VAKFIKEBİR’DE FUAT KOÇAL RÜZGÂRI
31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerin’de Vakfıkebir Bağımsız Belediye Başkan adayı Fuat Koçal, kentte kısa sürede halkın teveccühünü kazandı.
Seçim çalışmalarını yoğun bir tempoda Vakfıkebir merkez ve kırsal mahallelerinde sürdüren Koçal, vatandaşlarla kurduğu ikili diyaloglarla dikkatleri üzerine topluyor. Mevcut Belediye Başkanı Muhammet Balta’dan kaynaklanan tepki oylarını tarafına çekmeyi başaran Koçal, her geçen gün seçimi lehine çevirmeyi başarıyor. Uzun yıllar bağımsız adaylar tarafından yönetilen Vakfıkebir ilçesinde bu geleneğin Koçal ile devam edeceğine inananların sayısı oldukça fazla.
***
BİRİNİN DERDİ PARA, DİĞERİNİN YANLIZLIK!
Ortahisar Belediye Başkanlığı seçiminde CHP adayı Ahmet Kaya ile Ergin Aydın arasında kıyasıya yarış sürüyor. İkili, bugüne kadar demokratik ve seviyeli bir çizgide seçim kampanyalarını yürütüyorlar. Seçim çalışmalarına erken başlayan Ahmet Kaya, rüzgârı arkasına alarak epey bir yol almıştı. Yarışa sonradan dahil olan Ergin Aydın ise iktidarın nimetlerine dayalı olarak aradaki makası daraltmaya başladı. Ahmet Kaya kampanya sürecinde iktisadi sorunlarını çözebilir ise ciddi bir avantaj yakalamış olacak. Fakat ufukta bu sorunu çözecek pek bir ışık görünmüyor. CHP genel merkezi ve CHP’li iş insanları bir türlü elini ceplerine atabilmiş değiller. Herkez Kaya ve ekibine akıl vermekle meşgul. Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez’de ortalıkta pek gözükmüyor. Sibel Hanım başkentte meclis çalışmalarına katılıyor. Diğer tarafta Ergin Aydın İlçe başkanı Selahaddin Çebi ile birlikte kapı kapı dolaşıyor. Trabzon Milletvekilleri de Ergin Aydın’ı yalnız bırakmış durumdalar. Salon çalışmalarında bulunsalarda saha çalışmalarında ortalık yoklar. Ahmet Kaya’nın seçim sürecini yürütmesi için paraya, Ergin Aydın’ın ise yanında yürüyecek vekillere ihtiyacı var gibi görünüyor.
***
AK PARTİ BELEDİYE ÇALIŞANLARINI KULLANIYOR
31 Mart seçimleri öncesi CHP Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz önemli bir konuya işaret etti. Aslında Batmaz bu konuda pek de haksız değil. Batmaz, “hem Ortahisar, hem de Büyükşehir Belediyesi’inde çalışan bütün basın kökenli personel AK Parti’nin seçim çalışmalarında görevlendirdi. Devletten maaş alıp, AK Parti’ye hizmet etme anlayışı maalesef Trabzon’da da sergileniyor. Üstelikte personeller bu konuda oldukça rahatsız iken. AK Partili adaylar seçim çalışmalarında hak ve hukuk gibi konuları dillerinden düşürmüyorlar. Fakat iş icraata gelince durum hiçte öyle olmuyor! Ortahisar ve Büyükşehir’in personel, araç, gereç ve her türlü imkânları AK Partili adayların hizmetine sunulmuş durumda. İçinde biraz vicdan ve Allah korkusu olan birisi bunu yapmaz! Devletin imkânlarını seçim döneminde kullananlar, icraatın başına geçtiklerinde ne yapmaz ki? Bunu düşünmek bile istemiyorum” dedi. Haluk Batmaz’ın tespitlerini gözardı etmemek gerekir. Bizden söylemesi.
***
ONUACHU, MEUNİER VE UYUM SORUNU!
Türkiye’de kulüpleri yönetenler genellikle çok başarısız transfer politikası izlediği için paraları boşa harcamaktan çekinmeyen başkan ve yöneticilerin varlığı inkar edilemez. Bunlar kötü oyuncu aldıklarında, “Ne yapabilirdik teknik direktör ısrarla istedi” diyerek de kendilerini savunur aklamaya çalışır. Birçok başarısız transfer de daha ilk maçlarda çuvallayınca, “Şu anda uyum dönemini yaşıyor. Geldiği iklim, sosyal çevre, kulüp farklı, bizim kulüp ve felsefemiz farklı… Adaptasyon süreci içinde ve zamanla çok başarılı olacaktır” yorumunu yaparlar. Nasılsa toplum zamanla bu söylenenleri unutacaktır. Yeni transferler gündeme gelince de herkes onlarla ilgilenecek, geçmişin silik ve zarar hanesine yazılan futbolcuyla ilgilenmeyecektir bile.. Bu konuda Trabzonspor’u yönetenlerin eline de kimse su dökemez. Sayısız transfer yaparlar ve kulüp iflas noktasına gelir ama futbolcuların büyük bölümü çöp olup gider…Adaptasyon, uyum, takımın sistemi söylemleri de sürgit devam eder.
***
HİÇBİR UYUM SORUNU YAŞAMADILAR! NEDEN?
Bu noktada aslında futbolcunun uyum sorunu diye bir şeyin söz konusu olmadığını bu sezon Paul Onuachu ve Thomas Meunier hem yönetenlerin, hem teknik adamların, hem taraftarın, hem de medyanın gözünün içine sokmayı başardı. Kuşkusuz bu isimlere Batista Mendy’yi, uzun bir sakatlık döneminden çıkan Joaquin Fernandez’i de ekleyebiliriz. Ancak özellikle Onuachu ve Meunier’i manşete taşımamızın özel bir nedeni var. Çünkü Nijeryalı santrafor Paul Onuachu daha Trabzon’a ayak basıp, bir idmana çıkıp, Beşiktaş maçında forma giydiği gibi kaliteli bir santrafor olduğunu gösterdi, hemen de golünü attı. Ardından iki maç daha gollerini sıraladı ve sonrasında da takıma katkısı attığı ve attırdığı gollerle inkar edilemez bir şekilde devam etti. Meunier de sağbek olarak alındı, daha bir idmana çıktı ve hemen Gençlerbirliği maçında forma giydi. Başarılıydı ve asist yaptı. Sonra Hatayspor ve Pendikspor maçlarında da takımın en iyilerindendi, yine asistlerini yaptı.
***
NİTELİKLİ TRANFSER YAPILMAK ZORUNDA
Demek ki neymiş… Oyuncu kaliteli olduğunda uyum sorunu falan yaşanmazmış… Futbolcu kalitesiz ise o zaman on yılda kalsa bir türlü uyum sağlayamaz..
Çok geçmişe gitmeye gerek yok. Ahmet Ağaoğlu başkanlığı döneminde transfer edilen Anastosios Bakasetas, Anthony Nwakaeme, Dorukhan Toköz, Alexander Sorloth, Andreas Cornelius, Marek Hamsik falan için de aynı durum geçerli değil mi? Bu isimlerde geldikleri andan itibaren sahada kalitelerini ortaya koyup, takıma önemli katkılar sundular ve taraftarın gözbebeği haline geldiler. Bu isimler giderken, taraftarlar kalmaları için çırpınmadı mı? Aynı şekilde yönetim de onları elde tutma çabası göstermedi mi?
Demek ki neymiş…
Uyum sorunu yaşayan futbolcu yoktur.
Kalitesiz oyuncu vardır. rtık yeni bir transfer mevsimi yaz döneminde başlayacak. Ertuğrul Doğan ve arkadaşları daha düşük bedelli yeni Onuachu’ları, Meunier’leri, Mendy’leri bulmak zorunda…
Yönetim de artık 16 gereksiz transfer yerine 4-5 kaliteli isimle yetinirse hem kulüp ekonomik batağa saplanmaktan, hem gereksiz futbolcu çokluğundan kurtulur, hem de sahada etkili bir takım kurar…
Bilmem anlatabildik mi?
Yorumlar
Kalan Karakter: