GÜMÜŞ ORTAHİSAR İÇİN ADAY ADAYI
Yerel seçim sürecine girdiğimiz bugünlerde birçok kişinin adı Belediye Başkan aday adaylığı için geçiyor. İşte onlardan bir tanesi de Çaykaralı işadamı Türkay Gümüş.
Daha önceki dönem Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adayı olan Gümüş bu seçimlerde ise Ortahisar Belediye Başkanlığı için yola çıktı. Bir dizi ziyaretler gerçekleştiren Gümüş ilerleyen günlerde aday adaylığı resmi başvurusunu yapacak.
Daha önceki demeçlerinde “ Ben bu kentin her katmanında olan biriyim; iş dünyasında, sporunda, sivil toplum örgütlerinde, basınında, siyasetinde varım” diyen Türkay Gümüş’ün bu çıkışı Ortahisar siyasi kulislerinde heyecan yatmış durumda. Hayırlısı olsun diyelim..
***
ZORLUOĞLU BAŞKAN’IN SELAMI VAR!
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu sağlık sorunları nedeniyle bir süredir tedavi görüyordu, haliylede merak konusu oldu.
Geçtiğimiz günlerde Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Atilla Ataman konu ileilgili açıklama yaparak Başkan Zorluoğlu’nun belindeki rahatsızlık nedeniyle tedavi altında olduğunu ifade edip merakları gidermişti.
Belinden rahatsızlığı bulunan ve tedavisi devam eden Zorluoğlu buna rağmen ekibiyle sürekli kontak halinde, günün belirli saatlerinde ekibiyle iletişim haline geçerek rapor alıyor.
Murat Başkan her yere yetişiyor, konuşmalarını yapıyor, kararlarını ilgililere ulaştırıyor.
Tedavisi sürerken kendisine hem sosyal medya üzerinden, hem de mesaj olarak gelen geçmiş olsun mesajlarına cevap veren Başkan Zorluoğlu tüm hemşerilerine selamlarını ileterek teşekkür etti.
Bizlerde kendisine bir kez daha acil şifalar diliyoruz.
***
TÜRKİYE BUNU NE ZAMAN YAŞAYACAK?
Avrupa’da futbolla ciddi olarak ilgilenen ülkelerin federasyonları kurallara uymayan kulüplere hiç acımıyor. Daha geçen sezon İspanya Futbol Federasyonu, Barcelona’ya ağır ceza vermişti. İtalya’da şike ya da teşvik primi bataklığına bulaşan hiçbir kulübe acınmıyor ve en büyük takımlar bile küme düşürülüyor. Ya da puan silme cezaları uygulamasıyla canları yakılıyor. Son olarak İngiltere Premier Lig ekiplerinden Everton, finansal sürdürülebilirlik kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle 10 puan silme cezası aldı. Premier Lig’den yapılan açıklamada, Everton’a 2021-2022 sezonunda finansal sürdürülebilirlik kurallarını ihlal etmesi nedeniyle söz konusu cezanın verildiği belirtildi. Yapılan incelemelerde, Everton’ın ilgili dönemde 124,5 milyon sterlin zarar ettiğini kabul ettiği, izin verilen limitin ise 105 milyon sterlin olduğu vurgulandı. Everton’dan yapılan açıklamada ise verilen cezadan dolayı büyük hayal kırıklığı yaşandığı, karara itiraz edileceği kaydedildi. Ceza öncesinde ligde 14 puanla 14. sırada yer alan Everton, 4 puanla küme düşme hattı 19. sıraya kadar geriledi.
***
KEŞKE TFF DE BUNU UYGULAYABİLSE
Bu ve benzeri haberleri okudukça insanın imrenesi geliyor değil mi? Bizim ülkemizde ne yazık ki doping olur, sadece futbolcu ceza alır. Bahis oynanır yine futbolcu hedef haline gelir. Şike ve teşvik primi konusu ise artık neredeyse serbest hale gelmiş görülüyor. Özellikle 3 Temmuz 2011’de yaşanan tarihi rezaletin cezasız kalması artık bu noktada hiçbir kulübü ürkütmüyor. Bir de şikeye verilen hapis cezalarının da kuşa çevrilmesinden sonra neden korksun ki kulüpleri yönetenler? Fakat son yıllarda tüm kulüplerin mali fair-play’a uymadığını hepimiz biliyoruz. TFF her yıl bir harcama limiti koyuyor. Bu palavra da uygulanmıyor… Büyük kulüplerin borçları her yıl 1 milyar liranın üzerinde artıyor ve artık ödenmesi imkânsız noktaya doğru gidiyor fakat TFF ancak Suudi Arabistan’da Süper Kupa oynatabilmenin telaşına düşmüş, “İlle de Arabistan” diyor, başka bir şey demiyor. Premier Lig gibi dünyanın en prestijli liginin tarihi kulübü Everton’un aldığı cezadan sonra, “Keşke bizim ülkemizde de TFF İngilizlerin yarısı kadar duyarlı olabilse” diyesi geliyor.
***
KULÜPLERİ GERÇEKTEN SEVENLER YÖNETİR
Bunu diyoruz ama biliyoruz ki, TFF biraz duyarlı olsa ve kuralları uygulasa, Süper Ligde başta 4 büyükler olmaz üzere, her takım eksi puanla yarışı sürdürmek zorunda kalırlar. Kalsınlar… Yeter ki bu ülkede futbol kulüplerini yönettiğini sanan başkanlar ve yöneticiler, kendi mallarından ve canlarından daha çok korumaları gereken ama kasalarını adeta menajerlerin ve futbolcuların zenginleşme aracı haline getirmelerinin önüne geçilmiş olur. Tüm kulüpleri futbolu gerçekten seven, bilen ve yönettikleri kulüpleri de kendi evlatları kadar sevenler iş başına gelir. Türk futbolunun içindeki tüm kulüpler yabancı, yerli futbolcuların ve bir takım yerlere bağlı menajerlerin köşe dönme aracı olmaktan kurtulur. Belki rahat bir nefes alırız. Yönetici ve başkanların aslında bu işlerden nemalandığı fikrini taşıyanların şüpheleri ortadan kalkar.
Kötü mü olur?
Bana göre muhteşem olur?
Siz ne dersiniz:
Yorumlar
Kalan Karakter: