ÖNCE YUSUF’LAR, ŞİMDİ DE SERKAN!
Trabzonspor’da altyapıdan gelen ya da dışarıdan transfer edilen genç oyunculara tahammül neredeyse sıfır… Yönetenler ve Teknik Direktörler bunu hep, “Yarışmacı takım” kimliğine bağlıyorlar. Ancak zorunluluklardan dolayı gençler ya da alttan gelenler oynuyor. Büyük çıkış yapanlar da kalıcı oluyor ancak zaten iyi, bazen vasat oynayanlar yok olup gidiyorlar. Daha doğrusu farklı takımlara gönderiliyorlar. Kimi mental nedenlerle gittikleri takımlara adapte olamıyor ve kayboluyorlar. Kimi ise şanslarını çok iyi kullanıyor ve büyük çıkış yakalıyorlar, sonra da tüm Bordo-Mavili camiayı pişman ettiriyorlar. Son gönderilen Serkan Asan oldu. Nenad Bjelica altyapı oyuncularına güvenmediği gibi Serkan’a da güvenmedi ve gitmesini istedi, yönetim de Pendikspor’a kiralık olarak bu ismi gönderdi. Oysa Serkan henüz 19 yaşındayken takımda forma bulurken geleceğe dönük çok iyi mesajlar vermiş, uzun yıllar aradan sonra altyapıdan bir sağbekin kalıcı olacağını göstermişti. Ama yaşadığı sakatlık onun gelişimine sekte vurdu. Nihayetinde geçen sezon sonunda oynama moduna girmişti ve bu sezon yeniden patlama yapabilirdi, bunun önü kesildi.
***
HEP AYNI SENARYO YAŞANMAK ZORUNDA MI?
Serkan Asan, Pendikspor ile bir idmana çıktı ve Trabzonsporlu Teknik Direktörleri Osman Özköylü tereddüt etmeden kendisine forma verdi. Takım arkadaşlarının isimlerini bile öğrenememişti. İlk maç da Beşiktaş gibi çok güçlü bir kadroya sahip ekipti. Karşısında önce Masuoku-Muleka ikilisi vardı. Sonra önemli yıldız yeni transfer Rebic geldi, Muleka oyundan alındı. Savunmada hatasız oynadı Serkan… Rakiplerinden çalım yemedi, kanadından çok etkili ataklar yapılamadı. Maçın ikinci yarısında Osman Özköylü daha atak bir oyun isteyince Serkan, bu kez hücumda etkinliğini gösterdi. Çok iyi işler yaptı. Pasları yerindeydi, aut çizgisine yakın yerlere beş altı kez inip, ceza alanı içine etkili ortalar yaptı ve daha ilk maçında, hem de hücum gücü çok yüksek bir takım karşısında alkışlanacak bir 90 dakika çıkardı. Ama ne hikmetse şu anda görülen o ki Türkiye Süper Liginde en kötü futbolu oynayan takımlardan biri olan Trabzonspor’da tamamlayıcı bir oyuncu olarak bile kabul edilmedi. Bunun sebebi Serkan’ın yetersiz olması değil, kulübü yönetenlerin ve teknik direktörünün altyapı oyuncularına bakışındaki sakatlıktı… Bu sakatlık bakalım ne zaman ameliyat edilecek?
***
YUSUF ERDOĞAN ADANA’DA HARİKALAR YARATIYOR
Yusuf Erdoğan Trabzonspor’da henüz 20 yaşında zirveyi görmüştü. Harika oynuyordu ve A Milli takıma çağrılmıştı. O günlerde kendisi için, “10-15 milyon Euro’luk oyuncu olacak” deniyordu ama sonra gelen teknik direktörler bu ismi sağ kanat oynatmaya başladılar. Bazen sol beke, zaman zaman da sağbeke bile kaydırdılar. Tabii ki henüz futbolunun baharında, tecrübesiz isim olarak bu bölgelere adaptasyon sorunu yaşadı ve zaman zaman olumsuz paslar atınca ya da ortalar iyi olmayınca tribünler ayaklandı. Sosyal medyada hakaretler baş gösterdi. Sonuçta körün adağı bir göz, taraftar verdi iki göz misali yönetim bu ismi Bursaspor’a sattı. Burada çok başarılı oynadı. Sonra Kasımpaşa’da harikalar yarattı. Ve Trabzonspor iki sezon önce yeniden bu ismi kadrosuna kattı. Ama Abdullah Avcı sanki Yusuf’u 90’nci dakikada dostlar alışverişte görsün diye transfer ettirmişti. Adama bir maçta 90 dakika bile kendi bölgesinde şans verilmedi. Şampiyonluğun keyfini bile doğru dürüst çıkaramayan Yusuf Erdoğan geçen sezon devre arasında Adana Demirspo’a gönderildi. Hem de bedava… Bu takıma adım adıp adapte olan Yusuf Erdoğan şimdi 11’de oynarken, attığı goller,, yaptığı asistlerle birlikte takımın en önemli kozlarından biri haline gelme noktasına yürüyüşünü sürdürüyor. Bilmem onu 23 yaşlarında harcayanlar, 30 yaşında yok pahasına gönderenler şimdi izlerken neler söylüyorlar. Kuşkusuz, “Adana Demirspor küçük takım olduğu için orada oynar, biz büyük takımız ondan yetersiz kaldı” şeklinde bir yalan uydurup ona da inanırlar.
***
YUSUF SARI A MİLLİ OLURSA KİMSE ŞAŞIRMASIN
Trabzonspor, Ahmet Ağaoğlu başkanlığının ilk dönemlerinde Marsilya’nın ikinci takımından Yusuf Sarı’ya transfer etmişti. Henüz 19 yaşında ve Ümit Milli takım oyuncusuydu. Yani scout ekibi, raporunu vermişti. Bordo-Mavili takımda oynamaya ve patlamaya en müsait genç transfer olarak görülüyordu. Çünkü patlayıcı sürati, boş alanları çok iyi değerlendirmesi, adam eksiltmesi, uzun mesafede de topla müthiş driplinglerle rakip ceza alanına sokulmasıyla dikkat çekiyordu. Bir tek pas atacağı zaman şut, şut atacağı zaman pas atıyordu çoğunlukla ve en önemli eksiği buydu. Ama yine de zaman zaman çok iyi işler yaptı fakat o da Abdullah Avcı’nın gözüne giremedi. Geçen sezonun başında Adana Demirspor’a, ‘Alın da kurtulalım’ mantığıyla verildi. Bir lira talep edilmedi. Yusuf önce bu takıma adapte olmakta zorlandı. Sonradan oyuna giren oyuncu olarak dikkat çekiyordu. Ama ligin ikinci yarısında süper oynamaya başladı. Takımın değişmez kanat oyuncusu oldu. Bu sezona ise bambaşka bir başlangıç yaptı. Avrupa’da da Ligde de rakip savunmaları paramparça ediyor dersek abartmış olmayız. Bir de artık şut atacağı zaman şut atıyor, pas atacağı zaman da pas… Yani bu eksikliğini gidermiş… Böyle devam ederse A Milli takıma davet edilir, büyük kulüpler dev bütçeler ayırarak transfer etmek ister, Trabzonspor’u yönetenler de gelişmelere bön bön bakarak yetinmek zorunda kalır.
Bilgisizlik, sabırsızlık ve korkaklık Trabzonspor’un kurmaylarının karakteri olduktan sonra, daha çok oyuncunun peşinden hayıflanmak zorunda kalır bu camia…
***
TRABZONSPOR HAKEM PROGRAMINA MÜDAHİL OLMALI
Trendyol Süper Lig başlar başlamaz hakem tartışmaları gündemde yerini almaya başladı. Yapılan transferlere harcanan devasa ücretler döviz kurunun yükselişiyle birlikte akıl sağlığını zorlayacak seviyeye ulaştı. Hal böyle olunca şampiyon olamayan kulübün çok büyük bir kayıba uğrayacağı hatta batacağı yorumları yapılmaya başlandı. Bu nedenle daha şimdiden doğruya ve yanlışa bakmadan hakemleri baskı altına almaya başlayan İstanbul kulüpleri, basın üzerinden mantıksız ama sonuç alacağını bildiği senaryoları uygulamaya başladı. Malesef 2’inci haftada deplasmanda hakem katliamına uğrayan ilk takım Trabzonspor olmasına rağmen Galatasaray, gündemi kendi lehine çevirmek için inanılmaz açıklamalar yaptı. Gerekli cevabı vermesine rağmen Trabzonspor bu konuya daha geniş pencereden eğilmeli. Odak noktası sadece MHK olursa yanlış ve sonucu belli bir yola girer. Çünkü hakemlerin üzerinde MHK' lerden daha etkili bir otorite yayıncı kuruluşta görev yapan eski hakemler. Geçmişte Trabzonsporun çok tepki gösterdiği bir hakem olan Bülent Yıldırım'a şimdide Cüneyt Çakır'ın yardımcısı Bahattin Duran eklendi. Bu bahattin birçok maçta Trabzonsporun canını yakmış ve son olarak bir Fenerbahçe derbisinde taça çıkan topu Fenerbahçeli oyuncuyaya pas vererek, Trabzonsporun yediği golün asistini yapmıştı. Geçmişi Trabzonspor düşmanlığı ile dolu bu hakem eskileri şimdide yayıncı kuruluş üzerinden çaktırmadan düşmanlıklarını sürdürüyorlar. Hakemler kendilerine yakın değilse onları komuoyu önünde ağır eleştirip maç almalarını engellemeye çalışıyorlar. Kendilerine MHK içinden bilgi aktaran hakemlere pozitif ayrımcılık yapıyorlar. Bu şekilde hakemler üzerinde gizli bir güç olmalarına Trabzonspor izin vermemeli. Bildiğimiz kadarıyla bu durumdan TFF başkanı Mehmet Büyükekşi ve MHK de rahatsız. Bu nedenle yayıncı kuruluşta yer alan hakem eskileri mutlaka takip edilmeli. Yayın yaptıkları programın yorumcuları meydanı boş bulup istedikleri gibi at koşturmamalı. Çünkü orada yer alan kadro hakemler üzerinde MHK den çok daha fazla etkili.
Yorumlar
Kalan Karakter: