TRABZON’DAN BİR HAYDAR TUNCER GEÇTİ!
Haydar Tuncer… Trabzonspor’un kurulduğu yıllarda ilk sağ beklerinden biriydi… Namı-diğer ‘Kara Haydar’ olarak anılırdı. Aynı zamanda geçtiğimiz aylarda aramızdan ayrılan efsane teknik direktör Ahmet Suat Özyazıcı’nın da bacanağıydı… Onun futbol oynadığı yıllarda paralar şimdi havalara saçılmıyordu. Haydar Tuncer bu nedenle eğitimini tamamlayıp, Türkçe öğretmeni olmuştu. Benim Cumhuriyet Orta Okulu’Enda Edebiyat ve Kompozisyon öğretmenimdi. Çok mütevazı, saygılı, öğrenciye sevgisi esirgemeyen ama çok da şımartmayan bir kişilikti. Derslere girdiğinde, “Günaydın arkadaşlar” sözü hep kulaklarımda çınlardı. Bu sözü bizi bir arkadaş gibi gördüğünün belirtisi gibiydi. Derslerde inanılmaz başarılıydı. Öğrencilerinin derse kendilerini verebilmesi için elinden geleni yapar, en ince ayrıntısına kadar herkesin yazdıkları, çizdikleri, konuştukları, okuduklarıyla ilgilenirdi.

***
TATLI BİR DİSİPLİNİ VARDI
Bizim neslin gençleri çok iyi bilir ki özellikle çocukluk ve gençliğe giriş dönemlerinde baba dayağı adeta kaçınılmazdı. Benim babam da, tokat atmak ve kızmak için her zaman bir bahane bulurdu. Kuşkusuz biz de mükemmel değildik ama babamızdan sevgi yerine şiddet görünce, okulda en azından demokrasinin kırıntısıyla karşılaşmak isterdik. Ne yazık ki öğretmenlerimizin de birçoğu şiddete meyilliydi. Bu nedenle de öğrenciyi döven öğretmenlerin derslerinden hep kaçmak isterdik. Soluğu Yavuz Selim’de ya da Avni Aker’de alır, Trabzonspor’un idmanlarını izlerdik. Bir tek Haydar Tuncer’in derslerinden kaytarmazdık. Can kulağıyla onu dinlerdik. Edebiyatımın ve kompozisyonumun gelişmesinde onun babacan ve bir ağabey gibi yaklaşımının, dersi sevdirmesinin rolü büyüktü. Bugün biraz Türkçeyi doğru kullanıyorsam, bunun en önemli nedeni Haydar Tuncel’in öğrencisi olmamdır.

***
TRABZONSPOR’A HİÇ YAKLAŞMADI
Haydar Tuncer hocamla, okul bittikten ve askerlik dönüşü gazeteciliğe başladıktan sonra ilişkimiz devam etti. Özellikle Ahmet Suat Özyazıcı’nın, Kemeraltı No:; 6 adresindeki işyerinde bir araya gelir, dertleşir, konuşur, bazen eğitimi, bazen siyaseti, bazen de Trabzonspor’u tartışırdık. Kendisine saygımı hiç kaybetmeden sohbetimiz bazen saatlerce sürerdi. Haydar Tuncer çok iyi bir eğitimciydi ama sonuçta Trabzonspor’un kuruluşundan itibaren içindeydi. Geniş de bir çevresi vardı. İsteseydi, Trabzonspor kulübünde birçok göreve gelebilirdi. Ama o her zaman uzak durdu. Kimseden iş dilenmedi, hiç kimsenin ayağını kaydırıp, kendine yer açma savaşı vermedi. İsteseydi çok iyi bir eğitimci ve yönetici olarak Bordo-Mavili kulüpte birilerinin koltuğunun altına girmeyi isteyebilirdi. Ama yapmadı, ne onuruna, ne mesleğine bunu yakıştırabildi. Gerçek bir eğitimci ve harika bir insan olarak anıldı çevresinde, eğitim dünyasında… Ve Haydar Tuncer önceki gün aramızdan ayrıldı, dün de toprağa verildi. En büyük eseri yetiştirdiği binlerce öğrencisi oldu. Haydar Hocam seni asla unutmayacağız. Örnek bir eğitimci ve harika bir insan olarak hep kalbimizde yaşayacaksın. Aziz hatıran önünde saygıyla eğiliyorum ve başta ailen, eğitim dünyası ve tüm sevenlerinin başı sağolsun, sabırlar diliyorum…

***
KTÜ YÖNETİMİ NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?
Geçtiğimiz günlerde KTÜ'de belki de tarihinin en büyük personel alım ilanı verildi. Seçim dönemine denk gelen veya denk getirilen bu ilan yaklaşık 500 kişilik dev bir personeli ilgilendiriyor. Üstelik bu alımlarda mülakat olmaması gibi güzel bir uygulama da yapıldı. Seçim dönemi Ak Parti tarafından mülakatın kaldırılacağı yönündeki vaadin ilk uygulayıcılarından olan bir kurum olarak görülen Karadeniz Teknik Üniversitesi tabi ki bizi yine şaşırtmadı. Önce verilen ilanda kişiye özel olarak algılanabilecek şartlar göze battı ve gündeme gelince de Resmi Gazetede düzeltilmek zorunda kalındı. Daha sonra ise resmi alım sürecine geçildi. Alım işlemi oldukça açık ve şeffaf bir süreç olarak yönetilebilirdi. Çünkü adaylar sadece bileğinin hakkıyla almış oldukları KPSS puanına göre sıralanacaktı. Ama maalesef öyle olmadı. Sonuçlar KTÜ resmi web sayfasında açıklandı. Ve açıklanmasıyla büyük skandal patlak verdi. Sonuçlar incelendiğinde 80 puanlı adayların atandığı ama 90 puanlı adayların ise atanamadığı bir tablo ortaya çıktı. Dört işlemden oluşan hesaplama ve aday yerleştirme süreci maalesef yönetilemedi. Bu durum bizim için hiç sürpriz olmadı. Çünkü daha önce sırf Trabzon’un veya Rize’nin bir ilçesinin kütüğüne kayıtlı olduğu için liyakatsizce teslim edilen koltuklar konusunda KTÜ yönetimini uyarmıştık.
Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı o koltuğa liyakati ile atandı buna bir itirazımız yok. Ama atandıktan sonra bambaşka bir yapıya büründü. Eleştirilere kapalı, her şeyi doğru yaptığını düşünen bir yönetim görmeye başladık. Son olarak yaşanan bu kadro skandalı konusunda umarız ders çıkarırlar. Yanlış anlaşılmasın, KTÜ'de yaşanan durumun bir torpil veya bir iltimas olduğunu kesinlikle düşünmüyoruz. Ama yaşanan durum ‘her şeyi ben bilirim, en doğru işi ben yaparım’ düşüncesinin bir sonucudur. Normal şartlarda bu basit hata yapılmazdı. KTÜ idari birimlerinde bu işlem daha önce defalarca sorunsuz tamamlandı. Ama bazen boş ve gereksiz özgüven insanın başına böyle dertler açabiliyor. Bu skandalı yüksek puan alanların başvurusu önledi ve KTÜ hatasını kabul ederek çok büyük bir skandala engel olabildi. Şimdi süreç yeniden işleyecek. Adayların puanları yeniden hesaplanacak ve kazananlar ilan edilecek. Daha önce ilan edilen listeye göre kazandığını düşünen ve ‘kamuda iş güç sahibi oldum’ diye sevinen insanların ise psikolojisini düşünemiyoruz. KTÜ adına ise ciddi bir prestij kaybı. Konu hakkında daha önceki yazılarımızdaki uyarılarımızı tekrar KTÜ yönetiminin dikkatine sunarız.

***
ERGUN ATA’IN HESABI ÇALININCA!
Trabzon gazeteciliğinin en önemli isimlerinden biri Ergun Ata’nın İnstangram hesabı önceki gün çalındı. Ata, hesabını kurtarmak için kılı kırk yardı. Tüm arkadaşlarından yardım talep etti. Ergun Ata, bizlere de hesabının çalındığının duyurulmasını istedi. Biz de hem bu duyuruyu yaptık, hem de hesabı çalan kişinin hemen, “Çok avantajlı bir teklifimiz var”la başlayan paylaşımlarına ağzının payını vererek engelleme yoluna gittik. Bu arada hesabı çalan kişi, hemen pazarlıklara başladı, hesabı iade etmesi için istediği parayı söyledi. Ergun Ata ise bu pazarlığa girmedi ve dün Trabzon Emniyet Müdürlüğünde soluğu aldı. Siber Suçlarla mücadele birimine gitti. Burada görevli kişi anında duruma el koydu ve hesabı kısa sürede kurtardı. Ergun Ata, aslında hesabı kurtarmanın ne kadar kolay olduğunu görünce şaşkınlığını gizleyemedi ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ersen Küçük’ü arayarak, “Meslektaşlarımız sık sık hesaplarının çalınması olayıyla karşılaşıyor. Bu hesapların nasıl geriye alınabileceğine dair Siber Suçlarla Müdürlüğündeki görevli kişilerin arkadaşlarımıza bir seminer vermesi için çalışma başlatırsan çok iyi olur” dedi. Küçük de bu öneriye olumlu yaklaştı. Artık semineri beklemeye başladık. Çünkü bu hesap çalma sorunuyla sık sık karşılaşanlar arasında bizler de varız. Umarız en kısa sürede bu seminer verilir, tüm meslektaşlarımız katılır ve böyle bir sorunla karşılaştığımızda da Siber Suçlara gitmeden sorunu çözme konusunda gerekli bilgiye sahip olabiliriz.

Yorumlar
Kalan Karakter: