SON GENÇ YILDIZ SEMİH VE GERÇEKLER!
Trendyol Süper Ligi’nin büyük kulüplerinden biri olarak kabul edilen Beşiktaş son yıllarda birçok genç yıldız Türk futboluna kazandırdı. Bunların bir kısmı Avrupa’da boy gösteriyor. Bir kısmı takımda yoluna devam ediyor. Son olarak ise Semih Kılıçsoy’u ülke futboluna armağan etti. Semih’e Demir Ege Tıknaz da her an eklenebilir ve ayrıca Emrecan Uzunhan da bu takımda zaman zaman forma buluyor ve gelecek adına umut veriyor. Şimdi herkes özellikle Semih başta olmak üzere Demir Ege’den de söz ediyor. Oysa bu isimlerden söz edenler ve yere göğe sığdıramayanlar, daha dün transfer mevsiminde Beşiktaş’ın sürekli transfer yapmasını istiyordu. Orta sahada, kanatlarda ya da kanat forvette eksiklerin bulunduğunu dile getiriyor ve yönetime adeta cehennem azabı çektiriyorlardı. Ancak gençler mecburiyetten oynatılıp da adım adım zirveye çıkmaya başlayınca herkes sahip çıkma yoluna gitme noktasına geldi.
***
GENÇLERE TAHAMMÜL SIFIR NOKTASINDA
Biliyoruz ki bu genç çocuklar yarın bir iki maçta kötü oynarsa başta bu isimleri şimdi göklere çıkaranlar yerin dibine batıracaktır. Taraftarlar yuhalayacak, yönetimden yerlerine oyuncu almasını isteyecektir. Yönetim de baskıya dayanamayıp, Semih’in de Demir Ege’nin de önünü kesecektir. Oysa yıldız diye kabul edilen yabancı futbolcular aldıkları milyonlarca Euro ücrete rağmen birçok maçta sahada yan gelip yatmalarına rağmen hiç kimse ya da büyük çoğunluk onlara gıkını bile çıkarmaz, hatta onların büyük oyuncular olduklarını savunup, her an skoru değiştirebilecekleri safsatasına sarılırlar. Ne yazık ki eşitlik, adalet ilkesine kimse riayet etmez. Hatta genç futbolculara çok daha fazla tolerans göstermek gerektiğini düşünmez. Olan da Türk futboluna olur. Kazanılması muhtemel onlarca genç, kamuoyunun baskısıyla yok olup gitmekten kurtulamaz, birçoğu futbolcu çöplüğünde yerini almak zorunda kalır.
***
ZORUNLULUKTAN KAZANILAN YILDIZLAR
Bu noktada Trabzonspor’a dönmek istiyorum. Başkan Ertuğrul Doğan altyapıda artık bilimsel yöntemlerle eğitim verdiklerini, bunun meyvelerini gelecek yıllarda toplayacaklarını ifade ederken, geçmişte kazanılan futbolcuların da bir planlama dahilinde yıldızlaşmadığını, zorunluluklardan kaynaklı olarak çıkış yaptıklarını dile getirdi. Başkan Doğan bir yerde yanılıyor. Bir kere Trabzonspor kulübü Türkiye futbolunun en büyüğü olduğu 1975-84 yılları arasında altyapısından da, bu kentin çocuklarından da yararlanırken bilinçli bir plan dahilinde hareket ediyordu. Onun meyvelerini de her anlamda topladı, yedi. Sonra gelenler artık dış transfere bel bağladılar ve hiçbir şekilde altyapıya önem vermeme eğilimine girdiler. Ama işler terse döndüğünde zorunlu olarak Hami Mandıralı, Hamdi Aslan, Hamdi Zıvalı, Soner Boz, Ogün Temizkanoğlu, Hayrettin Aksoy, İbrahim Yılmaz, Taner Yılmaz gibi oyuncular A takıma katıldılar. Bunlar arasında da birçoğu ülke futboluna damga vurdu.
***
FARUK ÖZAK DA PLANLI ÇALIŞMA İÇİNDEYDİ
Sonrasında Faruk Özak başkanlığı döneminde yine altyapıdan planlı oyuncu kazanma süreci yaşandı. Metin Aktaş, Fatih Tekke, Okan Özke, Mehmet İpek ve Akın gibi isimler A takıma çıktılar. Bu isimler aynı zamanda Ümit Milli oyunculardı. Özak görevde kaldığı süre içinde bu oyunculardan azami yararlanma yoluna gidildi. Takımın başında Şenol Güneş, altyapının başında Özkan Sümer vardı. Teknik danışman da Ahmet Suat Özyazıcı’ydı. Faruk Nafız Özak görevi bırakınca, Mehmet Ali Yılmaz’la yine plansız sürece girildi. Ama Özkan Sümer başkanlık bayrağını eline aldığında yine altyapıdan planlı oyuncu kazanma dönemi başladı. Gökdeniz Karadeniz, Tolga Zengin, Macit Güven, Tayfun Cora’larla başlayan süreç, Alişen Kandil, Ufuk Bayraktar, Ufukhan Bayraktar, Feridun Sungur, Yusuf, Emre Aygün gibi oyuncularla devam ettirilmeye çalışıldı. Bu arada Hüseyin Çimşir, Mehmet Yılmaz, Fatih Tekke, Selahattin Kınalı gibi oyuncular da altyapıdan yetişmişlerdi ve farklı takımlardaydılar. Bunlar da geri getirildiler. Onlara Muzaffer Bilazer eklendi. Eğer Özkan Sümer başkan olarak kalsaydı, A takıma planlı alınan ama sonrasında yok edilen futbolcuların belki de tümü ülke futbolunun en önemli aktörleri olacaktı. Ama ömrü vefa etmedi.
***
SÜMER KAKA’YI NİYE ALMAMIŞTI BİLİYOR MUSUZ?
Bilir misiniz, Brezilya futbolunun efsane isimlerinden Kaka, U17 dünya şampiyonasında izlenmişti. Özkan Sümer de bu ismi takip edenler arasındaydı. Turnuvayı izleyen birçok futbol adamı da, Sümer’e, “Bu Kaka süper oyuncu, onu alın” demişti. Fakat Özkan Sümer oralı olmamıştı. Sonra bir dedikodu yayıldı; “Özkan Sümer futbol cahili, Kaka’yı beğenmemiş” şeklindeki bu dedikodularla ilgili Sümer ile konuştuğumuzda, “Kaka’yı beğenenler kadar futbolu bilirim her halde…. Ama onu alıp alamayacağımız meçhul fakat varsayalım ki transfer ettik. O zaman bizim altyapıda bulunan ve 16 yaşındaki Gökdeniz Karadeniz vardı. Çok yetenekli ve geleceğin yıldızı olacak şartları taşıyordu. Aralarında da bir yaş fark bulunuyordu. Şayet Kaka’yı almaya kalksaydık Gökdeniz’in önünü kapatmış olurduk. Oysa biz altyapımızdan üreteceğimiz futbolcularla ancak ayakta kalabilir ve gerçekten sorunsuz yarışabiliriz” demişti. Futbolcunun planlı kazanılması konusunda kulağınıza bir kar suyu kaçar mı bilmem ama küpe olması çok önemli Sayın Başkan!.
***
ÖZKAN SÜMER’İN AYAK İZLERİNİ TAKİP EDİN
Türkiye’de ne yazık ki teknik adamlar çok korkak. Belki de birçoğunun menajerlerle özel ilişkisi var. Bu nedenle maliyetsiz oyuncu kazanma yerine transferi tercih ediyorlar. Kulüpleri yönetenler de kara cahil oldukları için bu sözde teknik adamlara biat ederek hareket ediyorlar. Sonuçta da planlı olarak altyapıdan futbolcu kazanmak mümkün olmuyor. Özkan Sümer bu açıdan bir örnekti. Artık aramızda değil, vefat etti. Ama Sadi Tekelioğlu diye bir isim var. Birçok kişi Tekelioğlu’nun bazı zaaflarından dem vurur. Olabilir, bugün hangi insanın zaafı yok. Birinin başka konuda, bir başkasının farklı bir konuda zaafı var. İnsanların zaaflarının olduğu alana kendilerini kaydırmadan yararlanmak en doğrusu… Bakın Trabzonspor’da altyapıdan planlı ve korkusuzca oyuncu kazanma yeteneğine sahip son isim Sadi Tekelioğlu’dur. Kaç yıldır kenarda köşede duruyor. Oysa, en son altyapı sorumlusuyken teknik kadronun ayrılmasıyla birlikte çok sayıda altyapı oyuncusunu A takıma çıkardı. Oynattı. Bu oynattığı futbolcuların önemli bölümü yıldız oldular.
***
SON PLANLI KAZANIM TEKELİOĞLU DÖNEMİNDE
Muhammet Reis onun döneminde büyük santrafor görülüyordu ama Hami Mandıralı yok etti. Yusuf Yazıcı, Hüseyin Türkmen, Abdulkadir Ömür hep onun döneminin ürünü… Semih Karadeniz, Melih Kabasakal’ı, Savaş’ı kazanmak istedi. Ama o takımın başında tutulmayınca bu oyuncular yok edildiler. Eğer Muharrem Usta kendisine sezon sonuna kadar sabredebilseydi belki de bu isimlerin hepsi de bugün Trabzonspor’un en önemli neferleriydi. Ama biliyorsunuz, bugün yıldız olanlar bile Sadi Tekelioğlu’ndan sonra çeşitli takımlara kiralık gönderilmeye çalışıldı, Ersun Yanal isimli sözde futbol bilimcisi tarafından… Başta da Yusuf Yazıcı vardı. Neyse ki bu girişimleri engellendi ve Trabzonspor birkaç oyuncu kazandı. Sizin yöneticilik günlerinizde de transfer yasağı ve kadro dışı olayları yaşanınca zorunlu olarak 5-6 altyapı futbolcusu kazanıldı. Bu kuşkusuz sizlerin bilinçli tercihinizle değil, zorunluluktan kaynaklandı.
***
SADİ HOCAYI İŞ BAŞINA GETİRİN
Sayın Başkan; bakın sizler altyapıya inanmıyorsunuz. Abdullah Avcı da inanmıyor. Siz kendi yaşam felsefenizi Trabzonspor’a uyarlarken, “Planlı bir oyuncu kazanılmamıştır hiçbir zaman” diyorsunuz. Oysa ben size tarihi anlattım. Umarım bu tarihten bir şeyler kaparsınız. Tribünden gelmişsiniz ama acı ki kulübün gerçek tarihi ile ilgili gerçek anlamda hiç fikir yürütme çabası göstermemişsiniz. Etrafınızda da ne yazık ki sadece maaş alıp hayatın keyfine bakmaya çalışan futbolcu eskileri bulunuyor. Önce bunlardan kurtulun… Sonra da Sadi Tekelioğlu’nu altyapı ile üst yapı arasında koordinasyonu kuracak kişi olarak göreve getirin. Bu isim A takıma hazır oyuncuların kimler olduğunu size ve Abdullah Avcı’ya tüm verileriyle birlikte anlatsın… Adım adım, tek tek alttan isimler A takıma çıksın… Yavaş yavaş oynatılmaya başlasınlar… Bakın bakalım, buradan yine oyuncu çıkıyor mu çıkmıyor mu? Bunu yapabilir misiniz? Sanmam!
Çünkü sizin derdiniz planlı bir şekilde alttan oyuncu çıkarmak değil, ekonominin yettiği ölçüde, hatta iflas noktasına gelmesi pahasına teknik adamlarınızın transfer taleplerini karşılamak ve sonra da çıkıp taraftara, “Biz elimizden geleni yaptık. Cebimizden 30-40 milyon Euro da verdik ama ancak bu kadar oluyor” mazeretinin arkasına sığınmak…
Yanlış düşünüyorsam beni ikna edin!
Yorumlar
Kalan Karakter: