BJELİCA YANAL VE AVCI’NIN İZİNDE!
Trabzonspor Teknik direktörü Nenad Bjelica Perşembe günü bir basın toplantısı düzenledi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Basın toplantısının bir yerinde genç oyuncular gündeme geldiğinde, Hırvat teknik adam, “İlk geldiğim günden beri genç oyuncularla çalışıp iyi iletişim kurabileceğimi gösterdim. İlk günden beri onlara şans vermeye çalıştım. U-19’dan 5 oyuncumuz idmanda sürekli bizimle beraberler. Aralarında büyük potansiyeli olan oyuncular mevcut. Bu bir zaman işi, bir günde olacak bir şey değil. Süreç içinde daha büyük oyuncu olabilecekler. Onlara bunu göstermeye çalışıyorum. Genç oyuncu olarak Abdülkadir ve Eren’i de sayabiliriz. Bu oyuncuları da genç oyuncu olarak değerlendirebilir. Kulüp politikası gereği bir yandan oyuncuları geliştirip bir yandan daha iyi yerlerde olabilmeye çalışıyoruz” şeklinde yanıtladı. Bjelica’nın bu açıklamasını okuyunca aklıma nedense Ersun Yanal ve Abdullah Avcı geldi.
Neden mi?
***
SİZ GENÇ OYUNCU KAZANAMAZSINIZ BJELİCA
Çünkü Abdullah Avcı ve Ersun Yanal, kamuoyuna mesaj verirken hep altyapının önemine işaret ederler, buradan çıkacak oyuncular için sabırlı olunmasını isterler, yarışan bir takımda gençlerin oynaması halinde büyük risk oluşabileceğini vurgularlar. Sonra sürekli transferler yaparlar ve bir türlü genç yeteneklere oynama sırası gelmez. Şimdi Bjelica’da altyapıdan 5 oyuncuyla sürekli idman yaptıklarını söylüyor ve bununla övünüyor. Ben de diyorum ki, “Mister Bjelica siz bu alt yapı oyuncusu gençleri, A takımın oyuncularına karşı boks tabiriyle kum torbası olarak kullanıyorsunuz. Yoksa onların oynaması, gelişmesi hiç derdiniz değil. Öyle bir derdiniz olsaydı, 10 dış transfer yapıp, hala 5 yeni isim aramazsınız. Hakan Yeşil’i, Kerem Baykuş’u ve daha birçok yetenekli genci dışlamaz, onlardan yararlanma yoluna gider, takımın alternatifleri yapıp, adım adım zirveye çıkarıp, Trabzonspor’un iskeletinin önemli parçaları haline getirirdiniz.
***
ALİ ŞAHİN YILMAZ’I OYNATAMA CESARETİNİZ OLMADI
Bu kadar yabancı transferinin yapıldığı bir kulüpte gençlere şans verilmesi söz konusu bile olamaz. Bakın tüm stoperleriniz sakatken, neredeyse hasta yataklarından Denswil ve Benkovic’i kaldırıp Antalyaspor maçında sahaya sürdünüz ama hazırlık döneminin en başarılı isimlerinden Ali Şahin Yılmaz’ı sahaya sürme cesareti bile gösteremediniz. Çünkü siz bir korkaksınız. Hem de sürekli mazeretlerin arkasına sığınan bir korkak!!! Bir de çıkmış, Abdulkadir Ömür gibi 7 sezondur Süper Ligde, Trabzonspor’da forma giyen 4 sezon önce Avrupa devlerinden 23 milyon Euro’luk teklif almış bir isimle Eren Elmalı gibi 3 yıldır A Milli takım kadrosunda olan ve zaman zaman Ay-Yıldızlı takımda forma giyen oyuncular için, “Bunlar da genç sayılır” derken yüzünüz kızarırdı biraz… Ama artık kesin biliyoruz ki, siz bir transfer çılgınısınız, aldığınız oyuncuların da büyük çoğunluğu çöp haline gelecek, bir tek de genç oyuncu kazanamayacaksınız.
Trabzonspor skor olarak ne yapar, neyi başarır bunu şu anda kesin bilemem ama bildiğim tek şey yaptığınız ve yaptıracağınız transferlerle bize Ersun Yanal ve Abdullah Avcı’yı da aratacaksınız.
***
ÖZYAZICI, SÜMER’İ SOR, TEKELİOĞLU İLE KONUŞ!
Nenad Bjelica, Avrupa futbolunda öyle ismi olan bir teknik adam değil… Sanırım Balkanlar dışında da pek bir yer tanıyor, yaptırdığı ve yaptırmak istediği transferlere bakınca abartmış olmadığımı anlarsınız. Ancak bir bölgede 2 alternatif bulunurken, buraya bir yeni transfer daha yapmaya çalışıp, sonra da genç oyuncuların oynaması için sabırlı olmak gerektiğini söylerken her halde bizleri aptal sanıyor. Bak, Bjelica sen bilmezsin ama istersen bir Ahmet Suat Özyazıcı ve Özkan Sümer’i sor… Bu takım Anadolu Devrimini gerçekleştirirken, uzaylı oldukları düşünülen Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ı adeta şamarlarken, ne yaptıklarını bir araştır. Bakın, bu iki isim bir çok santrfordan stoper, birçok sağ açıktan sağbek, birçok sol açıktan sol bek, birçok savunmacıdan orta saha, orta sahadan savunmacı yaratarak kıt olanakları en iyi şekilde kullanarak ve yaratıcı zekalarıyla büyük oynadılar, büyük oldular. Neredeyse hiç transfer bile yapmadılar. Bir kere tarihi bilenlerden bunu öğren… Sonra da hala aramızda bulunan Sadi Tekelioğlu’ndan bir randevu al, genç oyuncu nasıl oynatılır, nasıl kazanılır kendisinden bir güzel brifing al. Yürek yemiş teknik adamların nasıl olduklarını gözlerinle bir gör olur mu? Sonra da bize masal anlatmaya ve yaptırdığın transferlerle kulübün parasını çöp yaptığın gerçeğini unutturmaya kalkma…
Yani gerçekten tutarlı olmak ve saygı görmek istiyorsan aklını başına topla!
***
SİOPİS’İN HANİ AİLEVİ SORUNU VARDI?
Trabzonspor’da bu sezonun başlamasıyla birlikte bir Manolis Siopis sorunu baş gösterdi. Oyuncuyla sözleşme uzatma görüşmeleri sonuçsuz kaldı. Hem de kendisine 500 bin Euro yıllık zam yapılmasına rağmen… Sonuçta idmanlara çıkmadı, sırt ağrılarını bahane etti. Memleketine dönmek istediğini, ailevi sebepleri olduğunu dile getirdi. Sonuçta muradına erdi. Yönetim kendisiyle yolları ayırdı. Ama yollar ayrılırken 500 bin Euro gibi bir tasarrufta bulundu, Ancak KAP’a yapılan açıklamada, Avrupa’daki 6 büyük lig ile Arap ülkelerine transferi halinde 700 bin Euro, bir Türk kulübüne imza atması durumunda da kulüp 2 milyon Euro paraya hak kazanacaktı. Yönetime aylardır ailevi sebeplerini ileri sürüp ülkesine döneceği mesajını veren Siopis ne yaptı? Hızlıca gitti Alanyaspor’a onu transfer ettiren Erol Bulut’un çalıştırdığı Cardiff City’e imza attı. Cardiff City, Premier Lig takımı olmadığı için Trabzonspor Siopis tarafından tam 700 bin Euro zarara uğratılmış oldu. Ayrıca bu oyuncunun hiç de ailevi sorunlarının olmadığı ortaya çıktı. Siopis aylar öncesinden İngiliz kulübü ile anlaşan Erol Bulut’tan, ‘seni transfer edeceğiz ama bonservis ödemek istemiyoruz” şeklinde sözünü almıştı. Bu oyuncu da İngiltere’ye gitmek istediği için yöneticilerin gözünün içine baka baka yalan söyleyerek nasıl bir karaktere sahip olduğunu göstermiş oldu. Ne diyelim; Yazıklar olsun sana Manolis Siopis… Seni el üstünde tutan Trabzonspor taraftarının sevgisinin zerresini bile hak etmedin… Bu yaptığının cezasını görmen dileğimizle…
***
YABANCI HAYRANLARI UTANIR MI ACABA?
Manolis Siopis’in attığı kazıktan ve karakterinden söz etmişken, Trabzonspor taraftarının artık bir gerçeğin farkına varması ve altyapıdan yetişen, bu kentin değerleri olan futbolculara sıkı sıkıya sarılmaları gerektiğini artık anlamalılar… Bakın Yunanistanlı ve birçok kişinin adeta Trabzonlu kabul ettiği Siopis bile çıkarları uygun olduğunda nasıl da Bordo-Mavi renkleri hiçe saydı, her türlü sorunu çıkarmakta en küçük bir sakınca görmedi. Taraftarın bağrına bastığı, çok sevdiği ve kadroda görmek istediği, bir kez bile tepki göstermediği Siopis, bu sevgiyi elinin tersiyle itip, “Gideceğim de gideceğim” diye tutturdu, hem de sözleşmesi olmasına rağmen. Ve hem de yönetimin aldığı ücrete 500 bin Euro zam yapıp sözleşmeyi uzatma tekliğinde bulunmasına karşın… Bakın bir tek Trabzon kökenli ya da altyapı orijinli oyuncu böyle bir davranışta bulunur mu? Tarih boyunca Şenol Güneş, Turgay Semercioğlu, Necati Özçağlayan, Güngör Şahinkaya, Bahattin Güneş, Lemi Çelik, Hamdi Aslan, Hamdi Zıvalıoğlu, Soner Boz, Hüseyin Çimşir, Fatih Tekke, Hasan Üçüncü, Tolga Zengin, Tayfun Cora, Yusuf Yazıcı ve daha niceleri saldırılara uğradılar, tepkiler gördüler, küfürler işittiler ama Trabzonspor formasını satmadılar.
***
HAMİ MANDIRALI’YI BİLE İSYAN ETTİRDİLER AMA GİTMEDİ
Hami Mandıralı gibi kulüp tarihinin en fazla maç yapan, en çok gol atan, en fazla asist yapan ismi bile yuhalandı, protesto edildi, gitmek istedi. Bunun için de basın toplantısı bile yaptı. Ama dönemin başkanı Faruk Nafız Özak ve Teknik Direktör Şenol Güneş, kendisiyle bir kez görüşerek kalmaya ikna etti ve daha uzun süre Trabzonspor’da hiçbir sorun yaşamamış gibi yoluna devam etti. Paralarını alamadılar seslerini çıkarmadılar, kulübeye mahkum edildiler, isyan etmediler, tribüne gönderildiler taraftar gibi takımın kazanması için tezahüratta bulundular. Yeteneklerine ve yabancılara göre en az parayı aldılar, ellerinden geleni yapmaya çalıştılar. Ama birçok yabancı gibi Manolis Siopis de hiçbir sorunu yokken, sırf kendi çıkarları uygun düştüğü için Trabzonspor’u terk ederken, kulübü zor durumda bırakma noktasında hiçbir sakınca görmedi. Hem de taraftarın en fazla sahip çıktığı oyuncuların başında olmasına rağmen… İşte görüyorsunuz en çok benimsediğiniz, Trabzon’u en çok benimsediğini düşündüğünüz yabancı bile Trabzonspor’u bir kalemde sildi attı. O nedenle .bir kez daha söylüyorum ki; Alt yapıdan gelen ya da Trabzon kökenli oyunculara sımsıkı sarılın ve onları motive edin. Çünkü şartlar ne olursa olsun bu kulübü terk etmeyecek olan, en fazla özveride bulunacak olanlar bu dışlamaya çalıştığınız öz be öz evlatlarımızdır.
Yorumlar
Kalan Karakter: