TRANSFER HABERLERİ DAHA ÖZENLİ OLMALI!
Türkiye’de ara transfer dönemi 9 Şubat Cuma akşamı saat 23.59 gibi sona erdi ve futbolseverler taraftarı oldukları kulüplerin kimleri transfer etmeyi düşündüğü, kimlere imza attırma aşamasına getirdikleri, kimleri elden kaçırdıkları, kimlerin fahiş para istediklerine dönük haberler de bir süreliğine de olsa gündemden düşmüş oldu. 11 Ocak tarihinde başlayan transfer dönemine aylar varken medya özellikle 4 büyük kulüple ilgili bomba transfer iddialarıyla çalkalanmaya başlamıştı. Bu kulüplerden biri de Trabzonspor’du. Biz de bu konuyla ilgili detaylı bir habere imza atmıştık ve Trabzonx.com sitesinde de yayınlanmıştı. Bu kez de Sis Perdesi için ve özellikle olayın medya boyutunu ele alarak yazma ihtiyacı hissettik. Çünkü sonuçta kulüpler transfer yaparken, yönetme konusunda zaafları bulunan başkan ve yöneticilerin medyanın gazına gelip, yaptıkları anlamsız ve gereksiz transferlerle kurumlarını iflas noktasına getirmedi mi?
***
YÖNETİMLER MEDYANIN DOLMUŞUNA GELİYOR
Kuşkusuz taraftar da sosyal medyadan baskı oluşturuyor ama medya özellikle rakip takımların yaptığı ve birçoğu işe yaramaz, pahalı isimleri allayıp pullayıp kamuoyuna yutturunca taraftar da otomatik olarak gaza gelip, yönetimlerini aşırı derecede zorluyorlar. Yönetenler de kötü sonuçlar alma ihtimalini düşünüp, en azından transfer yaparak taraftara, “Bakın biz görevimizi yaptık, suç teknik kadroda ve futbolcularda” kolaycılığına kaçmak durumunda kendilerini hissediyorlar. Buradan Trabzonspor’a bir gönderme yaparak yazımıza devam edelim isterseniz. Biliyorsunuz son yıllarda Bordo-Mavili yönetimler transfer rekoru kırma konusunda İstanbul’un para ağası kulüpleriyle yarışa girmeyi adeta bir görev bilenler tarafından yönetildi. Trabzonspor’un Nuri Albayrak’tan başlayarak Ertuğrul Doğan’a kadar gelen süreçte kulübün İstanbul’da oturan başkanlar tarafından yönetilmesi, bu isimlerin transfer yapma yeteneğinin zayıflığı, kolay etkide kalmaları, yanlış transferlerin yarattığı kötü sonuçları telafi etmek için yeni transfer yapmayı adeta kurtuluş formülü sanmaları ne yazık ki ağır bedeller ödetti. Zaten bu kötü, yanlış ve bilgiden uzak transfer politikası nedeniyle de Bordo-Mavili kulüp iflasın eşiğine gelmedi mi? Ancak yönetimlerin yanlış transferlerinde medyanın ve taraftarın rolü de inkar edilemez boyutlara ulaşmış gözüküyor.
***
GERİDE BIRAKTIĞIMIZ SÜRECE 65 İSİM YAZILDI
Ne yazık ki gazetecilerin kalitesi azaldıkça menajerlerin kullanımına çok daha kolay girme durumu ortaya çıkıyor. Kuşkusuz Bordo-Mavili takımın birçok oyuncusundan yoksun olması, bu sezon ligde istediği sonuçları alamamasından kaynaklı olarak ara transferde fazla transfer yapılacağı düşüncesi egemen oldu. Başkan Ertuğrul Doğan’ın da 3-5 futbolcu alacağını açıklayıp, “Öyle oyuncular alacağız ki, ‘bunları nasıl almayı başardılar’ diyecek, hayret edecekler’ sözleri de iştahları kabartmıştı. Abdulkadir Ömür, Anastosios Bakasetas ve Jensen Larsen’in bonservisleriyle, Dimitrios Kourbelis ve Tonio Teklic’in de kiralık gitmesiyle birlikte yabancı kontenjanının da açılması sonucu yönetimin transfer yapacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Transfer döneminde sağbek, sol bek, stoper, merkez orta saha, on numara ve forvet arayışları gerçekleşti ve medyada tam 65 yeni isim yazıldı ancak sadece 1 tanesi alınabildi. Adı geçen oyuncuların birçoğu da başka takımlara transfer gerçekleştirdi. Bu da bazı ulusal gazeteler ve internet siteleriyle yerel gazete ve sitelerin ciddiyetten uzak transfer haberlerine imza attıklarını göstermeye yetiyor. Bu da gazetecilik adına olumsuz bir görüntüye neden oluyor.
***
TAM 65 YENİ İSİM GÜNDEME GETİRİLDİ
Ara transfer döneminde Karadeniz Fırtınası ile ismi yan yana yazılan yabancı-yerli isim sayısının 65’e ulaşmış olması, bunların büyük bölümünün ciddiyetten uzak olduğunu göstermeye yetiyordu aslında… Ya da menajerlerin oyuncularına piyasa yapabilmek için gazetecileri kullanarak sanki Trabzonspor ilgileniyormuş gibi haberler yaptırdıkları sonucu doğuyor. Bu noktada spor medyasının da kullanıldığına işaret ediliyor. Zaten yazılanların bir kısmının farklı kulüplere gitmesi de gerçeği ortaya sermeye yetiyor. Trabzonspor’un ekonomik açıdan da yüksek bedelli futbolcu transferi mümkün gözükmezken ve Başkan Ertuğrul Doğan’ın da sürekli ödeme güçlüklerinden söz etmesine karşın transfer döneminde yeni yeni isimlerin gündeme getirilmesine bir anlam verilememişti. Kulübün bir tek 33 yaşındaki Thomas Meuner’i almasına karşın daha çok menajer oyunlarıyla birlikte, bunları yiyen gazetecilerin transfer ayında kamuoyunu meşgul ettikleri düşünülüyor. Gazeteler ve siteler de, “Nasılsa taraftar transfer haberi okuyor” mantığıyla birlikte uçan kaçan isimleri yazmaktan geri durmuyor.
***
BUNLAR KULÜBE BÜYÜK ZARAR VERİYOR
Çok sayıda ve bir kısmı da alınması olanaksız, bir kesimi ağır sakatlık geçirmiş ve uzun süreler sahalardan uzak kalmış, hatta futbol hayatlarının emeklilik günlerini yaşayan oyuncunun yazılıp çizilmesinin futbolcuların pazarlanmasından başka bir işe yaramadığı bugüne kadar tecrübeyle sabit olurken, geride bıraktığımız ara transfer döneminin öncesinde ve 1 aylık sürede aynı biçimde haberlerde ısrar edilmesi toplumu kandırmaktan öte bir anlam taşımadı. Bu durum camiaya ve yönetime zarar verdi. Çünkü transfer mevsimi öncesinde ya da transfer döneminde ismi Bordo-Mavili kulüple anılan futbolcular, taraftarı büyük beklentiye sokuyor. İsmi yazılanların yüzde 99’unun alınamamasıyla birlikte de yönetimin transferde başarısız olduğu algısı yaratılıyor. Ayrıca bu kad.ar ismin yazılıp çizilmesi sonucunda kamuoyu baskısı oluşmasından dolayı da yönetim kulübü zarara uğratma pahasına yeni isimler almak zorunda kendisini hissediyor. Teknik kadroların da eli bu açıdan güçlendirip yönetime isim dayatma noktasına gelmesine neden oluyor. Bunun da ekonomik kaos içindeki Karadeniz Fırtınasına büyük zararlar vermekten başka bir işe yaramadığına dikkat çekiliyor. Trabzonspor’a zarar vermek istemeyenlerin bu tür yayın politikalarından vazgeçilmesi gerektiğinin de altı çiziliyor.
***
İŞTE TRABZONSPOR’A YAZILAN 65 FUTBOLCU

Yorumlar
Kalan Karakter: