PREMİER LİGDE KRİZ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!
İngiltere Premier Ligi her halde en çalkantılı günlerini yaşıyor. İsterseniz önce bu çalkantıyla ilgili olarak yapılan haberi verelim, sonra sözümüzü söyleyelim;
İngiltere Futbol Federasyonu'nun Everton'a verdiği 10 puan silme cezasının ardından gözler Manchester City ve Chelsea'ye çevrildi. The Times'da yer alan habere göre iki dev küme düşme tehlikesiyle karşı karşıya. İngiltere Futbol Federasyonu'nun finansal sürdürülebilirlik kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle Everton'un 10 puanını silmesinin ardından gözler 115 ayrı davdan suçlanan Manchester City ile Roman Abramovich ve Todd Boehly'nin sahipliği dönemindeki transfer harcalamaları sebebiyle Chelsea'ye çevrildi. The Times'da yer alan habere göre Manchester City ve Chelsea için küme düşme ihtimali artık çok gerçekçi görünüyor. Martyn Ziegler imzalı habere göre Everton'a verilen ceza Premier Lig kurallarının tek bir ihlali nedeniyle verilirken, City 115 ihlal iddiasıyla suçlanıyor. Everton'a 10 puan silme cezası veren İngiltere Futbol Federasyonu'nun City'ye vereceği cezanın iki seneyi bulabileceği aktarıldı.Habere göre Chelsea de soruşturma altında ancak yeni sahiplerinin, önceki sahiplik sırasında Premier Lig kurallarını ihlal edecek önemli ödemeleri kendi kendilerine bildirdikleri göz önüne alındığında suçlamalar kaçınılmaz görünüyor. İki kulübün de karşı karşıya kaldığı suçlamaların ardından küme düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilecekleri vurgulandı.
***
HUKUKÇULAR DA UYARDI!
The Sun'da yer alan habere göre hukuk uzmanları, Ocak ayında 115 FFP suçlamasıyla karşı karşıya kalan Pep Guardiola'nın City'si ve Roman Abramovich dönemindeki transferler nedeniyle soruşturma altında olan Chelsea'nin en üst ligden atılabileceği uyarısında bulundu.Manchester City'nin bir dönem mali danışmanlığını yapan üst düzey spor avukatı Stefan Borson, kulüplerin suçlu bulunması halinde herhangi bir cezanın küme düşmeye yol açabileceğini iddia etti. Stefan Borson, "Everton'a verilen on puanlık ceza basit bir Finansal Fair Play ihlali için çok ağır. Bu durum City'ye ve şimdi de Chelsea'ye uygulanacak yaptırımların küme düşmeye neden olabileceği ihtimalini güçlendiriyor." ifadelerini kullandı. Kesin olan bir şey var ki, bu sportif yaptırımın boyutu göz önüne alındığında, Chelsea'nin kar ve sürdürülebilirliği ihlal edebileceği ve sadece iş yapmanın bir maliyeti olarak para cezasını kabul edebileceği yönündeki hesabı acilen gözden geçirmeli. Avukat Simon Leaf ise şunları söyledi: “Bu, lig tarihinde bir dönüm noktasıdır. Özellikle Chelsea ve Manchester City'nin yönetim kurullarında şok etkisi yaratacak. Premier Lig tarihinde ilk kez FFP kurallarının ihlali nedeniyle puan silme cezası uyguluyor”
***
KULÜP SATMAYI DÜŞÜNENLER AKLINIZI BAŞINIZA ALIN!
Bakın bugün Avrupa’nın birçok ülkesinde ve ABD’de kulüpler alınıp satılan birer metaya dönüştü. Bu da futbolun ruhunu öldürdü, bitirdi… Endüstriyel futbol adı altında, taraftarın malı olması gereken kulüpler ne yazık ki para baronlarına peşkeş çekildi, oyuncakları haline getirildi. Satın alınan kulüplerle ilgili sayısız dedikodu üretiliyor. Bunların ne kadarı doğru ne kadarı yanlış kuşkusuz bilemeyiz. Ama sinek küçük, mide bulandırır bunu da biliyoruz. Yani bu para babalarının kara para aklamadan, vergi kaçırmaya ve şirketlerinin muhasebesini düzenlemeye kadar birçok konuda kulüplerin aracı haline getirildiği ileri sürülüyor. Bugün Premier Lig kulüpleri başta olmak üzere, kulüp satın alınan liglerde her sezon sayısız ve çok pahalı genç oyuncu transferi gerçekleştirip, sonra da bunları yok pahasına kiralık vermeleri insanların akıllarını kötü senaryoların gelmesine neden oluyor. Bir futbolcu için 220 milyon Euro bonservis ödeyen kulüp çıktı… Artık 70-80 milyon Euro’lar sıradan paralar haline geldi. Bu kadar yüksek fiyat biçilecek futbolcu var mı gerçekten? Kesinlikle yok bize göre… Peki bu kadar büyük paralar neden veriliyor? İşte bu soru, insanların kafasında vergi kaçırma ve kara para aklama senaryosunu getiriyor ister istemez…
***
O NEDENLE TRABZONSPOR ASLA SATILMAMALI
Bu nedenle bir kez daha altını çiziyoruz ki, Trabzonspor’un satılmasını isteyenler son dönemlerde özellikle Premier Ligde yaşananları iyi okusunlar, tahlil etsinler. Sonuçta bugün bizde de kulüpler kötü yönetiliyor. Ekonomileri felç ediliyor. Belki de ortadaki pastadan birçok kulübün başkanı, yöneticileri, teknik adamları pay alıyor bunu bilemeyiz. Elimizde kanıt yok. Ama her şey mümkün bu kapitalist sistemde… Ancak yine de bir kulübün halkın malı olması, yarın kongrelerde hesap sorulabilir bin noktada bulunması bir ayrıcalıktır. Futbol kulüpleri de, diğer sporlarla uğraşan kulüpler de ona gönül veren taraftarların malıdır. Öyle kalmalıdır. Özünden koparılmamalı, bir kişinin güdümüne sokulmamalıdır. Bir şey daha… Ülkemizde de en azından İtalya, Almanya, İngiltere, Fransa, Hollanda gibi kurallar tam uygulansa… Bu kulüpleri çeşitli kalem oyunlarıyla borç batağına sürükleyen yöneticilere en ağır cezalar verilse ve bir daha yönetici olmalarının önüne geçecek kurallar oluşturulsa… İnanın o zaman taraftarın malı olan bu kulüpleri sevmeye doyum olmaz… Hele Trabzonspor’u… Sevmek bir başka güzel olur!
***
ŞALPAZARI ŞAHA KALKACAK!
Adaylığı oldukça tartışılan bir isim olan Necati Selvitop seçimlere oldukça iddialı hazırlanıyor. Büyük Birlik Partisi(BBP), resmi olarak Şalpazarı Belediye Başkan adayı olarak Necati Selvitop’u ilan etmişti. Genel Başkan Mustafa Destici’nin tam desteğini alan Selvitop seçim çalışmalarına devam ederken dengeleri de alt-üst edecek bir güce erişti. Kapı kapı, mahalle mahalle, köy köy gezen Selvitop, "Şalpazarı tarihinde görülmemiş hizmetleri bizim zamanımızda yaşayacak ve görecek" diyor ve 'Şalpazarı Şaha Kalkacak' sloganıyla seçim çalışmalarına devam ediyor. "41 yıllık deneyim ve birikime sahibim" diyen Selvitop, "Gazeteci, televizyoncu, iş insanı, siyasetçi ve kültür danışmanı olarak sahaya çıktım ve belediye başkan adayı oldum. Şalpazarı’nda bugüne kadar söz verip yapmayanlardan hesap sormak için bu göreve talibim" dedi.
***
ÇEBİ, TANINDIKÇA ŞANSI YÜKSELİYOR
Çetin Çebi, aylar öncesi Araklı'da belediye başkan aday adayı olarak sahaya çıktı. Her kesimi dinleyerek görüşlerini alan ve şimdiden projelerinin önemli bir bölümünü tamamlayan Çebi, "Önce gönülleri kazanmak istiyorum" diyor. İlçede gücünü iyice ortaya koymaya başlayan AK Parti Araklı Belediye Başkan aday adayı Çetin Çebi ağırbaşlı kişiliği, işlerindeki başarısı ve egosuz bir sosyal yaşam tarzı ile Araklı için neden aday olduğunu anlatmaya devam ediyor. Kendisini daha fazla kitlelere tanıttıkça şansı da yükselen Çetin Çebi, özellikle gençler üzerinde de önemli bir etki yaratmış durumda. Çetin Çebi şu ana dek Araklı’da farklı bir rüzgâr estirdi, bakalım bu rüzgâr onu nereye kadar götürecek?
Yorumlar
Kalan Karakter: