu kentler dram kaynıyor. Bu dramın üstesinden nasıl geleceğiz bilmiyorum. Ama şu bir gerçek ki gerçekten biz büyük bir milletiz. Duruma göre birbirimizi yeriz ama böyle bir felakette nasıl da bir araya geldik, omuz omuza yaraları sarmak için çabalıyoruz. Gerçekten bu ülkenin kurtuluş savaşını nasıl verebildiğini şimdi anlıyorum. Depremin vurduğu yerlerde insanların yardım için çırpınmalarını gördükçe bu ülke insanına inancım yerine geldi.”
Ecmel Küçük’ün, Zeki Yavru ve Alim Öztürk ile yaşadıkları çok daha fazlaydı. Sayfalar yetmez anlattıklarına… Ama Ecmel’in bir sözünü daha yazayım ve bu konuya nokta koyayım; “Abi bizler çok küçük şeyleri büyük sorun yaparak yaşıyor ve hem kendimize, hem de çevremize hayatı çekilmez kılıyor muşuz? Şuna inandım ki, yaşamı da insanı da, doğayı da sevmeliyiz. Küçük şeylere takılmamalıyız. Burada insanların yaşadığı dramı görünce, yaşamın anlamlı ama çok da her şeyi takmayı gerektirecek bir olgu olmadığını anladım. Hayatımızı birilerine kafayı takarak, küçük olaylarla huzursuz olmakla zehir etmemeliyiz. Tüm insanları sevmeliyiz. Bir kez daha gördüm ki iyilik bulaşıcıymış. Bundan sonra iyi olmak için çırpınmalıyız”
*****
SADIKLAR TELEFONLA GÖRÜŞTÜ
Dün, Trabzonspor Kulübü’ne futbolcu olarak hizmet vermiş ve camiada olumlu izlenim bırakmış ve deprem bölgelerinde yaşayan eski futbolculara, Trabzonspor yönetiminin, “geçmiş olsun” dileklerini iletmediğini dile getirmiştik.
Trabzonspor yöneticisi Lokman Sadıklar, Hataylı Ender Tıraş ve İskenderunlu Nihat Tümkaya ile telefonda görüştü. Bir istekleri olup olmadığını sordu. Trabzonspor Kulübü olarak her zaman yanlarında olduklarını ifade etti. Sadıklar görüşme sonrası Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu’na bilgi verdi. Sadıklar’ın bu tavrından dolayı tebrik ediyoruz. Fakat Ağaoğlu’nun da beş dakika zaman ayırarak bu üç ismi aramasının da şık bir davranış olacağını düşünüyoruz.
*****
DJOKOVİÇ’DEN DESTEK, MİDDELKOOP’DAN YARDIM
Bütün spor branşlarından ünlü sporcular ülkemizde yaşanan üzücü olayın ardından paylaşımlarda bulunarak destek mesajları gönderiyorlar. Bu isimlerden biri de dünyaca ünlü tenisçi Novak Djokovic oldu. Sırp tenisçi yaşanan üzücü deprem felaketi ile ilgili duygularını Samsunsporlu futbolcu Yusuf Emre Gültekin aracılığıyla paylaştı. Belgrad'da arkadaşım Yusuf ile beraberiz. Şu an Türkiye'de çok zor zamanlar geçiren insanlara en iyi dileklerimi ve saygılarımı iletmek isterim. Yıkıcı depremin etkilerini gösteren fotoğraf ve videoları gördüm, tüm aileleri etkiledi. Kalbim sizlerle birlikte. İnsanların güçlü kalmasını diliyor, birlik ve beraberlikle en kısa sürede atlatılmasını ümit ediyorum. İyi dileklerimle, güçlü kalın.
Teniste çiftler kategorisinin önemli isimlerinden Hollandalı Middelkoop, paylaştığı video mesajında, "Türkiye ve Suriye'deki deprem felaketinden gelen korkunç görüntülerden dolayı derin üzüntü duyuyorum. Bir tenis oyuncusu olarak, iki ülkenin halkı ve misafirperverlikleriyle ilgili harika anılarım var. Bu trajedi hepimizi sınıyor ama uluslararası yardımla bunu atlatacağız." ifadelerini kullandı. Depremzedeler için ayni ve nakdi yardımda bulunacağını açıklayan Middelkoop, herkesi bağışta bulunmaya davet etti...
Yorumlar
Kalan Karakter: