TRABZON CHP'DE HÜSEYİN ÖRS SÜRPİZİ
Trabzon CHP’de Ortahisar Belediye Başkan adayı olarak, Ahmet Kaya’nın ismi kesinleşti. Şimdi gözler Büyükşehir Başkan adayının kim olacağı konusuna geldi. Güzide Uzun ve Ali Türen Öztürk’ün Büyükşehir Belediye Başkanlığı için isimleri konuşuluyor. Eğer bu iki isimden biri olmaz ise CHP yönetimi İYİ Parti 27’inci dönem Trabzon milletvekili Hüseyin Örs’ü ikna etmeye çalışacak. Örs’ün ikna edilmesinde Ekrem İmamoğlu’nun devreye girebileceği konuşuluyor. İmamoğlu’nun AK Parti Trabzon adaylarının netleşmesinden sonra Hüseyin Örs hamlesinin yapılabileceğini ifade ettiği iddia edilyor. Ortahisar dışında kazanılabilme ihtimali yüksek olan ilçelerde, “ön seçim” kararı alan CHP yönetimi, başka bir partiden ismi transfer ederek Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak göstermesi, kamuoyunda nasıl karşılık bulur bunu zaman gösterecek.
****
MHP’DE BELEDİYE BAŞKANLIK KRİZİ
Önümüzdeki yerel seçimler öncesi Trabzon MHP’de belediye başkanlığı krizi sürüyor. Cumhur İttifakı ortağı MHP, Trabzon’da Çarşıbaşı ve Şalpazarı belediyelerini elinde bulunduruyor. Bu iki ilçede AK Parti aday göstermemiş, MHP’ye destek vermişti. 31 Mart 2024 seçimlerinde bu iki ilçe yeniden MHP’ye verilecek. Fakat MHP il yönetimi bu iki ilçede görev yapan belediye başkanları ile çalışmak istemiyor. Uzun zamandan beri il yönetimi ile çatışma yaşayan Çarşıbaşı Belediye Başkanı Mümin Nuhoğlu ve Şalpazarı Belediye Başkanı Refik Kurukız, MHP İl Yönetimine rest çekti. Trabzon İl Başkanı Ömer Ayar’ı tanımadıklarını, sorunlarını MHP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ile çözeceklerini söyledikleri iddia edildi. Nuhoğlu ve Kurukız, Ankara’ya giderek genel merkez yöneticileri ile görüşme yaptılar. İki ismin yeni dönemde de aday gösterilmeleri konusunda parti kurmaylarından ricada bulundukları konuşuluyor.
MHP’de yaşanan bu kriz sonrası AK Parti İl yönetiminin de farklı bir plan içerisinde girdiği öğrenildi. Aldığımız duyumlara göre AK Parti yönetimi B planı olarak bu iki ilçeyi MHP’den alarak onlara farklı ilçeler vermeyi planlıyor. Şalpazarı’nı MHP’den alıp yerine Beşikdüzü’nü, Çarşıbaşı yerine de Köprübaşı’nı MHP’ye vermeyi düşündükleri öğrenildi. AK Parti’nin bu hamlesi, bu ilçelerdeki teşkilatlarını diri tutmak ve CHP’de olan Beşikdüzü’nü Cumhur İttifakı saflarına katmak olarak yorumlandı.
***
AK PARTİ’NİN YOMRA HAMLESİ
İYİ Parti’de olan Yomra Belediyesini yeniden bünyesine katmak isteyen AK Parti, bu konu ile ilgili olarak hamlelerini sürüdürüyor. AK Parti’den Yomra Belediye Başkanlığı için 10 aday adayı başvuruda bulundu. AK Parti Yomra’da yaptığı ankette eleme yaparak sadece 3 aday adayının ismini kamuoyunun değerlendirmesine sundu. Ankette sorulan çapraz sorularla mevcut Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’ın da performansı değerlendirilmeye çalışıldı. Çıkan sonuçlardan herhengibir haberimiz yok. Bildiğimiz tek şey AK Parti’nin Yomra Belediyesini kazanmak için her yolu kendisine mübah sayacağı…
***
YOMRA’DA İBRAHİM ÖZEN İDDİASI
Avrasya Üniveristesi ile Yomra Belediyesi arasında daha ilk günden ciddi bir soğuk savaş olduğu biliniyor. Avrasya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ömer Yıldız, Yomra Belediye Başkanının değişmesi için yoğun uğraş verenlerin başında geliyor. AK Parti yönetimi ile yakın dirsek temasında bulunan Yıldız’ın adaylık için eski KTÜ Rektörü İbrahim Özen’in ismini AK Parti’ye verdiği iddia ediliyor. Fakat Özen’in bu teklife çok sıcak bakmadığı konuşuluyor. Yıldız’ın Özen’i ikna edememesi durumunda ise İbrahim Sağıroğlu’na destek vereceği belirtildi.
**
GERİLEN FUTBOL İSTİFA BEKLİYOR!..
Türkiye Futbol Federasyonu başkanları da, yönetimleri de genellikle hayatlarını futbol dışında faaliyetlerde geçiren kişilerden oluşuyor. Yıllardır yapılan bu yanlış uygulamalar sonunda, Türk futbolu her geçen gün marka değerini kaybederken, sürekli hakem hataları, TFF yönetimlerinin ayaklarının üzerinde duramaması, Kulüpler Birliği Vakfı’nın adeta emir eri gibi çalışmaları nedeniyle de sürekli eleştiri oklarını üzerine çekmesine de neden oluyordu. Bu durum mevcut Başkan Mehmet Büyükekşi ile birlikte de doruğa çıktı. Göreve seçildiği günden beri bir tane radikal karar alamayan, yabancı futbolcu kontenjanı konusunda daha önce sayının azaltılması yönünde alınan karardan geri adım atan, transfer limitleri konusundaki tutarsız yaklaşımlar sergileyen, ilk kez hayata geçirilen Rezerv ligi bir hafta geçmeden kulüplerin itirazlarıyla birlikte yok sayan Büyükekşi, bu sezona da kararları ve yanlışlarıyla damga vurdu.
***
TÜRK FUTBOLU KAOSA DOĞRU GİDİYOR
Kulüp başkan ve yöneticilerinin sürekli hakem eleştirilerine karşı para ya da men cezası duşunda hiçbir yaptırım uygulayamayan Büyükekşi, Süper Kupa’nın tüm itirazlara ve büyük tepkilere rağmen Suudi Arabistan’da oynanması kararından vazgeçmeyerek gerilimi tırmandırmaktan da geri durmadı. Bu da kendisinin ideolojik saplantısının esiri olduğunu göstermeye yetti. Mehmet Büyükekşi tüm güvenirliliğini yitirmişken, Ankaragücü-Çaykur Rizespor maçında başlayan olaylar zinciri artık koltukta oturmaması gerektiğine dair isteklerin de tüm toplum tarafından kabul görmesine neden oldu. Ankaragücü başkanı Faruk Koca’nın saha ortasında hakem Halil Umut Meler’i yumruklamasıyla başlayan olaylar zinciri, İstanbulspor Başkanı Ecmel Faik Sarialioğlu’nun Trabzonspor maçının 73’ncü dakikasında bir hakem hatasını bahane ederek takımını sahadan çekmesi, Bursa’da Diyarbakırspor maçında çıkan olaylar artık bardağı taşırmaya yetti.
***
BÜYÜKEKŞİ VE İBANOĞLU BECEREMEDİ
Türkiye’de futbolun kaosa doğru hızla sürüklendiği gerçeğini gören herkes, kriz süreçlerini yönetmeyi beceremeyen TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ile birlikte ne yaptığı belli olmayan, kendi hakemlerine bile sahip çıkamayan ve köşesinde kış uykusuna yatan MHK başkanı Ahmet İbanoğlu gibi isimlerin görevlerinden istifa etmeleri ve yeni bir seçim süreciyle birlikte futbolun rahat bir nefes alma sürecine girmesi gerektiğinin altı çizildi. Bunun futbolun tüm paydaşlarının rahat bir nefes almasına sebep olacağı ve yeniden bir güven ortamının sağlanma sürecine girmenin de ön koşulu olacağına işaret edildi. Bu noktada hiç kimsenin sorumluluktan kaçınmaması gerektiğine vurgu yapıldı. Türk futbolunun Avrupa ölçeğinde az da olsa ivme kazandığı bir noktada marka değerine zarar verilmemesi gerektiği de dile getirildi. Son yaşanan olaylardan sonra, Türkiye’de futbolun şiddet yönünün çok ön plana çıktığına dikkat çekilirken şu görüşler ortaya atıldı:
***
FUTBOLUN MARKA DEĞERİ YERLERDE
“Bu federasyon ve MHK kaldığı süre içinde güven ortamı bittiği için çok daha önemli ve altından kalkılması olanaksız olaylar baş gösterebilir. Olması gereken TFF başkan ve yönetimiyle birlikte MHK’nin istifa etmesi, herkesin bir rahat nefes alması, sonra da güvenilir isimlerle birlikte yeniden kurulların oluşturulması gerekir. Bu olmazsa yarın olaylar çok daha büyürse ve futbolun marka değeri iyice yerlerde sürünürse bunun sorumluları mevcut TFF ve MHK başkanları olur. Amaçları eğer Türk futboluna hizmetse yapacakları en doğru hareket istifadır. Koltuk bu kadar sıcak gelmemeli… Bunca yanlışa, eksiğe ve kaotik duruma rağmen niçin özeleştiri yapıp da, istifa etmediler şaşılacak şey… Yoksa istedikleri Türk futbolunun imajının yerlerde sürünmesi, yeni ihale sürecinde yayıncı kuruluş adaylarının ekmeğine yağ sürmek mi? Belli ki ne Mehmet Büyükekşi, ne Ahmet İbanoğlu, koltuklarının hakkını verebilecek isimler. Futbolu rahatlatmak için o koltukları terk etmeliler.”
Yorumlar
Kalan Karakter: