TMO’YA BÜYÜK TEPKİ VAR!
Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde Fiskobirlik’in pasifize edilip, TMO’nun fındık alımında öne çıkarılmasının ardından, yakınmalar bitmek bilmedi. Üreticiler, sürekli olarak bu kurumun uygulamalarının zorluğundan, bazen de saçmalamaya varan tavırlarından dert yandılar. Dün ofise giderken, arkamdan birinin koştuğunu fark ettim. Meğer bana bağırıyormuş ama duymamışım… Uzun yıllardır tanıdığım bu arkadaş, “Bir sıkıntım var. Sana anlatmak istiyorum” deyince, “Buyur, seni dinliyorum” karşılığını verdim. Bunun üzerine adeta makine gibi anlatmaya başladı:
“Kardeşim, bu TMO bizden fındığı alırken, 10 ile 20 gün arasında parasının hesabımıza yatacağını belirtiyor. Geçen bir fındık verdim, 21’inci günde paramı hesabıma yatırdılar. Ondan sonra bir kez daha fındık verdim. Bugün 20’nci gün ve hala hesabıma para yatırılmadı. Ne yapıyorlar anlamıyorum. Kısa vadeli faiz hesabına mı bizim paralar yatıyor? Ayrıca diyelim ki fındığı verdik, yaklaşık 1 kilodan fazla kırıyorlar. Kırılan iç fındığın bile içine bakıyorlar. Yani bu konuda acayip titizler. Tamam bu da kabul de bu fındığı bizim verdiğimiz ve tartıya konulan fındığa katmıyorlar. Düşünsenize herkeste bu uygulama yapılsa, ne kadar fındık ve ne kadar para eder” dedi ve içini çekerek şikayetlerine şöyle devam etti:
“Fındık alırken, çuval darasını 1 kilo 300 gram kabul ediyorlar. Ben tarttım benim çuvalları, 1 kilo 200 gramdı. Neyse diyelim ki 4 çuvalı 6 kilo kabul ediyorlar. ‘Kardeşim, olur mu böyle, sizin hesabınıza göre bile 5 kilo 200 gram ediyor’ dediğimizde ise, 5 kiloyu geçince 6 kilo kabul ediyoruz diye yanıt veriyorlar. Bu dara farkından kazanılabilecek parayı bir hesap eder misiniz? Bir başka konu da, TMO’nun kapısında, ‘Yapılan hizmetlerden ücret alınmaz’ yazıyor ama her üreticiden bin liraya karşılık, 1 lira alıyorlar. Bunun da KDV’sini bize ödetiyorlar. Onlara, ‘Ya arkadaş, biz sizden pirinç alsak, KDV’sini siz mi ödeyeceksiniz’ dediğimde, ‘Yok, siz ödersiniz’ karşılığını veriyorlar. Adeta dalga geçiyorlar. Bize bir şey satarken KDV’yi biz ödüyoruz. Ama biz satarken KDV’yi yine biz ödüyoruz. İnanın isyan noktasındayım. CİMER’e, Tarım Bakanlığına şikâyette bulunacağım.”
İşte TMO ile ilgili bir üretecinin şikâyetleri… Artık konuyla kim ilgilenir, kimler üretecinin sorunlarını çözer, bunu da zamanla göreceğiz.
HÜSEYİN KAZAZ İSYANI!
Trabzon Valiliğinin, bir süre önce akan tavanı nedeniyle restorasyon çalışması yürüttüğü Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’ni yemekhane ve resepsiyon merkezi haline getireceğine dair dedikodular, Trabzon’da adeta bir isyan dalgası başlattı. Öyle bir tepki oluştu ki, Valilik hemen “Bizim uhdemizde olan Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’ni yemekhane yapacağımıza dönük haberler tamamen yalandır” açıklamasını yaptı ama ne amaçla kullanılacağını belirtmedi. Acaba yarın burası kullanıma açıldığında iş işten geçmiş olacağı düşünülerek zamana mı oynanıyor, yoksa başka bir amaç mı güdülüyor net değil. Bunu da zamanla göreceğiz.
VALİLİĞİN DEĞİL BELEDİYENİN MÜLKÜ
Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan Trabzon tiyatrosunun yaşayan efsanesi Necati Zengin, “Bir kere, Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi eskiden cezaeviydi. Orhan Karakullukçu’nun belediye başkanlığı döneminde burası Adalet Bakanlığından devralındı ve Kültür Merkezi haline getirildi. Burada konserler veriliyor, tiyatro oyunları sahneleniyor, provalar yapılıyor. Yani kısacası sanat için kullanılıyor. Ne yazık ki Valiliğin açıklamasında net bir şey olmadığı gibi Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi sanki kendi mallarıymış gibi de bir tavır içindeler. Oysa burası Ortahisar Belediyesinin uhdesindedir. Burasını sanatçıların, tiyatrocuların elinden alıp, bir başka amaç için kullanmak, Trabzon’a yapılacak büyük kötülüklerden biridir” yorumunu yaptı.
Bu noktada bizim de sözümüz şudur: “Sayın Vali, Trabzon bir tarih, kültür, spor ve sanat kentidir. Sizin görevlerinizden biri de bu kentin değerlerine sahip çıkmak ve sanatçılara da büyük destek vererek, bu anlamda uluslararası düzeyde isimlerin çıkmasına yardımcı olmaktır. Bu nedenle Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi bırakın olduğu gibi kalsın ve işlevine devam etsin. Bu kente yapabileceğiniz en önemli hizmetlerden biri de budur. Saygılarımızla…”
TRABZONLU HAKEMLER MUTSUZ!
Türkiye Futbol Federasyonu’nun her zaman en yumuşak karnı olarak bilinen MHK, son dönemde ciddi eleştiriler almakta. 8 Mart operasyonu ile ciddi bir yara alan hakem camiasında sancılar hala devam ediyor. İddialara göre göreve gelen yeni kurul, 8 Mart sonrası içeride kalanlar ile dışarıda kalanlar arasında bir tercih yapmaya başlamış. Ve bu tercihlerinde genellikle 8 Mart’ta dışarıda kalanlardan yana tavır aldıkları görülüyor. O dönem dışarıda kalan bir gözlemcinin de kurul üyesi olup atamalarda söz sahibi olması, Trabzonlu hakemler özelinde olumsuz bir etki yaratmış. Örneğin son kupa maçlarında Trabzon bölgesi hakemlerine yeterli sayıda maç verilmemiş. Burada 8 Mart sonrası Trabzon hakemleri cezalandırılıyor izlenimi oluşmaya başladı. Hatta Trabzonlu MHK üyesi İsmail Köse de ildeki hakem ve gözlemcilerden oldukça eleştiri almaya başladı. Koltuklara oturanlar, göreve gelmeden önce söylediklerini unutmamalı. Trabzonlu hakemlerin haklarını birileri savunmalı. Ayrıca olay sadece Trabzonlu hakemler üzerinden değerlendirilirse yanlış olur. Bu durum yarın şehirdeki tüm futbol camiası için olumsuz sonuçlara neden olabilir. Geçmişte Trabzonspor’un kaybettiği şampiyonluklarda hep hakem lobisinin zayıf olduğu görülmüştür. Tarihten gerekli dersler çıkarılmalı!
İKİ GALİBİYET SIÇRAMA YAPTIRIR!
Bordo-Mavililerin, ligin az gol yiyen ve çok zor mağlup olan ekiplerinden biri olan, aynı zamanda zirve yarışına da tutunma savaşı veren Yeşil-Beyazlıları da mağlup ederse, hem puanını 24’e çıkaracak, hem de zirve yarışındaki bir rakibine önemli darbe vuracak. Trabzonspor’un özellikle evinde üst üste oynayacağı iki karşılaşmaya motivasyon açısından ve camianın yeniden birleşmesi adına önemli kavşak olarak bakılıyor. Bordo-Mavililer, bu maçların ardından da Başkent Ankara’da Dünya Kupası öncesinde son maçına çıkacak ve Ankaragücü’ne konuk olacak. Trabzonspor’un evinde kazanacağı 6 puanın ardından, bu kritik deplasmanı da kayıpsız geçmesi durumunda, sakatlarının da iyileşerek takıma katılmasıyla, Aralık ayından itibaren ligi domine edebileceğine vurgu yapılıyor.
Yorumlar 3
Kalan Karakter: