TRABZONSPOR ARPALIK MI?
Türkiye’de 1980 öncesinde KİT’ler (Kamu İktisadi Teşekkürleri) iktidarların adeta arpalığıydı. Bu kuruluşun bünyesinde olan şirketlere, taşıyabileceğinin kat kat fazlası insan kadrolu olarak sokulur, birçok hiçbir iş yapmadan maaş alırdı. Ne yazık ki Trabzonspor da bu kentin arpalığı olarak görülen kurumlarının başında geliyor. Her gelen yönetim, siyasetçilerin, Meslek Odaları, Sivil Toplum Örgütleri ya da iş insanlarının baskısıyla haddinden fazla insan barındırmak zorunda kalıyor. Bunların bir kısmı da yeteneklerinin çok çok üzerinde maaşlar alıyor, keyfini yapıyor ama sıkıntıyı Bordo-Mavi kulüp yapıyor. Mehmet Ali Yılmaz döneminde aracılarla, Trabzonspor’a girenlerin haddi hesabı yoktu. Benzer gelişmeler Sadri Şener’in başkanlıklar sürecinde devam ederken, Faruk Nafız Özak da çok sayıda ismi kulüpte görevlendirmesiyle bilinirdi. Hatta Özak’a iş için başvuran birçok kişiyi anında Trabzonspor’a yönlendirir, başkan ya da yetkilere ricacı olurdu.
KADRO ŞİŞMİŞ DENİLİP, DAHA FAZLASI İŞE ALINDI
Sadri Şener’in son başkanlık süreci öncesinde, “Bu kulüpte işe adam alınmamış, adama iş verilmiş” denilerek çok sayıda kişi atılmıştı. Ama sonra çok fazla ihtiyaç olduğu söylenerek attıklarının iki katı kişiyi işe almıştı. İbrahim Hacıosmanoğlu döneminde ise, kongreyi kazanmak için altyapı teknik kadrosunu Ali Kemal Başaran’dan dolayı Akçaabat lobisine, İbrahim Usta’nın desteğinden dolayı da pilot takım 1461 Trabzon’u Arsinlilere emanet etmişti. Ayrıca birçok birimde kadrolaşmaya gitmiş, önemli paraları oluk oluk akıtmıştı. Muharrem Usta döneminde de manzara hiç değişmiyordu. Hep kongre kazandıranların, siyaset kurumunun baskılarıyla teknik adamlar, medya birimi, stat ve çim bakımı, park ve bahçelere, güvenlikçiden sekretere kadar sayısız insan istihdam ediliyordu. Ama bunlar yeterli miydi, gerekli miydi? Bunun hiç önemi yoktu. Çünkü para Trabzonspor’un kasasından çıkıyordu.
MİLYONLARCA BABASI OLAN YETİM ÇOCUK!
Trabzonspor’da özellikle altyapı teknik kadrosu belirlenirken, burada çalışacak teknik adamların psikolojik, pedagojik, sosyolojik, felsefi eğitimleri ve kişiliklerinin çocukları eğitebilecek kapasiteye sahip mi değil mi hiç bakılmadı. Herkes kendi adamını iş başına getirmek, burada görevlendirmek istedi. İdari binada da aynı şeyler geçerli oldu. TS Clup mağazalarında da birçok torpilli işe alındı. Hele medya birimini sormayın gitsin. Bir haber yazmayı beceremeyen, fotoğraf çekme yeteneği olmayan, canlı yayın yapma, toplumla ve medya ile iletişimin nasıl sağlanması gerektiğini bile bilmeyen çok sayıda kişi dolduruldu yıllarca bu birime… Hala daha devam ediyor. Sorsan herkes Trabzonspor’u… Tüm taraftarları, her türlü katmanlarıyla üzerine titriyor. Hiç zarar görmesini istemiyor. Ama iş çıkara, siyasetçiye, iş insanına, Sivil Toplum ya da Meslek Odası başkanlarına yaranmaya sıra geldiğinde tam bir arpalık haline dönüşüyor Trabzonspor… Ne diyelim? “Milyonlarca babası olan ama öksüz gibi sömürülen, horlanan bir çocuk Trabzonspor….”
GÖMÜ BULUNSA BU PARALAR ÖDENMEZ
Geçen sezonun ikinci yarısında zayıf kalan, bu sezon çok etkisiz gözüken ve takımın yumuşak karnı haline gelen Djaniny Semedo’nun sözleşmesi de 3 yıllık yenilendi. Her sezon için 1 milyon 600 bin Euro’dan 3 yıldı 4 milyon 800 bin Euro, menajerine de 250 bin Euro olmak üzere 5 milyon 50 bin Euro (101 milyon lira) verilecek olmasına bir anlam verilemedi. Djaniny’nin sözleşmesi devam ederken, sakatlık süreçleri yaşamasının yanında, Visca’nın alınmasından sonra düşüşü dikkatlerden kaçmayan 32 yaşına gitmiş bir oyuncu için 3 yıllığına gözden çıkarılan para hayret uyandırdı. Kulübün inanılmaz derecede ekonomik açıdan kötü yönetildiğinin altı çizilirken, “Hiç gereği yokken 3 futbolcu için kasadan çıkacak toplam para 305 milyon lira ve büyük bir hazine gömüsü bulunsa bile bu paraları ödemek büyük ayıptır. Trabzonspor’un hiç mi sahibi yok, öksüz çocuk gibi sömürtülüyor” yorumları yapıldı.
GBAMİN GÖZE GİRDİ DE KULÜBÜ SORUN!
Gbamin’in geçmişinde çok sakatlık bulunması, Bordo-Mavili takımda da benzer süreçler yaşaması, büyük bir tedirginlik yaratmıştı. Bu nerenle de bir an önce geri gönderilmesinin en doğru karar olacağı düşünülüyordu. Fakat daha sonra önemli bir çıkış yakaladı, sakatlık sorununu da aştı ve takımın değişmezlerinden biri haline geldi. Abdullah Avcı’nın stoper olarak da oynattığı, bu alanda daetkili gözüken Gbamin’in seviyesini daha da yükseltmesi durumunda takımda kalmasını gerekli kılabilir. Fakat kulübü Everton’un 7 milyon Euro bonservis bedeli istemesi durumunu zorlaştıracak gibi görülüyor. Naci Ünivar’ın başarılı olması halinde Ajax’ın onu geri çağırmasına kesin gözüyle bakılıyor. Ayrıca Naci de daha fazla süre almak için devre arasında bile gitmek istiyor. Bu da genç oyuncuyla ilgili bir transfer sorunu ortaya çıkarmasını olanaksız kılıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: