MEHMET YİĞİT ALP KOLLARI SIVIYOR
Mehmet Yiğit Alp… Trabzonspor eski genel kaptanlarından ve uzun süre yöneticilik yapan simalarından merhum Av. Turan Alp’in büyük oğlu… Turan Alp’ın küçük oğlu Yusuf Reha Alp de bir dönemler yönetimde sıkça yer alan bir isimdi ama son yıllarda adeta kayıplara karıştı. Buna karşın Mehmet Yiğit Alp, Muharrem Usta yönetiminde yer aldı. Hatta bu dönemde dönemin başkan yardımcısı Nevzat Aydın ile birlikte isyan eden, başkaldıran ve sonra da istifa eden ekibin içindeydi. Sonra Ahmet Ağaoğlu yönetiminde etkili oldu. Hatta İstanbul’da oturmasına rağmen asbaşkanlık gibi önemli bir görevi üstlendi. Başkan şehir dışında yaşarken, asbaşkanlık makamını da İstanbul’a taşıması hiç de etik bulunmamıştı ama yine de böyle bir görev üstlenmişti. Sonrasında Ağaoğlu ile pek anlaşamadı, ayrıldı. Trabzon’da doğmuş, büyümüş, liseyi bitirmiş ve sonra üniversite eğitimini İstanbul’a gerçekleştirip, burada yaşamını kuran bir isim Mehmet Yiğit Alp… Aynı zamanda Berat Albayrak, Serhat Albayrak ile de çok yakın ilişkileri var. Zaten prodüksiyon şirketi aracılığıyla yaptığı bir çok dizi ATV’nin gözdeleri arasına giriyor. Başka önemli projelere de imza atıyor. Trabzonspor duyarlılığı ise hep devam ediyor.
***
ETKİN İSİMLERLE DİRSEK TEMASINDA
Öğrendik ki Trabzon’da etkili bazı kişilerle dirsek temasındaymış… Kulübün mevcut yönetim biçiminden çok rahatsızmış… Kulübün kendi değerlerine dönerek, eski misyonunu yeni bir vizyonla birleştirerek yönetilmesinden yana tavır alıyormuş… Yapılan konuşmalarda önümüzdeki genel kurulda Mehmet Yiğit Alp’in belki başkanlık, belki yeniden çok etkili bir görevle Trabzonspor’da rol alacağı yönünde bilgilere ulaştık. Bakalım zaman neyi gösterir ama şunun altını çizmekte yarar var ki, Ahmet Ağaoğlu, Hayrettin Hacisalihoğlu, Erol Tuna, Yusuf Ziya Yılmaz, İsmail Yavuz, Suat Şen gibi isimler bu dönemler çok aktif ve gelecek kongrede Trabzonspor’a yeni bir vizyon çizerek oluşacak bir yönetimde yer alacak ya da büyük destek verecek isimler olarak dikkat çekiyor. Tüm bu isimlerin sürekli Trabzonspor’u gündemde tutmaları ve daha doğru bir yönetim için fikir alışverişinde bulunmaları güzel… Ama bunun ete kemiğe bürünüp bürünmeyeceği henüz net değil… Zaman her şeyin ilacı… Bekleyip göreceğiz.
***
ATALAY DİVAN BAŞKANI OLMAK İSTEMİYOR MU?
Trabzonspor’da uzun zamandır tartışılan konulardan biri de Divan Başkanlığı makamı… Ali Sürmen’den çok rahatsız olan kesim, camiayı kucaklayacak, yönetime yol gösterecek ve duruma göre de olumsuz gelişmelerde kamuoyunu bilgilendirecek ağırlığı olan bir başkan ve yönetim arayışını uzun süredir devam ettiriyorlar. İsmi geçenler arasında Erol Tuna, Hayrettin Hacısalihoğlu, İskender Önal, Mahmut Ören gibi kulübün önde gelenleri bulunuyor. Ancak en çok da eski mali sayman ve yine eski Denetleme Kurulu başkanı Kenan Atalay’a baskı yapılıyor. Atalay’a birçok kişi, “Aday ol, destekleyelim” diyor. Ancak Kenan Atalay, Divan Başkanlığı yarışına girmeyi reddediyor. Kulübün içinde bulunduğu şartların yanında kendi sağlık durumunun da zaman zaman elverişsiz koşullar oluşturduğunu ve bu nedenle de görevi gereği gibi yapmakta zorlanabileceğini söylüyor…
***
ADAY OLMAYACAĞINI BİZZAT SÖYLEDİ
Geçtiğimiz günlerde Kenan Atalay ile bir işyerinde karşılaştık, konuyu sorduk. O da, Divan Başkanlığı için adaylık önerisinde bulunan insanların varlığını inkar etmedi ama mevcut şartları gereği aday olmayı hiç düşünmediğini de dile getirdi. Ardından da, “Türkiye’de ve Trabzon’da futbol öyle bir noktaya geldi ki, biz kelaynaklar gibi kaldık. Bu koşullarda çok önemli olan Divan başkanlığı görevini sağlıklı bir şekilde yürütemeyeceğime inanıyorum. Bunun için de önerilere teşekkür ediyor ve geri çeviriyorum” dedi. Kenan Atalay’ın da aday olmayacağını net bir şekilde ortaya koymasından sonra mevcut Divan Yönetiminde yer alan Mehmet Ongan tek aday gibi görülüyor. Bilindiği gibi Ali Sürmen de bir daha aday olmayacağını açıklamıştı. Yeni yapılan tüzüğe göre artık Divan Kurulu Başkanlığına adaylığın şartları çok yumuşatıldı. Bu koşullarda da muhalefet bir aday bulamazsa, söyleyecek söz de kalmıyor. Artık, hem Divan Kurulu’nun işleyişinden rahatsız olup, hem de aday çıkaramayanlara bizim de;“Hariçten gazel okumayı, durmadan eleştirmeyi ve yakınmayı bırakın” demek düşer.
***
KTÜ SAHİL TESİSLERİNDE NELER OLUYOR?
Karadeniz Teknik Üniversitesi kuşkusuz Trabzonspor’dan sonra Trabzon’un en önemli markasıdır. Bu bilim yuvası uzun yıllardır, ülkeye sayısız bilim insanı yetiştirmiştir. Ancak birçok noktada da tartışmaların odak noktalarından biri olmaktan kurtulamamıştır. KTÜ’nin bir de sahil tesisleri vardır. Burası hem üniversite mensuplarına, hem de Trabzon’un bürokrasisinin ve iş dünyasının uğrak yerlerinden biri olarak hizmet eder. Havuzuyla, kumsalıyla, deniziyle, denizin dibindeki restoranı ve oyun salonlarıyla birlikte dikkat çekici bir alana sahiptir. Bu Sahil Tesislerinde kuşkusuz insanlar çalışmakta, ekmek kavgası vermektedir. Bir iddiaya göre son dönemlerde KTÜ Sahil Tesisleri Arap Turistlere de hizmet vermeye başlamış…
***
BİLİM YUVASI SENDİKALI ÇALIŞMAYI SAVUNMALI
Tabii müşteri çoğalınca çalışan sayısını artırma yerine, çalışanlara normal sürenin çok üzerinde çalışma şartı koşuluyormuş… Bir dönem burada çalışanlar sendikalı olmak istemişler. Türk-İş’e bağlı Toleyis Sendikasına üye olanlar olmuş. Bu sendikalı işçilere, “sendikadan istifa etmezseniz, işinize son veririz” demişler. Çalışanların bir kısmı direnince 5’nin işine son verilmiş… Diğerleri de korkudan sendikadan çıkmışlar… Çalışanlar çok zor ve uzun süreli çalışmaya ses çıkaramaz duruma gelmişler. Hak arayamamanın büyük sıkıntısını yaşıyormuş… Bize gelen şikâyet bu şekilde… Bunu duyunca büyük bir şok yaşamadık değil… Çünkü çağımızın bilim yuvası olan kuruluş, çalışanın örgütsüz ve iliklerine kadar sömürüsüne dayanan düzeni değil, tam tersine örgütlü, sendikalı ve sömürünün en aza indirildiği bir düzeni savunması gerekir.
Bilim yuvasının böyle bir işlevi de olması gerekmiyor mu?
Yoksa biz bilim yuvalarına haddinden fazla mı misyon yüklüyoruz?
Ama iddialar doğruysa yazık doğrusu…
Hem de çok yazık!...
Yorumlar 1
Kalan Karakter: