AVCI’NIN İÇİ BOŞ SÖZLERİ!
Bugün dünyada da ülkemizde de özellikle siyasetçiler içi boş sözler söylemekten geri durmazlar. Toplumun kendilerine oy verebilmesi ve kabullenmesi için sürekli beylik sözler edenler. Gittikleri kentlerin insanlarını abartılı bir şekilde överler. Onları adeta ulaşılması olanaksız kişiler olarak gösterirler. Bu artık siyasetin vazgeçilmez unsurlarından biri olarak görülür. ‘Ne yazık ki aynı durum spor dünyasında da yaşanıyor. Bir teknik adam, bir kentin takımına gittiğinde, “Gençliğimden itibaren takip ettiğim, gıpta ile izlediğim bir camia…” diye başlayan sözleri aslında aldığı yüklü miktarda paranın uzun süre kendisine ödenebilmesi için gittiği kulübün taraftarını avucunun içine alma çabasından başka bir şey değildir. Buna da sanırım artık tüm kulüp taraftarları alışmıştır ve söylenen sözlerin doğruyu yansıtmadığını bilir…
***
TRABZON İNSANI İNATÇIDIR, SAVAŞÇIDIR
Mesela Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı da ilk geldiği günlerde Trabzonspor ve Trabzon kentiyle ilgili öyle sözler söylemiştir ki dersin adam 12 yıl Başakşehir’de değil de Bordo-Mavili kulüpte görev yapmıştır. Sanki Galatasaray aşığı değil de, Trabzonspor taraftarıdır. Oysa hayatının hiçbir bölümünde Trabzonspor kendisini ilgilendirmemiştir. Avcı, uzun bir aradan sonra futbol açısından da doyurucu oynanıp kazanılan Hatayspor maçından sonra açıklamalar yaparken, Trabzonspor inatçıdır’ diye bir ifade kullandı. Oysa böyle bir şey uzun yıllardır mevcut değil… Trabzonspor inatçıydı bir dönemler… Çünkü kadrosundaki neredeyse tüm futbolcular Trabzonluydu. Bu kentin coğrafi zor koşullarında doğal, zor ikliminde yaşayan her insan gibi Bordo-Mavili formayı giyen futbolcular da kazanmak için ölümüne savaş vermekten geri durmazdı.
***
İNATÇI RUHU ELLERİNİZLE YOK EDİYORSUNUZ
Trabzonspor formasını giyen futbolcular, kentin ve bölgenin coğrafyasının zor koşullarında yaşam mücadelesi veren atalarının DNA’larını taşıdığı için inatçıdır, savaşçıdır, mücadelesidir. Zaten başarılarının altında da HAMSİ modeli vardı. Yani Hırs, Arkadaşlık, Mücadele, Sistem ve İnanç… Ne yazık ki bu kulübü büyük yapan, rakiplerine meydan okuyup, tüm güçlüleri yenerek zirveye çıkmasının sebebi de bu modeldi. Ancak uzun yıllardır bu modelden vazgeçildi. Hele Abdullah Avcı döneminde takıma bir tek Trabzon topraklarında doğan büyüyen oyuncu kazandırılmadı. Kazanılanlar da gönderildi. Trabzonspor tamamen yabancılaşmış bir takım haline geldi. Yani inatçı ruhu kendi elleriyle yok etme yolunu seçti. Bu kadar farklı coğrafyalardan, bu kadar farklı iklim ve kültürlerden gelen oyunculardan kurulu bir takım da Bordo-Mavili kulübün tarihini yazanların “İnatçı Ruhu”nu taşıması mümkün değil… Yani Avcı’nın bir galibiyetten sonra söylediği sözlerin içi boştur…
Sadece taraftara gaz vermek amacıyla söylenmiştir ve bunu anlayacak kadar da zeki olduğumuzu da Abdullah Avcı’nın bilmesini isterim.
***
UMUT’DA UTANDIRAN U DÖNÜŞÜ?
Trabzonspor, Umut Bozok’u Fransa’nın Lorient kulübünden geçen sezonun başında 2 milyon Euro karşılığı transfer etti. Bir sezon önce Kasımpaşa’da kiralık olarak oynarken Süper Ligin gol kralı olmuştu. Umut Bozok’un gol kralı olması, sanki aynı başarıyı Trabzonspor’da da sürdürebileceği inancını doğurmuştu Abdullah Avcı ve yönetenlerde… Oysa küçük takımlarda kral olan nice futbolcu, büyük takımlarda yok olup gitmişlerdi. Umut da onlardan biri oldu. Kral olarak geldiği Trabzonspor’da tam bir hayal kırıklığı yarattı. Abdullah Avcı kendisine defalarca forma verdi ama bir türlü patlama yapamadı. Nenad Bjelica da yine ilk santrafor olarak Umut’a formayı verdi ama yine sahada gezindi durdu. Tribünlerden protesto edildi. Yerine oynayan Enis Destan ise ondan kat kat yararlı bir oyuncu görüntüsü verince de Umut Bozok, Onuachu’nun da gelmesiyle üçüncü santrafor pozisyonuna düştü. Ne hikmetse bir anda sakatlık geçirdi(!)
***
AZ PARA PARA KAZANACAĞI İÇİN GİTMEDİ
Bu futbolcu sakat olduğu gerekçesiyle Abdulkadir Ömür ile birlikte idmanlara çıkmıyordu. Trabzonspor’un yenildiği bir maçtan sonra da Abdullah Avcı her zaman olduğu gibi birilerini hedef yapmalıydı ve kendisi hedef olmaktan kurtulmalıydı. Bir anda hiç kimsenin beklemediği bir şekilde, “Umut Bozok ve Abdulkadir Ömür idmanlara neden çıkmıyor bilmiyorum” sözlerini söyledi. Ertesi gün de yönetim adeta emir almış gibi iki ismi kadro dışı bıraktı. Kadro dışı olayı yaşandığı gibi Abdulkadir Ömür ayrılmak istediğini söyledi. Kendisine Pendikspor talipti ve 7 milyon Euro veriyordu. Ama o Hull City’yi dayattı ve 2,5 milyon Euro karşılığı gönderildi. Yönetimin kendisine tavır koyup, bu rakama göndermeme gibi bir direnç gösterip burnunu sürtmeyi bile beceremedi. Umut’u da satmak istediler. Bu ismi Konyaspor, Kasımpaşa, Gaziantep FK, Başakşehir gibi kulüpler istedi. Hatta Konyaspor ile Trabzonspor anlaştı bile… Ama Umut efendi, ‘Bana Avrupa’dan talipler var” dedi ve Konyaspor’a gitmedi. Oysa bu kulüp kendisine Trabzonspor’un ödediği yıllık 31 milyon lirayı veremiyordu. Para aşkı o kadar yüksekti ki gidip düzenli oynamaktansa, kalmayı tercih etti.
***
UMUT BOZOK ÖZÜR DİLEDİ Mİ?
Tabii ki Umut Bozok’a Avrupa’dan teklif geldiğine dair ifadeleri gerçeği yansıtmıyordu. Ya da gerçek olsa bile hiçbir kulüp onun için bonservis bedeli vermek istemiyordu. Sonuçta Umut elde kaldı. Bu arada bir açıklama yaptı. Sakat olduğunu ama kendisine yönetimin ve teknik kadronun inanmadığını, Abdullah Avcı’nın kendisini üçüncü santrafor olarak kabul ettiğini anlattı ve hiç aşağı almadan Trabzonspor’un yönetimini ve teknik ekibini suçladı. Transfer dönemi bitti ve bir anda ne oldu anlamadan Umut Bozok’un affedildiği haberi geldi. Hem de kulüpten en küçük bir resmi açıklama yapılmadan… Tam da Umut, yönetimi ve Abdullah Avcı’yı suçlamasının mürekkebi kurumadan… Kardeşim, bu oyuncuyu neden kadro dışı bıraktınız, niçin affettiniz? Umut Bozok sakattıysa, neden sakat değilmiş de idmanlara çıkmıyormuş gibi kadro dışı bıraktınız? Eğer sakat değildiyse, bir de sizleri suçladıktan sonra hangi gerekçeyle affettiniz? Hem de kamuoyuna tek bir kelimelik açıklama gereği duymadan. Futbolcu sizden, kamuoyundan, taraftardan ve tüm camiadan özür mü diledi? “Ben ettim, siz etmeyin” mi dedi? Hani kendisine ağır para cezası verecektiniz? Hani Abdulkadir’e de Umut’a da dünyayı dar edecektiniz.
***
BU KULÜP SİZİN OYUNCAĞINIZ DEĞİL!
Nasıl bir utanmazlık, ilkesizlik bu kardeşim. Abdulkadir Ömür’ün dayattığı Hull City’e ‘evet’ demekten geri durmazsınız. Kulübün çıkarlarını değil, futbolcunun arzularını yerine getirirsiniz. Abdulkadir gibi altyapıdan yetişen bir futbolcuya, “Bize gitmeyi dayatamazsın. Bu kulübü zarara uğratmaya hakkın yok ve buna izin vermeyiz” diyemezsiniz. Umut Bozok gibi sıradan da düşük bir futbolcuya cezasını veremezsiniz. İstediğiniz kulübe satmayı başaramazsınız. Özür diletemezsiniz ve üstüne üstlük bir de affedersiniz. Abdullah Avcı da daha iki idmana çıkmadan bu ismi maç kadrosuna dahil eder sonra da kurtarıcı gibi sahaya sürer… Zavallısınız, zavallı! Hangi kulübü yönettiğinizin, nasıl bir kulübün teknik direktörü olduğunuzun farkında değilsiniz galiba… Bakın Trabzonspor onu çok kötü yönetenlerin, ne Abdullah Avcı gibi para çılgını bir teknik direktörün, ne de her hangi bir futbolcunun parmaklarında oynatacağı kadar küçük değil… Bu kulübün tarihini yazanların kemiklerini böyle ucuz işlerle sızlatamazsınız. Amatör kulübü bile yönetirken ortaya koyulmayacak tavırlardan vazgeçin… Kendiniz küçüksünüz de, Trabzonspor’u da böyle eylemlerle küçültmeye çalışmayın.
Yeter artık ama!..
Yorumlar
Kalan Karakter: