RÜSTEM VE HAYATİ’Yİ HEDEF YAPARKEN UTANMADINIZ MI?
Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı’nın Başakşehir maçı öncesinde ve sonrasında oyun planlarının ve muhtemel 11’lerinin basına sızdırıldığını ve kulüpte köstebek olduğunu söylemesi bomba etkisi yaratmıştı. Avcı, bu konuda araştırma yaptığını, köstebeğin kimliğini de bildiğini dile getirmişti. Bu konuşmanın üzerinden 2 hafta gibi bir süre geçtikten sonra Masör Rüstem İlyas ile Malzemeci Hayati Erol’un A takımla ilişkileri kesilmiş, altyapıya gönderilmişti. Bu iki ismin, böylesine hassas bir süreçte altyapıya gönderilmeleri kuşkusuz, “Köstebekler bu isimlerdi” şeklinde bir algının oluşmasına ve kamuoyunda bu yönde konuşmaların yapılmasına neden oldu. Dün bu köşede yazdık. Uzun yıllardır çok iyi tanıdığımız Hayati Erol ve Rüstem İlyas’ın hiçbir şekilde bu tür haber sızdırma işlerine karışacak karakterde olmadıklarını örnekleriyle anlattık. Ancak böyle bir dönemde onlara operasyon yapılması biz ne yazarsak yazalım yine de algıyı yok etmeye yetmeyecektir.
*****
ZAMANLAMA ÇOK KÖTÜ OLMADI MI? YAZIK DEĞİL Mİ İKİ EMEKÇİYE?
Öğrendiğimize göre bu operasyonun arkasında Teknik Direktör Abdullah Avcı varmış… Avcı, aslında kendine yakın bazı isimleri göreve getirmeyi düşündüğü için iki ismin altyapıya gitmesini istediği iddiaları da kamuoyunda konuşulmaya başlandı. Bekleyip göreceğiz. Son olarak şunu ifade edelim ki, Rüstem İlyas ve Hayati Erol’la yollar ayrılmak istense bile bunun, böylesine hassas bir döneme denk getirilmesi vicdanları sızlatmadı mı? Tabii ki bu operasyonu yapanların vicdanları da tartışmalıdır bizce… Sonuçta bu iki isim sezon sonunda altyapıya gönderilebilirdi, ya da daha uygun bir zaman beklenebilirdi. Trabzonspor’da önemli makamları işgal edenler, ne yazık ki bunu bile becerebilecek vizyona sahip değiller anladığımız kadarıyla…
*****
KARADENİZ GAZETESİ’NDE YENİ YAPILANMA MI?
Trabzon yerel medyasının Amiral Gemisi kabul edilen ancak yayıp politikası konusundaki tutarsızlıkları nedeniyle tüm diğer gazeteler gibi okur kaybeden Karadeniz Gazetesi’nin önemli değişikliklere gebe olduğu ileri sürüldü. Bu gazetede yıllarda Osman Diyadin, Miraç Özağcı, Asim Kemal Güner üçgeninde dönen yayın yönetmenliği ya da etkili olma sürecinin sonuna gelinip gelinmeyeceğinin ise önümüzdeki günlerde kesinlik kazanacağı iddia edildi. Trabzonspor Onursal Başkanı Mehmet Ali Yılmaz’ın sahibi bulunduğu Karadeniz Gazetesi’nde ilk değişiklik patronaj düzeyinde olduğu vurgulandı. Mehmet Ali Yılmaz’ın gazeteyi tümüyle oğlu Soner Yılmaz’a devrettiği belirtildi. Soner Yılmaz’ın da, Trabzonspor eski futbolcularından ve CHP’den siyaset yapan Lemi Çelik ile kafa kafaya verip, yeni bir kadrolaşma için yoğun mesai harcadıkları ifade edildi. Bu noktada gazetede adeta bir devrim yapmayı ve artık sürekli çalkantıların yaşandığı bir gazete yerine, konumunu güçlendirecek ve herkesin güven duyacağı, çalışanlarının da güven içinde çalışacağı bir kurum haline dönüşmeyi istiyorlar.
*****
TEKLİF GETİRİLEN GAZETECİNİN İSMİ SIR GİBİ SAKLANIYOR
Bu bağlamda, Trabzon’da çok önemli bir gazeteciye teklif gittiği vurgulandı. İsminin çok gizli tutulması istenen bu isimle öncelikli olarak Lemi Çelik’in görüştüğü belirtildi. İsmi sır gibi saklanan gazetecinin, ilk teklifte, ‘Hayır’ dediği ancak ısrarlar karşısında bir adım geri çekildiği ancak çok önemli şartlar ileri sürdüğü ve bunların kabul edilmesi halinde de görevi kabul edebileceğine dair sinyaller verdiği kaydedildi. Aslında her gazetecinin istemesi gereken özellikle yayın politikasının bağımsızlığı ve ekibinin güvence altına alınması konusunda şimdi Lemi Çelik’in, Soner Yılmaz’a ileteceği taleplere nasıl yanıt vereceği merakla bekleniyor. Şayet, teklifin gittiği gazetecinin makul taleplerinin kabul edilmesi halinde, önümüzdeki günlerde Karadeniz Gazetesi’nin hem yayın politikasında, hem de gazeteci kadrosunda önemli değişikliklerin yaşanmasına kesin gözüyle bakıldığı dile getirildi. Sürekli depremlerin yaşandığı gazetede, yeni bir yapılanmayla sular durulur mu, yoksa daha da kabarır mı?
Artık bekleyip göreceğiz!
*****
BÜYÜK KULÜP CİDDİYESİ BÖYLE OLUR MU?
Trabzonspor, Türkiye futbol tarihinin en büyük 4 kulübünden biri… Anadolu’nun ise tek büyük kulübü olarak biliniyor. Böyle bir kulübü yönetmek sorumluluk ve ciddiyet ister. Kulübün çıkarları her şeyin üstünde olmalıdır. Yapılan transferlerde kılı kırk yarmalı, teknik adam seçerken, kulübün çıkarlarına uygun isimler tercih edilmelidir. Bunun yanında borcuna sadık, alacağının takipçisi olarak da sorumluluk bilinciyle hareket etmelidir. Bilindiği gibi Trabzonspor, Türkiye’de Borsa’ya kote olan 4 kulüpten biri olarak piyasada hisseleri satılan ve bu anlamda da ortaklarına karşı sorumlulukları olan bir kulüp olarak biliniyor. Bu özelliğinden dolayı da her altı ayda bir SPK’ya, (Sermaye Piyasası Kurulu) tüm işlemleriyle ilgili rapor vermek zorunluluğu bulunuyor. Yani her 6 ayda bir yaptığı karı, zararı, girdisini, çıktısını vermesi şart. Bu noktada aybaşında SPK, Trabzonspor yönetiminden bilançolarla ilgili rapor isterken, “Henüz hazır değil, bize 15 gün süre verin” diye yanıt verildiği belirtildi. Daha çok kısa bir süre önce mali genel kurulunu yapmış kulübün, SPK’ya kar ve zarar konusunda rapor verememesinin nedeni bir türlü anlaşılamadı. Ve büyük bir kulübe yakışmayan bir ciddiyetsizlik olarak kabul edildi. Trabzonspor’u yönetenlerin bu noktada çok daha ciddi bir tavır içinde olması da istendi.
Yorumlar
Kalan Karakter: