KAMPA GÖNDERMEDİ, TRİBÜNE GÖNDERDİ!
Trabzonspor’da Abdullah Avcı ile başlayan süreçte altyapıdan gelen yıldız adayı gençleri yeme makinesi işlemeye devam ediyor. Yeni Teknik Direktör Nenad Bjelica için, “Genç yıldız avcısı ve risk almayı çok sever” yorumları yapılmıştı. Ama Antalyaspor maçında bile onun aslında ne kadar sonuca odaklı olduğu ve bu doğrultuda hazır olmayan ama ismi yabancı olan oyuncuları tercih ettiğini bir kez daha gördük. Bjelica döneminde A takım kadrosuna çıkan ve oynayan Emirhan Zaman çabucak pilot takım 1461 Trabzon’a pas edildi. Oysa bu oyuncu adım adım 11 futbolcusu olabilirdi. Hakan Yeşil, Kerem Baykuş da aynı akıbete uğradı. Hazır dönemindeki maçlarda harika oynayan Ali Şahin Yılmaz, oynamayı beklerken kulübeye hapsedildi. Arif Boşluk kolay şans bulamaz. Ümit Milli santrafor Enis destan tribündeydi. Neyse bunlar ayrı konular da asıl konu şu; U19 Milli takımı Erzurum’da kampa alındı. Trabzonspor’dan da Engin Poyraz Efe Yıldırım, Salih Malkoçoğlu ve Muhammet Ali Çamkerten aday kadroya davet edildi. Ancak Nenad Bjelica Salil Malkoçoğlu ile Poyraz Yıldırım’ı, “Onlara ihtiyacım var” diyerek U19 Milli takım kampına göndermedi. Sadece Muhahmet Ali Çamkerten’e izin verdi. Ama Antalyaspor maçında kampa gönderilmeyen iki oyuncu da kadroda yoktu.
***
BU TAVRA BİR ‘DUR’ DENMELİ
Bu durumu görenler, “Bjelica dalga mı geçiyor? Hem genç oyuncuların hayalleriyle oynuyor, hem milli olma şanslarını ellerinden alıyor, hem de Trabzonspor kadrosuna dahil etmiyor. Amacı bu gençleri yok etmek mi?” şeklinde tepki gösterilmesine sebep oldu. Bu noktada Başkan Ertuğrul Doğan ve yöneticilerin bir an önce Bjelica’ya ‘dur’ demek için harekete geçmeli ve gençlerin yok edilmesine zemin hazırlamasının önüne geçilmeli… Eğer Nenad Bjelica böyle devam ederse, Trabzonspor altyapısından oyuncu kazanmak bir yana, altyapı diye bir olgunun bile anlamı kalmaz.. Sonra da Avrupalı bilmem ne şirketine verilen 2 milyon Euro altyapı organizasyon parası da çöp olur. Trabzonspor kulübü, altyapısı her gelen teknik direktörün tekmeleyeceği bir birim değil… Bu yapı onlarca büyük yıldızlar yetiştirdi. Trabzonspor hala yaşıyorsa, ayaktaysa ve yarışıyorsa buradan yetişen ve A takıma hizmet eden önemli yıldızların her açıdan verdiği katkı kesinlikle unutulmamalı… Ve Nenad Bjelica’nın genç oyuncuların önünü kesmeye yönelik eylemlerine de bir son verilmeli… Bunu yapacak olan da Doğan ve yönetimdir.
***
REHA KAPSAL’IN YORUMCULUĞU
Futbolculuk hayatı bir türlü kurtulamadığı sakatlıklardan dolayı kısa süren Reha Kapsal bir dönem Trabzonspor’da da lisans çıkarmıştı. Lisans çıkarmıştı diyoruz çünkü alındıktan sonra sürekli sakatlık nedeniyle forma giyemeden kısa sürede kulüple ilişkileri kesilen bir oyuncuydu. Ne yazık ki futbolcu yeteneklerinin pek farkına varamadık. Sonra teknik direktörlüğe soyundu. Bazı İzmir ve Anadolu takımlarında alt liglerde çalıştı ama beceremedi ki, hiçbir kulüp kapısını çalmıyor artık… Ya da yeterli teklifleri alamıyor. Reha Kapsal da teknik direktörlükten kendisine ekmek çıkmayacağını anlamış olacak ki futbol yorumculuğuna soyundu. ASpor’da programlarda konuşuyor, maçları, transferleri, takımları yorumluyor. Ama futboldan gelen birçok yorumcu gibi o da ancak günü yaşıyor. Bir gün sonrasına söyleyebileceği tek laf olmuyor. Bazen yaptıkları sayısız transferlere rağmen başarısız olan kulüplerin yanlış transfer politikalarıyla batağa saplandığını söylüyor. Altyapıya yeterli ilginin gösterilmediğini söylüyor. Bazen takımların bol bol transfer yapmasını salık veriyor. Bazen teknik direktörlere yanlış oyuncu oynattığına, yanlış strateji uyguladığına dair eleştiriler getiriyor.. Bir teknik direktör de programa bağlansa ve, “Reha Kapsal, madem o kadar iyisin, gel benim yenime üç maç takımın başında kal da görelim seni” dese her halde korkusundan gizlenecek yer arar. Bir takım bugün iyiyse yere göğe sığdıramıyor, kötüyse yerin dibine batırmaktan geri durmuyor. En son Trabzonspor’un Antalyaspor’u mağlup ettiği maçtan sonra, “Trabzonspor’un kadrosuna 5-6 transfer şart’ demiş…
***
BUNLAR FUTBOLU DEĞERLENDİRİYORSA VAY BAŞIMIZA!
Ya arkadaş, bu kulüp zaten sürekli transfer yaptığı için hem ekonomik başarısızlıkla burun buruna, hem de sürdürülebilir başarıdan yoksun… Trabzonspor 5-6 transfer yaparsa yeni Uğurcan’ları, Abdulkadir’leri, Yusuf Yazıcı’ları, Hüseyin’leri nasıl ortaya çıkaracak. Bu takımda 3 yıl önce, ‘Süper sağbek’ denilen ve sürekli forma bulan Serkan Asan yapılan sağbek transferleri yüzünden artık yetersiz diye nitelendiriliyor. Çocuk 19 yaşındayken umuttu, 23 yaşına gitti yetersiz oldu birden… Serkan Asan sürekli oynamazsa, tecrübe edinmezse, eksiklerini sahada uygulamada gideremezse nasıl yıldız olacak? Nasıl bu takımın yükünü taşıyacak seviyeye gelecek ki? Reha Kapsal ve onun niteliğindeki sadece günü kurtarma telaşındaki yorumcular, Trabzonspor’un altyapıdan hangi koşullarda, nasıl oyuncular kazandığını bir araştırsınlar. Madem yorumculuk yapıyorlar, bu kadarcık zahmete de katlansınlar. Ya da hangi koşullarda yıldız olması gereken gençlerin kaybolduğunu bir tahlil etsinler… Trabzonspor, birkaç maç kötü oynadı ‘5-6 transfer yapılsın”, başka bir takım iki kez mağlup oldu, “Kadrosu çok yetersiz, acil oyuncu almalı” diye düşünce adına içgüdüleriyle yorum yapanlar yüzünden kulüpler batağa saplandı. Ama kulüpler battığında bunlar sütten çıkmış ak kaşık olur, yine de ahkam kesmeye devam ederler. Türkiye de bu gibileri dinler ve yanlışa ortak olur.
***
O PARAYLA KRAMPONLARINI ALIRSINIZ
Trabzonspor kalecisi ve kaptanı Uğurcan Çakır, her sezon transfer mevsiminde birçok kulübün gündemine girer… Gazeteler, TV’ler, İnternet Siteleri de bunu haber yapar. Ancak Bordo-Mavili takımın en değerli oyuncusu olan Uğurcan, 27 yaşına gitmesine rağmen hala daha kaleyi korumaya devam eder. Bu sezon da onunla ilgili sayısız transfer iddiası gündeme geldi. Fransa’dan İtalya’ya, İngiltere’den Almanya’ya kadar birçok ülkeden takımların Uğurcan’ı almak istediği yazıldı çizildi. En son yeniden Fransa’nın Nantes kulübünün Uğurcan için resmi görüşme yaptığı ve 5 milyon Euro önerdiği ama bunun yönetim tarafından büyük bir tepkiyle geri çevrildiği gündeme getirildi. Yani Fransız kulübünün teklifi doğruysa gerçekten komik… Kendileri yıldızlaşan futbolcularını 40-50 milyon Euro’ya satarken, Trabzonspor’un en değerlisine yaptıkları öneri gerçekten hakaret ve iade edilmesi gereken bir tutum… Bir kere Nantes kulübü yöneticileri, Yusuf Yazıcı’yı Trabzonspor’un Lille’ye hangi koşullarda sattığından habersiz mi? Yusuf’u 17,5 milyon Euro ve Edgar Lee karşılığı satan bir kulüp, Uğurcan gibi bir ismi 5 milyon Euro civarı bir rakama satar mı? Bu kadar mı ahmak bu Nantes kulübü yöneticileri… Ya da Bordo-Mavilileri mi aptal yerine koymaya çalışıyor. Ama söyleyeceğimiz şudur ki 5 milyon Euro’ya bırakın Uğurcan’ı, onun kramponlarını bile zor alırsınız. Haddinizi bilin ve başka kapıda dilenin şımarık Fransızlar…
***
BRAVO ÇAĞDAŞ ATAN’A!...
Çağdaş Atan… Altay’da, Beşiktaş’’ta ve bir dönem de Trabzonspor’da forma giydi. Bordo-Mavili formayı 2 yıl giymesine rağmen çok benimsemiş, takım için büyük özverilerde bulunmuştu. Çağdaş Atan futbolu bıraktıktan sonra da Bordo-Mavili kulüpten hep olumlu bahsetmiş ve adeta, “Benim tuttuğum takım” demeye getirerek gönüllerde taht kurmuştu. Çağdaş Atan genç yaşta teknik direktörlüğe başlamış ve çalıştırdığı her takımı bir üst seviyeye çıkarmayı başararak isminden söz ettirmişti. Son olarak Kayserispor’u çalıştırıyor. Bu kulüp geçen sezon transfer yasağına rağmen, elindeki üvertür oyuncularla birlikte ligin tepesini sallıyordu. D:evre arasında da bu ekipten başta Onur Bulut olmak üzere 11’de yer alan birçok isim gitmişti. Ama Çağdaş Atan, elindeki kısıtlı, yetersiz kadroyla yine de ilk 10 içinde takımı tutmayı başarmıştı. Bu sezona da çok kötü bir kadroyla başladı Kayserispor. Hatta Çağdaş Atan, “Kadromuz geçen sezonki ekibi bile mumla aratacak durumda, yönetimin mutlaka birkaç önemli transfer yapması gerekir” açıklamasını yapmıştı.
***
GENÇLERİ KORKMADAN SAHAYA SÜRDÜ
Çağdaş Atan’ın takımı Kayserispor’un bu sezona nasıl başlayacağı merak ediliyordu. Bir de Çağdaş Hoca’nın yeni oyuncular ülke futboluna kazandırıp kazandırmayacağı da bir başka soru işaretiydi. Çünkü her gittiği takımda 3-4 tane yeni oyuncuyu Türk futboluna armağan etmek onun adeta misyonuydu. Kayserispor’un ilk maçı geçen sezonun ve transferin şampiyonu Galatasaray’dı. Bu maçta Çağdaş Atan, çok zorlu ve ürkütücü rakibe rağmen sahaya 17 yaşında orta saha oyuncusu Baran Gezek ve 19 yaşındaki stoper Arif Kocaman’ı sürerken en küçük bir tereddüt yaşamadı. Bu gençler de aslanlar gibi sahada mücadele etti. Kayserispor futbol olarak mahkum oynadı ama Çağdaş Atan’ın taktik anlayışı çok işe yaradı ve Galatasaray’dan çok daha fazla pozisyon buldu. Topları direkten döndü. Trabzonspor’da Nenad Bjelica hazırlık maçlarında çok iyi olan Ali Şahin Yılmaz’ı oynatma korkusundan sakatlıktan daha yeni çıkmış Denswil ve maskeli Benkoviec’i sahaya sürerken hiç utanmadı. Keşke Çağdaş Atan’ın yüreğinin zerresi Bjelica’da da bulunsaydı da, belki Bordo-Mavililerin altyapısının aslında futbolcu fabrikası olduğunu tüm Türkiye bir kez daha görebilseydi.
Yorumlar
Kalan Karakter: