HER ŞEY UNUTULDU ONA DESTEK VERİLDİ
Bordo-Mavili kulübün teknik direktörü Abdullah Avcı’nın bu açıklamalarla birlikte ya görevine son verilmesini, ya karşılıklı anlaşmayla ayrılmayı veya istifa etmeyi kast ettiği düşünüldü. Ancak hemen yeni bir senaryo ile birlikte kendisine sahip çıkıldı, taraftarlar evinin önüne gönderildi. Başkan Ahmet Ağaoğlu ve Asbaşkan Ertuğrul Doğan Avcı’yı İstanbul’a çağırdı, sorunlar masaya yatırıldı. Sonra birlikte mücadeleye devam kararı verildi. Kaptan Uğurcan Çakır, Abdulkadir Ömür, Bakasetas gibi isimler evine gitti, kendisine destek olduklarını, bırakmaması gerektiğini ve birlikte bu yola baş koyduklarını anlattılar. Daha önce taraftarın Alanyaspor hezimeti nedeniyle yaptığı sert eleştiriler rafa kaktı. Hemen hemen herkes Abdullah Avcı’ya desteğini dile getirdi. Tüm kent Başakşehir maçına odaklandı. Felaket sonuçlara rağmen taraftarlar tribünleri doldurdu
DURMADAN BAŞARILARINI ÖNE ÇIKARIYOR
Ama maç önü açıklamalarında Abdullah Avcı’nın kulüpte köstebek olduğunu dile getirdi. Vücut dili çok sinirli, agresif ve gergin olduğunu gösteren emarelerle doluydu. Maç kazanıldı, yine de tatmin olmadı ve basın toplantısında, şu değerlendirmeyi yaptı: “26 aydır Trabzonspor takımı ligin en fazla puan alan takımı, en fazla kupa alan takımı. Beni aslında en çok yoran, Karagümrük ve geçen haftaki Alanya maçı. Sporcu ruhlu Trabzonspor bu kadar kolay teslim olmaz. Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu'na, yönetimine ve Ertuğrul Doğan’a verdikleri destek için teşekkür ediyorum. Kulübün içindekiler, taraftarlar, oyuncular göstermiş oldukları saygı ve teveccüh beni mutlu etmiştir. Ben buranın CEO’su değilim ama elimden geleni yapıyorum” derken sadece elde edilen başarılarını gündeme getirmesi, 2 yılda yaptırdığı 35 transferle kulübü nasıl ekonomik çıkmaza sokturduğunu anlatmaması da bencilliğine bir gösterge olarak kabul edildi.
ŞİMDİ DE KÖSTEBEK ARAYIŞINA GİRİŞTİ
Yaptığı açıklamanın can alıcı noktası ise kulüp içinde bir köstebeğin tüm bilgileri dışarı sızdırması üzerine yoğunlaşırken şunları söyledi: “İki hafta evvel Giresunspor maçı; taktik çalışıyorum ve rakibi şaşırtmak istiyorum belki. Akşam bunu sosyal medyada görüyoruz. Dün denemedim, karıştırdım ve oda sosyal medyada. Bunu kim veriyor içeriden titiz bir şekilde takip ediyorum, bulacağım ve biliyorum da. Trabzonspor büyük bir kulüptür. Herkes paçasına yapışamaz. Basın yok, bir şey yok. Antrenman yapıyoruz akşamleyin çıkıyor. Trabzonspor’a mı çalışıyorsunuz, rakiplere mi? İş mi yapacaklar, ilişki mi kuracaklar? Oyunda inişler çıkışlar olabilir, içinizdeki şeyleri niye dışarı çıkarıyorsunuz? Tek hizmet yerimiz Trabzonspor. Bununla ilgili sonuna kadar gideceğim. Bu kişiyle ilgili başkan ve yönetimle görüşeceğim, yollar ayrılır. Bu yarayı pansuman edemezsin, kesmen gerekiyor.”
KONUŞULMASI GEREKEN GALİBİYETTİ
Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı’nın kazanılan çok önemli ve kritik bir maçtan sonra bile basın toplantısının önemli bir bölümünü haber sızdırmaya ayırması da dikkatlerden kaçmadı. Buna bir anlam verilemedi ve asıl derdinin her hafta bir gerilimle birlikte kulübün kimyasını bozmak olarak kabul edilmeye başlandı. Türkiye’de futbol var olduğundan itibaren tüm kulüplerden bilgi sızdığı hatırlatması yapılırken, Avcı’nın son dönemlerdeki tutum ve davranışlarını değerlendirenler, “Trabzonspor’da da her zaman içeride olan olaylar, kamuoyuna sızmıştır. Hem de ne büyük, ne sır kalması gereken mahrem bilgiler paylaşılmıştır. İki kişinin olduğu yerde bir sır olmaz. İki kişinin konuştukları bile bir zaman sonra anlatılır, duyulur. Gazeteler, gazeteciler olmadan önce de, ilk insanlarda da dedikodu mekanizması tavan yapıyordu. Gazeteler, TV’ler, İnternet Siteleri çıktı. Şimdi de dedikodu yapılıyor ve bu daha büyük kitlelere ulaşıyor” diye eleştiri yaptıktan sonra şu görüşleri paylaştılar:
İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİNDEN DE BİLGİ SIZIYOR
“Bugün MİT’ten, CİA’den, MOSSAD’dan, KGB’den bile bilgi sızıyor. Dünyanın en güçlü insanlarının oval ofislerinden bilgiler kamuoyuna yansıyor. Bir idman bilgisinin sızmasının bu kadar büyük olay haline getirilmesi anlaşılır gibi değil. Kaldı ki bunu kamuoyu ile paylaşması da kendisinin içeriden bilgiyi toplumla paylaşması anlamına gelmiyor mu? Madem bir köstebek var, madem bunu biliyorsun, o halde kamuoyu ile paylaşmadan işine son verdirmek için yönetimle görüşmek daha doğrusu olmaz mıydı? Neden çok büyük bir olay varmış gibi tüm dünyaya ilan ediyorsun? Sen futbolcularını kaç kez topluma şikayet etmedin mi? Onların kötü durumunu şikayet etmedin mi? Sen takım içi bilgiyi topluma aktarırken sorun olmuyor mu? Tüm bu yaşananlar gösteriyor ki Abdullah Avcı, her hafta bir gerilim, bir sorun yaratma peşinde koşuyor, Durmadan gerilim yaratıp, işine son verilmesi çabası mı gösteriyor diye bir soru insanın aklına gelmiyor değil.”
Yorumlar
Kalan Karakter: